Teknoloji
5G nedir?
Yayınlandı
5 yıl öncetarihinde
Yazar:
Ofix Boy
Mobil teknolojiler hayatımızın hemen her alanında giderek daha fazla yer tutuyor. Pek çok ihtiyacımıza hızlı ve pratik çözümler sunan mobil teknolojiler sayesinde işlerimiz kolaylaşıyor, verimlilik düzeyimiz artıyor. Mobil telefonlarda kullanılan hücresel ağlardaki teknolojik altyapıyı yeniden yapılandıran 5G teknolojisi yakın dönemde kamuoyunun en fazla merak ettiği konulardan biri haline geldi. “5G nedir?” sorusu halihazırda cep telefonu kullanıcılarının en fazla sorduğu sorulardan biri durumunda. “5G telefon nedir?” sorusu da bu bağlamda sıkça soruluyor. Ülkemizde ne zaman başlayacağını henüz bilmesek de 5G teknolojisi ile birlikte pek çok şeyin değişeceğini söyleyebiliriz. Yakın gelecekte ülkemizde de kullanılacak olan 5G teknolojisi, yüksek hız için büyük bant genişliğine sahip olacak ve kablosuz bağlantıda yeni bir dönemi başlatacak. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, 5G hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 5G nedir, 5G telefon nedir, 5G teknolojisi ne getirecek, 5G’nin avantajları ve dezavantajları nelerdir diye merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.
1G’den 5G’ye
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte mobil cihazlar gelişiyor ve mobil teknolojilerin gelişim evrelerine yönelik ilgi artıyor. Bu evreleri anlatmak için 1, 2, 3, 4 ve 5 rakamları ile “nesil” anlamına gelen generation sözcüğünün baş harfi olan G harfi kullanılmakta. 5G’deki G nedir diye merak ediyorsanız, G harfiyle “nesil” anlatılmak istenmekte. İnternet aramalarında “4.5G’deki G nedir?” sorusunun da sıkça sorulduğunu görüyoruz. Mobil teknolojilerin gelişim evrelerini anlatmak için kullanılan G harfinin arkasında birbirinden önemli buluş ve başarılar mevcut. İlk olarak 1982 yılında geliştirilen mobil iletişim teknolojisi, haberleşme alanında önemli bir yenilik getirmiş ve analog kablosuz haberleşme sistemlerinin kullanılmasını sağlamıştı. 1G olarak ifade edilen bu teknoloji son 40 yıl içinde çok önemli gelişim evrelerini geride bırakarak 5G ile ifade edilen yeni teknolojiyi açığa çıkardı. 1G’den 5G’ye geçiş sürecini incelediğimizde, mobil teknolojilerin gelişim evrelerini rahatlıkla görmekteyiz. 1G’nin açığa çıktığı dönemde hayal bile edilemeyecek pek çok konu 5G teknolojisiyle artık sıradanlaşacak.
-
- Mobil iletişimde 1G’den 5G’ye geçişte pek çok şey değişti.
1G şeklinde ifade edilen mobil teknoloji, sesli iletişimle ve küçük bir kapsama alanıyla sınırlıydı. 1980’li yıllarda iletişim alanında büyük bir heyecan yaratan 1G teknolojisi, analog sistemle çalışıyor ve yalnızca ses taşıması yapıyordu. 1G’nin yarattığı en büyük heyecan, kablosuz iletişimde yeni bir sayfa açmış olmasıydı. Üstelik, 1G teknolojisine sahip telefonlar yurt dışından bile görüşme imkanı yaratmıştı. 1G telefonların birçok ağda kullanılabilmesi, o güne kadar iletişim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biriydi. Fakat ne var ki, iletişim güvenliği açısından bu teknolojinin birçok eksiği vardı. İsteyen her kişi 1G görüşmelerini rahatlıkla dinleyebiliyordu. Veri iletişimi gibi bir konu ise 1G teknolojisinde söz konusu değildi. 1G’nin analog sistemle çalışması, ses dışında başka bir verinin iletimini olanaksız kılıyordu. 1992 yılında geliştirilen 2G teknolojisi, sesli iletişimde yeni bir dönemi başlattı. 2G’nin 1G’ye oranla en önemli avantajı, analog veri yerine dijital veri kullanmasıydı. Bu sayede ses dışında başka verilerin de aktarılması mümkün hale geldi.
-
- 2G ile birlikte iletişimde dijital verilerin kullanılması pek çok gelişmenin önünü açtı.
Mobil iletişim teknolojilerinde neler değişti?
2G teknolojisini kullanan tüm cihazlar, bağlantı ve durum verilerini aynı kanal üzerinden yolluyordu. İletişim kanalının güvenliği de yüksek düzeydeydi. 2G teknolojisiyle birlikte mobil iletişimde daha yüksek ses kalitesi ve daha yüksek kapasiteye ulaşıldı. 2G teknolojisinde kullanılan dijital veriler sayesinde verilerin şifrelenmesi mümkün hale geldi.
Veri güvenliğini arttıran bu teknoloji yeni nesil mobil iletişim teknolojilerinde sürekli geliştirildi. Bununla birlikte, 2G teknolojisinde bant genişliği sınırlıydı. İstemci sayısı az olduğu için telefon hattı kullanılmadığı zamanlarda bile hat üzerinde yoğunluk oluşuyordu. İkinci nesil cep telefonu kullanıcılarının çok iyi hatırladığı gibi, o yıllarda “şebeke meşgul” uyarısıyla sıkça karşılaşmak mümkündü. Bu sorunu çözmek için cep telefonu operatörleri altyapılarını güçlendirmeye çalışırken, aynı zamanda da yeni bir teknolojinin doğuşu sağlandı. 3G olarak ifade edilen yeni teknolojide kullanılan yüksek frekans sayesinde aynı anda veri yollayan cihazların yarattığı karmaşa giderildi. 2G’ye oranla 3G teknolojisi, yüksek frekans genişliği sayesinde kapsama alanı sorunlarını büyük ölçüde çözdü.
-
- 3G teknolojisi sayesinde geniş bir kapsama alanına ulaşıldı.
2001 yılında geliştirilen 3G teknolojisi, sesli iletişimde büyük bir devrime imza attı. Bu teknoloji sayesinde sesin yanında görüntünün de iletimi olanaklı hale geldi. 1G teknolojisi kablosuz haberleşme sistemlerinin kullanılmasını sağlarken aynı anda görüntünün iletilmesini sağlamak bir hayaldi. 3G’nin getirdiği bu yenilik, 2000’li yıllarda hızlı bir şekilde yaygınlaşmaya başlayan tablet ve akıllı cihazlar sayesinde daha hızlı bir gelişim ivmesi yakaladı. İnternete bağlı akıllı cihaz kullanımı arttıkça ses ve görüntünün iletiminde yeni teknolojilerin geliştirilmesi süreci hızlandı.
3G teknolojisine sahip cep telefonlarının fiyatı diğerlerine oranla daha yüksek olsa da bu telefonlar pazarda büyük ilgiyle karşılandı. 2012 yılında standartlaşan 4G teknolojisi ise mobil cihazlar üzerinden sesli ve görüntülü aramanın yanı sıra internette gezmeyi, video indirmeyi, hazırlanan içerikleri paylaşmayı mümkün kıldı. IP haberleşmesine de olanak tanıyan 4G teknolojisi, yeni nesil teknolojiler için altyapı oluşturdu. Yakın gelecekte kullanımı yaygınlaşacak olan 5G teknolojisi, 4G teknolojisinin çok daha ileri bir versiyonu olacak.
-
- Mobil teknolojiler geliştikçe cep telefonu üzerinden yapılabilecek işler artıyor.
4.5G nedir?
Ülkemizde halihazırda kullanımı en yaygın mobil iletişim teknolojisi 4.5G teknolojisidir. Bu teknolojinin en önemli özelliği, mobil iletişimde yüksek hız ve kapasite ile daha düşük gecikme süresine sahip olmasıdır. 4G teknolojisinden farklı olarak 4.5G yetkilendirmesiyle birlikte cep telefonu operatörlerine teknoloji kullanımında esneklik sağlandı. Bu sayede 5G teknolojisi de dahil olmak üzere yeni teknolojileri kullanıcıların hizmetine sunma imkanı kazandılar. 4.5G yetkilendirmesinden kaynaklanan haklarını kullanan operatörler, diğer yeni nesil teknolojilerin kullanımına yönelik herhangi bir izne gerek duymaksızın şebeke planlarını rahatça yapabilmekte.
4.5G yetkilendirmesinin bir özelliği de 3G kapsamında yeni yatırımlar yapmak yerine kaynakların 5G ve diğer yeni nesil teknoloji yatırımlarına aktarılmasını sağlamaktı. Bu yönüyle 4.5G yetkilendirmesi, ülkemizde yeni nesil teknoloji yatırımlarının yaygınlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri haline geldi. Dahası, 4.5G yetkilendirmesiyle birlikte operatörler, tek bir baz istasyonu üzerinden abonelerine aynı anda hizmet verme imkanı kazandı. Aktif telsiz erişim şebekesi paylaşımını düzenleyen bu yetkilendirme sayesinde kaynaklarda tasarruf yapıldı.
-
- 4.5G teknolojisi sayesinde akıllı cihazlar hayatımızı ciddi ölçüde kolaylaştırıyor.
5G telefon nedir?
5G teknolojisiyle ilgili çalışmalar halihazırda devam ederken 5G ile uyumlu telefonlar daha şimdiden büyük ilgi görmekte. Pek çok markanın 5G destekli akıllı telefonları pazarda heyecan yaratıyor. Samsung, Huawei, Xiaomi gibi markaların 5G telefon çeşitlerinin satışı her geçen gün artarak devam ediyor. Üretici firmaların büyük bir bölümü 5G’ye sıcak bakarken Apple bu konuya henüz pek sıcak bakmamakta. Bu nedenle halihazırda iPhone 12 ve iPhone 13‘ten başka 5G’yle uyumlu ürünü bulunmamakta. Bunun bir nedeni, Apple‘ın yeni teknolojilere uyum sağlamada biraz geç kalması olabilir. Nitekim Apple, 4G teknolojisine 2012 yılında geçiş yaparak en önemli rakibi Samsung‘a oranla çok daha geride kalmıştı. 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte üretici firmaların 5G destekli telefon çeşitlerinin sayısını arttıracaklarını söyleyebiliriz. Ülkemizde halihazırda kullanılmakta olan 4.5G teknolojisi internet hızı konusunda çok önemli kazanımlar sağlamışsa da 5G’nin yanında bu hız yakın dönemde birçok kişi için yetersiz hale gelecek. 5G telefonlar ile özellikle hız konusunda standartlar epeyce yükselecek.
-
- 5G telefonlar pazarda daha şimdiden büyük ilgi görüyor.
5G teknolojisi ne getirecek?
“5G teknolojisi nedir?” sorusu kadar “5G teknolojisi ne getirecek?” sorusu da yakın dönemde en fazla merak edilen sorulardan biri haline geldi. 5G teknolojisinin getireceği en önemli yeniliğin ultra hız olduğunu söyleyebiliriz. Mobil telefonların kullandığı hücresel ağlardaki teknolojik altyapının yeniden şekillenmesini sağlayan bu teknoloji, en önemli sonuçlarını hız konusunda gösterecek. Bu bağlamda 5G internet nedir diye merak ediyorsanız, cevap olarak ultra hızlı internettir diyebiliriz. 5G’nin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte internet üzerinden HD kalitede video izlemek ve indirmek ya da karşı tarafa ulaştırmak çok daha hızlı şekilde gerçekleşecek. 5G’yle birlikte radyo frekansları, anten ve işlemcilerin kullanım şeklinde yapılan iyileştirmeler internet hızını şimdikine oranla 20 kat arttıracak. Hız artışıyla birlikte kapasite yükseltici yeni eklemeler de bu teknolojiyle birlikte hayatımızdaki yerini alacak. Bu yönüyle 5G teknolojisi aslında yalnızca mobil iletişimi değil, başka pek çok alanı etkileyecek. Ve tabii bu gelişmelerden yararlanabilmek için mobil telefon kullanıcılarının 5G’yle uyumlu cihazlar almaları gerekecek.
-
- 5G’nin getireceği yenilikler sadece mobil iletişimle sınırlı değil.
4G teknolojisinde saniyede 1 gigabit veri aktarımı mümkün. 5G teknolojisinde ise saniyede 10 gigabit veri aktarımı mümkün olacak. Ki bunun anlamı, yaklaşık bin kat daha fazla mobil veriyi daha hızlı bir şekilde kontrol etmek demek. Bu yönüyle 5G teknolojisi, hız konusunda mobil internet kullanıcılarını çok heyecanlandıran bir teknoloji. Mobil internet kullanımı arttıkça kullanıcıların hız konusundaki beklentileri de artıyor. Önceki teknolojilerde hızlı diyebileceğimiz veri aktarım hızları, gün geçtikçe yavaş olarak değerlendiriliyor. Mobil internet kullanıcıların büyük bir bölümü, cep telefonlarındaki internetin yavaş açılmasından şikayetçi. Özellikle HD kalitede videoları izlerken veya indirirken internetin yavaşlığından şikayet eden milyonlarca kullanıcının olduğunu söyleyebiliriz. Gerçi, hayatımıza birkaç yıl önce giren 4G teknolojisinden yeterince yararlanabildiğimizi söyleyemeyiz. Bununla birlikte 5G teknolojisi, hız konusunda sunduğu çözümlerle milyonlarca kullanıcının beklentilerini karşılayabilecek olanaklara sahip. Mobil internetin yanı sıra 5G’yle birlikte nesnelerin interneti konusunda da çok önemli kazanımlar elde edilecek. Bu kazanımlar da daha şimdiden merak konusu haline geldi.
-
- İnternet 5G ile birlikte altın çağını yaşayacak.
5G teknolojisi nesnelerin internetini nasıl etkileyecek?
İnternet hızını arttıracak olan 5G teknolojisi, nesnelerin interneti alanında çok önemli sonuçları beraberinde getirecek. Bunların başında şüphesiz ki akıllı sistemler geliyor. 5G’yle birlikte akıllı sistemler hayatımızda giderek daha fazla yer kaplayacak. Bu noktada en merak edilen konulardan biri, sürücüsü olmayan otomobillerin ne zaman kullanılmaya başlanacağıdır. 4.5G teknolojisi, veri aktarım hızı bakımından sürücüsü olmayan otomobillere geçiş için yeterince uygun bir teknoloji olarak değerlendirilmiyor. Bu gibi uygulamalarda 1 saniyenin altındaki sürelerde bile veri akışı son derece büyük bir öneme sahip. Çünkü çok küçük bir gecikme bile trafik kazası ve yaralanma risklerine yol açabiliyor. 5G teknolojisinin sunacağı olanaklar, sürücüsü olmayan otomobiller konusunda yapılan çalışmaları hızlandıracak. Sürücüsüz araç kullanımına paralel şekilde akıllı ulaşım sistemleri de önem kazanacak. 5G’nin sağlayacağı olanaklar sayesinde ofislerde ve evlerde akıllı sistemlerin kullanımının artacağını da söyleyebiliriz. Mevcut teknolojide internete bağlı akıllı cihazlar arasındaki etkileşim sınırlıyken 5G’yle birlikte çok daha fazla akıllı sistem aynı anda kontrol edilebilecek.
-
- 5G’yle birlikte dünyamızda pek çok şey değişecek.
5G teknolojisi mobil oyun pazarını nasıl etkileyecek?
İnternet teknolojilerindeki gelişimin doğrudan etkilediği pazarlardan biri de şüphesiz ki mobil oyun pazarıdır. İnternete bağlı mobil cihaz sayısı arttıkça mobil oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Pazara her geçen gün yeni oyuncular girerken, telefona indirilebilen veya online olarak oynanan oyunların sayısı da her geçen gün artıyor. Nesnelerin internetinin yanı sıra mobil oyun pazarı da 5G teknolojisini merakla beklemekte. Nitekim 4G teknolojisi, 3G’ye oranla hız konusunda daha iyi olsa da internet üzerinden oynanan oyunlar söz konusu olduğunda yetersiz kalabilmekte.
Cep telefonundaki internetin yavaş olduğunu düşünen kullanıcılar sırf bu nedenle mobil oyunlardan uzak durmayı tercih edebiliyor. 5G teknolojisine geçiş bu nedenle mobil oyun severler için de yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Fakat şu da var ki, 5G teknolojisinden yararlanabilmek için, kullanılan araçların teknik özelliklerinin buna uygun olması gerekmekte. 5G telefon satışları arttıkça ülkemizde ve dünya genelinde mobil oyun pazarının hızlı bir büyüme ivmesi yakalayacağını söyleyebiliriz.
-
- 5G telefon kullanımı arttıkça mobil oyun pazarı da büyüyecek.
5G teknolojisi ne zaman gelecek?
“5G nedir?” sorusu kadar merak uyandıran sorulardan biri de şüphesiz ki “5G teknolojisi ne zaman gelecek?” sorusudur. Dünyanın en önemli teknoloji şirketleri, 5G’ye geçiş konusunda birbirleriyle kıran kırana bir yarış içinde. 5G’de hangi ilklerin hangi şirketler tarafından gerçekleştirileceğine dair meraklar da giderek artıyor. Teknoloji şirketleri arasındaki yarış kızıştıkça beklentiler artıyor, planlanan takvimler öne çekiliyor. Halihazırda dünya genelinde 70 ülkede 170 operatör tarafından 5G’ye geçiş sağlanmış durumda. Abone sayısı ise 300 milyonu aştı. 2021 sonu itibariyle dünya genelinde 700 milyondan fazla kullanıcının 5G teknolojisinden yararlanacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde ise yakın döneme kadar 5G teknolojisinin 2020 yılı itibariyle kullanımına başlanacağı tahmin ediliyordu. Araya giren pandemi koşulları nedeniyle bu teknolojiye geçiş ve adaptasyon süreçleri istenildiği gibi ilerlemedi. 5G’nin yaygınlaşması konusunda en yakın tahminler 2023 yılını işaret ediyor. Halihazırda Türk Telekom öncülüğünde sürdürülen çalışmalar sayesinde ülkemizde 2023 yılı itibariyle 5G teknolojisinin yaygınlaşacağı tahmin ediliyor.
-
- Ülkemizde 5G’nin yaygınlaşması konusunda en yakın tahminler 2023 yılını işaret ediyor.
5G’nin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
5G’nin en önemli avantajı şüphesiz ki internet hızının artacak olmasıdır. Bu bağlamda en merak edilen sorulardan biri, “5G kaç GHz olacak?” sorusudur. 3G, 4G, 5G teknolojileri arasındaki farklar hız konusunda çok bariz şekilde ortaya çıkmakta. Bu teknolojiden önce hız konusunda en iyi değerler 700 MHz ile 6GHz aralığında gerçekleşmişti. 5G’yle birlikte hızın 28 ile 100GHz aralığında gerçekleşeceği değerlendiriliyor. İnternet hızı konusunda mevcut duruma oranla mükemmel bir gelişmeyi ifade eden bu durum, internet kullanımını ve internet üzerinden verilen hizmetlerin geliştirilmesini doğrudan etkileyecek. Hızın yanı sıra kapsama alanı ve cihazların pil ömrü konusunda da çok önemli avantajları beraberinde getirecek. Bu teknoloji sayesinde özellikle kırsal alanlarda karşılaşılan kapsama alanı sorunlarının sona ereceği tahmin ediliyor. Cihazların pil ömrünün de yeni dönemde artacağı değerlendiriliyor. 5G teknolojisi sayesinde mobil cihazlar daha az enerji tüketeceği için daha az şarj edilecek. 5G telefon çeşitlerinin ayda 1 kere şarj edilmesinin yeterli olacağı düşünülüyor.
-
- 5G telefonlarda enerji tüketimi azalacağı için ayda 1 şarj edilmeleri yeterli olacak.
5G teknolojisinin avantajlarına rağmen bazı dezavantajlarının olduğu da değerlendiriliyor. Bu bağlamda en sık sorulan sorulardan biri “5G tehlikeli mi?” sorusudur. 5G’yle birlikte frekans genişliği ciddi ölçüde artacağı için daha fazla elektromanyetik alan oluşacak. Kablosuz ağ bileşenlerinin yaratacağı elektromanyetik alanların metabolizma üzerinde ne gibi etkileri olacağını şimdiden tahmin etmek güç. Bu teknoloji sayesinde akıllı telefonları Wi-Fi bağlantısıyla televizyona bağlamak ve telefondaki bir videoyu televizyondan izlemek mümkün olacak. Ancak bu gibi kullanımlar nedeniyle maruz kalınacak elektromanyetik alanların ne gibi etkilerde bulunacağını henüz bilemiyoruz. Bu nedenle 5G’nin zararlı sonuçlarının olacağını düşünen insanların sayısı hiç de az değil. Bu teknolojinin bir diğer dezavantajı da kurulum pahalılığı ve yüksek maliyettir. Mobil iletişimde kullanılan altyapıların 5G’ye uyumlu hale getirilmesi ciddi bir bütçeyi gerektirmekte. Kullanıcılara fiyat farkı yansıtmamak için telefon operatörleri ellerindeki kaynakları etkin şekilde kullanarak bu süreci tamamlamaya çalışıyor. Geriye dönük uyumluluğunun sağlanamaması durumunda yeni telefon alma ihtiyacı da doğabilir.
-
- 5G’nin yaratacağı elektromanyetik alanların tehlikeli olabileceği düşünülüyor.
Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Teknoloji
Mavi Kuş Geri Döndü: Twitter 2 Gerçekten Başlıyor mu?
Yayınlandı
6 saat öncetarihinde
28 Ağustos 2026Yazar:
Samet Kabataş
Elon Musk, Twitter’ı satın aldıktan sonra platformun adını X olarak değiştirdi; mavi kuşu emekliye ayırdı, “tweet” kelimesini geri plana itti ve yıllardır alıştığımız Twitter kimliğini neredeyse tamamen ortadan kaldırdı.
Fakat görünen o ki mavi kuşun hikayesi henüz bitmemiş.
Operation Bluebird adlı ABD merkezli bir girişim, Twitter.now isimli yeni bir sosyal medya platformunu kullanıma açtı. Eski Twitter’ın görünümünü ve ruhunu geri getirmeyi amaçlayan platformda yanıt verme ve yeniden paylaşma gibi tanıdık özellikler bulunuyor. Kısacası siteye girenleri oldukça nostaljik bir görüntü karşılıyor.
Twitter Adı Nasıl Yeniden Kullanılıyor?
Tartışmanın merkezinde X’in eski Twitter markasından vazgeçip vazgeçmediği bulunuyor.
Operation Bluebird, Twitter’ın X olarak yeniden markalanmasının ardından “Twitter”, “Tweet” ve mavi kuş logosuna ait marka haklarının fiilen terk edildiğini savunuyor. X ise isim değişikliğinin bu haklardan vazgeçildiği anlamına gelmediğini söylüyor ve girişimin Twitter adını kullanmasına karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.
Sosyal medyada paylaşılan bazı haberlerde hâkimin Twitter markasının artık X’e ait olmadığına karar verdiği öne sürüldü. Ancak durum tam olarak böyle değil. Hâkim, Nisan 2026’daki duruşmada X’in bazı eski marka unsurlarından vazgeçmiş olabileceği yönünde bir değerlendirmede bulundu. Henüz Twitter markasının terk edildiğini kesinleştiren yazılı ve nihai bir karar açıklanmadı. Yani mavi kuş geri döndü ama hukuki mücadele henüz sona ermiş değil. The Trademark Lawyer
Eski Twitter’ın Yeni Hali
Twitter.now yalnızca eski tasarımı geri getirmekle yetinmek istemiyor. Platform, paylaşımların güvenilirliğini değerlendirmeyi amaçlayan “Vera” isimli bir sistem üzerinde de çalışıyor. Kullanıcıların karşılarına çıkan içerikleri güven puanlarına göre filtreleyebilmesi planlanıyor.
Platform şimdilik erken erişim aşamasında. Katılmak isteyenlerden 20 dolar, hukuki mücadeleye daha fazla destek vermek isteyenlerden ise 40 dolar ve üzeri ödeme talep ediliyor. Şirket, ücretli üyelik sisteminin bot hesapları azaltacağını ve platformun reklamverenlere bağımlı kalmadan gelişmesini sağlayacağını savunuyor. Twitter.now
İşin ilginç taraflarından biri de girişimin arkasındaki isim. Operation Bluebird’ün kurucuları arasında, geçmişte Twitter’ın hukuk ekibinde görev yapan Stephen Coates da bulunuyor. Yani eski Twitter’ı geri getirmek isteyen ekipte, markayı yakından tanıyan bir isim var.
Twitter Gerçekten Geri Dönebilir mi?
Twitter.now’ın kalıcı olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Platformun önünde hem X ile devam eden ciddi bir marka davası hem de yeni kullanıcıları ikna etme sınavı bulunuyor.
Yine de yaşananlar teknoloji dünyası açısından oldukça sıra dışı. Bir şirket, dünyanın en bilinen markalarından birini geride bırakıyor; başka bir girişim ise o markayı yerden alıp yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyor.
Elon Musk mavi kuşa veda etmiş olabilir. Fakat internet, anlaşılan o ki vedalaşmaya henüz hazır değil.
Teknoloji
Robot, Usain Bolt’u Geride Bıraktı
Yayınlandı
24 saat öncetarihinde
27 Ağustos 2026Yazar:
Samet Kabataş
İnsanlığın en hızlı sprinteri denildiğinde akla hâlâ Usain Bolt geliyor. Ancak Çin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda piste çıkan Tiangong Ultra, 100 metreyi Bolt’tan daha kısa sürede tamamladı.
Pekin merkezli X-Humanoid tarafından geliştirilen robot, eleme yarışında 100 metreyi 9,39 saniyede koştu. Böylece Usain Bolt’un 2009 yılında kırdığı ve hâlâ geçilemeyen 9,58 saniyelik insan dünya rekorundan daha iyi bir süre elde etti.
Tiangong Ultra yarışlar ilerledikçe hızını daha da artırdı. Önce 8,86 saniyeye inen robot, finalde 8,64 saniyelik dereceye ulaştı. Elbette bu sonuç Bolt’un resmî rekorunu elinden almıyor; insanlar ve robotlar farklı kategorilerde yarışıyor. Yine de ortaya çıkan tablo, insansı robotların son bir yıldaki gelişimini göstermesi bakımından oldukça dikkat çekici.
Bir yılda büyük değişim
Tiangong Ultra, geçtiğimiz yıl aynı mesafeyi 21,50 saniyede tamamlamıştı. Robotun kısa süre içinde derecesini yarıdan fazla düşürmesi; denge, hareket kontrolü ve hız konusunda ne kadar ciddi ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.
Yarışlar kusursuz da değildi. Bazı robotlar finişten sonra duramayarak bariyerlere çarptı, bazılarıysa dengesini kaybedip düştü. Yani hız konusunda insanları geride bırakmaya başlayan robotların, hareketlerini kontrol etme konusunda hâlâ öğrenecekleri var.
Asıl hedef yarış kazanmak değil
Dünya İnsansı Robot Oyunları yalnızca eğlenceli bir spor organizasyonu olarak düzenlenmiyor. Futbol, boks ve koşunun yanı sıra ev işleri, otel hizmetleri ve acil durum müdahaleleri gibi günlük hayata yönelik alanlarda da robotlar test ediliyor.
Pistte kazanılan hız ve denge becerilerinin gelecekte fabrikalarda, depolarda, bakım hizmetlerinde ve tehlikeli çalışma alanlarında kullanılması hedefleniyor.
Şimdilik Usain Bolt’un spor tarihindeki yeri güvende. Fakat robotların yalnızca bir yılda kaydettiği gelişime bakılırsa, önümüzdeki yarışlarda bizi çok daha şaşırtıcı görüntüler bekliyor olabilir.
Kaynak: Associated Press, Reuters
Teknoloji
Bill Gates’ten Yapay Zekâ Alarmı
Yayınlandı
24 saat öncetarihinde
27 Ağustos 2026Yazar:
Samet Kabataş
Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin gündeminde değil; çalışma biçimimizden iletişim alışkanlıklarımıza kadar hayatın hemen her alanını değiştiriyor. Bill Gates’e göre ise dünya, bu dönüşümün hızına henüz hazır değil.
Gates, yapay zekânın sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda büyük fırsatlar sunacağını düşünüyor. Ancak aynı teknoloji, iş gücü ve güvenlik konusunda ciddi sorunları da beraberinde getirebilir.
İş hayatında hızlı bir dönüşüm
Satış, müşteri hizmetleri, yazılım, hukuk ve veri analizi gibi alanların yapay zekâdan ilk etkilenecek meslekler arasında olması bekleniyor. Robot teknolojisinin gelişmesiyle bu değişim zamanla fiziksel işlere de yayılabilir.
Gates’in asıl endişesi işlerin değişmesi değil, bunun çok hızlı gerçekleşmesi. Özellikle kariyerinin başındaki gençler, başlangıç seviyesindeki pozisyonların azalması nedeniyle iş hayatına girerken daha fazla zorlanabilir.
Dijital tehditler büyüyebilir
Yapay zekâ güvenlik açıklarını tespit etmek için kullanılabildiği gibi, dolandırıcılık ve siber saldırıları daha kolay hâle getirmek için de kullanılabilir.
Gerçeğinden ayırt edilmesi zor sahte görüntüler, kişiye özel dolandırıcılık mesajları ve kritik kurumları hedef alan saldırılar önümüzdeki dönemin önemli riskleri arasında gösteriliyor.
Her işi yapması gerekiyor mu?
Yapay zekâ geliştikçe bakım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda da daha fazla kullanılacak. Ancak empati ve insani iletişim gerektiren bazı görevlerin tamamen makinelere bırakılması tartışmalı.
Bir robot kötü bir haberi kusursuz biçimde aktarabilir. Fakat o anda ihtiyaç duyulan şey yalnızca doğru bilgi olmayabilir.
Gates’e göre çözüm, yapay zekâyı durdurmaya çalışmak değil; dönüşümü doğru yönetmek. Çünkü asıl soru artık yapay zekânın hayatımıza girip girmeyeceği değil, bu değişime ne kadar hazırlıklı olduğumuz.
Kaynak: Bill Gates – The choices we make about AI now are critical
Trendler
-
Lifestyle1 ay önceLinkedIn yeni Instagram mı?
-
Teknoloji2 ay önceiOS 27 Public Beta Kullanıma Sunuldu: İşte Öne Çıkan Yenilikler
-
Girişimcilik1 ay önceMartı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir
-
Kariyer1 ay önceMaaş Beklentisi Sorusuna Nasıl Cevap Verilir?
-
Bilgisayar4 hafta önceBilgisayar Mühendisliği Öğrencileri İçin En İyi Laptop Özellikleri
-
Beyaz Yakalım2 ay önceMülakatlarda En Sık Sorulan 10 Soru ve Etkili Cevaplar
-
Teknoloji1 ay önceGoogle’dan Rekor Bilanço: Kâr %298 Arttı
-
Bilgisayar2 ay önceLaptop Alırken Yapılan En Büyük 10 Hata





