Bizi Takip Edin

Lifestyle

Dermatit nedir?

Yayınlandı

tarihinde

Dermatit hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Cilt hastalıkları içinde en yaygın olanlarından biri dermatittir. Deri üzerinde oluşan tüm iltihapları ifade eden dermatitle tüm yaş gruplarında karşılaşılabilir. Dermatit türleri içinde egzama olarak bilinen atopik dermatit daha sık görülür. Genetik faktörler, alerjiler, deri üzerinde oluşan doku hasarları ve diğer nedenlerden dolayı gelişebilecek dermatit türleri nedeniyle kişinin yaşam kalitesi ve iş performansı ciddi ölçüde düşebilir. Ciltte kuru ve pullu lezyonlar görülebilir, deri su toplayabilir. Bu şikayetlere çoğu zaman sızlama ve kaşıntı eşlik eder. Dermatite bağlı olarak cilt üzerinde oluşan lezyonlar, cilt sağlığı açısından yanlış giden bir şeylerin varlığına işaret eder. Mevsim geçişlerinde yaşanan değişimler nedeniyle dermatitin görülme sıklığı artar. Sonbaharın kendisini iyice hissettirdiği bu zaman diliminde bu tür şikayetler yaşıyorsanız bunun nedeni dermatit olabilir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, dermatit hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Dermatit nedir, belirtileri nelerdir, türleri nelerdir diye merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Kısaca Dermatit

Dermatiti kısaca deri iltihabı şeklinde tanımlayabiliriz. Cilt üzerinde oluşan tüm iltihapları ifade etmek için dermatit terimi kullanılır. Deri üzerinde oluşan iltihapların pek çok nedeni olabilir. Bunlar içinde en yaygın olanları genetik faktörler, alerjiler ve deri üzerinde oluşan doku hasarlarıdır. Genetik nedenlere bağlı olarak cildin üst tabakasını sağlamlaştıran proteinlerin eksik olması, kişinin dermatite yakalanmasını kolaylaştırır. Protein sentezini olumsuz etkileyen çevresel faktörler de dermatite yol açabilir. Cilt temizliği ve bakımı adına cilde yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle cildin koruyucu tabakaları daha geçirgen hale gelebilir. Cilt türleri içinde özellikle kuru ciltlerde dermatitle daha sık karşılaşılır. Çünkü kuru ciltlerde cildin yağ ve nem dengesini korumak zordur. Cilt üzerinde oluşan doku hasarlarına bağlı olarak kuru ciltler dermatite daha kolay yakalanır. Dermatit yetişkinlerde görülebileceği gibi, bebeklerde de görülebilir. Dermatitin bazı türleri uzun süreli, bazıları ise mevsim geçişlerinde açığa çıkabilir. Stres derecesi yoğun bir dönemden geçen kişilerde dermatit oluşumu daha sık görülür. 

Dermatit belirtileri nelerdir?

Dermatit birçok şekilde belirti verebilir. Bebeklerde dermatit belirtileri ile yetişkinlerde dermatit belirtileri de farklı olabilir. Dermatit belirtileri içinde en sık karşılaşılanları deri üzerinde oluşan şişlik ve kızarıklık ile kaşıntılı döküntülerdir. Dermatit nedeniyle ciltte kuru ve pullu lezyonlar görülür, cilt kalınlaşır, deri su toplar. Duyarlılık ve hassasiyeti artan cilt üzerinde kaşımaya bağlı olarak yara ve iltihaplar büyüyebilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda dermatit belirtileri daha çok yüz, ayak, dirsek ve diz çevresinde görülür. Daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde ise belirtiler genellikle eller, ayaklar, kol içleri, saç derisi ve yüz bölgesinde oluşur. Dermatite bağlı olarak deri üzerinde oluşan kabarıklık cilt sağlığı açısından yanlış giden bir şeylerin varlığına işaret eder. Ciltte kabuklanma ve pullanma zaman içinde artabilir. Bu şikayetlere çoğu zaman sızlama ve kaşıntı eşlik eder. Özellikle pullu yama şeklindeki lezyonlar daha fazla kaşınır. Fazla kaşıma nedeniyle zarar gören cilt yüzeyinde dermatitin ilerlemesi daha kolaydır. 

Dermatit belirtilerinin bir kısmı kişinin günlük hayatını etkilemeyecek düzeyde olabilir. Fakat bir kısmı son derece rahatsız edici olabilir. Kaşıntılar hafif düzeyde seyredebileceği gibi, şiddetli hale de gelebilir. Şiddetli hale gelen kaşıntılar nedeniyle kişinin günlük aktivitelerini yerine getirmesi zorlaşabilir. Hatta kimi zaman uykuya dalmasını bile zorlaştırabilir. Buna bağlı olarak kişinin yaşam kalitesi ve iş performansı düşebilir. Kaşınmalar işyerinde başladığında kişinin işlerine odaklanması ciddi ölçüde zorlaşabilir. Dermatit belirtileri ile hemen her yaş grubunda karşılaşılabilir. Genetik nedenlere bağlı olarak gelişen dermatitin ilk belirtileri bebeklik döneminde kendisini belli eder. Bu dönemde ebeveynlerin göstereceği dikkat sayesinde bebeklerin fiziksel ve ruhsal gelişimleri daha sağlıklı ilerler. Dermatitin ihmali halinde bebeklerde yalnızca cilt sağlığı değil, ruhsal gelişim de olumsuz etkilenebilir. Çocukluk ve ergenlik döneminde dermatite yakalanmamış kişiler, aşırı stres ve diğer nedenlerle sonraki dönemlerde de dermatit belirtileri ile karşılaşabilirler. Alerjiye yatkın bir cilde sahip olan kişilerde dermatit belirtileri çok daha kötü bir hale gelebilir. 

Dermatit türleri nelerdir?

Cilt hastalıkları içinde dermatit, birçok farklı türde ortaya çıkabilir. Vücudun farklı bölgelerinde farklı dermatit türleri ile de karşılaşılabilir. Dermatitin bazı türleri çocuklarda daha yaygındır. Bazı türleri ise yetişkinlerde daha sık görülür. Dermatit türleri içinde en yaygın olanı atopik dermatittir. Bebeklerde ve yetişkinlerde en sık görülen dermatit çeşidi de budur. Bunun yanı sıra seboreik dermatit ve kontakt dermatitle de sıkça karşılaşılabilir. Mevsim geçişlerinde metabolizmada meydana gelen değişimler dermatitin tüm çeşitlerine karşı cildi savunmasız bırakabilir. Düşen hava sıcaklıkları nedeniyle metabolizma, vücut ısısını korumak için kan dolaşımını yavaşlatır. Bunun sonucunda cilt hücreleri yeterince beslenemez. Kişide eğer genetik yatkınlık varsa, dermatit türlerinin görülme sıklığı artar. Hatta vücudunun farklı bölgelerinde dermatitin farklı türleri oluşabilir. Bu gibi durumlarda vakit geçirmeden bir dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir. Cilt üzerinde oluşan dermatitin türü ve tedavi şekli hakkında en doğru bilgiler dermatoloji uzmanlarından alınabilir. Bakım kremleri ile cilt üzerine yapılan yanlış müdahaleler ise lezyonların büyümesine yol açabilir. 

Atopik dermatit nedir?

Dermatit türleri arasında en yaygın olanı atopik dermatittir. Halk arasında egzama olarak da bilinen atopik dermatit birçok nedenle oluşabilir. Bunlar içinde en sık karşılaşılanların genetik faktörler ve çevresel nedenler olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanı sıra bağışıklık sisteminde oluşan fonksiyon bozuklukları ile derideki bakteriler de atopik dermatite neden olabilir. Cilt türleri içinde kuru ciltler, atopik dermatite daha yatkındır. Kuru ciltlerde mevsim geçişlerinde artan cilt çatlakları sonucu derideki bakterilerin egzamaya yol açması sık rastlanan bir durumdur. Genetik aktarım sonucu gelişen atopik dermatitte cilt üzerinde önce birtakım alerjiler gelişebilir. Daha sonra bu alerjiler egzamaya dönüşebilir. Dermatitin bu türü hem bebeklerde, hem de yetişkinlerde görülebilir. Alerjik nedenler ve aşırı stres, yetişkinlerde egzama oluşumu konusunda en önemli nedenlerdir. Aşırı titizlik nedeniyle gereğinden fazla temizlik ürünü kullanmak da egzama nedenleri arasında değerlendirilebilir. Bu yönüyle atopik dermatit konusunda ev kadınları, temizlik işçileri, kuaförler ve benzeri meslek grupları daha dezavantajlı konumdadır. 

Dermatitin bu çeşidi, süt çocukluğu döneminde yüzde ve özellikle yanaklarda sıkça görülür. Yanak bölgesinin yanı sıra saç derisi, diz ve kulak arkasında da atopik dermatitle karşılaşılabilir. Bez bölgesinde ise nadiren karşılaşılır. İki yaşından büyük çocuklarda atopik dermatitin en çok dirsek önü, diz arkası, boyun ve bileklerde görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu bölgelerde atopik dermatite bağlı olarak cilt üzerinde kalınlaşma ve deri çizgilerinde belirginleşme oluşur. Ergenlik döneminde yaşanan atopik egzamada kaşıntı ve deride kalınlaşma daha sık görülür. Lezyonlar genellikle el ve ayak bilekleri ile kol ve bacakların iç yüzeyinde, yüzde ve boyun bölgesinde görülür. Cildin koyu bir görünüm almasına neden olan atopik dermatit nedeniyle kişinin özgüveninin sarsılması ve kişilik gelişiminin olumsuz etkilenmesi sık rastlanan bir durumdur. Egzama nedeniyle oluşan kaşıntı ve rahatsızlığı gidermek için cilde uygulanan serin ve ıslak bezler kimi durumlarda işe yaramayabilir. Egzamanın ihmal edilmesi nedeniyle kişinin yaşam kalitesi düşer, tedavi süreci zorlaşır. 

Seboreik dermatit nedir?

Seboreik dermatit, deri altı yağ dokusunda oluşan sorunlardan kaynaklanan dermatit çeşididir. Mevsim geçişlerinde yağ dokusunda görülen değişimler, seboreik dermatite zemin hazırlayabilir. Dermatitin bu çeşidi daha çok yüz, üst göğüs ve sırt bölgesini etkiler. Yağ bezlerinin yoğun olduğu bu bölgeler seboreik dermatite daha yatkındır. Seboreik dermatitin bebeklerde karşılaşılan çeşidi beşik kapak şeklinde ifade edilir. Seboreik dermatite bağlı olarak cilt üzerinde pullu lekeler ve kızarıklık oluşabilir. İnatçı kepekler de yine seboreik dermatite işaret eder. Yağlı saç türlerinde seboreik dermatitle daha sık karşılaşılır. Saçtaki yağlanma arttıkça kızarıklık ve kaşıntı artar. Saç derisinde oluşan kabuklanma döküntüleri beraberinde getirir. Saçlardaki yoğun kepekli görüntü saç ve cilt sağlığının yanı sıra özgüven açısından da sorunlu bir durum yaratır. Saçlarını her gün yıkadığı halde yoğun kepekli görünümden kurtulamayan kişinin özgüven eksikliği hissetmesi mümkündür. Seboreik dermatit belirtileri kısa bir süreliğine açığa çıkıp sonra kaybolabileceği gibi kalıcı hale de gelebilir. 

Kontakt dermatit nedir?

Dermatitin en sık karşılaşılan bir diğer türü de kontakt dermatittir. Zehirli sarmaşıklar, nikel içeren takılar, bazı temizlik ürünleri ve sabun çeşitleri ile esansiyel yağlarla temas sonucu kontakt dermatit oluşabilir. Dermatitin bu türü, temizlik ürünlerine temasın yanı sıra parfümler ve diğer kozmetik ürünlerine bağlı olarak da gelişebilir. Bu ürünlerde çok sayıda kimyasal bileşik vardır ve bu bileşikler, cildin bariyer fonksiyonunu zayıflatarak dermatite karşı cildi zayıf düşürür. Cildin bariyer fonksiyonunu güçlendirmek için kullanılan çeşitli krem ve koruyucular da gereğinden fazla kullanılması durumunda kontakt dermatite neden olabilir. Kontakt dermatite bağlı olarak cilt üzerinde yanma, kaşıntı ve kabarma oluşabilir. Bu şikayetler kimi zaman egzama belirtileri ile karıştırılabilir. Oysa egzama ile kontakt dermatit arasında çok önemli bir fark vardır. Kontakt dermatitte şikayetler cildin belirli bir şeye temas sonucunda verdiği tepkiler nedeniyle gelişir. Temizlik ürünleri içinde çamaşır suları kontakt dermatite daha fazla neden olur. Egzamada ise bu tür somut bir neden aranmaz. 

Dermatit nasıl teşhis ve tedavi edilir?

Dermatitin teşhisi sağlık kuruluşlarında dermatologların yapacağı muayenenin ardından gerçekleştirilir. Muayene sırasında cilt üzerinde oluşan belirtiler incelenir ve dermatitin olup olmadığı, varsa hangi türünün söz konusu olduğu saptanır. Dermatit tedavisinde ise pek çok yöntem uygulanabilir. Dermatitin bazı türlerinde medikal tedavi seçenekleri gündeme gelirken, bazı dermatit türleri için kişisel bakım seçenekleri değerlendirilebilir. Deri iltihabının tedavisi içinde ilaç kombinasyonları ancak bir dermatoloji uzmanı gözetiminde uygulanır. Tedavi süresi 1 hafta ile 3 hafta arasında değişebilir. Dermatit tedavisinde alerjileri ve kaşıntıyı azaltmak için ilaçlar kullanılabilir. Bazı durumlarda fototerapi uygulaması da denenebilir. Bu tedavide dermatitten etkilenmiş bölgelere ışık tedavisi yapılır. Dermatite yakalanan cilt türü eğer kuru ciltse, cildi nemlendirmek ve cilt çatlaklarını önlemek için çeşitli kremler uygulanabilir. Bunlar içinde hidrokortizon içeren topikal kremler daha etkilidir. Dermatitle ilgili olduğunu düşündüğünüz herhangi bir şikayetiniz varsa vakit geçirmeden bir dermatoloji uzmanına başvurmalısınız. Dermatitin teşhisi ve tedavisi dermatoloji uzmanı gözetiminde başarılı bir şekilde sağlanabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler