Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Umut Bayhan: Ofix’in rengi artık yeşil!

Yayınlandı

tarihinde

Umut Bayhan ile yaptığımız blog röportajında Ofix'in yeşil ofis olma sürecini bulabilirsiniz.

Bir Ofix Blog klasiği haline gelen başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, bizden bir başarı hikayesiyle huzurlarınızdayız. Ofix’te 2017 yılı Ocak ayında başlattığımız WWF Yeşil Ofis Programı‘nı tamamlayarak diplomamızı geçen hafta aldık. Bu programı başarıyla yöneten pazarlama direktörümüz Umut Bayhan ile Ofix‘in yeşil ofis olma süreci hakkında keyifli bir röportaj yaptık. Tüm Ofix ekibi olarak kendisine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz…

Ofix Pazarlama Direktörü Umut Bayhan Röportajı

Merhaba Umut bey, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Okurlarımız için kısaca WWF Yeşil Ofis Programı’ndan bahsedebilir misiniz?

Merhabalar, WWF Yeşil Ofis Programı kısaca, ofislerde uygulanan bir tasarruf ve iyileştirme programı olarak tanımlanabilir. Bu programın temel amacı, insanlığın doğal kaynaklar üzerindeki baskısını azaltmak. Ekolojik Ayak İzi olarak tanımlanan bu baskı, yalnızca insanları değil, tüm doğayı tehdit ediyor. Bu program kapsamında, ofislerde enerji kullanımı ve tasarruf konusunda farkındalık yaratılıyor ve doğanın korunmasına katkı sağlanıyor.

Bu programa Ofix’in katılım süreci nasıl başladı ve hangi noktaya gelindi?

Ofix.com olarak faaliyete geçtiğimiz ilk günden beri, enerji tasarrufu ve doğayı korumak konusunda farkındalıklarımız yüksekti. Şirket içi eğitimlerle her kademede çalışanlara gerekli bilgileri veriyorduk. 2017 yılının Ocak ayında, WWF-Türkiye ekibiyle temasa geçtik ve bu süreci onların katkılarıyla devam ettirmek istedik. Programa katılan şirketlerin aldığı önlemler ve sağladığı değişimler, WWF-Türkiye ekibi tarafından objektif bir şekilde denetleniyor ve değerlendiriliyor. Bu sayede şirketler, kendi çevre yönetim sistemlerinde gelişim sağlıyor. Geçen hafta aldığımız diplomayla biz de WWF Yeşil Ofis Programı‘na katılımımızı tamamlamış olduk. Ofix‘in rengi artık yeşil!

“Ofiste küçük bir adım at, doğada büyük fark yarat!”

Peki Umut bey, sizce ofislerde enerji tasarrufunun doğayı korumaya ne gibi katkıları var?

Bizim bir sloganımız var, bunu Ofix Blog okurlarıyla da paylaşmak istiyorum; “Ofiste küçük bir adım at, doğada büyük fark yarat!” diyoruz. Gerçekten de her büyük dönüşüm, küçük bir adımla başlıyor. Küreselleşmenin de etkisiyle dünya genelinde karbon emisyonunda hızlı bir artış var. Buna bağlı olarak gelişen iklim değişikliği ve sera etkisi, yalnızca insanları değil, tüm canlıları tehdit etmekte. Doğa üzerinde yarattığımız tehlikelerin en önemli nedenlerinden biri, enerji tüketim şeklimiz. Oysa, karbon emisyonunu düşürecek şekilde enerji tasarrufu sağlayıp yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiğimizde, doğayı korumak konusunda ciddi başarılar elde edebiliriz.

WWF Yeşil Ofis Programı kapsamında Ofix’te ne gibi değişimler yaşandı?

Öncelikle kağıt tüketimimizi sınırlandırdık ve kağıt tasarrufunda büyük bir aşama kat ettik. Kağıt tasarrufuna bağlı olarak, kartuş ve toner harcamalarımız epeyce düştü. Kullan-at bardak tüketimimizde de ciddi bir azalma sağladık. Ofis tuvaletlerinde rezervuar tank kapasitelerini düşürerek su tasarrufunda önemli bir başarı elde ettik. Ofisimizde gün ışığından en etkin şekilde yararlanmak için gerekli yerleşim planını gerçekleştirdik, enerji tüketimimizi azalttık. Ofis aydınlatmasında kullandığımız armatürleri değiştirerek elektrik tasarrufu yaptık.

Bunlara ek olarak, pencere ve balkon kapıları açıkken klimayı çalıştırmamaları gibi konularda tüm çalışanlarımızı bilinçlendirdik. Temiz içme suyuna erişim konusunda sağladığımız iyileştirmeler sonucunda, şirketimizde pet şişe kullanımı azaldı. Ofisimizde kullanmaya başladığımız atık dönüşüm kutuları sayesinde kağıt, plastik, cam ve tehlikeli madde atıklarının ayrılmasını ve geri dönüşüm sürecine katılmasını sağladık. Tüm bu başarılarda katkısı bulunan çalışma arkadaşlarıma bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum.

“Yaşam bize bağlıysa, biz de doğaya bağlıyız!”

Peki Umut bey, WWF Yeşil Ofis Programı kapsamında 2018 yılında Ofix’in hedefleri nelerdir?

2018 yılı için de Ofix‘te enerji tasarrufu ve doğanın korunmasına devam edeceğiz. Bu amaçla, bu yıl için 3 hedef belirledik. Elektrik tüketimimizi minimum % 10 azaltacağız, su tüketimimizi minimum % 10 azaltacağız, Ofix kupam projesiyle kullan-at bardak tüketimimizi minimum % 25 azaltacağız. Bu hedeflere elbette, tüm Ofix ekibi olarak birlikte ulaşacağız. Ve inanıyorum ki, bu rakamların çok daha üzerine çıkacağız. Çünkü biliyoruz ki, yaşam bize bağlıysa, biz de doğaya bağlıyız!

Bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederiz Umut bey.

Ben teşekkür ederim. Sevgiyle…

 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler