Bizi Takip Edin

Lifestyle

Omuz ağrılarından kurtulmak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Omuz ağrılarından kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Kas ve eklem ağrıları konusunda en fazla sorun yaşadığımız bölgelerimizden biridir omuzlarımız. Özellikle de masa başı işlerde çalışan ve gün içinde yeterince hareket etmeyen beyaz yakalılar, omuz ağrıları konusunda büyük sıkıntılar çekebiliyor. Uzun süre ve aralıksız bilgisayar kullanmak, tablet veya akıllı telefonları elden bırakmamak, omuzlara aşırı baskı uygulamak gibi nedenlerden dolayı artan omuz ağrıları, yaşam kalitemizi ve iş performansımızı düşürebiliyor. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, omuz ağrılarından kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Omuz ağrılarının nedenleri nelerdir?

Önce biraz omuz ağrılarından bahsedelim efendim. Omuz bölgemizde vücudumuzu hareket ettirmemizi sağlayan çok sayıda kas, bağ doku ve tendon bulunmakta. Vücudumuzdaki en karmaşık kas gruplarının bulunduğu omuz bölgemiz, en hassas eklemlerimizden biri olan omuz eklemimizi içinde barındırmakta. Bu eklemin çevresindeki yumuşak dokular, hareketlerimize istediğimiz esnekliği kazandırmamızı sağlıyor. Fakat bu dokular, dış etkenlerden kolayca etkilenebiliyor ve doku lezyonları nedeniyle esnekliğini kaybedebiliyor. Bu dokuları çevreleyen kapsül, ligament, tendon ve kaslarda oluşabilecek en küçük bir zedelenme, omuz ağrılarına yol açıyor.

Omuz ağrılarının büyük bir bölümü, omuz tendonlarında oluşan sıkışma nedeniyle ortaya çıkmakta. Ayrıca tendonlara kireç birikmesi, kemik dikeni, kıkırdak dokusu ve omurilikte zedelenme, omuz gevşemesi veya yarı çıkıkları da omuz ağrılarına yol açmakta. Bunlara ek olarak bazı karaciğer, kalp ve safra kesesi hastalıkları da omuz ağrılarına yol açabiliyor. Gün içinde doğru şekilde kullanılmayan omuzlarda kasların gördüğü hasarlar nedeniyle omuz ağrılarının yanı sıra omuzlarda güçsüzlük hissi de oluşabilmekte.

Omuz ağrılarına her yaş grubunda ve tüm meslek gruplarında rastlanılabilir. Fakat, uzun süre ve aralıksız bilgisayar kullanan, tablet veya akıllı telefonları elinden düşürmeyen, notebook çantasını uzun süre tek omuzda taşıyan beyaz yakalılarda omuz ağrıları daha sık görülmekte. Omuz ağrılarının bir kısmı, basit önlem ve müdahalelerle giderilebilecek türdendir. Ancak, belirtilerin kötüleşmesi durumunda vakit geçirmeden hekime gidip muayene olmak gerekir. Omuz ağrılarının yüzde 80’e yakını erken dönemlerde ilaçla veya fizik terapiyle iyileşebilmekte. İhmal nedeniyle kötüleşen omuz ağrılarının tedavi süreci çok daha zor olmakta.

Omuz ağrılarından kurtulma yolları nelerdir?

Omuz ağrıları konusunu bu şekilde kısaca ele aldıktan sonra yazımızın bu kısmında, omuz ağrılarından kurtulma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şu noktayı özellikle vurgulayalım. Burada paylaşacağımız bilgiler yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında olup hiçbir tedavi edici niteliğe sahip değildir. 3 günden uzun süren omuz ağrısı şikayetiniz varsa, mutlaka hekiminize giderek muayene olmalı ve gerekli tedavi sürecini hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Akut ağrılarda soğuk kompres uygulamalısınız.

Akut ağrılara karşı en etkili yöntemlerden biri soğuk kompres uygulamaktır. Bu yöntemi omzunuz ağrımaya başladığında kolayca uygulayabilirsiniz. Omuz ağrılarından kurtulma yolları içinde ilk sırada değerlendirebileceğiniz soğuk kompres için bir plastik torbaya birkaç parça buz koyup bunu ince bir havluya sarabilirsiniz. Ağrıyan kısma yaklaşık 10 dakika soğuk kompres uyguladığınızda, ilgili alanın uyuşmasını sağlayıp ağrıyı hafifletebilirsiniz. Fakat, omuz ağrınız tekrar ediyorsa veya kötüleşiyorsa, kesin çözüm için mutlaka hekiminize başvurmalısınız.

Ağır kaldırmamalısınız.

Yapılan işin niteliğine bağlı olarak gün içinde ağır nesneleri kaldırmamız gerekebiliyor. Ne var ki, ağır kaldırırken yaptığımız hareketlerin bir çoğu, dikkatsizlik ve bilinçsizlik nedeniyle omuz ağrılarına yol açabiliyor. Omuz ağrılarından kurtulma yolları içinde ağır kaldırmamaya dikkat etmelisiniz. İşiniz gereği gün içinde ağır kaldırmanız gereken durumlar varsa, doğru eğilme ve kalkma pozisyonları hakkında iş sağlığı ve güvenliği uzmanınızdan mutlaka gerekli bilgileri almalısınız. İş sırasında ayrıca, ağır kaldırmak için uygun özellikteki araçları kullanmalı, yaralanmalara karşı dikkatli olmalısınız.

Araç kullanırken camları gerekmedikçe açmamalısınız.

Havaların giderek soğumaya başladığı şu günlerde araç kullanırken camları pek açmamaya dikkat etmelisiniz. Omuz bölgenizde soğuğa karşı hassasiyet varsa, kısa süreli bir soğuk hava akımı bile omuz ağrısı oluşmasına yol açabilir. Üstelik, araç kullanırken camları açmak yakıt sarfiyatının artmasına yol açar ve araç içinde ısıyı korumak zorlaşır. Omuz ağrılarından kurtulma yolları içinde araç kullanırken camı açmak yerine klimayı kullanmaya dikkat etmelisiniz.

Çantanızı uzun süre tek omzunuzda taşımamalısınız.

Çantamızda taşıyabileceğimiz maksimum ağırlık miktarı, vücut ağırlığımızın yüzde 10 ile 15’i arasındadır. Fakat bu ağırlığı tek omza yüklemek omuz ağrılarının nedenleri arasında ilk sıralarda yer almakta. Omuz sağlığınızı korumak için ağırlığı tek omzunuza yüklemek yerine, her iki omzunuza eşit şekilde dağıtmaya çalışmalısınız. Tek omuzda taşınan notebook çantaları kullanıyorsanız, kısa aralıklarla diğer omzunuzu kullanmalısınız. Ayrıca, evrak çantanızı olabildiğince hafifletmeye çalışmalı, önemli belge ve evraklarınız için veri depolama ürünleri ile dijital çözümler geliştirmelisiniz.

Düşük etkili egzersizler yapmalısınız.

Omuz ağrılarından kurtulma yolları içinde düşük etkili egzersizler de oldukça faydalıdır. Özellikle de yüzmek ve bisiklete binmek, omuz bölgenizdeki kasların güçlenmesini sağlayacak ve günlük hareketleriniz sırasında denge kurmanıza yardımcı olacaktır. Fakat süreyi yarım saatle sınırlamanızda yarar var. Süreyi aşmanız durumunda omuz ağrılarınızın artmasına yol açabilirsiniz. Bu konuda dilerseniz, bir fizyoterapistten yardım alabilirsiniz. Egzersiz yapmaya orta yaş ve sonrasında başlamışsanız, özellikle de esneme hareketleri konusunda mutlaka profesyonel destek almalısınız. Esneme adına yapılan pek çok yanlış hareket, orta yaş ve üzeri hastalarda kas ve eklem sağlığı için kötü sonuçlar doğurabiliyor. 

Omuz ağrılarından kurtulmak için ayrıca, ofiste çalışırken kollarınızı bir desteğin üzerine koymaya dikkat etmeli, omuz seviyenizin üzerine fazla kaldırmamalısınız. Ağrılar devam ediyorsa, omuz masajları ve magnezyum sülfattan oluşan tuz banyoları, iltihap veya şişme halinde elma sirkesi uygulaması da denenebilir. Fakat, 3 günden uzun süren veya kötüleşen omuz ağrılarınız varsa en doğru yönlendirmeyi hekiminizin yapabileceğini bir kez daha hatırlatalım.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler