Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Fotokopi Kağıtları

Yayınlandı

tarihinde

Fotokopi kağıtları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofis sarf malzemeleri arasında en önemli gider kalemlerinden biri şüphesiz ki fotokopi kağıtlarıdır. Fotokopi çekmenin yanı sıra çıktı almak için de kullanılan bu ürünler, ofislerin en sık sipariş verdiği ürünler arasında. Farklı niteliklere sahip fotokopi kağıtları arasında doğru tercihte bulunabilmek için, bu ürünler hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofisimizde en sık kullandığımız fotokopi kağıtlarını tanıtacağız.

Fotokopi Makineleri ve Fotokopi Kağıtları

Fotokopi kağıtlarına geçmeden önce, fotokopi makineleri hakkında birkaç noktanın altını çizelim. Bilindiği üzere fotokopi makineleri, çeşitli belgeleri ve görsel materyalleri kolayca çoğaltmamızı sağlayan cihazlardır. Bu cihazların günümüzde hemen her modeli, aynı zamanda da çıktı almak için kullanılmakta. Eğitim ve iş hayatımızın pek çok kesitinde yolumuz bu ürünlerin önünden geçiyor.

İlk fotokopi makinesi, Chester F. Carlson tarafından 1938 yılında icat edildi. Amerikalı bir ofis çalışanı olan Carlson, görev yaptığı patent bürosunda belge ve resimlerin kopyasını çıkartıyordu. Bu iş için fotoğraf çekmek hem çok masraflı, hem de zahmetli oluyordu. Daha hızlı bir yöntem bulmak için sürdürdüğü çalışmalar sonucunda, “xerografi” (kuru teksir) ismini verdiği yeni bir yöntem buldu. Fakat, bu yöntemi geliştirmek için 10 yıl kadar beklemesi gerekti. 

1940’lı yılların sonlarına doğru Carlson, bu yöntemi dönemin ünlü fotoğraf kağıdı üreticilerinden Haloid firmasına sundu. Günümüzde Xerox olarak faaliyetlerini sürdüren bu firma, yöntemi geliştirdi ve ilk büro tipi fotokopi makinesini 1959 yılında üretti. O günden beri fotokopi makinelerinin çalışma prensiplerinde çok az şey değişti. Bu makinelerde genel olarak, fotokopisi çekilecek belgeler özel bir cama yerleştiriliyor ve üzerlerine parlak bir ışık uygulanıyor. Oluşan yansımaya göre tonerdeki materyal, ısı kullanılarak fotokopi kağıdına aktarılıyor.

Günümüzde fotokopi makineleri, farklı türlerde fotokopi kağıtlarıyla değişik kalitede fotokopi çekimi yapmakta, çıktı vermekte. Aynı niteliklere sahip fotokopi kağıtları, farklı nitelikteki makinelerde farklı baskı kalitesi sunabilir. Eğer fotokopi ve çıktılarınızın kalitesinin yüksek olması gerekiyorsa, kullanacağınız fotokopi makinesi veya yazıcının niteliklerinin de yüksek olması gerekir.

Fotokopi kağıtları arasındaki farklılıklar nelerdir?

Fotokopi kağıtları arasında ebat, gramaj, renk ve maliyet bakımından bazı farklılıklar var. Ofislerde daha çok A4, A5 ve A3 ebatlarındaki fotokopi kağıtları kullanılıyor. Fakat, ihtiyaç halinde farklı ebatlardaki ürünler de kullanılabiliyor. Gramaj olaraksa en çok 70-90 gram arasındaki ürünler tercih ediliyor. 80 gramın altındaki ürünlerin üzerinde gramaj bilgisi yok. Bu ürünlerin baskı ve çıktı kalitesi de oldukça düşük. Eğer bu ürünler kullanılacaksa çift taraflı değil, tek taraflı kullanılmalı. Aksi durumda, arka yüzeyde yansıma oluşuyor.

Yüksek kaliteli fotokopi ve çıktılar için gramaj 250 gramdan 300 grama kadar çıkabilir. Genel amaçlı kullanımlar için 80 gramlık ürünler yeterlidir. Özellikle de renkli çıktı ve fotokopi için gramaj düzeyi daha yüksek olmakta. Mimarlık ofisleri, inşaat firmaları, çizim ve tasarım işleriyle uğraşan meslek grupları, daha yüksek gramajlarda ve renkli fotokopi kağıtları kullanmayı tercih ediyor.

Fotokopi kağıtları arasındaki maliyet farkının esas nedenlerinden biri ise kağıdın ham maddesi olan selülozun üretildiği ağacın türü ve kağıt yapımında kullanılan farklı tekniklerdir. Hamur kağıttan üretilen fotokopi kağıtlarının maliyeti daha yüksektir. Bu ürünler, fotokopi ve çıktı almanın yanı sıra antetli kağıt, kitap ve değişik birtakım materyallerin basımında da kullanılmakta. Bu ürünlerden farklı olarak karbonlu fotokopi kağıtları ise fatura ve irsaliye gibi ticari belgelerde kullanılıyor.

Fotokopi kağıtları için saklama koşulları nelerdir?

Ofis sarf malzemeleri içinde toptan alımı en fazla yapılan ürünlerden biri olan fotokopi kağıtlarının saklama koşullarına çok dikkat etmek gerekir. Toplu alındığı için uygun fiyata gelen bu ürünler, doğru koşullarda saklanmamaları durumunda ciddi bir masrafa yol açmakta. Bunun önüne geçmek için, fotokopi kağıtlarınızı düz bir zeminde ve paketini açmadan saklamanız gerekir. Paketi ancak kullanım sırasında açmalı, ihtiyacınızdan fazla fotokopi kağıdını makinenizde bulundurmamalısınız.

Fotokopi kağıtlarını ısı ve nemden korumanız da çok önemlidir. Bu ürünleri bulunduracağınız ortamın sıcaklığı 18 dereceden az, 25 dereceden yüksek olmamalı. Nem oranı ise yüzde 50 düzeyinde olmalı. Bu ürünleri ayrıca, dik konumda saklamamalı, yüzeye paralel şekilde korumalısınız. Dik konumda saklanacak fotokopi kağıtlarında yüzey deformasyonlarını engellemek oldukça güçtür.

Aynı şekilde, yaptığımız fotokopiler ve aldığımız çıktılar eğer arşivlik bir değere sahipse, bunları saklarken de ısı ve nemden korumaya çok dikkat etmemiz gerekir. Dosya ve karton ya da plastik klasörler gibi arşivleme araçları içinde saklayacağımız bu belgeler, doğru bir şekilde korunmadıkları sürece bize para ve zaman kaybettirir.

Ofis dostu fotokopi kağıtları Ofix’te!

Ofiste tasarruf konusunda alınan önlemlerin başında, şüphesiz ki lüzumsuz fotokopi ve çıktıların önüne geçmek geliyor. Günümüzde pek çok işimizi teknolojik ürünlerle ve online olarak yaptığımız için, ancak çok gerekli durumlarda fotokopi ve çıktı alıyoruz. Fotokopi kağıtlarını çift yönlü kullanmak da önemli bir tasarruf sağlıyor. Fakat, 80 gramın altındaki ürünleri çift taraflı kullanmak mümkün olmuyor. O yüzden, ofisimizde en az 80 gram ve üzerindeki fotokopi kağıtlarını tercih etmeliyiz.

Yazımızın bu kısmında, online ofis marketiniz Ofix verilerine göre ofislerde en sık kullanılan fotokopi kağıtlarını tanıtacağız.

Copier Bond Fotokopi Kağıtları

Listemizin ilk sırasında, Copier Bond fotokopi kağıtları var. Hem kaliteli, hem de uygun fiyat avantajına sahip Copier Bond fotokopi kağıtları, sitemizde en sık sipariş verilen ürünler arasında. Bu ürünler, tedarik zinciri yönetiminde yüksek bir farkındalık sağlayan FSC sertifikasına sahip. Ayrıca, yazıcı ve fakslar için de iyi bir baskı kalitesine sahip. Sitemizde en fazla sipariş verilen Copier Bond ürünü ise 80 gram A4 5’li paket

Navigator Fotokopi Kağıtları

Listemizin ikinci sırasında, Navigator fotokopi kağıtları var. Özellikle de dijital baskı teknolojilerinde mükemmel çözümler sunan bu ürünler, diğerlerine oranla 5 kat yüksek bir performansa sahip. Özel tekniklerle üretilen kağıt yüzeyleri, tonerlerin çalışma şekline uygun nitelikte. Bu sayede, maksimum baskı kalitesi sağlıyor ve ofis ekipmanlarının ömrünü uzatıyor. Sitemizde en fazla sipariş verilen Navigator ürünü ise 80 gram A4 5’li paket

Xerox Fotokopi Kağıtları

Listemizin üçüncü sırasında ise Xerox fotokopi kağıtları var. Diğerlerine göre baskı kalitesi çok daha yüksek olan bu ürünler, fotokopi makinelerinde ve yazıcılarda sıkışmaya karşı özel bir dirence sahip. Bu ürünlerde ayrıca, renkleri daha belirgin bir şekilde göstermek için özel bir parlatıcı kullanılmakta. Sitemizde en fazla sipariş verilen Xerox ürünü ise 90 gram A4 500 yaprak

Ofix’te satışını yaptığımız fotokopi kağıtları kategorisinde inceleyebilirsiniz. Fotokopi kağıtları ve diğer tüm ürünlerimizde kurumsal müşterilerimize sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse OfixPlus üyesi olabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Kozmix

    17 Ağustos 2023 saat 23:20

    Kağıdın nesli tükenecek mi ileride . Ben bunun gerçekleşmesinden çok korkuyorum ya kağıtlarï çok seviyorum . İleride nesillerinin tükenme ihtimali var mı

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler