Bizi Takip Edin

Lifestyle

Origamiyi hiç denediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

Origami hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Koronavirüs salgınında artan tanı ve hasta sayıları nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları yeniden başladı. Bu dönemde evde çocuklarla birlikte geçirilen zamanı daha keyifli hale getirmek için origami iyi bir seçim olabilir. Çocukların yanı sıra yetişkinler için de keyifli bir etkinlik olan origamiyle boş zamanlarınıza renk katabilir, çocuğunuzun el becerileri ve dikkat gelişimine katkı sağlayabilirsiniz. Yalnızca kağıt kullanılarak yapılabilecek origamiyle çocuğunuza, kurduğu hayalleri gerçekleştirme cesareti de kazandırabilirsiniz. Origami ayrıca stres ve kaygı yönetimi konusunda da çok faydalı. Güzel bir şeyler yarattıkça insan, her türlü stres ve kaygıdan uzak kalabiliyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Uzakdoğu’nun en eski el sanatlarından biri olan origami hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Origami nedir, diye merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Origami nedir?

Origami sözcüğü, Japoncada “oru” (katlama) ve “kami” (kağıt) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan bileşik bir sözcük. “Kağıt katlama” veya “katlanmış kağıt” anlamına gelen origami, kağıt katlama işine farklı bir estetik nitelik kazandırmakta. Uzakdoğu’nun en eski el sanatlarından biri olan origamide makas veya herhangi bir yapıştırıcı kullanmaksızın kağıdı yalnızca katlayarak çeşitli formlara ulaşılmakta. Bu formlar arasında hayvan ve bitki motifleri daha yaygın. Kağıttan tuzluk, çiçek, kalemlik vb. objeler de yapılabilmekte. Origami için özel olarak üretilen origami kağıdı kullanarak birbirinden ilginç ve renkli objeleri kolayca tasarlayabilirsiniz. Origamide ülkemizde en çok at, çiçek ve kelebek motifleri ilgi görüyor. Kalp motifleri ise özel günlerde verilen hediyelere eşlik edebiliyor. 

Origami kolay olduğu kadar son derece yaratıcı bir el sanatıdır. Origaminin yapılışı sırasında hayal gücü ve el becerileri birlikte gelişir. Kişinin çevresine ve doğaya karşı farkındalığını arttıran bu sanat, aynı zamanda gözlem gücü ve matematiksel düşüncenin de gelişmesine katkı sağlıyor. Kağıdın tam olarak nasıl ve ne ölçüde katlanması gerektiği üzerinde düşünen kullanıcılar, bu konular hakkındaki becerilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. Origamide kullanılan kağıt her katlamanın ardından farklı bir şekil almakta. Bu şekiller içinde istenilen forma ulaşma çabası, kişinin çözüm üretme becerisini geliştirmesini sağlıyor. Seçilen forma göre origaminin basit veya zor bir el sanatı olduğunu söylemek mümkün. Fakat origamide uzmanlaştıkça en karmaşık formların bile aslında basit birtakım katlama adımlarından ibaret olduğu görüldüğünde bu sanata duyulan ilgi artıyor. 

Bu bakımdan, origamiyle hem gözlem yeteneğinizi, hem hayal gücünüzü, hem matematiksel analiz yeteneğinizi, hem de el becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Bunların yanı sıra sabır ve kararlılık konusunda da yine, origaminin pek çok olumlu etkisinden bahsetmek mümkün. Bu konuda origamiyi, çocuğunuzda istediğiniz davranış tarzı değişikliğini gerçekleştirmek için de kullanabilirsiniz. Çocuğunuza, istediği şeylere ulaşmak için emek sarf etmesi ve sabırlı olması gerektiğini öğretmeniz için origamiden yararlanabilirsiniz. Bu sanatın aynı zamanda da sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkiye sahip olması, stres ve kaygı yönetimi konusunda size de yardımcı olabilir. Nitekim origami, Uzakdoğu’da yüzlerce yıl çeşitli ruhsal hastalıklar için tedavi şekli olarak uygulanmış. Bu sanatta kağıt katlarken, günlük stres ve kaygılarınızın parmaklarınızın arasından akıp gittiğine tanıklık edebilirsiniz.

Origaminin Gelişim Serüveni

Origaminin ilk olarak nerede ve ne zaman başladığı bugüne kadar kesin olarak aydınlatılamadı. Kağıttan origamide yaygın kanaat, ilk olarak Çin’de ortaya çıktığı şeklinde. MÖ 2. yüzyılda Çinliler tarafından bulunan kağıdın kullanımı bu dönemde henüz yaygın değildi. Ve bu sanat, daha çok tapınaklarda süsleme amacıyla kullanılmaktaydı. Ayrıca, zengin tabakanın verdiği hediyeleri kaplamak için de origamiden yararlanılıyordu. Origaminin nasıl yayıldığı konusunda yaygın kanaat ise Budist rahiplerle yayıldığı şeklinde. Çinliler tarafından bulunduğu düşünülen bu sanata “origami” ismini ise Japonlar verdi. Kağıdın fiyatının düşmesi ve kullanımının yaygınlaşması, origaminin daha geniş kitleler tarafından uygulanmasını sağladı. Bu sanat için gereken tek şeyin kağıt olması, yaygınlaşmasını büyük ölçüde kolaylaştırdı. 

Uzakdoğu’da 17. yüzyılda origami, bir tür eğlence haline geldi ve kitleselleşti. Origamiyle ilgili kitapların yazılması da ilk olarak bu dönemde gerçekleşti. Bu kitaplar, halk arasında ilgi gördü. Kitaplarda hangi formlar için ne gibi kağıt katlamaların yapılacağı ayrıntılı bir şekilde tasvir edildi. Kolay origami konusunda ilham veren bu kitaplardaki yönergelere uygun şekilde yapılan objeler, daha özgün modellerin geliştirilmesine ve kayıt altına alınmasına katkı sağladı. Budist rahiplerle Japonya’ya gelen kağıt katlama çalışmaları, kitap çevirileriyle İspanya gibi çok uzak coğrafyalara ulaşma şansı yakaladı. Bu sayede origami kağıt katlama, hemen tüm Avrupa’da tanınmaya başladı. Origami çalışmaları ile yeni formlar oluştu, farklı estetik anlayışlar şekillendi. 

Origami çeşitleri nelerdir?

Origaminin çeşitleri için farklı kaynaklarda farklı sınıflandırmalar yapılsa da genel olarak üç çeşit origami olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar klasik origami, modüler (parçalı) origami ve ıslak katlama şeklinde sınıflandırılmakta. Origami çeşitleri içinde klasik origami, tek parça kağıdın katlanmasıyla yapılan origamileri ifade etmekte. Origaminin bu türü, daha çok kuş ve at gibi hayvanların yapımında tercih edilmekte. Ülkemizde de en çok klasik origaminin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Yapımının kolay ve en sevilen hayvan formlarına elverişli olması, klasik origaminin daha fazla öne çıkmasını sağlıyor. Kolaylığının yanı sıra herhangi bir kesme ve yapıştırma işlemi içermemesi, okul öncesi kağıt katlama etkinliklerinde klasik origaminin daha fazla tercih edilmesini sağlıyor. 

Origami çeşitlerinden modüler (parçalı) origami, birbirine benzeyen parçaların birleştirilmesiyle oluşmakta. Origaminin bu türü, daha çok soyut formlar ve geometrik nesnelerde tercih edilmekte. Bu türde kullanılan parçaların yerlerinin değiştirilmesiyle bile birbirinden ilginç objelere ulaşmak mümkün. Modüler origamiyle aynı zamanda 3 boyutlu tasarımlar yapmak da mümkün. 3D origami ile ilgileniyorsanız, origaminin bu türü üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Bu konuda uzmanlaştıkça 3D origami kolay olmanın yanı sıra daha yaratıcı gelebilir. Islak katlama ise adından da anlaşılacağı üzere, kağıda kolay şekil vermek için ıslatılmasıyla yapılan origami türüdür. Gerçeğine uygun ve doğal görünen hayvan ve eşya motifleri için daha çok ıslak katlama tercih edilmekte. 

Origamiye yeni başlayanlar için klasik origami uygulamaları daha isabetlidir. Klasik origami online alanda büyük ilgi görmekte. Bu konuda dilerseniz, klasik origami Youtube videoları ile kendinizi geliştirebilirsiniz. Örneğin tank origami, başlangıç aşaması için güzel bir seçim olabilir. Origami lale de yine başlangıç için denenebilir. Ya da kamikey origamiyle farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz. El becerileriniz ve deneyimleriniz ilerledikçe, modüler origamiye ve ıslak katlamaya geçebilirsiniz. Evde veya ofiste kullanılmış kağıtları değerlendirmek için de origamiden yararlanabilirsiniz. Kullanılmış kağıtlar, kağıttan şekil yapma konusunda kendinizi geliştirmek için iyi bir fırsat olabilir. Aynı şekilde, origami post-it ile de yapılabilir. Post-it kullanarak masanızda küçük ve sevimli objelere yer açabilirsiniz. 

Origami çocuklar arasında büyük ilgi görüyor.

Origaminin gerek Uzakdoğu, gerekse Avrupa’daki serüveninde çocukların ilgisi hep çok yüksek düzeyde oldu. Bu kolay ve zevkli el sanatına çocukların gösterdiği ilgi, hayal güçlerinin büyük olmasından kaynaklanıyor olsa gerek. Kağıt katlama okul öncesi grubunda çok daha yaratıcı sonuçlar doğurabiliyor. Okul öncesi origami yapımı çocukların ebeveynleriyle keyifli vakit geçirmesi için de bir fırsat aslında. Bu gruptaki çocukları en fazla mutlu eden işlerden biri, ebeveynleriyle birlikte bir şeyler başarabilmektir. Ve tabii, bu zaman diliminde yetişkinler de kağıdın yalnızca yazıp çizmeye yaramadığını, estetik bir obje haline getirilebileceğini görebiliyor. Evde veya ofiste işi biten kağıtların nasıl birer dekoratif objeye dönüştüğünü görmek, yetişkinler için de ellerindeki fırsatları yeni bir gözle değerlendirme olanağı yaratıyor. 

Avrupa’da origaminin tarihçesi içinde 20. yüzyıl, önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dönemden itibaren origaminin okullarda etkinlik alanında değerlendirilmesi sağlandı. Origami okul öncesi grupta olduğu kadar daha ileri yaş grupları için de son derece faydalı bir el sanatı. Okul öncesi kağıt katlama çalışmaları ile tanışan çocuklar, daha ileriki aşamalarda origamide karmaşık formları başarılı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. İki dünya savaşının arasında kalan dönemde Avrupalı çocukların rehabilitasyonunda da yine origamiden yararlanıldı. Dahası, II. Dünya Savaşı’ndan sonra yetişkinlerin rehabilitasyonunda da yine origamiden yararlanıldı. Günümüzde pek çok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde origamiden yararlanmaya devam ediliyor.

Origamiye ilginin ülkemizde giderek artmakta olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle korona döneminde kağıttan origami konusuna yönelik ilginin epeyce arttığını söyleyebiliriz. Origami site ve online kurslara katılımlar da yine her geçen gün artıyor. Online kanallarda origamiyle ilgili kurslar, etkinlikler, sergiler düzenlenebiliyor. Origaminin eğitimi konusunda online kanallar, koronavirüs salgını nedeniyle halihazırda devam eden kısıtlamalar içinde evde çocuklarla birlikte yapılabilecek etkinlikler için iyi birer fırsat. Siz de evde origami kalemlik veya origami helikopter yaparken çocuğunuza yardımcı olabilir, birlikte geçirdiğiniz süreyi daha anlamlı hale getirebilirsiniz. Kolay kağıt katlama işlerini çocukların bu kadar sevmesi, üretim ve başarıdan aldıkları keyfi arttırması bakımından çok önemli bir fırsat. 

Stres ve kaygılarınızı origami ile aşabilirsiniz!

Koronavirüs salgını süresince stres ve kaygı yönetimi, dünya genelinde pek çok kesimden insanın yaşadığı zorluklar içinde üst sıralara yükseldi. Koronavirüs salgınıyla birlikte artan sağlık endişeleri başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve diğer endişeler, stres ve kaygı yönetimini daha da önemli hale getiriyor. Korona döneminde evde geçirilen sürenin artması ve çocukların okula gidememeleri, ebeveynlerin üzerindeki sorumlulukları daha da arttırıyor. Hal böyleyken, stres ve kaygı yönetimi konusunda siz de origamiden yararlanabilirsiniz. Koronavirüs salgınını daha iyi şekilde atlatmak için origamiyi hobi olarak edinebilirsiniz. Hatta origamiden alacağınız keyif arttıkça evde renkli fotokopi kağıtları bulundurmak bile isteyebilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte yapacağınız birbirinden güzel ve ilginç objeler, bu zorlu süreci psikolojik açıdan daha sağlıklı geçirmenize katkı sağlayacaktır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler