Bizi Takip Edin

Lifestyle

Mikado nasıl oynanır?

Yayınlandı

tarihinde

Mikado hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste öğle arasında veya molalarda iş arkadaşlarınızla bir masa etrafında toplanıp eğlenceli vakit geçirmek ister misiniz? Ya da akşamları dizi izleyip reklam aralarında sosyal medyada gezinmek yerine aileniz veya misafirlerinizle birlikte keyifli bir şeyler yapmak ister misiniz? Cevabınız evetse, Uzakdoğu kökenli bir masa oyunu olan mikadoyu deneyebilirsiniz. Nitekim, mikado hem eğlendirici, hem de eğitici bir oyun. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, mikado oyunu hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Mikado nedir?

Uzakdoğu kökenli bir masa oyunu olan mikadonun ismi, eski Japon hükümdarlarının unvanından geliyor efendim. Efsaneye göre bu oyun, ilk olarak Çin’de bir ejderhayı eğlendirmek için o güne kadar bilinen tüm oyunları deneyen bir prens tarafından bulundu. Diğer oyunların ejderhayı eğlendirmemesi üzerine prens, yanındaki çubukları yere atıyor ve bu oyunla ejderhayı eğlendirmeyi başarıyor.

Uzakdoğu’da yüzlerce yıldır oynanan mikado, 20. yüzyılda dünyanın diğer coğrafyalarına yayıldı. Tarih içinde fildişi, kemik veya tahta çubuklarla oynanan bu oyun, günümüzde ortalama 15 cm uzunluğunda 41 adet özel bambu çubuk veya kürdanla oynanmakta.

Mikado nasıl oynanır?

Dikkat, sabır ve zeka gerektiren bu keyifli oyunda esas amaç, gelişigüzel dağıtılan çubuklardan her birini, bir diğerini kıpırdatmadan toplamak. Bu oyun en az 2 olmak üzere istenilen sayıda oyuncuyla oynanabilir. Dünya genelinde ilgi gören bu oyun, farklı toplumlarda farklı şekillerde oynanabilmekte. Ancak, mikadonun bazı değişmez kuralları var. Bunlar içinde en önemlilerinden biri, oyun sırasında oyuncuların yerlerini değiştirmelerine izin verilmemesi. Fakat, oyuncuların eğilip doğrulması veya ayağa kalmasına izin veriliyor.

Mikado oyununun genel kuralları içinde her çubuk, farklı renk ve puanlara sahip. Oyunu kazanmak için yalnızca adet olarak değil, aynı zamanda puan bakımından da yüksek çubukları toplamak gerekiyor. Bu yönüyle mikado, el becerilerinin yanı sıra sayısal yeteneklerin gelişmesine de katkı sağlayan çok keyifli bir oyun. Çubukları toplamak için çoğu zaman yalnızca el kullanılırken, bazı oynama şekillerinde daha önce toplanmış bir çubuk da kullanılabilmekte.

Mikado oyunu, çubukların buket şeklinde tutulup masa yüzeyine dik olarak bırakılmasıyla başlıyor. Oyuncular aralarında anlaşarak veya zar atarak kimin önce başlayacağını belirliyor. Sırayla her oyuncu, çubuklardan birini diğer çubukları kıpırdatmadan toplamaya çalışıyor. Almak istediği çubuktan farklı bir çubuğu kıpırdatan oyuncu, sırasını kaybediyor ve diğer oyuncuya sıra geçiyor. Oyun içinde sırayla tüm oyuncular çubukları toplamayı bitirdiklerinde, puan hesaplamasına geçiliyor. En yüksek puanı alan oyuncu, mikadoyu kazanmış oluyor.

Mikado oyununda puan hesaplaması nasıl yapılır?

Mikado oyununda tüm çubukların özel bir ismi, belli bir sayısı ve puan değeri var. Bunları şu şekilde ifade edebiliriz:

Kuli Çubuğu: 1 kırmızı, 1 mavi çubuktur, sayısı 15 adettir, puan değeri 2’dir.

Samurai Çubuğu: 1 kırmızı, 1 sarı, 1 mavi çubuktur, sayısı 15 adettir, puan değeri 3’tür.

Bonzen Çubuğu: 3 kırmızı, 2 mavi çubuktur, sayısı 5 adettir, puan değeri 5’tir.

Mandarin Çubuğu: 1 kırmızı, 2 mavi çubuktur, sayısı 5 adettir, puan değeri 10’dur.

Shanghai Çubuğu: Mavi spiralli çubuktur, sayısı 1 adettir, puan değeri 20’dir.

Masadaki tüm çubuklar toplandıktan sonra, bu puan değerlerine göre hesaplama yapılır ve en yüksek puanı alan oyuncu mikadoyu kazanır.

Mikado oyununun faydaları nelerdir?

Başta da belirttiğimiz gibi mikado, sevdiklerimizle birlikte keyifli vakit geçirmemizi sağlayan eğlendirici ve aynı zamanda da eğitici bir oyun. Nitekim mikado, el becerilerinin yanı sıra görsel ve uzamsal zekanın gelişimine katkı sağlıyor, oyuncuların birbirlerine karşı dikkat ve anlayış güçlerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Oyun sırasında söylenen “kımıldadı/kımıldamadı” sözleri, bir taraftan oyununu eğlenceli hale getirirken, bir taraftan da oyuncuların doğru iletişim kurma becerilerini geliştiriyor.

Bu oyun aynı zamanda da başarıya ulaşmak için isteklerimiz arasında öncelik sıralaması yapma ve hedef belirleme yeteneğimizin gelişmesine katkı sağlıyor efendim. Ki bu özellikler, iş hayatı için son derece önemli. İsteklerimizin hemen hepsi, birbirine bir şekilde değiyor ve bir hedefimizi gerçekleştirirken başka bir hedefimize zarar vermemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Ve tabii, kontrol ve denge unsurunun her zaman bizim elimizde olduğunu da hiçbir zaman unutmamalıyız. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
4 Yorum

1 Yorum

  1. Xpanderz

    8 Ocak 2019 saat 11:56

    Sagalun isime yaradi

  2. Habibe

    5 Kasım 2019 saat 19:35

    Çok teşekkür ederim yazılıma yardımcı oldu.

  3. BoardGamesBonanza

    26 Ekim 2020 saat 14:42

    What’s up everyone, it’s my first go to see at this web site, and article is genuinely fruitful in support of me, keep up
    posting such articles or reviews.

  4. Katrice

    16 Kasım 2020 saat 01:24

    This is really interesting, You are a very skilled blogger.
    I’ve joined your rss feed and look forward to seeking more of your great
    post. Also, I’ve shared your site in my social networks!

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler