Bizi Takip Edin

Teknoloji

Barkod nedir ve nasıl kullanılır?

Yayınlandı

tarihinde

Barkod nedir ve nasıl kullanılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz.

Birbirine paralel siyah çizgiler ve altındaki numaralardan oluşan barkodlar pek çok alanda işlerimizi kolaylaştırıyor, bize hız ve zaman kazandırıyor. İster market alışverişlerimiz olsun, isterse ayakkabı, giysi, kozmetik alışverişlerimiz, barkodlar sayesinde ürünleri kasadan kolayca geçiriyor, fiyat ve stok bilgilerine istediğimiz zaman ulaşabiliyoruz. Günümüzde hızlı bir gelişim ivmesi yakalayan otomatik tanıma ve veri toplama uygulamaları sayesinde barkodlar pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Perakende satışın yanı sıra endüstriyel ortamlarda, lojistik alanında, sağlık hizmetlerinde ve daha pek çok alanda barkodlar sayesinde ürün ve fiyat bilgilerine kolayca ulaşıyor, mal ve stok takibini kolayca yapabiliyoruz. Ürünlerin alış, satış ve depolama işlemlerinde hata ihtimalini en aza indirgeyen barkod sistemleri sayesinde işlerimizi sorunsuz şekilde gerçekleştirme imkanı kazanıyoruz. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, barkod nedir ve nasıl kullanılır konusunu ele alacağız. İşletmenizde henüz barkod sistemine geçmemiş olabilirsiniz. Bu sistemin nasıl kullanıldığını merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Barkod nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse barkod, birbirine paralel çizgilerden ve altındaki numaralardan oluşan, verilerin otomatik şekilde aktarılmasını sağlayan özel bir kodlama yöntemidir. “Barkod nedir?” sorusuna cevap almak isteyenler barkoddaki çizgi ve boşlukların anlamını merak eder. Özellikle çizgi kalınlıklarının ve boşluk miktarlarının niçin farklı olduğu merak konusudur. Barkodlarda çizgilerin ve aralarındaki boşlukların her birinin özel bir sayısal değeri vardır. Nitekim değişik kalınlıktaki çizgiler ve boşluklar referans numarasını gösterir. Referans numarası, ürünün sisteme kayıt numarasıdır. Yani ürünle ilgili bilgiler bu numara üzerinden sisteme eklenir. Dolayısıyla referans numaraları, ürünlerle ilgili fiyat veya stok miktarı gibi bilgileri içermez. Bu nedenle ürünle ilgili bir güncelleme yapıldığında referans numarası değişmez. Referans numarası sabit kaldığı için ürünle ilgili her türlü güncelleme bu numara üzerinden kolayca takip edilir. Referans numaralarının oluşumu ve takibi dijital veriler üzerinden sağlandığı için barkod sistemleri her bakımdan daha pratik ve güvenilir çözümler sunar. 

Halk arasında çubuk kod veya çizgi im olarak da bilinen barkodlar, belirli birtakım verileri görsel özellikli makineler tarafından okunan özel bir kodlama yöntemiyle sunar. Bu yönüyle barkodlar aslında ürünün bir tür dijital kimliğidir. Günlük alışverişlerimizde örneğin marketten bir ürün alırken, ödeme yapmak için kasaya geçeriz. İşlemimizin gerçekleşmesi için kasiyer, ürünün barkodunu barkod okuyucudan geçirir. Böylelikle ürüne ait bilgiler ekrana düşer. Ödeme adımında ürünün satış adedi ve fiyat bilgileri faturaya yansır. Alışverişin ardından ürün adedi stoktan otomatik olarak düşer. Bu sayede işletme sahibi veya ilgili personel, üründen stokta kaç adet kaldığını anlık olarak takip etme fırsatı elde eder. İster perakende satış olsun, isterse toplu satışlar, barkodlar sayesinde alışverişlerin tüm aşamaları hızlı, kolay ve güvenilir şekilde gerçekleşir. Özellikle sıcak satış söz konusu olduğunda barkodlar, sürecin pratik şekilde ilerlemesini sağlar. Barkodları basmada kullanılan barkod yazıcılar sayesinde ürünlerin satışı ve stok takibi büyük ölçüde kolaylaşır. 

Barkod programı nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse barkod oluşturmayı ve işlemeyi sağlayan programlara barkod programı denir. Kullanımı oldukça kolay olan bu programlar, temelde bir bilgisayar ve el terminalleri sayesinde çalışır. Barkodları basmak için kullanılan cihazlara ise barkod yazıcı denir. Bu yazıcılar, barkodları termal rulolar üzerine basmak için gerekli termal baskı özelliklerine sahiptir. Barkodları basmada farklı araçlar kullanılsa da en dayanıklı barkodlar ancak barkod yazıcılar tarafından basılır. Nitekim bu yazıcılar, basımı gerçekleşen barkodların daha dayanıklı ve uzun ömürlü olması için gerekli niteliklere sahiptir. Üstelik baskı hızı ve kapasitesi konusunda da daha başarılı sonuçlar verirler. İşletmenin kullandığı barkod programı, barkodun oluşması için gerekli teknik imkanları işletmeye sunar. Son adımda çıktısı alınan barkod, ürüne yapıştırılarak ürünün satış, depolama ve diğer tüm süreçlerinin takibi kolaylaşır. Stoklara eklenen ürünlerin bilgilerine ulaşmak için el terminaliyle barkodun okutulması yeterlidir. Ürüne ait tüm kayıtlı bilgiler böylelikle ekrana düşer. 

Günümüzde birçok markette ve mağazada gördüğümüz barkod okuyucuların görevi, barkodu taramak ve sinyalleri bilgisayara göndermektir. Bu sinyaller sayesinde bilgisayardaki kayıtlı ürün bilgileri ekrana düşer. Barkodlarda çizgiler ve rakamlardan oluşan iki bölüm vardır. Bunlardan çizgiler, barkod okuyucu tarafından barkodun okunmasını sağlar. Diğer taraftan rakamlar ise gerektiğinde manuel işlem yapma imkanı sunar. Barkodda bulunan siyah çizgilerin hepsinin bir değeri vardır. Bu değerler “1”, “11”, “111”, “1111” şeklinde olabilir. Barkoddaki en ince siyah çizgi “1” değerini gösterir. En kalın çizginin ifade ettiği değer ise “1111” değeridir. Ayrıca boşlukların da birer değeri vardır. Bu değerler “0” rakamı üzerinden tanımlanır. Barkoddaki en ince boşluk “0” değerini gösterir. En kalın boşluğun değeri ise “0000” değeridir. Bu programlar sayesinde ayrıca barkodların her türlü stok kodu, seri numarası, personel kodu gibi bilgileri göstermeleri de sağlanabilir. İhtiyaçlara uygun çözümler sunan bu programlar barkodların hayatımızda giderek daha fazla yer almasını sağlamakta. 

EAN-13 barkod çeşidi nedir?

Ülkemizde perakende alanında en çok bilinen ve kullanılan barkod çeşidi EAN-13 barkod çeşididir. Bu barkod çeşidinde 13 hane mevcuttur. Bu haneler 4 kısma ayrılır. İlk üç rakamın bulunduğu kısım, ürünün ülke veya simge kodunu gösterir. Her ülkenin farklı bir kodu olduğu için bu ilk kısım ülkeden ülkeye değişir. Ardından gelen dört rakam barkodun ikinci kısmını gösterir. Bu kısımda firma kodu yer alır. Bunun ardından gelen beş rakam ise barkodun üçüncü kısmını oluşturur. Bu beş rakamlık kısım ürünün sisteme tanıtılmasını sağlar. Barkodun son kısmında kalan tek rakam ise özel bir hesap algoritması sayesinde belirlenir. Yani bu rakam, barkodun doğru okunabilmesini sağlayan özel bir rakamdır. Lazer okuyucu olarak da bilinen barkod okuyucular, özel yazılımlar sayesinde barkodları görüntü içinden tarayabilme özelliğine sahiptir. EAN-13 barkod çeşidinin en önemli özelliği, tedarik zincirindeki tüm firmaların optik okuyucuları tarafından kolayca okunabilmesidir. Bu sistem sayesinde perakendeciler, uyumlu olmayan barkodların yaratabileceği sorunlardan kolayca kurtulurlar. 

Barkod kullanmanın faydaları nelerdir?

Barkodların en önemli faydası şüphesiz ki işletmeye ürün alım, satım ve depolama işlerinde hız ve zaman kazandırmasıdır. Barkodda bulunan çizgi ve boşluklara göre tarama yapan barkod okuyucu çeşitleri, bilgisayara klavye aracılığıyla girişi yapılması zor ve zaman alan verileri ekrana hızlı ve kolay şekilde taşır. Çünkü barkoddaki referans numarası, ürün hakkındaki bilgilerin sisteme kolaylıkla işlenmesini sağlar. Nitekim bir ürünün barkodunu okuttuğunuzda, sistemde kayıtlı ürün adı, markası, fiyatı ve diğer bilgilerine hızlı ve kolay şekilde ulaşabilirsiniz. Üstelik bu bilgilerin sisteme manuel işlenmesi hata risklerini arttırır. Sıcak satış söz konusu olduğunda barkodlar büyük bir avantaj sağlar. Özellikle satış sırasında bekleme süresini azaltır. Depo barkod sistemleri ise her türlü depolama faaliyetinde, stok kontrolü ve yönetiminde pratik çözümler sunar. Aynı şekilde bu sistemler kullanılarak depodaki stoklar anlık olarak ve doğru şekilde kolayca takip edilir. Ürün giriş çıkışının fazla olduğu depo ve işletmelerde barkodlar sayesinde iş yükü azalır. Buna ek olarak verimlilik artar. 

Barkodlar sayesinde veriler bilgisayar ortamında saklanır. Bu sayede farklı cihazlar ve bağlantı özelliklerini kullanarak veri takibini istediğiniz yerden kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Dolayısıyla veri paylaşımları için de pratik çözümler bulabilirsiniz. Örneğin stoklarınızdaki ürün adedini anlık olarak uzak bir noktadan öğrenebilirsiniz. Hatta bu bilgiyi ilgili kişi veya kurumlarla paylaşabilirsiniz. Barkodlarla gerçekleşen mal ve stok takip süreçleri, işletmelerin insan kaynakları maliyetlerinde de tasarruf imkanı sunar. Başka bir deyişle manuel olarak gerçekleşmesi zor olan ve fazla kaynak kullanmayı gerektiren işler barkodlarla ekonomik şekilde sonuçlanır. Böylelikle işletme giderlerinde tasarruf oluşur. Ayrıca ürünlerle ilgili datalara ulaşmak kolaylaşır. Nitekim bu sistemlerin kullandığı veri toplama uygulamaları ihtiyaç duyduğunuz dataları sistemden kolayca çekmenizi sağlar. Böylelikle stok hareketlerinize göre uygun adımları atarak operasyonunuzu sağlıklı şekilde sürdürebilirsiniz. Diğer taraftan, istenmeyen stok hareketlerini de kolayca önleyebilirsiniz. 

Barkodlarla ilgili ihtiyaçlarınıza uygun çözümler Ofix’te!

Barkod nedir ve nasıl kullanılır konusunu ele aldığımız bu yazımızı küçük bir hatırlatmayla tamamlamak istiyoruz. Online ofis marketiniz Ofix, işletmelerin sarf malzemesi ihtiyaçlarına kaliteli ve ekonomik çözümler sunuyor. Sitemizde satışı devam eden barkod okuyucuları ve el terminalleri kategorisinde inceleyebilirsiniz. Ayrıca sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Teknoloji

Mavi Kuş Geri Döndü: Twitter 2 Gerçekten Başlıyor mu?

Yayınlandı

tarihinde

Elon Musk, Twitter’ı satın aldıktan sonra platformun adını X olarak değiştirdi; mavi kuşu emekliye ayırdı, “tweet” kelimesini geri plana itti ve yıllardır alıştığımız Twitter kimliğini neredeyse tamamen ortadan kaldırdı.

Fakat görünen o ki mavi kuşun hikayesi henüz bitmemiş.

Operation Bluebird adlı ABD merkezli bir girişim, Twitter.now isimli yeni bir sosyal medya platformunu kullanıma açtı. Eski Twitter’ın görünümünü ve ruhunu geri getirmeyi amaçlayan platformda yanıt verme ve yeniden paylaşma gibi tanıdık özellikler bulunuyor. Kısacası siteye girenleri oldukça nostaljik bir görüntü karşılıyor.

Twitter Adı Nasıl Yeniden Kullanılıyor?

Tartışmanın merkezinde X’in eski Twitter markasından vazgeçip vazgeçmediği bulunuyor.

Operation Bluebird, Twitter’ın X olarak yeniden markalanmasının ardından “Twitter”, “Tweet” ve mavi kuş logosuna ait marka haklarının fiilen terk edildiğini savunuyor. X ise isim değişikliğinin bu haklardan vazgeçildiği anlamına gelmediğini söylüyor ve girişimin Twitter adını kullanmasına karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.

Sosyal medyada paylaşılan bazı haberlerde hâkimin Twitter markasının artık X’e ait olmadığına karar verdiği öne sürüldü. Ancak durum tam olarak böyle değil. Hâkim, Nisan 2026’daki duruşmada X’in bazı eski marka unsurlarından vazgeçmiş olabileceği yönünde bir değerlendirmede bulundu. Henüz Twitter markasının terk edildiğini kesinleştiren yazılı ve nihai bir karar açıklanmadı. Yani mavi kuş geri döndü ama hukuki mücadele henüz sona ermiş değil. The Trademark Lawyer

Eski Twitter’ın Yeni Hali

Twitter.now yalnızca eski tasarımı geri getirmekle yetinmek istemiyor. Platform, paylaşımların güvenilirliğini değerlendirmeyi amaçlayan “Vera” isimli bir sistem üzerinde de çalışıyor. Kullanıcıların karşılarına çıkan içerikleri güven puanlarına göre filtreleyebilmesi planlanıyor.

Platform şimdilik erken erişim aşamasında. Katılmak isteyenlerden 20 dolar, hukuki mücadeleye daha fazla destek vermek isteyenlerden ise 40 dolar ve üzeri ödeme talep ediliyor. Şirket, ücretli üyelik sisteminin bot hesapları azaltacağını ve platformun reklamverenlere bağımlı kalmadan gelişmesini sağlayacağını savunuyor. Twitter.now

İşin ilginç taraflarından biri de girişimin arkasındaki isim. Operation Bluebird’ün kurucuları arasında, geçmişte Twitter’ın hukuk ekibinde görev yapan Stephen Coates da bulunuyor. Yani eski Twitter’ı geri getirmek isteyen ekipte, markayı yakından tanıyan bir isim var.

Twitter Gerçekten Geri Dönebilir mi?

Twitter.now’ın kalıcı olup olmayacağını söylemek için henüz erken. Platformun önünde hem X ile devam eden ciddi bir marka davası hem de yeni kullanıcıları ikna etme sınavı bulunuyor.

Yine de yaşananlar teknoloji dünyası açısından oldukça sıra dışı. Bir şirket, dünyanın en bilinen markalarından birini geride bırakıyor; başka bir girişim ise o markayı yerden alıp yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyor.

Elon Musk mavi kuşa veda etmiş olabilir. Fakat internet, anlaşılan o ki vedalaşmaya henüz hazır değil.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Robot, Usain Bolt’u Geride Bıraktı

Yayınlandı

tarihinde

İnsanlığın en hızlı sprinteri denildiğinde akla hâlâ Usain Bolt geliyor. Ancak Çin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda piste çıkan Tiangong Ultra, 100 metreyi Bolt’tan daha kısa sürede tamamladı.

Pekin merkezli X-Humanoid tarafından geliştirilen robot, eleme yarışında 100 metreyi 9,39 saniyede koştu. Böylece Usain Bolt’un 2009 yılında kırdığı ve hâlâ geçilemeyen 9,58 saniyelik insan dünya rekorundan daha iyi bir süre elde etti.

Tiangong Ultra yarışlar ilerledikçe hızını daha da artırdı. Önce 8,86 saniyeye inen robot, finalde 8,64 saniyelik dereceye ulaştı. Elbette bu sonuç Bolt’un resmî rekorunu elinden almıyor; insanlar ve robotlar farklı kategorilerde yarışıyor. Yine de ortaya çıkan tablo, insansı robotların son bir yıldaki gelişimini göstermesi bakımından oldukça dikkat çekici.

Bir yılda büyük değişim

Tiangong Ultra, geçtiğimiz yıl aynı mesafeyi 21,50 saniyede tamamlamıştı. Robotun kısa süre içinde derecesini yarıdan fazla düşürmesi; denge, hareket kontrolü ve hız konusunda ne kadar ciddi ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.

Yarışlar kusursuz da değildi. Bazı robotlar finişten sonra duramayarak bariyerlere çarptı, bazılarıysa dengesini kaybedip düştü. Yani hız konusunda insanları geride bırakmaya başlayan robotların, hareketlerini kontrol etme konusunda hâlâ öğrenecekleri var.

Asıl hedef yarış kazanmak değil

Dünya İnsansı Robot Oyunları yalnızca eğlenceli bir spor organizasyonu olarak düzenlenmiyor. Futbol, boks ve koşunun yanı sıra ev işleri, otel hizmetleri ve acil durum müdahaleleri gibi günlük hayata yönelik alanlarda da robotlar test ediliyor.

Pistte kazanılan hız ve denge becerilerinin gelecekte fabrikalarda, depolarda, bakım hizmetlerinde ve tehlikeli çalışma alanlarında kullanılması hedefleniyor.

Şimdilik Usain Bolt’un spor tarihindeki yeri güvende. Fakat robotların yalnızca bir yılda kaydettiği gelişime bakılırsa, önümüzdeki yarışlarda bizi çok daha şaşırtıcı görüntüler bekliyor olabilir.

Kaynak: Associated Press, Reuters

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Bill Gates’ten Yapay Zekâ Alarmı

Yayınlandı

tarihinde

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin gündeminde değil; çalışma biçimimizden iletişim alışkanlıklarımıza kadar hayatın hemen her alanını değiştiriyor. Bill Gates’e göre ise dünya, bu dönüşümün hızına henüz hazır değil.

Gates, yapay zekânın sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda büyük fırsatlar sunacağını düşünüyor. Ancak aynı teknoloji, iş gücü ve güvenlik konusunda ciddi sorunları da beraberinde getirebilir.

İş hayatında hızlı bir dönüşüm

Satış, müşteri hizmetleri, yazılım, hukuk ve veri analizi gibi alanların yapay zekâdan ilk etkilenecek meslekler arasında olması bekleniyor. Robot teknolojisinin gelişmesiyle bu değişim zamanla fiziksel işlere de yayılabilir.

Gates’in asıl endişesi işlerin değişmesi değil, bunun çok hızlı gerçekleşmesi. Özellikle kariyerinin başındaki gençler, başlangıç seviyesindeki pozisyonların azalması nedeniyle iş hayatına girerken daha fazla zorlanabilir.

Dijital tehditler büyüyebilir

Yapay zekâ güvenlik açıklarını tespit etmek için kullanılabildiği gibi, dolandırıcılık ve siber saldırıları daha kolay hâle getirmek için de kullanılabilir.

Gerçeğinden ayırt edilmesi zor sahte görüntüler, kişiye özel dolandırıcılık mesajları ve kritik kurumları hedef alan saldırılar önümüzdeki dönemin önemli riskleri arasında gösteriliyor.

Her işi yapması gerekiyor mu?

Yapay zekâ geliştikçe bakım, eğitim ve sağlık gibi alanlarda da daha fazla kullanılacak. Ancak empati ve insani iletişim gerektiren bazı görevlerin tamamen makinelere bırakılması tartışmalı.

Bir robot kötü bir haberi kusursuz biçimde aktarabilir. Fakat o anda ihtiyaç duyulan şey yalnızca doğru bilgi olmayabilir.

Gates’e göre çözüm, yapay zekâyı durdurmaya çalışmak değil; dönüşümü doğru yönetmek. Çünkü asıl soru artık yapay zekânın hayatımıza girip girmeyeceği değil, bu değişime ne kadar hazırlıklı olduğumuz.

Kaynak: Bill Gates – The choices we make about AI now are critical

Okumaya Devam Et

Trendler