Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Neville Isdell, Coca Cola’yı nasıl yönetti?

Yayınlandı

tarihinde

Neville Isdell ve Coca Cola hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

1966 yılında çalışmaya başladığı Coca Cola‘dan 2004 yılında emekli olan Neville Isdell, eşi Pamela ile Barbados’ta emekliliğin tadını çıkarırken çok önemli bir telefon aldı. Satışların ve şirketin pazar payının düştüğü bir zaman diliminde gelen bu telefon, dünyanın en önemli içecek markalarından biri olan Coca Cola’nın CEO’luğuna yapılan bir davetti. Coca Cola’da kazandığı 38 yıllık deneyimi CEO’luk görevini sürdürdüğü 4 yıl boyunca etkin bir şekilde kullanan Neville Isdell, Coca Cola’nın birçok konuda daha iyi bir performans sergilemesini sağladı. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog’da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Neville Isdell’in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca Neville Isdell

Neville Isdell, 8 Haziran 1943 tarihinde Birleşik Krallık’a bağlı Downpatrick kasabasında dünyaya geldi. Küçük Neville 10 yaşına geldiğinde, ailesiyle birlikte Zambiya’ya taşındı. Lisans eğitimini Güney Afrika’da bulunan Cape Town Üniversitesi’nde sosyal bilimler alanında tamamladıktan sonra, Harvard Business School’da yönetim geliştirme programına devam etti. 23 yaşına geldiğinde, Coca Cola’nın Zambiya’daki şişeleme şirketinde işe başladı.

1970’li yıllarda Coca Cola, Amerika ve Avrupa pazarında elde ettiği gücü Afrika ve Ortadoğu pazarlarında da elde etmek için büyük projeler başlatmıştı. Orta ve Güney Afrika’da Coca Cola’nın büyümesini sağlayacak yatırımlar için Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en büyük şehirlerinden Johannesburg seçilmiş, kurulan yeni şişeleme tesisleriyle Coca Cola’nın güçlenmesi sağlanmıştı. 1966 yılında Coca Cola’nın Zambiya’daki şişeleme tesisinde 1.100 dolarlık maaşla işe başlayan Neville Isdell, çalışkanlığı ve organizasyon yeteneği sayesinde görevinde emin adımlarla yükseldi ve 1972 yılında genel müdür oldu.

Bu dönemde Coca Cola reklamları, artık yalnızca bir ürünü tanıtmanın ötesinde, eğlence ve arkadaşlık gibi temalarla yeni bir yaşam şeklinin tanıtımını ve pazarlamasını yapıyordu. Reklamlarda dünyaca ünlü yıldızlara ve yerli sanatçılara yer verilmesi, Coca Cola’nın hem bir dünya markası, hem de yerel bir lezzet olduğu yönünde güçlü bir algı yaratıyordu. Bu yönüyle bir tür “yıldızlar geçidi” haline gelen Coca Cola reklamları, şirketin Amerika ve Avrupa pazarının dışında da gördüğü ilgiyi arttırıyordu. Genel müdür olduktan sonra Neville Isdell, Afrika pazarında Coca Cola’nın güçlenmesi için çeşitli reklam çalışmalarında önemli sorumluluklar aldı.

Neville Isdell’in Coca Cola’da Yükseliş Serüveni

1980 yılında Neville Isdell, Coca Cola’nın Avustralya bölge müdürlüğü görevine getirildi. Bu dönemde Coca Cola’nın CEO’luğunu Roberto C. Goizueta üstlenmişti. Goizueta yönetiminde Coca Cola, “akıllı risk alma” stratejisini devreye sokmuştu. Şirketin kuruluşundan beri devam eden yönetim politikalarını değiştirerek önemli yenilikleri hayata geçirmeye başlamıştı. Bu yeniliklerden biri Diet Coke’tu. Piyasaya sunulduktan kısa bir süre sonra düşük kalorili içecekler grubunda ilk sıraya yerleşen Diet Coke, Pepsi markasıyla rekabetinde Coca Cola’yı öne geçirdi. Avustralya bölge müdürlüğü sırasında Neville Isdell, Diet Coke ürünlerinin Asya Pasifik pazarında güçlenmesini sağlayan çeşitli çalışmaların yönetimini üstlendi.

Neville Isdell’in Coca Cola’da yükseliş serüveni, 1981 yılında Filipinler’de Coca Cola’nın San Miguel Corporation’la ortak girişimi olan şişeleme şirketinin başkanlığıyla devam etti. Bu gelişmeyle birlikte Coca Cola’nın Filipinler’deki yatırımlarının kontrolü ve geliştirilmesinden de Neville Isdell sorumlu oldu. 1986 yılına 100. yaşını kutlayan Coca Cola, Neville Isdell’le yakaladığı ivmeyle dünya genelinde ürünlerini 165 ülkede satışa sunma başarısı gösterdi. 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması, Coca Cola’nın Doğu Avrupa pazarına girişi için çok önemli bir fırsattı. Asya Pasifik bölgesindeki başarılarından sonra 1985 yılında Coca Cola’nın Orta Avrupa bölümünün başkanı olan Neville Isdell, bu süreçte de etkin bir rol üstlendi. 1989 yılında şirketin kıdemli başkan yardımcısı seçildi ve Almanya’ya taşındı. Kısa bir süre sonra da Kuzeydoğu Avrupa ile Afrika grubunun başkanlığını üstlendi.

1992 yılında Neville Isdell’in görevlerine, Ortadoğu grubunun başkanlığı eklendi ve Coca Cola’nın Ortadoğu pazarının yanı sıra Hindistan pazarında da güçlenmesi için çeşitli çalışmaların sorumluluğu Isdell’e verildi. Coca Cola’nın büyümesi bu dönemde de devam etti. Bu büyümede en önemli unsurlardan biri, sportif faaliyetlere yönelik ilgiydi. Olimpiyat Oyunları gibi uluslararası organizasyonlara sağladığı sponsorluk desteği, Coca Cola ürünlerinin Pepsi karşısında satış başarısında çok önemli bir rol üstlendi. 1998 yılında Neville Isdell, Coca Cola İngiltere’nin başkanı ve CEO’su oldu, dünyanın en büyük ikinci şişeleme şirketinin yönetimini üstlendi. Bu dönemde günlük Coca Cola tüketim miktarı 1 milyar bardağı buldu.

38 Yıl Sonra Gelen CEO’luk

2002 yılından 2004’e kadar Coca Cola’nın uluslararası danışmanlığını üstlenen Neville Isdell, 2004 yılında emekli oldu. Eşiyle birlikte Barbados’a yerleşti ve kendi yatırım şirketinin başına geçti. Bu dönemde Coca Cola, uluslararasılaşmaya bağlı olarak aşırı ve hızlı büyümeden dolayı çeşitli sorunlar yaşamaya başlamıştı. 2005 yılında piyasaya sunulan Coca Cola Zero, şirket tarihinde ve Neville Isdell’in kariyerinde çok önemli bir dönüm noktası oldu. Daha önce Diet Coke projelerinde çok önemli görevler alan Isdell, Coca Cola Zero isminin çok etkili olacağına inanmıştı. Çünkü Coca Cola Zero, sıfır kalori yerine daha az kaloriyi çağrıştıran Diet Coke’dan daha güçlü bir mesaj veriyordu.

Coca Cola Zero ürünleri, şirketin dünya pazarında gücünü arttırması için çok önemli bir mihenk taşı oldu. İki yıl sonra Neville Isdell, Amerikan pazarında lider markalardan biri olan Glaceau Vitaminwater markasının alınmasını sağladı. Bu gelişmeyle birlikte, tümüyle geri dönüştürülebilir ambalaja sahip ürünler için Ar-Ge çalışmalarının başlatılması kararını verdi. 2008 yılında CEO’luk görevini devrettiği Muhtar Kent döneminde Coca Cola, “plant bottle” (bitki şişe) olarak adlandırılan yeni ambalajlarını piyasaya sundu. 2008 yılında Coca Cola’dan tekrar emekli olan Neville Isdell, hayatının bundan sonraki dönemini çeşitli sivil toplum faaliyetleriyle geçirmekte.

Ofis dostu Coca Cola ürünleri Ofix’te!

Neville Isdell’in başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Coca Cola ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Coca Cola 250 ml Cam Şişe

Listemizin ilk sırasında, Coca Cola 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünleri, ofis buzdolabında kolayca saklayabilir, dilediğiniz zaman kendiniz tüketebilir veya misafirlerinize ikram edebilirsiniz. 100 ml için şeker ve karbonhidrat miktarı 11.2 gram olan bu ürünlerin verdiği enerji 45 kcal.

Coca Cola Light 250 ml Cam Şişe

Listemizin ikinci sırasında, Coca Cola Light 250 ml cam şişe var. Paket içi miktarı 24 adet olan bu ürünler, şeker ve karbonhidrat içermiyor, 100 ml için enerji miktarı ise 0.2 kcal. 

Coca Cola 1 Litre

Listemizin üçüncü sırasında, Coca Cola 1 litre var. Ofiste çalışırken veya mola zamanlarınızda keyifle yudumlayabileceğiniz bu içecekleri soğuk olarak tüketmeniz gerektiğini hatırlatalım. 

Ofix’te satışını yapmakta olduğumuz diğer Coca Cola ürünlerini içecekler kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler