Bizi Takip Edin

Lifestyle

Pilot Parallel Pen

Yayınlandı

tarihinde

Pilot Parallel Pen hakkında merak ettiklerinizi Ofix Blog'da bulabilir, kalem siparişlerinizi Ofix.com üzerinden verebilirsiniz.

Askerliğini yapanların teknik tabiriyle 7.62 mm çapında, şarjörle beslenen, havayla soğuyan, barut gazının geri tepmesi ve yerine getiren yayla milin ileri itmesiyle çalışan, 4 yiv 4 setli muharebe tüfeği AK-47 ya da daha iyi bilinen adıyla Kalaşnikof, dünyada 100 milyondan fazla kullanıcıya sahip. 1947 yılından beri, barut kokusunun olduğu her yerde var. Basitliği, her ortamda çalışması, kişiselleştirilebilmesi ve ucuzluğu, tercihin kendinden yana kullanılmasını sağlıyor. Kalem dünyasının keleşi ise benim gözümde kesinlikle Pilot Parallel Pen‘dir. Bu yazıda sizler için Pilot Parallel Pen ürün incelemesi yapacağım. 

Neden Pilot Parallel Pen?

Tamam, belki AK-47 gibi 26 ülkede üretilmedi, ama Japon abilerimiz her ülkeye yetecek kadar üretmişler. Pilot Parallel Pen, Japonların yazı sanatlarına olan geleneksel ilgisi ve sadeliğe olan yatkınlığının kesişmesi sonucu ortaya çıkan bir şaheser. O uç tasarımı nedir? Hangi üniversiteye 5 yaşında başlamış abi tasarladı acaba? Birazcık dikkatli yazan herkesin el yazısını mucizevi bir şekilde güzelleştirebilecek bir kalem! Mekanizması gerçekten bir dehanın ürünü! Her yeri sökülüp temizlenebilir şekilde ve gerçekten basit, ama etkili bir tasarıma sahip. İsterseniz konvertörle, isterseniz uyumlu kartuşla (ki yıkayıp yıkayıp şırıngayla kartuşu doldurabilirsiniz) kullanabilirsiniz. Hatta gövdeyi komple mürekkeple doldurup “eye dropper” olarak bile kullanabilirsiniz. Ama bu şekilde kullanımda biraz dikkat etmekte fayda var. 

Efendim bu kalem, sade bir kutuyla geliyor. Plastik kutu içinden siyah ve kırmızı olmak üzere iki kartuş, bir temizleme aleti ve uç temizlemeye yarayan bir plastik parça çıkıyor. Bu parça önemli, bunu kaybetmemekte yarar var. Peki, temizleme parçasını hiç kullandım mı? Hayır. Kalemi söktüm, parçaları ılık suda yıkadım, kurulayıp yerine taktım. Bu kalemin tek kötü yanı, sadece uyumlu kartuşlarla kullanabiliyor olmamız. Yani Pilot markasının Japon kartuşları. Ama, bunlar da benim gibi çok yazan birisiyseniz ya da 6.0 mm kullanıyorsanız çok yakıyor. Fakat, başka renkleri denemek istediğinizde veya konvertörün kapasitesi size az geldiğinde kartuşları yıkayıp doldurabiliyor olmanız çok güzel. 

Güzel bir yazı deneyimi…

Pilot Parallel Pen 1.5, 2.4, 3.8 ve 6.0 mm şeklinde 4 farklı kalınlığa sahip. Bu kalemleri birbirlerinden kapak renkleri ve üzerindeki sayılardan ayırabiliyoruz. İşin ilginç tarafı, yazım sırasında kağıt seçen bir yapıya sahip olmaları. Uç kalınlığı ve mürekkep akışkanlığıyla orantılı olarak bazı kağıt türlerinde kırçıllanma yapabiliyorlar. Ama yazı deneyimi sırasında verdiği his, gerçekten çok güzel. Ucun açısını değiştirerek elde ettiğimiz çizgi varyasyonları o kadar çeşitli ki, sürekli yazma isteği uyandırıyor. En azından bende uyandırdı. 

Bu kalemlerin bir diğer avantajı da kişiselleştirme imkanı sunması. En basiti, 2 farklı renkte mürekkep doldurduğunuz Parallel‘lerin uçlarını birbirine sürtün. Sonra gerçekten “unique” bir tonlamaya ve renk geçişlerine sahip olun. Ya da biraz daha ehil iseniz (ki ben değilim), ucu isteğiniz doğrultuda kesin. İşte karşınızda yepyeni bir Ruling Pen… Mozambik’in bayrağında AK-47 resmi olabilir, ama kalem severlerin ülkesinin bir bayrağı olsa, eminim bu kalemler bayrakta yer alır! Sonuç olarak, ister kaligrafi sanatına yeni başlayın, isterseniz ekmeğinizi bu işten kazanın, Pilot Parallel Pen kaligrafiye, yazı yazmaya, kaleme, mürekkebe sevdalı kişilerin mutlaka sahip olması gereken bir kalem serisi. 

Herkese bol mürekkepli ve kurşunsuz günler dilerim.

Kalem Gurmesi…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Seyit Sarı

    16 Ağustos 2023 saat 01:30

    Ben de paralel pen 6.0 kullanıyorum ve çok beğeniyorum. Ama ucunun açısı tam istediğim gibi değil. Daha önce bazı dolma kalemleri hat yazma için modifiye ettiğim oldu. Ama paralel pen için cesaret edemiyorum. Ucunu çok inceledim müdahaleye uygun değilmiş gibi veya çok riskli görünüyor.
    Sizin rastladığınız, bildiğiniz kalemin uç acısını değiştirme işlemlerini paylaşırsanız çok sevinirim.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler