Bizi Takip Edin

Lifestyle

Çay hakikaten harareti alır mı?

Yayınlandı

tarihinde

Çay hakikaten harareti alır mı konusuna ilişkin gerçekler Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Sıcak bir Temmuz sabahı bilgisayarımın başına geçtim, çayımı yudumlarken bu haftaki blogumda hangi derin mevzuya el atsam diye düşündüm. Malumunuz, yaz sıcakları geldi, evlerde ve kapalı alanlarda durmak zorlaştı. Çayımı yudumlarken şöyle bir durup düşündüm; dışarısı sıcaktan kavruluyor ama ben sıcak çay içiyorum! Ya hu, bu işte bir gariplik yok mu? Toplum olarak çayı çok seviyoruz, küçük yaşlardan itibaren çay içmeye alıştırılıyoruz. Soğuk havalarda tamam, ısınmak için çay içmemiz normal bir durum. Peki, sıcak havalarda hararetimizi gidermesi için çay içmemiz gerçekten doğru mu? Tecrübeyle sabittir ki, evet doğru. Peki, bu nasıl mümkün oluyor? Konuyu araştırırken, işte dedim, bu hafta el atacağım derin mevzuyu bulmuş oldum: Çay hakikaten harareti alır mı? İnanması biraz güç gelebilir, ama hakikaten de harareti alıyor arkadaşlar. Nasıl mı? İşte cevaplar… 

Olay vücudun ısı dengesini koruma şekliyle ilgili.

Belki daha önce siz de merak etmişsiniz, çay hakikaten harareti alır mı diye. Çünkü bu konu aslında yılların klişesidir. Yaz sıcaklarının en dayanılmaz olduğu günlerde bile bir yerlerden bir şekilde duyarız; çay iç, hararetin geçsin! Kulağa ne kadar paradoksal geliyor, öyle değil mi? Hadi diyelim gençler yanılıyor, peki yaşını başını almış amcalar teyzeler de mi yanılıyor? Sıcak havada sıcak çay içerek hararetlerini gidermeseler böyle bir konuyu gündeme getirirler mi? Evet, konu biraz paradoksal görünüyor. Ama görünüşe aldanmamak lazım. Bize sıcak yaz günlerinde ısrarla sıcak çay içirmek isteyen amcalar ve teyzelerin de çok iyi bildiği gibi, “Çay hakikaten harareti alır mı?” sorusunun cevabı evettir. Onlar belki konunun bilimsel açıklamasını bilmiyor olabilirler. Ve bunun nedenini açıklayamıyor olabilirler. Olsun, zararı yok. Açıklamayı Ofixboy kardeşiniz bendeniz yapacağım. 

Olay aslında tümüyle vücudun ısı dengesini koruma şekliyle ilgilidir sevgili arkadaşlar. Sıcak çay içtiğimizde, vücudun aldığı ısı nedeniyle sıcaklığı artar. Halk arasında “hararet bastı” diye ifade edilen bu durum, vücudu ısı dengesini korumak yönünde harekete geçirir. Vücut ısısının yüksek olmasını doku ve organların işlevlerini yerine getirmesi için zararlı gören vücudumuz, ısı dengesini sağlamak için ter mekanizmasını devreye sokar. İşin ilginç tarafı burada başlıyor. Hava sıcakken ter mekanizması devrede değil mi? Elbette devrede, sıcak havalarda vücudumuz ısı dengesini korumak için doğal olarak ter atıyor. Ancak, sıcak çay içtiğimizde, vücut ısımız bir anda ve daha fazla yükseldiği için ter mekanizması normalden daha fazla ve hızlı şekilde çalışıyor. Sıcak çay içtiğimizde, ilk yudumda hissettiğimiz “hararet bastı” durumunun temelinde ardan vücut ısısı var. Sonrasında ise ter mekanizması normalden daha fazla çalıştığı için ter atma yoluyla vücut ısımız düşüyor. Yani hararetimiz gidiyor. 

Çayın harareti alması çaydan mı yoksa çayın ısısından mı kaynaklanıyor?

Bu soruya cevap vermek için fazla bilimsel makale okuyup kafa karıştırmaya gerek yok arkadaşlar. Basit bir deneyle bu sorunun cevabını bulabilirsiniz. Çayınızı sıcakken değil de normal sıcaklıkta; oda sıcaklığı diye tabir edilen 18 derecede için bakalım. Sıcaklığı ölçmek için termometreye de gerek yok. Bardağınıza dokunduğunuzda elinizde yanma hissi oluşmuyorsa bu deneyi yapabilirsiniz. Çayınızı bu şekilde içtikten sonra aynı soruyu sorun bakalım; “Çay hakikaten harareti alır mı?” Cevap ne çıkacak biliyor musunuz? Hayır, çıkacak! Şimdi hoppala diyebilirsiniz. Ya hu, yukarıda hani evet demiştin, şimdi hayır diyorsun! Bu işte bir çelişki yok mu? Yok sevgili arkadaşlar, çelişki yok. Çünkü konu çayla doğrudan ilgili değil, çayın ısısıyla ilgili. Başka deyişle, çayı sıcakken değil de normal sıcaklıkta içtiğinizde hararetinizde azalma oluşmaz. Çünkü ter mekanizmasını harekete geçiren çay değil, çayın ısısıdır. 

Peki ya tannik asit neyin nesi?

Mesele anlaşılmıştır sanırım. Ofixboy kardeşiniz bendeniz, bu çok merak edilen “Çay hakikaten harareti alır mı?” sorusuna güzelce bir yanıt verdim sanırım. Ancak, henüz konu kapanmadı arkadaşlar. Bir de çayın bileşimindeki tannik asit meselesi var. Bunu daha önce hiç duydunuz mu, bilemiyorum. Fakat çayda (söylemeye gerek yok belki ama yine de belirteyim, elbette siyah çayı kastediyorum) bulunan tannik asit, ter bezleri üzerinde olumlu etkilere sahip. Yani vücudun ter atmasını kolaylaştırıyor. Peki, çayı sıcakken değil de normal sıcaklıkta içtiğimizde tannik asidin ter atmaya bir katkısı oluyor mu? Buna da rahatlıkla hayır cevabını verebilirim. Çayı ister sıcak, isterseniz soğuk için, tannik asitten bu şekilde yararlanamazsınız. Tannik asidin ter atma konusunda etkin sonuç doğurabilmesi için ter bezlerine doğrudan uygulanması gerekmekte. Çay içerek vücuda giren ve dolaşıma karışan tannik asidi ter bezlerimiz maalesef etkin şekilde kullanamıyor. 

Aşırı terleme gibi bir şikayetiniz varsa, çaydan ve özellikle tannik asitten yararlanarak bu şikayetinizde iyileşme gözlemleyebilirsiniz. Ama bunun yolu çay içmekten ziyade, koltuk altlarınıza siyah çay uygulamaktır. Bu uygulama için siyah poşet çaylar daha pratik bir çözüm sağlayabilir. Yoksa, dökme çay yapıp da demlikte kalan çayı koltuk altlarınıza uygulamak iyi bir çözüm olmayabilir. Koltuk altlarındaki aşırı terlemenin yanı sıra el ve ayak terlemesi ile aşırı sırt terlemesi gibi şikayetleriniz için de siyah poşet çaylardan yararlanabilirsiniz. Terlemenin oluştuğu bölgelerde tannik asit, gözeneklerin açılmasını sağlar. Böylelikle cildiniz rahat nefes alır ve daha kolay ter atar. Tannik asidin bir diğer özelliği de ter bezlerinin düzensiz çalışmasını önlemesidir. Bu bakımdan, cilde doğrudan uygulanan siyah çay, bileşimindeki tannik asit nedeniyle vücudun ter atmasını kolaylaştırır. Vücut ısısı düştükçe hararet azalır. Ama tabii bunların gerçekleşmesi için çayı içmek değil, ilgili bölgeye doğrudan uygulamak gerekir. 

Tüm sıcak içecekler harareti alır mı?

Çay hakikaten harareti alır mı meselesi hâlâ kapanmadı sevgili arkadaşlar! Geriye önemli bir soru daha kaldı. Bunu da ele almam lazım. Şimdi diyeceksiniz ki, madem çayın harareti almasının nedeni çayın kendisi değil, ısısı, peki o zaman sıcak havalarda hararetimizi gidermek için iyi bir çay yerine başka herhangi bir sıcak içecek tüketebilir miyiz? Madem ki çayın bileşimindeki tannik asidin terlemeyi düzenlemede etkili olması için cilde doğrudan uygulanması gerekiyor, o zaman sıcak çay yerine başka herhangi bir sıcak içecek de aynı etkiyi gösterebilir mi? Evet arkadaşlar, aynen düşündüğünüz gibi. Hararetinizi gidermek için sıcak çay yerine diyelim ki sıcak süt bile içseniz, vücudun ter mekanizması aynı şekilde devreye giriyor ve vücut ısısını düşürmek için ter atımını gerçekleştiriyor. Harareti gidermek için sıcak yaz günlerinde sıcak çayın daha fazla tercih edilmesinin en önemli nedeni, ulaşımının kolay ve maliyetinin düşük olmasıdır. 

Diyelim ki ofiste çalışıyorsunuz, çok bunaldınız, klima bile yetmiyor. Zaten klimanın da belli bir ideal çalışma aralığı var. Sıcaklığı dış ortam sıcaklığından en fazla 7 derece kadar düşük tutabilirsiniz. Aksi durumda klima kullanımı sağlığınıza zarar verebilir. 7 derecelik farkın üzerine çıkarsanız, vücudunuz ısı dengesini sağlamada ciddi zorluk çeker ve buna tepki gösterir. Demek ki, ofiste serinlemek için klima kullanmak yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda klimadan ziyade, vücut ısınızla ilgili çözümler bulabilirsiniz. Hararetinizi gidermek için sıcak çay içerseniz, vücudunuz ter mekanizmasını hızlıca devreye sokar ve ferahlama sağlar. Klimanın sıcaklığını düşürmeye veya fan hızını arttırmaya gerek kalmadan vücudunuz doğal yollarla ısı dengesini sağlar. Bunu aslında tüm sıcak içeceklerle yapabilirsiniz. Fakat sıcak sütü nereden bulacaksınız? Sıcak kahve ise tansiyonunuzu yükseltebilir. Geriye en doğru seçenek olarak sıcak çay kalıyor. Tabii, sıcak su da içilebilir, ama bunun keyif vereceğini söyleyemem. 

Başa dönelim. Şu şartla ki…

Bu yazdıklarımın ardından çay hakikaten harareti alır mı meselesi hâlâ kapanmadı arkadaşlar. Başta verdiğim evet cevabı, normal şartlar altında geçerli bir durumla, daha çok bir süreçle ilgili. Vücudunuzda eğer terlemeyle ilgili bir sorun varsa, ter bezleriniz düzgün şekilde çalışmıyorsa sıcak çay içtiğiniz halde hararetinizde azalma oluşmayabilir. Zaten çay hakikaten harareti alır mı meselesinde kafa karıştıran konulardan biri de bu. Eğer sıcak çay içtiğiniz halde hararetinizde azalma oluşmuyorsa, ter bezlerinizin çalışma şeklinde bir sorun var demektir. Cilt üzerinde bulunan gözeneklerin kapalı olması nedeniyle vücudunuz ter atamayabilir. Böyle bir durumda zaten sadece hararet sorunu değil, pek çok sağlık sorunu yaşayabilirsiniz. Bu gibi durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Sorun sadece koltuk altlarınıza siyah çay uygulamakla çözülecek kadar basit olmayabilir. 

Evet arkadaşlar, çay hakikaten harareti alır mı meselesi bu cevabın ardından kapanabilir. Haftaya bakalım hangi derin mevzuya el atacağım! Beni okumaya devam edin!!! 🙂 Araya bir de reklam sıkıştırayım. İster çay olsun, isterseniz diğer sıcak içecekler, tüm içecek alışverişlerinizi, hatta tüm sarf malzemesi alışverişlerinizi benim sevgili şirketim Ofix üzerinden uygun fiyat avantajıyla gerçekleştirebilirsiniz. Geçin internetin başına, birkaç tıklamayla verin siparişiniz, çayınızı da diğer ihtiyaçlarınızı adresinize getirelim. Şöyle güzelce hararetinizi atın, evde veya ofiste yaz sıcaklarından bunalmadan güzel güzel çalışın…

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler