Bizi Takip Edin

Lifestyle

Beyaz Yakalılar İçin Evde Verimli Çalışma Rehberi

Yayınlandı

tarihinde

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi Ofix Blog'da...

Korona dönemiyle birlikte beyaz yakalıların önemli bir bölümü, uzaktan çalışma sistemine geçmişti. Fakat home ofis çalışma şekli evde verimli çalışma konusunda pek çok olumsuz koşul içermekte. Ofiste çalışmaya oranla daha rahat ve ekonomik olduğu düşünülen evde çalışma, doğru önlemler alınmadığında çalışanların ve işletmelerin performans düşüklüğü ve mali kayıp yaşamalarına neden olabiliyor. Yakın dönemde pek çok işletme, çalışanları için uzaktan çalışma yönetmeliği hazırladı. Ve uzaktan çalışma sözleşmesi ile hangi kurallara uymaları gerektiğini çalışanlarına tebliğ etti. Peki, evde verimli çalışma konusunda ne gibi önlemler almak gerekir? Ofix Blog’da bugünkü yazımızda, yaşanması muhtemel sorunların önüne geçmek amacıyla beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi hazırladık. 

Temiz ve düzenli bir çalışma alanına sahip olmalısınız.

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde ilk sıraya, temiz ve düzenli bir çalışma alanına sahip olmayı koyuyoruz. Evde çalışırken temiz ve düzenli bir çalışma alanına sahip olursanız, motivasyon ve odaklanma güçlüğü yaşamazsınız. Temiz ve düzenli bir çalışma alanında dikkatinizi işinize odaklamanız çok daha kolaydır. Kirli ve düzensiz çalışma alanları ise işe duyulan ilgiyi azaltır ve dikkat dağınıklığına yol açar. İhtiyaç duyduğunuzda bulamadığınız masaüstü gereçleri veya kırtasiye malzemeleri, işe duyduğunuz ilgi ve heyecanın bir anda azalmasına yol açabilir. Evde çalışırken kullandığınız araç ve gereçleri çalışma alanınızda her zaman temiz ve düzenli tutmalısınız. Çalışma masası ve diğer eşyaların her gün tozunu almalısınız. Sırf toz almakla bile kendinizi daha iyi hisseder, evde verimli çalışma konusunda daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Aynı şekilde, işiniz bittikten sonra kullandığınız araç ve gereçlerinizi çalışma alanınıza düzenli bir şekilde yerleştirmelisiniz. 

İşletmelerde yapılan verimlilik analizi sonuçları, temiz ve düzenli bir çalışma alanına sahip olmanın motivasyon üzerinde büyük etkisi olduğunu gösteriyor. İşletmelerde verimlilik yönetimi için alınan önlemler, üretimde verimlilik sağladığı gibi, çalışanların performanslarını da arttırıyor. Ofisten çalışırken ofis temizliği ne kadar önemliyse, evden çalışırken ev temizliği de aynı derecede önemlidir. Tam kapanma döneminde çalışma alanınızın temizliğini ve düzenliğini siz sağlayacaksanız, bu işleri günlük olarak gerçekleştirmeye özen göstermelisiniz. Evde verimli çalışma için evinizin ve çalışma alanınızın günlük temizlik işlerini düzenli olarak gerçekleştirirseniz, bu işler için ayırmanız gereken süre kısalır. Üstelik, verimliliğiniz artarken yaratıcılığınız da artar, sorun çözme beceriniz gelişir. Çalışma alanınızı düzenli tutmak içinse, öncelikle gereksiz hiçbir ürünü çalışma alanınızda bulundurmamalısınız. Çalışma masanızı düzenlemek için masaüstü organizerler ve diğer kırtasiye ürünleri yardımcı olabilir. 

Ergonomik ürünleri tercih etmelisiniz.

Evde kullanılan koltuk ve sandalyeler ne kadar şık olursa olsun, uzun süreli kullanımlar için gerekli ergonomik özelliklere sahip olmayabilir. Mutfak veya yemek masası sandalyeleri, ofis sandalyelerinden farklı estetik niteliklere ve kullanım özelliklerine sahiptir. Uzun süreli kullanımlar halinde bu ürünler, sırt ve bel ağrıları başta olmak üzere pek çok ağrıya yol açabilir. Bu gibi durumlarda evde verimli çalışma konusunda etkin sonuçlar elde edemezsiniz. Gereğinden fazla rahat ve konforlu ürünler de yine, işe duyduğunuz ilgiyi azaltarak performans düşüklüğüne neden olabilir. Oysa ergonomik ürünler, vücut yapınızla uyumlu ürünlerdir. Ve uzun süreli kullanımlar için gerekli niteliklere sahiptir, evde verimli çalışma konusunda faydalıdır. Öyle ki, korona döneminde Ofix kullanıcıları, evde kullandıkları koltuk ve sandalyelerden farklı olarak ofis koltuk ve sandalyesi siparişi verdiler. Evden çalışırken bu konuda bugüne kadar gerekli iyileştirmeleri henüz gerçekleştirmediyseniz, tam kapanma dönemiyle birlikte bu iyileştirmeyi sağlayabilirsiniz. 

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde ergonomik ürünleri tercih ederseniz, iş performansınız ve verimliliğiniz ciddi ölçüde artar. Evde çalışırken kullanacağınız koltuk ve sandalyeler bel, sırt ve boyun sağlığınızı korumanıza yardımcı olmalı. Nitekim, koltuk veya sandalyelere oturduğumuzda kalça, bel ve çevresindeki kaslarda kasılma başlar. Yerimizden kalkıncaya kadar bu kasılma devam eder. “S şeklinde” bel desteğine sahip ofis koltukları, kasların fazla zorlanmasını önler. Aynı zamanda da kalkış sırasında kasların daha kolay hareket etmesine yardımcı olur. Evde verimli çalışma konusunda daha olumlu sonuçlar almak için mutlaka ergonomik ürünleri tercih etmelisiniz. Bu sayede bel, sırt ve boyun ağrılarınızda iyileşme sağlar, kendinizi daha dinç hissedebilirsiniz. Eğer ihtiyaç duyuyorsanız, ergonomik ayak desteği de çok işinize yarayabilir. PC ekipmanları da yine, vücut tipinize uygun ve ergonomik olmalı. Bu sayede el, bilek ve parmak ağrısı şikayetlerinizde iyileşme gözlemleyebilirsiniz. 

Günlük rutinlerinizi korumalısınız.

Evde çalışırken mesai saatlerine uymak biraz zor olabiliyor. Nasıl olsa evdeyim, düşüncesiyle sabahları geç kalkılıyor, molalar uzun tutuluyor. Buna bir de Ramazan nedeniyle değişen beslenme ve uyku alışkanlıkları eklenince, evde verimli çalışma konusunda motivasyon eksikliği ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Normal mesai saatiniz 08:00’de başladığı halde evde çalışırken 08:30’da uyanıyor, işinizin başına geçmeniz 09:00’u buluyor olabilir. Evde çalışırken sizi işe motive edecek çok daha az unsur olacaktır. Bu nedenle performans ve verimliliğinizde ciddi düşüşler yaşayabilirsiniz. Bu sorunların önüne geçmek için, günlük rutinlerinizi korumaya dikkat etmelisiniz. Tıpkı işe gider gibi, saat kaçta uyanıyorsanız evde çalışma döneminde de aynı saatte kalkmalı, aynı rutinlerinizi tekrarlamalısınız. Böylelikle biyoritminiz sizi evde verimli çalışma konusunda daha kolay adapte eder. Günlük rutinleriniz içinde oruç nedeniyle yerine getiremediğiniz konular olabilir. Bunlar içinse farklı rutinler geliştirebilirsiniz. 

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde günlük rutinleriniz için mutlaka özel zaman aralıkları belirlemelisiniz. Oruç tutmuyorsanız, örneğin günün ilk çay veya kahve molasını ne zaman vereceğinizi önceden belirlemelisiniz. Bu sizi, her istediğiniz zaman çay veya kahve içmekten ya da mola vermekten alıkoyar. Aksi durumda kendinize gelebilmek adına normalden daha fazla çay veya kahve tüketebilirsiniz. Ki bu durum da çalışmalarınız sırasında rahatsız edici sonuçlar yaratabilir. Rutin molalar sayesinde zihninizi daha etkin bir şekilde dinlendirebilir, mola anlarınızda suçluluk hissetmezsiniz. Evde verimli çalışma adına molaların önemini abartır ve keyfi molalar verirseniz, yaptığınız molalar zihninizi daha çok meşgul eder. İşinizin başına döndüğünüzde, dikkatinizi çalıştığınız konunun üzerinde odaklamakta güçlük çekebilirsiniz. Eğer iş takip programı kullanıyorsanız, günlük rutinleriniz için gerektiği kadar zaman ayırmalısınız. Evde verimli çalışma adına bir işe gereğinden az veya çok zaman ayırırsanız, bu da size emek ve zaman kaybı olarak geri döner.

Yapacaklarınızı önceden belirlemelisiniz.

Evde çalışırken sizi zaman kaybına uğratacak sayısız neden sıralayabiliriz. Bunlar içinde uyku düzenini koruyamama ve kötü beslenme alışkanlıkları gibi nedenler için davranış tarzı değişikliği gerekir. Bunlardan farklı olarak, yapacaklarınıza karar vermekte güçlük çekiyor ve hangi işe öncelik vereceğinizi düşünürken zaman kaybı yaşıyor olabilirsiniz. Evde verimli çalışma konusunda başarı elde etmek için bu sorundan mutlaka kurtulmalısınız. Bunun için, bir gün önceden ertesi günün programını hazırlayabilirsiniz. Günlük çalışma sürenizin bitimine yakın, gün içinde yaptığınız işleri gözden geçirebilirsiniz. Eksik kalan işleri belirleyebilir, bu işleri ertesi günün işlerine öncelikli olarak ekleyebilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde dikkatinizi işe vermekte güçlük çekiyorsanız, önemli işleri bu zaman diliminde yapmamalısınız. Öğleye doğru kendinizi zinde hissediyorsanız, en önemli işlerinizi öğleye doğru yapmalısınız. Bir gün önceden iyi bir program hazırlarsanız, ertesi günü çok daha verimli ve başarılı bir şekilde geçirebilirsiniz. Bu sayede evde verimli çalışma sizin için sıradan bir konu haline gelir.  

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde programlı hareket etmek için, basılı veya online to do list ürün veya uygulamalarını tercih edebilirsiniz. Online to do list uygulamaları, yapılacak işlerin zamanı geldiğinde size bir bildirim gönderecektir. Bu bildirimler, zamanı verimli kullanma konusunda daha bilinçli davranmanıza yardımcı olabilir. Bu tür uygulamalara cep telefonunuz veya akıllı cihazlar üzerinden kolayca erişim sağlayabilirsiniz. Online programları tercih etmiyorsanız, basit bir günlük planlayıcı ajanda veya haftalık ya da aylık planlayıcı da to do listesi oluşturmak ve işe odaklanmak konusunda yardımcı olabilir. Teknolojik ürünlerle aranız pek iyi değilse, evde verimli çalışma konusunda basit bir ajandayla günlük ve haftalık programınızı rahatlıkla oluşturabilirsiniz. Hazırlayacağınız programlar sayesinde, güne hangi işle başlayacağınız ve hangi işe ne kadar süre ayıracağınız konusunda kafa karışıklığı yaşamazsınız.

Ev halkıyla iyi bir iletişim dili kurmalısınız.

Evde çalışmak yalnızca çalışanların değil, ailelerinin de bazı fedakarlıklar yapmalarını gerektiriyor. Korona döneminde hayatımıza hızlı bir şekilde giren home ofis kavramına uyum sağlamak, çalışanların yanı sıra aileleri için de biraz güç oldu. Başta müşteri ilişkileri birimi olmak üzere yaptıkları işin gereği olarak gün içinde sıkça telefon görüşmesi yapması gereken çalışanlar, ev halkının hoşgörüsüne sığındı. Home ofis çalışma şekli daha ne kadar devam edecek, bilemiyoruz. Fakat tam kapanma döneminde ev halkının bazı konulara hoşgörü göstermesi zorlaşabilir. Özellikle çocuklu ailelerde durum, çok daha zor bir hal alabilir. Yüz yüze eğitime ara veren, akranlarıyla sosyalleşemeyen çocuklarla çeşitli iletişim güçlükleri yaşanabilir. Tam kapanma döneminde evde verimli çalışma için ev halkıyla kurulacak iletişim dili çok önemli. Bozuk iletişim şekilleri yalnızca ev halkıyla değil, aynı zamanda müşterilerle de çeşitli sorunların yaşanmasına yol açabilir. Bu gibi sorunlar nedeniyle evde verimli çalışma mümkün olmayabilir. 

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde ev halkıyla iyi bir iletişim dili kurmaya mutlaka özen göstermelisiniz. Bu dili kurmak için öncelikle hoşgörülü olmalı, karşınızdaki kişinin istek ve şikayetlerini iyi dinlemelisiniz. Onunla empati kurmalı, söylediklerini objektif bir şekilde değerlendirmelisiniz. Evde çalışmanıza engel olan durumlar çocukların davranışlarından kaynaklanıyorsa, onlarla da yine iyi bir iletişim dili kurmalısınız. Çocuğa kural koyma evde verimli çalışma için çok önemli bir konudur. Dahası, okul öncesi grubuna kural ve sınır koyma çok büyük sabır gerektirir. Bu konularda başarılı sonuçlar elde etmek için, çocuğunuza kurallar konusunda her zaman açık ve net olmalısınız. Çocuğunuz neyi ne zaman ne şekilde yapabileceğini sizden açık ve net bir şekilde duymazsa, çalışmanıza engel olacak davranışlar içinde olduğunu belki de hiç fark etmeyebilir. Ev halkı da yine, evde bir iş hayatının sürdürülmeye çalışıldığının farkında olmalı. Tarafların birbirine göstereceği hoşgörü sayesinde, huzursuzluk yaratan pek çok konuda birçok iyileşme elde edilebilir. 

Sosyal medya kullanımınızı sınırlandırmalısınız.

Evde veya ofiste çalışırken verimliliği düşüren nedenler arasında yanlış sosyal medya kullanımı önemli bir başlık. “Kafa dağıtmak” adına sosyal ağlara bağlanmak, çalışırken odaklanma güçlüğü yaratabiliyor. Sosyal medyada gördüğünüz bir haber veya paylaşım, tüm gün boyunca zihninizi gereksiz yere meşgul edebilir. Sosyal ağlardan telefonunuza yağan bildirimler, yaptığınız işin tekrar tekrar üzerinden geçmenize yol açabilir. Ofiste verimli çalışmak için gerekli olan sosyal medya kullanımını sınırlandırma konusu, evde verimli çalışma için de aynen geçerlidir. Evde çalışırken zihninizi belli bir konuya odaklamak aslında daha kolay olabilir. Ama bunun için, odaklanmanıza zarar veren unsurları doğru şekilde yönetmelisiniz. Yanlış ve gereksiz sosyal medya kullanım şekilleriyle evde verimli çalışma konusunda başarılı sonuçlar elde edemezsiniz. Ki bu durum, kendiniz için olduğu kadar işletmeniz için de bazı kayıpların oluşmasına neden olabilir.  

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde sosyal medya konusunda mutlaka kesin kurallarınız olmalı. Çalışma süreniz boyunca zorunlu olmadıkça sosyal ağlara girmemeli, mola anlarınızda girdiğinizde ise dikkatinizi dağıtacak konulardan uzak durmalısınız. Telefon veya bilgisayarınızda sosyal ağlardan gelen bildirimleri kapatırsanız, çalışırken odaklanma güçlüğü yaşamazsınız. Bu sayede, evde verimli çalışma konusunda büyük bir avantaj elde edebilirsiniz. Bununla birlikte, sosyal ağlara girmek sizin için motive edici bir unsur olabilir. Bu alışkanlıktan kurtulmakta güçlük çekiyor olabilirsiniz. Hatta bu sizi mutsuz ediyor da olabilir. Bu gibi durumlarda, ekranınıza düşen bildirimlere bakmak için belli zaman dilimleri belirleyebilirsiniz. Bu zaman dilimlerinin dışında sosyal ağlara girmemek konusunda güçlü bir irade geliştirmelisiniz. Bu sayede, sosyal medyada geçirdiğiniz süreyi kontrol altında tutabilir, evde verimli çalışma konusunda daha başarılı olabilirsiniz. 

Beslenmenize dikkat etmelisiniz.

Ülkemizde karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları, pek çok hastalığa ve sağlık sorununa adeta davetiye çıkartıyor. Korona döneminde evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte karbonhidrat tüketimi arttı. Ne var ki bu durum, vücudun şeker metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Evde veya ofiste tüm günü masa başında ve hareketsiz geçen beyaz yakalılar, beslenme bozukluklarına bağlı gelişen pek çok hastalığa çok daha kolay yakalanmakta. Ağır yiyecekler tüketmek beden sağlığı açısından olduğu kadar, zihin sağlığı açısından da sakıncalı bir durumdur. Evde verimli çalışma için beslenme alışkanlıklarınızı mutlaka gözden geçirmelisiniz.  

Beyaz yakalılar için evde verimli çalışma rehberi içinde beslenme konusunda protein ağırlıklı beslenme şekillerini tercih edebilirsiniz. Eğer karbonhidrat ağırlıklı beslenirseniz, kan şekeriniz hızla yükselir. Kanda yüksek miktarda şeker dolaşımını tehlikeli gören karaciğeriniz, şekeri yağa dönüştürerek depolanmasını sağlar. Hal böyle olunca, beynin temel besin maddesi olan glikoz, henüz beyne ulaşmadan yağ olarak depolanır. Buna bağlı olarak beyin fonksiyonlarınız zayıflar. Odaklanma güçlüğüyle başlayan bu süreç, karbonhidrat tüketimindeki artışla birlikte hafıza zayıflığı ve bilişsel yeti noksanlığına kadar gidebilir. Evde çalışırken sağlıklı beslenmek için, sağlıklı beslenme programı hazırlayabilir, hatta bu konuda bir uzmana başvurabilirsiniz. Sağlıklı beslenme konusunda atacağınız her adım, evde verimli çalışma konusunda daha iyi bir sonucu beraberinde getirecektir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler