Bizi Takip Edin

Lifestyle

Müşterilerinizi Memnun Etmenin Yolları

Yayınlandı

tarihinde

Müşterilerinizi memnun etmenin yolları Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili beyaz yakalılar! İş hayatınızla ilgili fevkaladenin fevkindesinin de fevkinde faydalı önerilerimi derlediğim bir blogla daha karşınızdayım. Ben de sizler gibi zamanımın çoğunu bilgisayar karşısında geçiriyorum, pandemi nedeniyle pek fazla dışarı çıkmıyorum. Artık eskiye oranla daha fazla kitap okuyor, analiz yeteneğimi geliştiriyorum. Bilenler bilir Ofixboy kardeşiniz bendenizin bugüne kadar sizlere ne parlak fikirler sunduğunu! Bu haftaki blogumda el atmak istediğim konu, müşteri memnuniyeti konusudur. Bu konu hakkında çok şey okudum, okuduklarımı güzelce analiz ettim. Ve sizler için aşağıdaki önerilerimi sıraladım. Buyrunuz bakalım, müşterilerinizi memnun etmenin yolları işte huzurlarınızda!

Müşteriyle ilk temas esas belirleyicidir. 

7 saniye kuralını mutlaka duymuşsunuzdur sevgili beyaz yakalılar. Birisiyle tanıştığımızda, herhangi bir amaçla birileriyle bir araya geldiğimizde ve benzeri durumlarda ilk 7 saniyede olanlar, bundan sonra olacakların şekillenmesini sağlamada çok önemli bir role sahip. Vücut dilinizden ses tonunuza, seçtiğiniz sözcüklerden davranış şekillerinize kadar bu ilk 7 saniyede ne yapıyorsanız, karşı taraf sizinle ilgili duygu ve düşüncelerini bu zaman diliminde şekillendirir. Sonrasında vereceğiniz mesajlar, ilk 7 saniyede verdiğiniz mesajlardan daha güçlü olmayacak. Dahası, ilk 7 saniyede olumsuz bir mesaj vermişseniz ya da olumsuz bir mesaj almasına neden olacak yanlış bir davranışta bulunmuşsanız, sonrasında bunu düzeltmeniz çok zor olacaktır. Söz gelişi, konuşurken gözlerine değil de çevreye bakmışsanız, ses tonunuzda bir yorgunluk veya bıkkınlık hissediliyorsa, konuşmasına izin vermeden sürekli siz konuşuyorsanız, karşı tarafla daha sonra iyi bir iletişim kurma şansınız oldukça azalır. Müşterilerinizi memnun etmenin yolları için de aynı durum geçerli. 

İster yüz yüze olsun, isterse online alışveriş, müşterilerle ilk temasta 7 saniye kuralını aklınızdan hiçbir zaman çıkarmamalısınız. Eğer yüz yüze satış işiyle uğraşıyorsanız, kendinizi göstermek ve şirketinizi başarılı bir şekilde temsil etmek için ilk 7 saniyeyi çok iyi değerlendirmelisiniz. Online alışveriş alanında faaliyet gösteriyorsanız da yine, müşterileriniz sitenizle ilgili ilk izlenimlerini aslında ana sayfanıza bakarak oluşturur. Müşterilerinize kolay ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunan bir siteye sahipseniz, müşteri memnuniyeti konusunda daha başarılı olabilirsiniz. Olası bir sorunla karşılaşması halinde müşterileriniz size telefon ya da mail yoluyla ulaşmak isteyecektir. Eğer telefonla ulaşmak istemişlerse, 7 saniye kuralını işletmek için elinizde sadece sesli iletişim imkanları mevcut demektir. Bu sürede daha çok dinleyerek ve ses tonunuza saygılı ve güzel renkler katarak iletişim kurarsanız, müşterileriniz sizinle ilgili daha güzel kanaatler geliştirir. Müşterilerinizi memnun etmenin yolları içinde 7 saniye kuralını aklınızdan çıkarmamalısınız. 

Her zaman çözüm odaklı olmalısınız. En imkansız noktalarda bile.

Müşterileriniz sizden bir talepte bulunuyorsa, bir isteği veya bir şikayeti var demektir. Bu gibi durumlarda, istek ve şikayetlere nasıl karşılık vermeniz gerektiğine dair şirket politikaları devreye girer. Bahsedilen konular şirket politikaları içindeyse, zaten olumlu yönde sonuçlandırılır. Peki, şirket politikaları dışında kalan konularda ne yapmanız gerekir, bunu hiç düşündünüz mü sevgili beyaz yakalılar? Müşterilerinizi memnun etmenin yolları içinde bu durumu bir fırsata dönüştürmek mümkün. Örneğin, geçenlerde bakındığım bir sitede şöyle bir durum okumuştum, sizlerle de paylaşayım. Bir internet sitesi, “Yurt dışına ürün yollamıyor musunuz?” sorusuyla sık karşılaşıyormuş. Fakat, bu soruya “yollamıyoruz” cevabını verip konuyu kapatmak yerine, “Biz şu şu sebeplerden dolayı yollamıyoruz, ancak yollayan şöyle güzel siteler mevcut,’’ cevabını veriyormuş.

Aradaki farkı görüyor musunuz arkadaşlar? Yani bu site, çözüm üretmek için başka bir siteye yönlendirme yapıyor, bu yolla müşteri kazanmaya çalışıyor. İşte, çözüm odaklı olmak budur. Sorunları çözmek için bazen şirket politikaları yetersiz kalabilir. Bu gibi durumlarda, yöneticilerinizle de görüşerek hangi alternatifleri sunabileceğinize dair bir listenizin olması gerekir. Talep veya şikayetleri siz karşılayamıyorsanız, müşterilerinizi memnun etmenin yolları içinde onları mutlaka doğru adreslere yönlendirmelisiniz. Bu şekilde onları kaybetmek ya da kaçırmak bir tarafa, ileriye dönük olarak kazanabilirsiniz. Çünkü müşteriniz şunu bilir ki, bu site benim sorunumu ne olursa olsun bir şekilde çözer, onlara güvenebilirim. İşte bu güven bağı onu kazanmanızı sağlayacaktır sevgili beyaz yakalılar. 

Anında cevap verin! Her platformdan, her şeye!

Müşteri ilişkileri alanında çalışanların gelen mailleri, Facebook mesajlarını, tweet’leri ertelemek, üzerinde uzun uzun düşünüp bunları daha sonra yanıtlamak gibi bir lüksü yok arkadaşlar. Hangi platformdan nasıl bir mesaj gelirse gelsin, mesajın gereğini bir an önce yerine getirip dönüşünüzü yapmalısınız. Bu konuda özellikle iş yükü bakımından şikayetleriniz varsa, yöneticinizle ve şirketinizin bilgi teknolojileri birimiyle iletişime geçerek sizi yavaşlatan, iş yükünüzün artmasına yol açan unsurlardan kurtulmalısınız. Müşterinizin sorduğu bir soruya geç cevap vermek durumunda kalıyorsanız, sistemde yanlış giden veya eksik bir şeyler var demektir. Gerekli iyileştirmeler sağlandığında müşterilerinize hızlı şekilde dönüş yaparak müşteri memnuniyeti konusunda çok daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Gecikme eğer sistemden değil de sizden kaynaklanıyorsa, bu durumda çalışma düzeninizde yanlış giden bir şeyler var demektir. Bu konudaki iyileştirmeleri ise ancak siz yapabilirsiniz. 

Hepimizin başına geliyordur, özellikle bankalarla ilgili işlemlerimizde müşteri temsilcisine ulaşmak için operatörle neredeyse kıran kırana bir mücadele vermek zorunda kalabiliyoruz. Aslına bakarsanız, sesli yanıt sistemlerinin temel amacı, müşterileri almak istedikleri hizmete hızlı ve kolay bir şekilde yönlendirmektir. Ve almak istediğiniz hizmet eğer operatörün işlem hafızasında tanımlanmışsa, bu konuda çok başarılı sonuçlar elde etmek mümkün. Fakat ne var ki, operatörde tanımlı olmayan işlemler konusunda veya tanımlı olsa bile yine de müşteri temsilcisine bağlanmak istediğimiz durumlarda çok ciddi vakit kaybı yaşayabiliyoruz. Bekledikçe sinirlerimiz geriliyor, gerildikçe esas sorunun yerine operatörle yaşadığımız bu sorun geçiyor. Müşteri temsilcisine bağlandığımızda ise ilk şikayetimiz genellikle operatör oluyor. Bu gibi durumlarda müşteri temsilcisinin şikayetleri dikkatle dinleyip ilgili birimlere aktarması, operatörle ilgili gerekli iyileştirmelerin yapılması gerekir. Müşteri temsilcisinin bu konuda göstereceği dikkat, müşteri memnuniyeti açısından olumlu gelişmelere fırsat yaratabilir. 

Verdiğiniz cevaplar bilgisayar bot’ları tarafından yazılmış gibi görünmesin. Biraz kişilik katın!

Müşterilerinizi memnun etmenin yolları konusunda işaret etmek istediğim son husus, müşterilere yapılan dönüşlerde kullanılan şablon metinlerle ilgili. Günümüzde pek çok şirket maalesef, şablon metinler üzerinden iletişim kurmanın etkin bir iletişim stratejisi olduğunu zannediyor. Oysa, müşterilerin talep ve şikayetleri birbirinden farklıdır. Bunların çözülmesi için yapılması gerekenler de çoğu zaman farklı olabilir. Eğer müşterilerinize her zaman ve her durumda aynı şablon metinlerle dönüş yaparsanız, bir süre sonra müşteriniz bir insanla değil, bir bilgisayar bot’uyla iletişim kurmaya çalıştığını düşünür ve sizden uzaklaşır. Her maile, her tweet’e, her Facebook mesajına “Şu anda meşgulüz, size daha sonra dönüş yapacağız” biçiminde otomatik yanıt vermek de doğru bir yaklaşım değil. Müşterilerinizin mesajlarına, onların üslubuna karşılık gelen ve kişiliği olan cevaplar vermelisiniz. Her mesaj kişiye özel olmalı. Bu sayede müşterinize, özel bir insan olduğunu ve kendisine değer verildiğini hissettirebilirsiniz. Müşterinizin kendisini özel hissetmesi, sizin için büyük bir artı olacaktır. 

Haftaya görüşmek üzere.

Ofixboy… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. ankara web tasarım

    30 Mayıs 2021 saat 03:53

    keşke hepsi memnun olsa ama malesef ne kadar iyi yaklaşsakta anlaşamadığımız müşteri çıkıyor

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler