Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofix hayat kurtarıyor!

Yayınlandı

tarihinde

Ofix ekibi kan ve kök hücre bağışında bulunarak nice hastaya umut ışığı oldu!

Benim sevgili şirketim Ofix ile ne kadar övünsem azdır arkadaşlar! Geçenlerde Bir hayat da sen kurtar! isimli yazımda da bahsettiğim üzere, Kızılay‘ın kış döneminde kan bağışlarında ciddi bir azalma ortaya çıkmakta. Kök hücre konusunda ise durum çok daha kritik. Böyle bir ortamda Ofix ekibi olarak harekete geçelim ve bağışta bulunalım dedik. Hızlı bir şekilde organize olduk ve Kızılay‘la temasa geçtik. Mobil kan alma aracı, 12 Şubat Salı günü şirketimizi ziyaret etti ve yüksek bir katılımla kan ve kök hücre bağışında bulunduk.

Acar editörünüz Ofixboy kardeşiniz bendeniz, konuyla ilgili olarak Kızılay yetkilisiyle küçük bir röportaj yaptım. Bugünkü yazımda bu röportajı paylaşacağım. Yaptığımız bağışlarla sağlıklarına kavuşacak hastalara nice uzun ömürler diliyor, düzenlediğimiz etkinliğin başka firmalara örnek olmasını umut ediyoruz…

Merhabalar, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Kızılay’ın kış aylarında düşen kan bağışlarına katkı sağlamak için düzenlediğimiz Ofix Kan Bağışlıyor! etkinliğimiz hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Merhabalar, böylesine anlamlı bir etkinlik düzenlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Bahar ve yaz döneminde havalar iyi olduğu için insanlar kendilerini daha enerjik hissediyor ve kan vermeye daha yatkın oluyorlar. Kış aylarında ise enfeksiyonlar artıyor ve bağışçı bulmak zorlaşıyor. Şehirlerin en kalabalık meydanlarına konuşlandırdığımız mobil kan toplama araçlarımız, popülasyon az olduğu için daha az kişiye ulaşıyor. Kan verebilecek durumda olanlar ise vücut ısılarını korumakta zorluk çekecekleri gibi endişelere kapılıp bağış yapmak istemeyebiliyor. Düzenlediğiniz etkinlik sayesinde birçok insana umut ışığı oldunuz. Duyarlılığınızdan dolayı çok teşekkür ederiz.

Kış aylarında düşen kan bağışı sayısını arttırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Kızılay bu konuda birçok alternatifi değerlendirerek etkin bir kampanya sürecini birçok kanaldan başarıyla yönetiyor. Gazete ve televizyonların temsilcileriyle görüşülüyor, duyurular yapılıyor, sosyal medyadan çağrılar yapılıyor. Kızılay‘ın stoklarının azalması, tüm toplumumuzu ve geleceğimizi etkileyen çok ciddi bir sorun. Böyle bir sorunu Ocak ayı itibariyle yaşamaya başladık. Kızılay yönetimi, sorunun çözümü için kampanya başlattı. Kampanyamız, medya ve kamuoyunun sevdiği isimler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Bu bağlamda Kadın dizisi oyuncularının gösterdiği duyarlılığı özellikle vurgulamak istiyorum. Televizyondan ve sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrılar o kadar etkili oldu ki, 1 yılda yapılan bağışı 2 ayda topladık. Bu gibi destekler bizim için çok önemli. TV dizileri, sosyal medyada yaratılan hareketlilik, haber bültenlerinde bu konuların konuşulması, toplumumuzdaki farkındalık düzeyini olumlu yönde etkiliyor. Kan ve kök hücre bağışı konusunda çeşitli sivil toplum örgütlerinin düzenlediği kampanyalar da oldukça etkili oluyor.

Peki kurumların desteği nasıl? Bağış konusunda kurumsal talepleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kurumların desteği toplumumuzdaki farkındalıklarla paralel bir şekilde artıyor. Fakat bu konuda henüz istediğimiz düzeyi yakalayamadığımızı belirtmek isterim. Bizim için gönüllü ve düzenli kan bağışı çok önemli. Gerekli şartlara sahip herkes, 2 ayda bir kan bağışında bulunabilir. Bu sayede daha fazla ihtiyaç sahibine umut ışığı olabiliriz. Yapılan her ünite kan bağışı, 3 kişiye hayat veriyor. Kan bağışında yıllık 2.5 milyon üniteden fazla kan topluyoruz. Bu yıl için hedefimiz 3 milyon ünite kanı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak.

Kök hücre bağışı konusunda da ilginin giderek artmakta olduğunu söyleyebilirim. Bunun en önemli nedenlerinden biri, 5 yıl öncesine kadar kök hücre bağışlarının yalnızca üniversite hastanelerinde yapılmasıydı. Kızılay‘ın bu konuya dahil olmasıyla birlikte, kök hücre bağışlarında epeyce mesafe kat edildi. Ancak yine de yolun henüz başındayız. Daha fazla donöre ulaşabilmek için kurumsal destekler bizim için çok önemli. Çünkü kurumlar, daha hızlı bir şekilde organize olup bize ulaşabiliyor. Biz de en kısa sürede dönüş yaparak bağışları topluyoruz.

Sizi Ofix’te ağırlamaktan büyük keyif aldık. Umarız kan ve kök hücre bağışı konusunda belirlediğiniz hedeflerin de üzerine çıkarsınız. Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ofix ekibi nice hastaya umut ışığı oldu. Dilerim bu etkinliğiniz, tedarikçilerinize ve müşterilerinize de örnek olur ve daha fazla insana ulaşabiliriz. Tüm ekibinize teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler