Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofix Uyarı Etiketleriyle Farkındalıkları Arttırıyoruz

Yayınlandı

tarihinde

Ofix Uyarı Etiketleriyle Farkındalıkları Arttırıyoruz

Merhaba arkadaşlar! Ofis sarf malzemesi ihtiyaçları konusunda kullanıcılarımıza bir taraftan daha iyi bir alışveriş deneyimi yaşatmaya çalışırken, bir taraftan da private label ürünlerimizle ihtiyaçlarını uygun fiyat avantajıyla karşılamaya çalışıyoruz. Pazardaki değişimleri yakından takip eden ve yeni ihtiyaçlara uygun ekonomik çözümler üreten Ofix, korona döneminde oluşan ihtiyaçları dikkate alarak Ofix markalı ürün grubuna uyarı etiketlerini kazandırdı. Bu haftaki blogumda, Ofix uyarı etiketleri hakkında bazı bilgiler paylaşacağız.

Uyarı etiketi nedir?

Önce biraz uyarı etiketlerinden bahsedelim. Kısaca belirtmek gerekirse uyarı etiketleri, işyerinde çalışanların yapması veya yapmaktan kaçınması gereken eylem ve hareketleri çalışanlara göstermek ve hatırlatmak amacıyla üretilen etiketlerdir. İş sağlığı ve güvenliği alanında oldukça önemli olan uyarı etiketleri, çalışanlar açısından bir tür uyarı niteliğindedir. Bu etiketleri doğru ve etkin bir şekilde kullanmak işverenler açısından bir yükümlülük olduğu gibi, bu uyarıların gereğini yerine getirmek de çalışanlar açısından bir yükümlülüktür. İşyerlerinde olası sağlık ve güvenlik risklerini en aza indirmek için üretilen bu etiketler sayesinde çalışanların sağlığı korunur. Aynı zamanda da farkındalıklarının arttırılması sağlanır. Etiketlerdeki semboller ve sloganlarla hem bilinç düzeyinde, hem de bilinçaltına mesajlar verilerek çalışanların kendilerini korumaları sağlanır.

Uyarı etiketleri ne amaçla kullanılır?

Uyarı etiketleri, birçok farklı amaç için kullanılan ve içerdikleri bilgilerle dikkat çeken etiketlerdir. Genellikle ürün ambalajlarında veya gönderilerde bulunurlar ve çeşitli mesajları iletmek için kullanılırlar. İşte uyarı etiketlerinin bazı yaygın kullanım amaçları:

Tehlike Bildirimi: Kimyasal maddelerin, tehlikeli malzemelerin veya ürünlerin ambalajlarında tehlikeleri bildirmek için kullanılır. Örneğin, yanıcı, patlayıcı, toksik veya zararlı maddelerin bulunduğunu belirten uyarılar bu kategoridedir.

Kırılganlık ve Hassasiyet: Cam, seramik gibi kırılgan veya hassas ürünlerin ambalajlarında, nakliye sırasında dikkatli olunması gerektiğini belirtmek için kullanılır.

Taşıma Talimatları: Özel taşıma şartları gerektiren ürünlerin ambalajlarında kullanılır. Örneğin, sıvı içeren bir ürünün dik olarak taşınması gerektiğini belirten etiketlerdir.

Tıbbi veya Sağlık Uyarıları: İlaçlar veya tıbbi malzemelerin ambalajlarında, kullanım talimatları veya uygulama yönergeleri için kullanılır.

Gıda Güvenliği: Gıda ürünlerinin ambalajlarında, tüketim öncesi belirli saklama koşullarını veya içerdikleri alerjenleri belirten uyarılar bu kategoridedir.

Bu etiketler, alıcıların veya kullanıcıların ürünle ilgili önemli bilgileri hızlıca fark etmelerine yardımcı olur ve doğru kullanım veya taşıma şartlarını sağlamak için önemli bir rol oynar.

Ofix Uyarı Etiketleri

Korona döneminde hayatımızın merkezine yerleşen maske, sosyal mesafe ve kişisel hijyen kuralları, işyerlerinde büyük bir öneme sahip. Günün büyük bir bölümünü aynı ortamda geçiren ve çeşitli nedenlerle bir araya gelmek durumunda kalan çalışanların bu kurallara tam olarak uyduğunu söyleyebilmemiz mümkün değil. Yapılan uyarılar konunun önemini açık şekilde ortaya koysa da işyerlerinde tüm mesai saati boyunca bu kuralları akılda tutmak zor olabiliyor. Ve bunlara uygun şekilde davranmak mümkün olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda uyarı etiketleri, korunma önlemlerini hatırlatmak ve farkındalıkları arttırmak yönünde çok önemli bir işlevi yerine getirmekte.

Korona döneminde satışa sunduğumuz Ofix uyarı etiketleri, 3M ürün teknolojisinin kullandığı yapışkan özelliği sayesinde uzun ömürlü bir kullanım sağlamakta. Etiketlerde kullandığımız semboller ve sloganlarda sadeliği ve kolay anlaşılabilirliği ön plana çıkardık. Aynı zamanda da çeşitliliği esas aldık ve benzer mesajlar veren farklı ebat ve tasarıma sahip etiketler hazırlattık. İşyerlerinde sosyal mesafeyi korumanın zor olduğu yemekhane ve dinlenme alanları gibi ortamlar için özel olarak hazırlattığımız büyük boy etiketlerde, görsel açıdan çarpıcı semboller ve etkili sloganlar kullandık.

Farkındalıkları Arttırıyoruz

Ofix uyarı etiketleri, kullanıcılarımız tarafından ilgiyle karşılandı sevgili beyaz yakalılar. Mayıs ayından itibaren işyerlerinin yavaş yavaş açılması, uyarı etiketlerimize talebi arttırdı. Haziran ve Temmuz aylarında ise satışlarımız en yüksek noktaya ulaştı. Satış verileri üzerinden incelediğimizde, müşterilerimizin en çok Ofix S-100-SS Sosyal Mesafeyi Koruyun Uyarı Etiketi 5 x 100 cm ürünümüzü sipariş verdiklerini görüyoruz. Bu ürünlerin ardından ikinci sırada Ofix SM-5010FK Sosyal Mesafeyi Koruyun Uyarı Etiketi 50 x 10 cm ürünümüz yer aldı.

Uyarı etiketi siparişi veren müşterilerimizin siparişlerini incelediğimizde, Nisan ayından itibaren uyarı etiketlerinde yaptığımız toplam satışın %94.5’inin Ofix uyarı etiketlerine ait olduğunu görüyoruz. Sipariş başına farklı etiket alımı ortalama 2 adet. Yani müşterilerimiz, etiket alışverişlerinde çoğunlukla en az 2 farklı tür etiket almış. Sipariş başına düşen etiket adeti ise ortalama 10 adet. Yani müşterilerimiz, sipariş başına ortalama 2 farklı türde uyarı etiketinden 10’ar adet almayı tercih etmiş.

Uyarı etiketlerini en çok sipariş veren ilçeler arasında %10.4’lük oranla Beşiktaş ilk sırada yer aldı. İkinci sırada %5.8’lik oranla Çankaya (Ankara) yer alırken, üçüncü sırada %5.4’lük oranla Kartal yer aldı. %5.3’lük oranla Sarıyer dördüncü olurken, %5.2’lik oranla İnegöl (Bursa) beşinci oldu.

Ofix uyarı etiketlerimizin tamamını ikaz uyarı levhaları ve etiketleri kategorimizde inceleyebilirsiniz. Kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse Ofix Plus üyeliğimizi gözden geçirebilirsiniz. Private label grubumuza kazandırdığımız uyarı etiketlerimizin kullanıcılarımız için hayırlı olmasını ve koronavirüsün yayılmasını önlemeye katkı sağlamasını diliyoruz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler