Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Varta: Almanya’dan bir başarı hikayesi…

Yayınlandı

tarihinde

Varta markası ve Adolf Müller'in başarı hikayesi Ofix Blog'da...

19. yüzyılın ikinci yarısında elektrik enerjisiyle ilgili çok önemli gelişmeler yaşandı. Thomas Edison öncülüğünde ampulün icadı ile başlayan süreçte doğru akımın keşfi, elektrik enerjisinin farklı alanlarda kullanılmasının önünü açtı. Aydınlatma alanında kullanılan elektrik, kısa süre içinde başta ulaşım olmak üzere pek çok alanda kullanılmaya başlandı. Elektrik enerjisine talep artarken enerjinin taşınabilmesi ve depolanmasına yönelik ihtiyaçlar da artıyordu. Adolf Müller öncülüğünde kuruluşu 1887 yılına uzanan Varta markası, içten yanmalı motorlar için akümülatör üretimine başlayarak pazarda çok önemli bir ihtiyacı karşıladı. Başlangıçta otomotiv akülerinden oluşan ürün çeşitliliği, zaman içinde gelişmiş enerji depolama çözümleriyle büyüdü. Özellikle alkalin pillerde elde edilen başarı, Varta markasının küresel pazarda büyümesini hızlandırdı. Günümüzde Varta, yıllık 1.2 milyar adet alkalin pil üretimiyle sektörün lider oyuncularından biri konumunda. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Varta markasının başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Hagen’de Başlayan Serüven

Almanya’nın batısında yer alan Kuzey Ren-Vestfalya eyaletine bağlı Hagen kenti, 19. yüzyılda Alman sanayisinin en önemli merkezlerinden biri haline gelmekteydi. Hagen’de yer alan zengin demir madenleri bölgede dökümcülüğün gelişmesini sağlamış, kesici alet ve silah yapımcılığı bölge halkının en önemli gelir kaynağı olmuştu. Bölgenin sanayi için potansiyellerinin anlaşılmasının ardından başta dokumacılık olmak üzere farklı sektörlerden pek çok iş insanı Hagen’de sanayi tesisleri kurmaya başlamıştı. Sanayi devrimini İngilizlere oranla oldukça geriden takip eden Almanlar, sanayinin gelişebilmesi için enerji ihtiyaçlarını görüyor, fakat henüz buhar gücünden başka bir enerji kaynağı kullanamıyorlardı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Thomas Edison ve ampulün icadı ile başlayan süreç yalnızca Amerika’yı değil, aynı zamanda Avrupa’yı da etkilemekteydi. Doğru akımı bulan Thomas Edison, yakın arkadaşı Henry Ford ile kurduğu dostluk sayesinde doğru akımın otomotiv sektöründe yaygınlaşmasını sağladı. Amerika’dan sonra tüm Avrupa’da olduğu gibi Almanya’da da akülü araçlara yönelik ilgi ve talep artmaya başladı. 

1880’lerin sonlarında Thomas Edison, laboratuvarının çevresinde büyük fabrikalar kurmaya başlamış ve bu fabrikalarda elektrik ampulünün yanı sıra gramofondan teksir makinesine, demir-nikel aküden beton mobilyalarına kadar pek çok aracın üretimini gerçekleştirmişti. Edison öncülüğünde araçlarda kullanılan akünün geliştirilmesi, uzun mesafeli yolculukları olanaklı kılmıştı. Alman sanayici ve iş adam Adolf Müller, akülü araçların ticari potansiyellerinin oldukça yüksek olduğunu kısa sürede fark etti. Thomas Edison’un üzerinde çalıştığı yeni akümülatörler Adolf Müller’i çok heyecanlandırıyor, bu alanda yatırım yapmaya sürüklüyordu. 1887 yılında Hagen’de kurduğu Büsche & Müller şirketi, içten yanmalı motorlar için akümülatör üretimine başladı. 3 yıl sonra Alman sanayisinin öncülerinden AEG ve Siemens ortaklığıyla kurduğu Afa, akümülatör üretiminde çok önemli aşamalar katetti. Daha önce akümülatör üretiminde istediği başarıları yakalayamayan AEG ve Siemens, Adolf Müller’in Thomas Edison’u aratmayan icat ve yenilik tutkusu sayesinde pazarda hızlı bir büyüme ivmesi yakaladı. Varta markasının öncüsü olan Afa, pazara getirdiği yenilikler sayesinde Alman sanayisinin gelişmesini sağladı. 

Taşınabilir Enerji Pazarında Varta Bataryaları 

Adolf Müller öncülüğünde Afa tarafından geliştirilen akümülatörler, 1890’lı yıllarda birçok elektrikli araçta kullanılmaya başlandı. Thomas Edison tarafından satın alınan ve sürülen ilk araç olan Baker Runabout’ta bile Afa’nın ürettiği akü kullanılmaktaydı. Bu araçların Almanya’ya tanıtılması da Adolf Müller tarafından gerçekleştirildi. Baker Runabout sayesinde Afa bataryaları pazarda büyük heyecan yarattı. Ürünlerin kalitesi zorlu hava koşullarında bile araçların sorunsuz şekilde çalışmasını sağlıyordu. 1896 yılında Kuzey Kutbu’nda eksi 50 derece soğukta bile başarılı sonuçlar veren bu bataryalar, Adolf Müller ismini Almanların Thomas Edison’u haline getirdi. Afa aküleri elle çalışan motor devrini kapattı, motor ateşlemesi için kurşun akümülatör devrini başlattı. Bu süreçte Adolf Müller, geliştirdiği yaratıcı çözümlerle sürece öncülük yaptı. Taşınabilir kurşun akümülatörler için geliştirdiği çözümler sonraki süreçte standartların oluşmasını sağladı. Afa bünyesinde faaliyete başlayan Varta’nın temelinde de bunlar vardı. Varta sözcüğü Almancadaki Vertrieb, Aufladung, Reparatur Transportabler Akkumulatoren sözcüklerinden türetilmişti. Taşınabilir bataryaların dağıtımı, şarj edilmesi ve onarımını ifade ediyordu. 

Varta markalı ilk bataryalar 1904 yılında piyasaya sürüldü. Bu bataryaların en önemli özelliği, yüksek yük için düşük direnç özelliğine sahip olmasıydı. Thomas Edison’un doğru akım için yararlandığı demir-nikel aküden çok etkilenen Adolf Müller, akülerin depolama ve çalışma sürelerini uzatmak için yeni teknolojilerin geliştirilmesine önem veriyordu. Bu konuda sağlanan başarılar sayesinde Varta bataryaları ulaşım alanında sıkça kullanılmaya başlandı. I. Dünya Savaşı’nın yaklaştığı dönemde bu ürünler, Alman askeri birliklerinin operasyonel yeteneklerini arttırdı. Uzun mesafelere yapılan sevkiyatlar sırasında Varta bataryalarının sorunsuz şekilde çalışması, tüketici pazarında da talebi arttırdı. Savaş koşullarında artan talebi karşılamak çok daha zor hale geldi. Savaşın ardından Varta, bağlı olduğu Afa ile birlikte Alman sanayici Günther Quandt tarafından satın alındı. Sonraki süreçte şirketin yönetimi oğlu Herbert Quandt’a geçti. Soğuk Savaş döneminde şirketin Doğu Belin’deki yan kuruluşu Sovyetler Birliği tarafından işgal edildi ve ismi BAE Batterien olarak değiştirildi. 

Varta Markasının Büyümesi

20. yüzyılın ilk yarısında Varta bataryaları ulaşım alanında pek çok yeniliğe imza attı. Motor ateşleyiciler için küçük ve taşınabilir kurşunlu akümülatör fikri yalnızca Afa için değil, aynı zamanda Alman otomotiv sanayisi için de önemli sonuçları beraberinde getirdi. Varta bataryaları motor ateşleme sistemlerinin yanı sıra fenerler için de yaratıcı sonuçlar doğurdu, gece yolculuklarını kolaylaştırdı. Gece sürüşünü emniyetli hale getiren Varta bataryaları, otomobil farları için yeni bir sektörün doğuşunu sağladı. Varta bünyesinde otomobil farları için özel olarak tasarlanan kurşun-asit aküler, ulaşım sektöründe Varta’nın gücüne güç kattı. Bu gelişmelerde en önemli paylardan biri Varta’nın yeni sahibi ve yöneticisi Günther Quandt’a aitti. Varta’nın uluslararası pazarda büyümesi için gerekli sanayi yatırımlarının yapılmasında da en önemli adımlar Günther Quandt tarafından atıldı. Varta’nın büyümesi aynı zamanda da satın almalar yoluyla devam etti. Bu süreçte depolanabilir ilk kuru hücreli aküyü geliştirilen Pertrix Chemische Fabrik şirketinin satın alınması, Varta’nın büyümesini hızlandırdı. 

Günther Quandt döneminde Varta’da gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biri de standartlaşmanın sağlanmasıydı. Otomotiv pazarındaki büyümeyle birlikte akü pazarı büyüyor, ürün çeşitliliği artıyordu. Aynı zamanda da pazara yeni oyuncular giriyor ve rekabet artıyordu. Pazardaki en geniş ürün çeşitliliği Varta’ya aitti. Ancak standartlaşma konusunda henüz istenilen aşamalara erişilememişti. Bu durum sadece Varta’yı değil, aynı zamanda pazardaki diğer oyuncuları da etkiliyordu. Standartlaşmada istenilen noktalara erişilememesi, akü değişimini önemli bir sorun haline getirmekteydi. Bu soruna çözüm olarak Günther Quandt, her araca uyan standart boyutlu akü tasarımını ortaya attı. Bu konseptte ilk aküler Ellwangen’de üretildi. Günther Quandt’ın ardından şirket yönetimini üstlenen oğlu Herbert Quandt, Varta tesislerinde modernizasyonu sağladı. Modern üretim hatlarının kurulmasıyla birlikte Varta, sektörde hem üretim kapasitesi, hem de standartların oluşması konusunda lider konuma yükseldi. Akü fiyatlarının ucuzlaması ve aküye erişimin kolaylaşması da yine Varta öncülüğünde sağlandı. 1955 yılında Varta aküleri, dünya genelinde 20’den fazla ülkede kullanılmaktaydı. 

Küresel Pazarda Varta

1960’lı yıllarda Varta, esas faaliyet alanı olan enerjinin yanı sıra ilaç ve kimya alanında faaliyet gösteren pek çok şirketi bünyesine kattı. Savaş sonrası dönemde Almanların ihtiyaç duyduğu alanlara yatırım kararı alan Varta, savaşın yaralarının sarılması konusunda da önemli roller üstlendi. Bu dönemde Varta marka ismi farklı ürün grupları için kullanılmaya başlattı. 1977 yılında Herbert Quandt, Varta bünyesinde yer alan şirketlerin yapısında revizyona gitti, marka isminin yalnızca enerji ürünleri için kullanmasına karar verdi. Herbert Quandt’ın ardından Varta hisseleri çocuklarına kalırken Varta’nın özellikle akü grubunda ürün çeşitliliği artmaya devam etti. Tüketici elektroniği pazarındaki büyümeyi doğru okuyan Varta yönetimi, pazarın ihtiyaçlarını karşılamaya dönük farklı voltajlarda pek çok akü çeşidini piyasaya sundu. 6 ve 12 Voltluk aküler pazarda en çok ilgi çeken ürünler oldu. Ürünlerde kullanılan ahşap separatörlerin plastik separatörlerle değiştirilmesi ürünlerin dayanıklılığını arttırdı. Dischingen’deki pil fabrikasının satın alınması ise daha hafif akü ve pil çeşitlerinin piyasaya sürülmesine katkı sağladı. 

Varta tarihçesinde en önemli gelişmelerden biri de Ay’a giden ilk insan olan Neil Armstrong’a eşlik etmesiydi. Neil Armstrong’un kamerasına takılan Varta pilleri, markanın dünya dışında kullanılan ilk pil olmasını sağladı. Varta pillerinin Ay’da geçirdiği deneyim, akü sızıntılarını önleme konusunda yeni teknolojilere ilham verdi. 1979 yılında piyasaya sunulan Varta Super Dry ürünleri, sızdırmaz akü konseptiyle bir ilke imza attı. Akü güvenliğini arttıran bu ürünler, titreşime ve döngüye dayanıklı yeni bir tasarıma sahipti. 1980’lerde selenyum teknolojilerine yönelen Varta, ilk marş aküleri piyasaya sunarak dikkatleri yeniden üzerine çekti. Bu ürünlerin en önemli özelliği ise enerji maliyeti ve su tüketimini azaltmasıydı. 1983 yılında piyasaya sürülen kalsiyum ızgara alaşımlı yeni aküler ise bakım gerektirmeme özelliğiyle dikkat çekti. 1986 yılında Varta yönetimi, ürün gruplarıyla ve operasyonel faaliyetleriyle ilgili yeni bir revizyona gitti. Endüstriyel pillerin üretimini Hagen fabrikası, marş motoru aküleri üretimini Hannover fabrikası, tüketici pilleri üretimini ise Hannover ve Ellwangen fabrikası üstlendi. 

Günümüzde Varta

2000’li yıllarda Varta markası ve bağlı şirketleri, birçok satın almalar yoluyla el değiştirerek çok uluslu bir yapı kazandı. 2002 yılında tüketici pil faaliyetleri Rayovac tarafından satın alındı. Otomotiv bataryaları Johnson Controls bünyesine katıldı. Enerji depolama alanında faaliyet gösteren bağlı şirketleri Montana Tech Components tarafından satın alındı. 2006 yılında gelindiğinde Herbert Quandt’ın çocukları tarafından Varta marka ismini kullanan tüm işletmelerin satışı tamamlanmıştı. Varta markasının inovasyon tarihindeki katkıları ise kesintisiz şekilde ilerlemeye devam etti. Akü pazarının yanı sıra tüketici pilleri pazarında da Varta’nın lider konumu günümüzde de devam ediyor. Mobil cihazlarda ve enerji depolanması gereken noktalarda enerji ihtiyaçlarına pratik çözümler sunan Varta pilleri, ofislerin en fazla sipariş verdiği sarf malzemeleri arasında yer almakta. Tüketici pillerinin yanı sıra şarj edilebilir piller ve taşınabilir enerji kaynaklarında da Varta’nın geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor. Günümüzde Varta, yıllık 1.2 milyar adet alkalin pil üretimiyle sektörün lider oyuncularından biri konumunda. 

Ofis dostu Varta pilleri Ofix’te!

Varta markasının başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Varta pillerinden üç tanesini kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Varta Longlife Alkaline AAA İnce Kalem Pil 1.5 V 6 Adet (4+2)

Listemizin ilk sırasında, Varta Longlife Alkaline AAA ince kalem pil 1.5 V 6 adet (4+2) var. Bu ürünlerin en önemli özelliği uzaktan kumanda, duvar saati, radyo gibi sabit ama düşük enerji ihtiyacına sahip cihazlarda uzun ömürlü bir enerji aracı olmalarıdır. Düşük sıcaklıklarda bile iyi bir performans gösteren bu ürünleri elektronik cihazlarınızda rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ofiste veya ofis dışı ortamlarda el feneri, CD çalar, radyo, saat vb. ürünlerde kullanabileceğiniz bu ürünler, ofiste enerji maliyeti konusunda da tasarruf yapmanızı sağlayabilir.

Varta Longlife Power Alkaline AA Kalem Pil 1.5 V 8 Adet

Listemizin ikinci sırasında, Varta Longlife Power Alkaline AA kalem pil 1.5 V 8 adet var. Enerjiye doymayan cihazlar için iyi bir enerji kaynağı olan bu ürünleri pille çalışan oyuncaklar, kablosuz mouselar ve fenerler için rahatlıkla kullanabilirsiniz. Pil alırken her şeyden önce, kullanacağınız üründe AA pile mi yoksa AAA pile mi ihtiyaç olduğunu bilmelisiniz. Birinin yerine diğerini takmanız durumunda cihazınızı çalıştıramazsınız. AA piller daha kalınken AAA piller daha incedir. AA piller çok enerji harcayan cihazlarda kullanırken AAA piller daha az enerji harcayan cihazlarda kullanılır. İyi bir AA pile ihtiyacınız varsa, Varta Longlife Power Alkaline AA kalem pil 1.5 V 8 adet ürünümüz iyi bir seçim olabilir.  

Varta CR2032 Düğme Pil 3 V 2 Adet

Listemizin üçüncü sırasında, Varta CR2032 düğme pil 3 V 2 adet var. Düğme piller de yine ofislerde en çok kullanılan pil çeşitleri arasında yer almakta. Bu ürünleri anahtarlık, küçük uzaktan kumanda, tartı, tıbbi cihazlar gibi pek çok elektronik cihazda kullanabilirsiniz. Lityum piller içinde en dayanıklı pillerden biri olan bu ürünler, uygun fiyat avantajıyla da dikkat çekiyor. Kalp atış hızı takip cihazı, bisiklet aksesuarı gibi araçlarda kullanabileceğiniz bu ürünler, enerji ihtiyacınızı verimli şekilde karşılamanızı sağlayabilir.  

Ofix’te satışı devam eden diğer Varta ürünlerini inceleyebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler