Bizi Takip Edin

Lifestyle

Sunum yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Sunum yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Sunum yapmak, eğitim ve iş hayatımızın ayrılmaz parçalarından biridir. İyi hazırlanan ve başarıyla gerçekleştirilen sunumlar, bilgilerin yayılması ve davranış tarzı değişikliğinin sağlanmasında büyük bir rol üstlenir. İyi bir sunum yapabilmek için kişinin okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmesi çok önemli. Sunum becerisi ayrıca, iyi bir yönetici olmanın temel koşullarından biridir. Kariyer yönetimi konusunda başarılı olmak istiyorsanız, sunum yaparken ne gibi zorluklar yaşadığınızı tespit etmeli, sunum becerilerinizi mutlaka geliştirmelisiniz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, sunum yaparken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele alacağız.

Sunumunuzun hazırlık aşamasına çok önem vermelisiniz.

Sunum yapmak, topluluk önüne çıkıp konuşmaktan ibaret değildir. Sunumunuzu ne kadar iyi hazırlarsanız, o kadar iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Sunum hazırlamada en önemli konu ise slayt oluşturmadır. Slaytlar için Powerpoint veya Keynote programlarından yararlanabilirsiniz. Slaytlarınızı en güzel şekilde oluşturmanızı sağlayacak pek çok özellik, bu programlarda zaten mevcut. Sunumunuzun hedef kitlesi çocuklarsa veya görsel açıdan sade ve basit slaytlar kullanmayı tercih ediyorsanız, Prezi programından da yararlanabilirsiniz.

Slaytlarınızı oluşturmadan önce, sunumunuzun iyi bir planını yapmış olmalı, slayt akışı için belirli bir taslak hazırlamalı, konu başlıklarını mutlaka önceden belirlemelisiniz. Slaytlarınızda renk seçimi, yazı stili ve büyüklüğü, grafik ve efekt kullanımı, arka plan ve görselleştirmelere büyük özen göstermelisiniz. Sunumunuzda vermek istediğiniz mesajların içeriğine ve önem derecesine uygun renkler seçerseniz, etkileyicilik düzeyini arttırabilirsiniz. Renk seçiminde ayrıca, birbirine yakın renkler kullanmak yerine zıt renkler kullanmalı, farklı kontrastlardan yararlanmalısınız.

Slaytlarınızda ayrıca, yazı stili seçimine de büyük özen göstermeli, okumayı güçleştiren karmaşık fontlar kullanmamalısınız. Seçtiğiniz fontu tüm slaytlarda kullanmalı, slaytlarınızda farklı fontlar kullanarak dikkat dağıtmamalısınız. İtalik, kalın ve altı çizili yazı seçeneklerini de fazla kullanmamalı, yalnızca çok önemli kısımlar için bu özelliklerden yararlanmalısınız. Font büyüklüğü ise ne fazla küçük, ne de fazla büyük olmalı. Slaytlarınızda yazıları görsellerin üzerine yazmaktan kaçınmalı, anlatacağınız her şeyi yazıya geçirmemelisiniz.

Grafikler ve efektler konusunda da yine, fazla abartıya kaçmamalı, yalnızca özel durumlarda bunlardan yararlanmalısınız. Anlaşılmayı zorlaştıran arka planlar kullanmaktan kaçınmalı, görselleştirmelerde aşırılığa kaçmamalısınız. Abartılı arka planlar ve görseller kullanırsanız, dinleyicilerin dikkatlerini konu üzerinde toplamaları zorlaşır. Görsellerin sayısına da dikkat etmeli, olması gerekenin altında veya üzerinde görsel kullanmamalısınız. Olması gerekenden daha az görsel kullanırsanız, slaytlarınızın etkileyicilik gücü azalır. Fazla görsel kullanmak ise dikkatin dağılmasına yol açar.

Heyecanınızı kontrol altında tutmalısınız.

Topluluk önünde bir şeyler yapmaya alışkınsanız, sunum sırasında daha az heyecanlanır, heyecanınızı kontrol altına almakta zorlanmazsınız. Hatta, kendinizi sunum yapıyor gibi hissetmekten çok, arkadaşlarınızla sohbet ediyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Fakat alışkın değilseniz, kendinizi mutlaka sunumunuza psikolojik açıdan hazırlamalısınız. Sunum sırasında aşırı heyecanlanmak, performansınızı olumsuz yönde etkileyecek ve sunumunuzun başarısına zarar verecektir.

Heyecanınızı kontrol altında tutmak için, bu sunumun sizin için ne anlam ifade ettiğini ve size hangi fırsatları sunabileceğini sürekli aklınızda bulundurmalısınız. Bu sayede, kendinizi şartlara daha kolay adapte ederek heyecanınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Bu yeterli olmuyorsa ve heyecan düzeyiniz hep yükseklerde seyrediyorsa, birkaç yudum su içebilir ve dinleyicilere soru sorabilirsiniz. İnteraktif bir yaklaşım sergilerseniz hem heyecanınızı daha kolay kontrol altına alabilir, hem de sunumunuzu daha keyifli hale getirebilirsiniz.

Beden dilinizi etkin bir şekilde kullanmalısınız.

İş hayatında beden dilinden etkin bir şekilde yararlanırsanız, başarı düzeyinizi kolayca yükseltebilirsiniz. Sözlü iletişimde beden dilinin gücü, sözcüklerden çok daha yüksek bir düzeyde. Başka deyişle, ne kadar güzel ve etkileyici slaytlar hazırlamış olursanız olun, sunum sırasında beden dilinizi etkin bir şekilde kullanmazsanız başarı düzeyiniz sınırlı kalacaktır. Fakat diğer taraftan, sunumunuzun etki gücünü arttırmak adına beden dili kullanımında abartıya kaçarsanız, dinleyicilerin hem dikkati dağılacak, hem de bu tür abartılı davranışları kendilerine yönelik bir saldırı gibi algılayacaklardır. Bu gibi hassas konularda abartı ve aşırılıklardan kaçınmalı, ölçülülüğünüzü hiçbir zaman kaybetmemelisiniz.

Sunum sırasında beden dilinizi etkin bir şekilde kullanmak için, olabildiğince dik durmaya çalışmalı, vücut ağırlığınızı iki tarafa dengeli bir şekilde dağıtmalısınız. Ayaklarınızı birbirine paralel şekilde tutmalı, ayak açıklığınızı omuz genişliğinizle sınırlamalısınız. Ellerinizi kullanım şeklinize büyük özen göstermeli, ellerinizi cebinize sokmaktan olabildiğince kaçınmalısınız. Ellerinizi kullanmak konusunda herhangi bir sıkıntı çekiyorsanız, elinize bir kalem veya gözlük alabilir ya da sunum kumandasından yararlanabilirsiniz. Ayrıca, kıyafet seçiminize de dikkat etmeli ve beden dilinizi kullanmanızı zorlaştıran kıyafetler giymemelisiniz.

Dinleyicilerin gözlerine bakmayı ihmal etmemelisiniz.

İletişim sırasında karşıdaki kişiyle göz teması kurmak, iletişimin olumlu yönde seyretmesine büyük katkı sağlıyor. Sunum yaparken yere veya yukarıya bakmaktan kaçınmalı, dinleyicilerle göz temasını korumalısınız. Göz teması sırasında, dinleyicilere kesinlikle dik bakışlar yöneltmemeli, hafif tebessümle bakmalısınız. Sunumunuzu eğer yazılı bir metinden okuyarak yapacaksanız, arada sırada kafanızı kaldırıp dinleyicilere bakmalı, sıkılanlar (hatta uyumaya başlayanlar) varsa sunum metninizin bir kısmını kısaca özetleyerek sunumunuza sohbet havası katıp dikkatlerini çekmelisiniz.

Fazla hareket etmemelisiniz.

Sunum yapmak için farklı mekanlar kullanılabilmekte. Şirket içi toplantılarda daha çok toplantı odası veya salonları kullansak da bazen daha kalabalık ortamlarda sunum yapmamız gerekebiliyor. Hangi ortamda olursa olsun, sunumumuzun başarısı için mekanı etkin bir şekilde kullanmalı, mekanda sabit durmak yerine biraz hareket etmeli, fakat abartıya kaçmamalıyız. Küçük mekanlarda hareket miktarınızı sınırlı tutmalı, büyük mekanlarda ise sürekli hareket etmekten kaçınmalısınız. Hareket sırasında mekanı eşit şekilde kullanmalı, tek bir alana odaklanmamalısınız.

Sürenizi aşmamalısınız.

Sunum yaparken karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de süreyi aşmak oluyor. Bu sorun esasen, sunumun hazırlık aşamasında gereken özen ve titizliğin gösterilmediğini düşündürür. Slaytlarınızı sunum sürenize uygun şekilde hazırlarsanız, süre aşımı sorununu yaşamazsınız. Sunumunuzu belirlenen süre içinde bitirebilecekken uzatma eğilimi içine giriyorsanız, bunun da doğru bir tutum olmadığını belirtelim. Unutmayın ki, sunumlarda ne çok şey bildiğinizi değil, bilginizi ne şekilde kullandığınızı göstermeniz gerekir. Belirlenen süre içinde sunumu bitirebilmek, konuya hakimiyetiniz ve bilgiyi kullanma gücünüz hakkında olumlu bir imaj uyandıracaktır.

Soruları iyice dinlemeli, doyurucu cevaplar vermelisiniz.

Sunumunuzu tamamladıktan sonra, dinleyicilerden mutlaka soru gelecektir. Bu noktada en sık karşılaşılan hata, dinleyicinin sorusunu tamamlamadan cevap hazırlamaya çalışmak oluyor. Soru iyi anlaşılmadığı için verilen cevaplar, dinleyiciyi çoğu zaman tatmin etmiyor. Soru sorulurken, vereceğiniz cevabı düşünmek yerine soruya odaklanmalısınız. Uzun ve karmaşık bir soruyla karşılaşırsanız ya da ne cevap vereceğinizi bulmakta güçlük çektiğiniz anlarda, dinleyiciye kısa bir geri bildirimde bulunabilirsiniz. Cevap verirken, soruyu asla geçiştirmeye çalışmamalı, ikna edici açıklamalar yapmalısınız. Soru size ne kadar saçma ve anlamsız gelirse gelsin, soruyu mutlaka dinlemeli ve cevap verirken karşınızdaki kişiye yönelik itibar zedeleyici tutumlar içine girmemelisiniz.

Editörün Tavsiyesi: Mühlen R400 Sunum Kumandası

Sunum yaparken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu incelediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği sunum kumandası olan Mühlen R400 sunum kumandası ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Mühlen markasının en çok satan sunum kumandası olan bu ürünler, 15 metreye kadar kullanılabiliyor. Pil göstergesi sayesinde, sunumunuzun yarıda kalmasını engelleyebilir, yumuşak dokulu gövdesi sayesinde bu ürünleri kolayca kullanabilirsiniz. 2 adet kalem pille çalışan bu ürünler, USB alıcısı sayesinde PC, Mac ve TV’ye takılıp kolayca kullanılabilmekte. 

Ofix’te satışı devam eden diğer sunum ürünlerini, sunum cihazları ve aksesuarları kategorisinden inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler