Akıllı telefonlar bizim yerimize düşünen, bir tıkla yemek siparişlerini verdiğimiz, faturaları ödediğimiz, binlerce uygulamayla dilediğimizi yapabildiğimiz sihirli bir cihaz. Kulağa şahane geliyor, değil mi? Peki, akıllı telefonlar beyni tembelleştiriyor mu? Evet arkadaşlar, tembelleştiriyor. Sağladığı tüm bu kolaylıklar, sandığımız kadar masum değil. Çünkü vücudumuzun yönetim merkezi beynimizi tembelliğe alıştırmak, olumsuz etkileri de beraberinde getiriyor. REEM Nöropsikiyatri Kliniği’nden Dr. Mehmet Yavuz, akıllı telefonların beynimize olan etkilerini şu şekilde anlatıyor.
Akıllı telefonlar beynin odaklanma yeteneğini azaltıyor.
Dijital bir çağın tam ortasındayız. Günlük hayatımızın bir parçası olan cihazların dijitalleşmesinin ötesinde, bilgi de dijitalleşti. Artık her türlü bilgiye akıllı telefonlar üzerinden ulaşabiliyor, günde binlerce iletiye maruz kalabiliyoruz. Bu durum, hayatımıza yeni kavramların girmesine yol açıyor. Tıpkı, multitasking gibi… Yani aynı anda çoklu medya kullanımında bulunmak. Ancak bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, multitasking durumunu yaşayanlar odaklanmada güçlük çekerek ihtiyaçları olan bilgileri bulmakta zorlanıyor. Bu durum iş ve okul hayatındaki başarı ve verimi düşürmenin ötesinde, zamanla beynin tembelleşmesine yol açarak temel fonksiyonlarını bile yerine getirmekte zorlanmasına yol açabiliyor.
Multitasking, odaklanmayı zorlaştırmakta.
Hafıza ve dikkat konusundaki notumuz düşüyor.
İnsan beyni, aynı anda birden fazla işe odaklanmayı tercih etmiyor. Oysa bizler, akıllı telefon kullanırken aynı zamanda diğer işlerimizi de sorunsuz bir şekilde hallettiğimizi düşünüyoruz. Halbuki işten işe atlamak, beynimiz için hiç de verimli bir yöntem değil. Çünkü beynimiz sürekli yeni bir şeylere odaklamaya çalışırken, yüksek seviyedeki bilgi ve duygu işlemlerinden sorumlu ön singulat kortex zayıflıyor, bilgi ve deneyimlerimizi hafızamızda tutmamız zorlaşıyor.
Odaklanma sorunu, hafızamızı olumsuz etkilemekte.
Peki, ne yapmalıyız?
Akıllı telefonları hayatımızdan tamamen çıkaramasak da kullanımıyla ilgili kendimize bir sınırlama getirebiliriz. Bunun için sürekli telefona bakmak yerine, dikkatimizi odaklandığımız diğer işlere vermeyi tercih etmeli, elimiz her telefona gittiğinde kendimizi durdurmayı bilmeliyiz. Ayrıca yaydığı dalgaların etkisini minimize etmek için yattığımız odada akıllı telefon bulundurmamayı ve telefon görüşmelerinde kulaklık kullanmayı tercih etmeliyiz.
Elimiz her telefona gittiğinde kendimizi durdurmayı bilmeliyiz.
Laptop satın alırken birçok kullanıcı yalnızca işlemciye veya ekran kartına odaklanır. Oysa uzun yıllar memnun kalacağınız bir bilgisayar seçebilmek için donanımın dengeli olması gerekir. Bu rehberde en sık yapılan 10 hatayı ve bunlardan nasıl kaçınabileceğinizi bulabilirsiniz.
1. Sadece İşlemciye Bakmak
İşlemci güçlü olsa bile yetersiz RAM, düşük TGP’li ekran kartı veya yavaş SSD genel deneyimi olumsuz etkileyebilir.
2. Ekran Kartının Sadece Modeline Bakmak
RTX modeli kadar TGP değeri ve soğutma sistemi de performansı etkiler.
3. RAM Kapasitesini Hafife Almak
16 GB birçok kullanıcı için başlangıç noktasıdır; yoğun iş yüklerinde 32 GB avantaj sağlayabilir.
4. SSD Kapasitesini Küçük Seçmek
Modern oyunlar ve projeler hızla depolama alanı tüketebilir.
5. Soğutmayı Göz Ardı Etmek
Güçlü termal tasarım uzun süreli performans için kritik öneme sahiptir.
6. Ekran Kalitesini Önemsememek
Çözünürlük, parlaklık, yenileme hızı ve renk doğruluğu kullanım deneyimini doğrudan etkiler.
7. Yükseltilebilirliği Kontrol Etmemek
RAM ve SSD yükseltme imkânı cihazın ömrünü uzatabilir.
8. Bağlantı Noktalarını İncelememek
USB-C, HDMI, Thunderbolt veya kart okuyucu ihtiyacınızı önceden belirleyin.
9. Kullanım Amacını Belirlememek
Oyun, mühendislik, AI geliştirme veya içerik üretimi farklı donanım gereksinimleri doğurur.
10. Sadece Fiyata Odaklanmak
Fiyat/performans dengesi, garanti ve servis desteği de değerlendirilmelidir.
Doğru Laptop Seçimi İçin Kontrol Listesi
Kontrol Noktası
Neden Önemli?
Öneri
İşlemci + GPU
Dengeli performans
Birlikte değerlendirin
RAM
Çoklu görev
16–32 GB DDR5
SSD
Hız ve depolama
En az 1 TB NVMe
Ekran
Görüntü kalitesi
Hz, parlaklık ve paneli inceleyin
Soğutma
Kararlı performans
Uzun yük testlerine bakın
Yükseltilebilirlik
Uzun ömür
RAM/SSD desteğini kontrol edin
Excalibur Modelleri Değerlendirilirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Laptop seçerken yalnızca işlemci veya ekran kartına odaklanmak yerine sistemin tamamını değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Excalibur modelleri incelenirken aşağıdaki kriterler birlikte değerlendirilmelidir:
Intel® Core™ Ultra işlemci
NVIDIA GeForce RTX ekran kartı
TGP değeri
DDR5 bellek
PCIe Gen4 NVMe SSD
IPS veya OLED ekran seçenekleri
Yenileme hızı
Soğutma sistemi
RAM ve SSD yükseltilebilirliği
Kullanım senaryosuna göre Excalibur modelleri şu şekilde değerlendirilebilir:
Excalibur G870: Günlük kullanım, üniversite, yazılım geliştirme ve dengeli oyun performansı arayan kullanıcılar için değerlendirilebilir.
Excalibur G915: QHD oyunculuk, mühendislik, mimarlık, video düzenleme ve içerik üretimi gibi daha yoğun iş yükleri için güçlü bir alternatif olarak değerlendirilebilir.
Excalibur G920: Yapay zekâ geliştirme, profesyonel içerik üretimi, büyük mühendislik projeleri ve uzun süre yüksek performans gerektiren kullanım senaryoları için üst seviye bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Not: Excalibur G870, G915 ve G920 serilerinde sunulan işlemci, ekran kartı, RAM ve ekran özellikleri modele ve donanım konfigürasyonuna göre değişebilir. Satın alma kararı verirken teknik özelliklerin birlikte değerlendirilmesi önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Laptop alırken ilk neye bakmalıyım? Kullanım amacınızı belirledikten sonra işlemci, GPU, RAM ve ekran dengesini değerlendirin.
16 GB RAM yeterli mi? Birçok kullanıcı için evet; profesyonel iş yüklerinde 32 GB avantaj sağlayabilir.
RTX ekran kartı herkese gerekli mi? Hayır. İhtiyaç duyulan yazılım ve oyunlara göre değişir.
Excalibur alırken nelere dikkat etmeliyim? Donanım dengesi, soğutma sistemi ve yükseltilebilirlik en önemli kriterler arasındadır.
Instagram, uzun süredir beklenen bir detayı sonunda getirdi: Artık yazdığın yorumları sonradan düzenleyebiliyorsun.
Hani yorum yazıp “keşke bir bakıp gönderseydim” dediğin anlar var ya… Silip yeniden yazma derdi büyük ölçüde ortadan kalktı.
Ama tamamen özgür değilsin. Yorumu paylaştıktan sonra 15 dakikalık bir süren var. Bu süre içinde istediğin kadar değişiklik yapabiliyorsun, ama süre dolunca iş bitiyor.
Düzenlenen yorumlar da gizli kalmıyor bu arada. İnsanlar yorumun değiştirildiğini görebiliyor ama ilk hali görünmüyor. Yani “ne yazmıştı acaba?” kısmı biraz gizemli kalıyor.
Bir de küçük bir sınır daha var: Sadece yazıyı düzenleyebiliyorsun. Eğer yorumda görsel de varsa, o olduğu gibi kalıyor.
Aslında bakınca çok büyük bir özellik gibi durmayabilir ama uzun zamandır can sıkan küçük bir sorunu çözmesi açısından önemli.
Üstelik bu özellik yeni duyurulmuş olsa da, bazı kullanıcılar bunu zaten fark etmişti. Son haftalarda “yorum düzenleme geldi galiba” diye konuşanların sayısı artmıştı.
Gelen tepkiler de genel olarak aynı noktada birleşiyor: “Artık gelmesi gerekiyordu.” Hatta biri espri yapmış: “73 yıl sürdü ama sonunda oldu.”
Aynı gün Instagram, genç kullanıcılarla ilgili bir değişikliği de paylaştı. Artık bazı içerikler, 13 yaş ve üzeri film derecelendirmesine göre sınırlandırılacak.
Bu kararın arkasında da son dönemde artan eleştiriler var. Özellikle gençler üzerindeki etkisi uzun zamandır tartışma konusu.
Geçtiğimiz ay Meta’nın başı da bu yüzden epey ağrıdı. New Mexico’da şirket, çocuk güvenliğini riske atmakla suçlu bulundu. Los Angeles’ta ise jüri, uygulamaların gençler için bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığına karar verdi.
Üstelik konu kapanmış değil. Şu anda Meta’ya karşı açılmış binlerce dava devam ediyor. 40 farklı eyaletin başsavcısı da sürecin içinde.
Apple’ın yıllarca “en güçlü Mac” olarak konumlandırdığı Mac Pro sahneden çekildi. 18 yıldır hayatımızda olan kule tipi bu efsane model artık üretilmeyecek.
Son olarak 2023’te M2 Ultra çipiyle güncellenen Mac Pro, Apple mağazasından kaldırıldı. Şu an için yalnızca yenilenmiş (refurbished) olarak bulunabiliyor.
Bir Dönemin Gücüydü Ama Güncellenmedi
Mac Pro aslında uzun süredir “güncel” sayılmıyordu. Evet, 2023’te yeni çip geldi ama kasanın kendisi 2019’dan beri aynıydı.
Apple, 2019’da cihazı daha modüler hale getirerek profesyonellere yeniden göz kırpmıştı. Ancak yüksek başlangıç fiyatı ve sınırlı kullanıcı kitlesi nedeniyle beklenen etkiyi yaratamadı.
Kısacası: güçlüydü ama herkes için değildi.
Yerini Kim Aldı? Tahmin Edildiği Gibi: Mac Studio
Apple boşluğu çoktan doldurmuştu bile. Yeni gözde: Mac Studio.
Daha kompakt, daha modern ve Apple Silicon mimarisine tam uyumlu bu model, profesyonel kullanıcıların yeni tercihi haline geldi.
Üstelik performans tarafında da geri kalmıyor. Hatta çoğu kullanıcı için Mac Pro’nun sunduğu gücü, daha ulaşılabilir ve pratik bir formda sunuyor.
Tasarım Cesurdu… Ama Pek Tutmadı
Mac Pro’nun geçmişine baktığımızda en çok konuşulan versiyonlardan biri 2013’te çıkan silindirik modeldi.
Şık mıydı? Evet. Sessiz miydi? Evet. Ama pratik miydi? Pek sayılmaz.
Tek fanlı soğutma sistemi ve sınırlı genişletme seçenekleri, profesyonel kullanıcılar için ciddi bir problem yarattı. Özellikle PCIe slotlarının olmaması ve donanım yükseltmelerinin kısıtlı olması, cihazı zamanla geri plana itti.
Apple bile sonrasında bu tasarımın “termal olarak sınırlı” olduğunu kabul etti.
Mac Pro Neden Emekli Edildi?
Aslında cevap çok net: Apple artık gücü farklı bir şekilde sunuyor.
Mac Studio, Mac mini ve iMac üçlüsü; hem performans hem de kullanım kolaylığı açısından daha dengeli bir yapı sunuyor.
Bugün Apple’ın masaüstü tarafındaki lineup şöyle:
iMac (M4 çip)
Mac mini (M4 ve M4 Pro)
Mac Studio (en güçlü seçenek)
Mac Studio’nun fiyatı ise 125.000 TL’den başlıyor, üst konfigürasyonlarda 250.000 TL’yi rahatlıkla geçiyor.
Kısaca…
Mac Pro, teknoloji dünyasında önemli bir yere sahipti. Ama artık oyun değişti.
Apple, “büyük ve modüler” yerine “küçük ama aşırı güçlü” cihazlara odaklanıyor.
Mac Pro’nun vedası da aslında bu dönüşümün en net göstergesi.
Murat
14 Ocak 2021 saat 23:57
O kadar alıştıkki artık onlar olmadan da olmuyor.