Bizi Takip Edin

Lifestyle

Uzaktan eğitim sürecinde çocuklara nasıl destek olmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Uzaktan eğitim sürecinde çocuklara nasıl destek olmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

29 Nisan’da başlayan tam kapanma dönemiyle birlikte yüz yüze eğitime bir kez daha ara verildi ve uzaktan eğitime geçildi. Koronavirüs salgınından en fazla etkilenen kesimlerden biri olan çocuklar bu süreçte ebeveynlerinin desteğine daha fazla ihtiyaç duyuyor. Eğitim hayatında çok önemli bir rolü olan okul ve ders rutinlerinde oluşan değişimlere çocukların kendi başlarına uyum sağlayabilmeleri oldukça güç. Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar yeni normallere göre kendi rutinlerini oluştururken ebeveynlerin bu sürece aktif katılımı gerekmekte. Evlerin hem ofis, hem de okula dönüştüğü bu zaman dilimini sorunsuz şekilde atlatabilmek için ebeveynlerin bazı konulara dikkat etmesi şart. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, uzaktan eğitim sürecinde çocuklara nasıl destek olmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Çocuğunuzla iletişiminizi güçlendirmelisiniz.

Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar, alınan önlemler nedeniyle okuldan, akranlarından, ev dışı sosyal hayattan uzak kaldı. Geçen yıl uygulanan kısıtlamalar sırasında çocuklara bu sürecin geçici olduğu, kısa sürede hayatın normale döneceği söylenmişti. Oysa 1 yıldan uzun bir süredir koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan sorunlar devam ediyor. Ve bu sürecin daha ne kadar süreceği hakkında herhangi bir tahminde bulunmak oldukça güç. Bu süreçte çocuğunuzla iletişiminizi güçlü tutmanız çok önemli. Çocuğunuz size veya kurumlara karşı herhangi bir güvensizlik duymamalı. Salgının devam eden bir süreç olduğunu, oluşan ihtiyaçlara göre farklı kararların alınabildiğini sizden duymalı. Size karşı duyacağı güven, aynı zamanda hayata ve kurumlara karşı duyacağı güvenin de teminatı olacaktır. Çocuğunuza her zaman doğru bilgiler vermeli, yaşanan değişimlerin nedenlerini de doğru şekilde anlatmalısınız. Çocuğunuzun size duyduğu güven arttıkça sürece uyum sağlaması ve başarılı olması kolaylaşacaktır. 

Çocukların hangi olaylara hangi tepkileri vereceğini kestirmek güçtür. Bu konuda yaş farkı doğrudan belirleyici olmamakta. Aynı yaş grubundaki kimi çocuklar uzaktan eğitim sürecinin zorunluluğunu daha kolay anlarken, bazı çocuklar için bu süreç bir tür oyun gibi algılandı. Bu farklılığın en önemli nedeni şüphesiz ki, ebeveynlerin konuya yaklaşım şekillerindeki farklılıktır. Süreci eğer çocuğunuza bir oyun gibi anlatırsanız, evde okul disiplinini sağlaması ve derslere odaklanması oldukça zor hale gelecektir. Eğer iletişiminizi güçlü tutar ve bu süreci onun yaşına uygun ve doğru şekilde anlatırsanız, okul disiplinini evde sağlamanız kolaylaşır. Dahası, uzaktan eğitim sürecinde çocuklar ile ilgilenme konusunda ebeveynlerin elinde çok daha geniş imkanlar mevcut. Daha önce çocuğunuzun derslerini takip etmekte çeşitli zorluklar yaşamış olabilirsiniz. Bu süreci bir fırsata dönüştürürseniz, çocuğunuzun dersleri konusunda daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. 

Çocuğunuz için özel bir çalışma alanı oluşturmalısınız.

Koronavirüs salgını boyunca evler hem ofis, hem de okul haline geldi. İstesek de istemesek de bu durum hayatımızın bir gerçeği. Bu süreçte yaşanması muhtemel sorunların önüne geçmek için ebeveynlerin evde gerekli düzenlemeleri yapması çok önemli. Çocuğunuz için özel bir çalışma alanı oluşturursanız, ortak mekan kullanımından kaynaklı sorunların önüne geçebilirsiniz. Çocuğunuz dersleri nereden takip edeceğini, ödevlerini nerede yapacağını bilmeli, buna uygun şekilde kendi rutinlerini geliştirmeli. Evde böyle bir düzenleme yapmak yerine ortak alanları dönüşümlü olarak kullanmaya çalışırsanız, beklenmedik durumlar karşısında sorun yaşamanız kaçınılmaz hale gelir. Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar online dersler, konu anlatım videoları vb. konularda ev halkıyla herhangi bir sorun yaşamayacaklarından emin olmalı. Aksi durumda derslere odaklanmaları son derece zor hale gelir. 

Çalışma alanında uzaktan eğitim için gerekli ihtiyaçları karşılamalısınız.

Uzaktan eğitim için gerekli araçların başında bilgisayar, kamera, mikrofon, internet bağlantısı, tablet ve televizyon geliyor. Bu araçların yanı sıra kulaklık ve Wi-Fi güçlendirici gibi araçlar da uzaktan eğitim sırasında pek çok kolaylık sağlar. Uzaktan eğitim sürecinde bu araçlara erişim imkanı bulunmayan çocuklar maalesef dezavantajlı hale geldi. Çocuğunuzun bu araçlara erişim imkanı varsa uzaktan eğitim sürecini daha başarılı şekilde geçirmesi mümkündür. Erişim imkanı olmayan çocuklar için çeşitli kurumlar ve yardımseverler tarafından geliştirilen alternatif yolları devreye sokmak gerekir. Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar için başarının ölçüsü, teknolojik araçlara erişim ve bunları kullanma becerisiyle yakından ilgili. Bu araçları kullanırken yaşayabilecekleri güçlükler karşısında da öncelikle sizin çözüm üretmeniz gerekecek. Çözmekte sorun yaşadığınız konularda ise çocuğunuzun rehber öğretmeniyle iletişime geçebilirsiniz. 

Teneffüslerde cep telefonu ve sosyal medya kullanmasını önlemelisiniz.

Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar ile ilgili en önemli sorunlardan biri de yanlış cep telefonu ve sosyal medya kullanımıdır. Çocuğunuz normal zamanlarda yapamayacağı işleri uzaktan eğitim sürecinde evde olduğu için yapmak isteyebilir. Bu noktada ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor. Çocuğunuz okuldayken nasıl cep telefonu ve sosyal medya kullanmıyorsa, uzaktan eğitim sürecinde de ders aralarında bunları kullanmasına göz yummamalısınız. Evde çalışırken motivasyon konusunda okuldakine oranla çok daha az unsur olacaktır. Buna bir de cep telefonu ve sosyal medya kullanımı eklenince çocuğunuz derslere ilgisini büsbütün yitirebilir. Fakat bunun anlamı, çocuğunuza bunları yasaklamak değildir. Bu konuda daha önce ne gibi kurallar belirlemişseniz, uzaktan eğitim sürecinde de aynı kuralları uygulamalısınız. Çocuğunuz derslere katılıp ödevlerini bitirdikten sonra, sizin gözetiminizde ve belirlediğiniz süre içinde cep telefonundan oyun da oynayabilir, sosyal medyada arkadaşlarıyla da yazışabilir. 

Uyku düzeni ve beslenmesine dikkat etmelisiniz.

Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar, uyku düzeni ve beslenme konusunda da farklı davranış şekilleri geliştirme eğilimi içine girdi. Normal zamanlarda erkenden kalkıp okul için hazırlanan çocuklar bile uzaktan eğitim sürecinde erken kalkmak, dersten önce kahvaltı yapmak gibi konularda motivasyon düşüklüğü yaşayabiliyor. Bu süreçte ebeveynlerin, normal zamanlarda geçerli kuralları esnetmemek konusunda kararlı olması gerekmekte. Daha önce nasıl ki çocuğunuzu kahvaltı yapmadan okula göndermiyorsanız, uzaktan eğitim sürecinde de dersten önce mutlaka kahvaltı yapmasını sağlamalısınız. Uzaktan eğitim sürecinde okula gitme durumu söz konusu olmadığı için çocuğunuzun biraz daha geç yatmasına izin verirseniz, istenmeyen bazı durumlarla karşılaşabilirsiniz. Çocuğunuz uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimden bu noktada hiçbir farkının olmadığını anlamalı. Bunun için yeni rutinleri oluştururken çocuğunuzun uyku düzeni ve beslenmesine mutlaka dikkat etmelisiniz. 

Ailece etkinlikler düzenlemelisiniz.

Ailece etkinlikler düzenlemenin çocuk psikolojisi üzerinde çok önemli etkileri mevcut. Bu tür etkinlikler sayesinde çocuklar, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade etme imkanı bulur. Normal zamanlarda ifade etmekte güçlük çektikleri konuları bu etkinlikler sırasında dile getirirler. Uzaktan eğitim sürecinde çocuklar tıpkı ebeveynler gibi sıkıntılı günler geçirmekte. Okula gidemedikleri için akranlarıyla sosyalleşemeyen, evde kısıtlı bir alanda zaman geçirmek durumunda kalan çocuklarda bu etkinlikler sayesinde birçok olumlu değişim gözlenebilir. Ailece düzenleyeceğiniz etkinlikler aynı zamanda aile içi iletişim ve güven duygularının gelişimine de önemli bir katkı sağlar. Etkinlikler sırasında anne ve babanın sergileyeceği rol modeli, doğru davranış şekillerinin çocuklara kazandırılmasına yardımcı olur. Bu etkinlikler masa oyunları şeklinde olabileceği gibi, birlikte egzersiz yapmak şeklinde de olabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler