Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Mola Vakti

Yayınlandı

tarihinde

Ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler için öneriler Ofix Blog'da...

Ofiste çalışırken yorgunluk hissettiğimizde, motivasyonumuz düşüp dikkatimiz dağıldığında veya kan şekerimiz düştüğünde küçük bir mola yapıp bir şeyler içmek ve atıştırmak enerjimizi yükseltiyor. Ofis molasında tüketebileceğimiz içecekler ve yiyecekler yaptığımız işleri keyifli hale getirebilir, verimlilik düzeyimizi arttırmamıza katkı sağlayabilir. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler için bazı önerilerde bulunacağız. 

Kurukahveci Mehmet Efendi Türk Kahvesi

Listemizin ilk sırasında, Kurukahveci Mehmet Efendi Türk kahvesi var. 150 yıla yakın bir geçmişi olan Kurukahveci Mehmet Efendi kahveleri, Türk halkının kahve tüketim şeklinin değişmesinde çok önemli bir rol üstlendi. Çiğ kahve çekirdeklerini özenle kavurup dibekte öğüterek pişirmeye hazır şekilde satışa sunan Kurukahveci Mehmet Efendi, Türk kahvesinin günümüze kadar devam eden tüketim şeklinin oluşmasını sağladı. Geleneksel kahve lezzetini almanızı sağlayan bu ürünlerde en kaliteli kahve çekirdekleri özenle seçilerek tüketime hazır hale getiriliyor.

Çaykur Rize Turist Dökme Çay

Listemizin ikinci sırasında, Çaykur Rize Turist dökme çay var. 1000 gramlık bu ürünler, Karadeniz bölgesinde yetişen çay yapraklarından özenle seçilmekte, damağımızda güzel tatlar bırakmakta. Ofisimizde eğer çay demleniyorsa, ilk tercihimiz genellikle dökme çaylar oluyor. Online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofisler dökme çay konusunda en çok 1000 gramlık Çaykur Rize Turist dökme çayını sipariş vermekte.

Lipton Ice Tea Limon Aromalı

Listemizin üçüncü sırasında, Lipton ice tea limon aromalı var. 330 ml hacmindeki bu ürünlerin paket içi miktarı 24 adet. İçeriğinde siyah çay ekstraktı, limon suyu konsantresi, limon aroması, antioksidan, tatlandırıcı ve kafein barındıran bu ürünler renklendirici içermiyor. Lipton kalitesine sahip bu üründeki kafein miktarı 0.09g/L düzeyinde olup yalnızca çaydan gelmekte, ilave kafein içermemekte.

Doğadan Limon Aromalı Bardak Poşet Yeşil Çay

Ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler listemizin dördüncü sırasında, Doğadan limon aromalı bardak poşet çay var. Poşet çaylar, özellikle de bitki çayları söz konusu olduğunda temel tüketim şeklimiz haline geldi. Dökme çaylardan farklı olarak poşet çaylar, sunduğu hızlı ve pratik çözümler sayesinde iş yükümüzü azaltıyor, çayı tüketmemizi kolaylaştırıyor. Türkiye’nin ilk poşet çay markası olan Doğadan, 40 yıldan uzun bir süredir siyah çay ile bitki ve meyve çayı tüketimimize olumlu bir katkı sağlıyor.

Nescafe Classic Kahve Poşet

Listemizin beşinci sırasında, Nescafe Classic kahve poşet var. Paket ağırlığı 200 gram olan ve çekilmiş kahve çekirdeklerinin suyun yardımıyla filtre edilmesiyle demlenen bu ürünlerde hiçbir katkı maddesi yok. Dilediğiniz her ortamda bu ürünleri hızlı ve kolay bir şekilde içime hazır hale getirebilir, keyifle yudumlayabilirsiniz. 

Ülker Pötibör Bisküvi

Ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler listemizin altıncı sırasında, Ülker pötibör bisküvi var. Paket ağırlığı 175 gram olan bu ürünler, Ofix kullanıcılarının tatlı atıştırmalıklar kategorisinde en çok sipariş verdiği ürünümüz. Ülker tarafından ilk olarak 1944 yılında piyasaya sunulan ve o günden beri değişmeyen lezzetiyle çay ve kahve molalarında keyifle tüketilen bu ürünler, ofiste kan şekeriniz düştüğünde rahatlıkla tüketebileceğiniz ürünlerden biri.

Ülker Hanımeller Çokodamla Bisküvi

Listemizin yedinci sırasında, Ülker Hanımeller Çokodamla bisküvi var. Paket ağırlığı 82 gram olan bu ürünler, Ülker markasının en beğenilen bir diğer ürünü. Bisküvi ile damla çikolatayı bir araya getiren ve ofis molasında ev kurabiyesi lezzetiyle tüketebilirsiniz.

Biscolata Mood Sütlü Çikolata Kremalı Bisküvi

Ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler listemizin sekizinci sırasında, Biscolata Mood sütlü çikolata kremalı bisküvi var. Paket ağırlığı 40 gram, koli içi miktarı 12 adet olan bu ürünler, Ofix’in verilerine göre Biscolata markasının ofisler tarafından en çok sipariş verilen ürünleri. Ürünlerin 1 paketinin enerji miktarı 199 kcal, karbonhidrat miktarı 23.6 gram, yağ miktarı ise 11.7 gram.

Tadım Tadımca Fındıklı Bar

Listemizin dokuzuncu sırasında, Tadım Tadımca fındıklı bar var. Paket ağırlığı 30 gram, koli içi miktarı 20 adet olan bu ürünler, kuruyemiş sektörünün öncü markalarından biri olan Tadım‘ın hem lezzetli, hem de besleyici ürünlerinden biri.

Nestle Damak Sütlü Antep Fıstıklı Çikolata

Ofis molasında tüketilebilecek içecekler ve yiyecekler listemizin onuncu sırasında, Nestle Damak sütlü Antep fıstıklı çikolata var. Paket ağırlığı 65 gram olan bu ürünler, Nestle kalitesini Antep fıstığı ile bir araya getiriyor.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler