Bizi Takip Edin

Lifestyle

Origamiyi hiç denediniz mi?

Yayınlandı

tarihinde

Origami hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Koronavirüs salgınında artan tanı ve hasta sayıları nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları yeniden başladı. Bu dönemde evde çocuklarla birlikte geçirilen zamanı daha keyifli hale getirmek için origami iyi bir seçim olabilir. Çocukların yanı sıra yetişkinler için de keyifli bir etkinlik olan origamiyle boş zamanlarınıza renk katabilir, çocuğunuzun el becerileri ve dikkat gelişimine katkı sağlayabilirsiniz. Yalnızca kağıt kullanılarak yapılabilecek origamiyle çocuğunuza, kurduğu hayalleri gerçekleştirme cesareti de kazandırabilirsiniz. Origami ayrıca stres ve kaygı yönetimi konusunda da çok faydalı. Güzel bir şeyler yarattıkça insan, her türlü stres ve kaygıdan uzak kalabiliyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Uzakdoğu’nun en eski el sanatlarından biri olan origami hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Origami nedir, diye merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Origami nedir?

Origami sözcüğü, Japoncada “oru” (katlama) ve “kami” (kağıt) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan bileşik bir sözcük. “Kağıt katlama” veya “katlanmış kağıt” anlamına gelen origami, kağıt katlama işine farklı bir estetik nitelik kazandırmakta. Uzakdoğu’nun en eski el sanatlarından biri olan origamide makas veya herhangi bir yapıştırıcı kullanmaksızın kağıdı yalnızca katlayarak çeşitli formlara ulaşılmakta. Bu formlar arasında hayvan ve bitki motifleri daha yaygın. Kağıttan tuzluk, çiçek, kalemlik vb. objeler de yapılabilmekte. Origami için özel olarak üretilen origami kağıdı kullanarak birbirinden ilginç ve renkli objeleri kolayca tasarlayabilirsiniz. Origamide ülkemizde en çok at, çiçek ve kelebek motifleri ilgi görüyor. Kalp motifleri ise özel günlerde verilen hediyelere eşlik edebiliyor. 

Origami kolay olduğu kadar son derece yaratıcı bir el sanatıdır. Origaminin yapılışı sırasında hayal gücü ve el becerileri birlikte gelişir. Kişinin çevresine ve doğaya karşı farkındalığını arttıran bu sanat, aynı zamanda gözlem gücü ve matematiksel düşüncenin de gelişmesine katkı sağlıyor. Kağıdın tam olarak nasıl ve ne ölçüde katlanması gerektiği üzerinde düşünen kullanıcılar, bu konular hakkındaki becerilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. Origamide kullanılan kağıt her katlamanın ardından farklı bir şekil almakta. Bu şekiller içinde istenilen forma ulaşma çabası, kişinin çözüm üretme becerisini geliştirmesini sağlıyor. Seçilen forma göre origaminin basit veya zor bir el sanatı olduğunu söylemek mümkün. Fakat origamide uzmanlaştıkça en karmaşık formların bile aslında basit birtakım katlama adımlarından ibaret olduğu görüldüğünde bu sanata duyulan ilgi artıyor. 

Bu bakımdan, origamiyle hem gözlem yeteneğinizi, hem hayal gücünüzü, hem matematiksel analiz yeteneğinizi, hem de el becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Bunların yanı sıra sabır ve kararlılık konusunda da yine, origaminin pek çok olumlu etkisinden bahsetmek mümkün. Bu konuda origamiyi, çocuğunuzda istediğiniz davranış tarzı değişikliğini gerçekleştirmek için de kullanabilirsiniz. Çocuğunuza, istediği şeylere ulaşmak için emek sarf etmesi ve sabırlı olması gerektiğini öğretmeniz için origamiden yararlanabilirsiniz. Bu sanatın aynı zamanda da sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkiye sahip olması, stres ve kaygı yönetimi konusunda size de yardımcı olabilir. Nitekim origami, Uzakdoğu’da yüzlerce yıl çeşitli ruhsal hastalıklar için tedavi şekli olarak uygulanmış. Bu sanatta kağıt katlarken, günlük stres ve kaygılarınızın parmaklarınızın arasından akıp gittiğine tanıklık edebilirsiniz.

Origaminin Gelişim Serüveni

Origaminin ilk olarak nerede ve ne zaman başladığı bugüne kadar kesin olarak aydınlatılamadı. Kağıttan origamide yaygın kanaat, ilk olarak Çin’de ortaya çıktığı şeklinde. MÖ 2. yüzyılda Çinliler tarafından bulunan kağıdın kullanımı bu dönemde henüz yaygın değildi. Ve bu sanat, daha çok tapınaklarda süsleme amacıyla kullanılmaktaydı. Ayrıca, zengin tabakanın verdiği hediyeleri kaplamak için de origamiden yararlanılıyordu. Origaminin nasıl yayıldığı konusunda yaygın kanaat ise Budist rahiplerle yayıldığı şeklinde. Çinliler tarafından bulunduğu düşünülen bu sanata “origami” ismini ise Japonlar verdi. Kağıdın fiyatının düşmesi ve kullanımının yaygınlaşması, origaminin daha geniş kitleler tarafından uygulanmasını sağladı. Bu sanat için gereken tek şeyin kağıt olması, yaygınlaşmasını büyük ölçüde kolaylaştırdı. 

Uzakdoğu’da 17. yüzyılda origami, bir tür eğlence haline geldi ve kitleselleşti. Origamiyle ilgili kitapların yazılması da ilk olarak bu dönemde gerçekleşti. Bu kitaplar, halk arasında ilgi gördü. Kitaplarda hangi formlar için ne gibi kağıt katlamaların yapılacağı ayrıntılı bir şekilde tasvir edildi. Kolay origami konusunda ilham veren bu kitaplardaki yönergelere uygun şekilde yapılan objeler, daha özgün modellerin geliştirilmesine ve kayıt altına alınmasına katkı sağladı. Budist rahiplerle Japonya’ya gelen kağıt katlama çalışmaları, kitap çevirileriyle İspanya gibi çok uzak coğrafyalara ulaşma şansı yakaladı. Bu sayede origami kağıt katlama, hemen tüm Avrupa’da tanınmaya başladı. Origami çalışmaları ile yeni formlar oluştu, farklı estetik anlayışlar şekillendi. 

Origami çeşitleri nelerdir?

Origaminin çeşitleri için farklı kaynaklarda farklı sınıflandırmalar yapılsa da genel olarak üç çeşit origami olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar klasik origami, modüler (parçalı) origami ve ıslak katlama şeklinde sınıflandırılmakta. Origami çeşitleri içinde klasik origami, tek parça kağıdın katlanmasıyla yapılan origamileri ifade etmekte. Origaminin bu türü, daha çok kuş ve at gibi hayvanların yapımında tercih edilmekte. Ülkemizde de en çok klasik origaminin tercih edildiğini söyleyebiliriz. Yapımının kolay ve en sevilen hayvan formlarına elverişli olması, klasik origaminin daha fazla öne çıkmasını sağlıyor. Kolaylığının yanı sıra herhangi bir kesme ve yapıştırma işlemi içermemesi, okul öncesi kağıt katlama etkinliklerinde klasik origaminin daha fazla tercih edilmesini sağlıyor. 

Origami çeşitlerinden modüler (parçalı) origami, birbirine benzeyen parçaların birleştirilmesiyle oluşmakta. Origaminin bu türü, daha çok soyut formlar ve geometrik nesnelerde tercih edilmekte. Bu türde kullanılan parçaların yerlerinin değiştirilmesiyle bile birbirinden ilginç objelere ulaşmak mümkün. Modüler origamiyle aynı zamanda 3 boyutlu tasarımlar yapmak da mümkün. 3D origami ile ilgileniyorsanız, origaminin bu türü üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Bu konuda uzmanlaştıkça 3D origami kolay olmanın yanı sıra daha yaratıcı gelebilir. Islak katlama ise adından da anlaşılacağı üzere, kağıda kolay şekil vermek için ıslatılmasıyla yapılan origami türüdür. Gerçeğine uygun ve doğal görünen hayvan ve eşya motifleri için daha çok ıslak katlama tercih edilmekte. 

Origamiye yeni başlayanlar için klasik origami uygulamaları daha isabetlidir. Klasik origami online alanda büyük ilgi görmekte. Bu konuda dilerseniz, klasik origami Youtube videoları ile kendinizi geliştirebilirsiniz. Örneğin tank origami, başlangıç aşaması için güzel bir seçim olabilir. Origami lale de yine başlangıç için denenebilir. Ya da kamikey origamiyle farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz. El becerileriniz ve deneyimleriniz ilerledikçe, modüler origamiye ve ıslak katlamaya geçebilirsiniz. Evde veya ofiste kullanılmış kağıtları değerlendirmek için de origamiden yararlanabilirsiniz. Kullanılmış kağıtlar, kağıttan şekil yapma konusunda kendinizi geliştirmek için iyi bir fırsat olabilir. Aynı şekilde, origami post-it ile de yapılabilir. Post-it kullanarak masanızda küçük ve sevimli objelere yer açabilirsiniz. 

Origami çocuklar arasında büyük ilgi görüyor.

Origaminin gerek Uzakdoğu, gerekse Avrupa’daki serüveninde çocukların ilgisi hep çok yüksek düzeyde oldu. Bu kolay ve zevkli el sanatına çocukların gösterdiği ilgi, hayal güçlerinin büyük olmasından kaynaklanıyor olsa gerek. Kağıt katlama okul öncesi grubunda çok daha yaratıcı sonuçlar doğurabiliyor. Okul öncesi origami yapımı çocukların ebeveynleriyle keyifli vakit geçirmesi için de bir fırsat aslında. Bu gruptaki çocukları en fazla mutlu eden işlerden biri, ebeveynleriyle birlikte bir şeyler başarabilmektir. Ve tabii, bu zaman diliminde yetişkinler de kağıdın yalnızca yazıp çizmeye yaramadığını, estetik bir obje haline getirilebileceğini görebiliyor. Evde veya ofiste işi biten kağıtların nasıl birer dekoratif objeye dönüştüğünü görmek, yetişkinler için de ellerindeki fırsatları yeni bir gözle değerlendirme olanağı yaratıyor. 

Avrupa’da origaminin tarihçesi içinde 20. yüzyıl, önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dönemden itibaren origaminin okullarda etkinlik alanında değerlendirilmesi sağlandı. Origami okul öncesi grupta olduğu kadar daha ileri yaş grupları için de son derece faydalı bir el sanatı. Okul öncesi kağıt katlama çalışmaları ile tanışan çocuklar, daha ileriki aşamalarda origamide karmaşık formları başarılı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. İki dünya savaşının arasında kalan dönemde Avrupalı çocukların rehabilitasyonunda da yine origamiden yararlanıldı. Dahası, II. Dünya Savaşı’ndan sonra yetişkinlerin rehabilitasyonunda da yine origamiden yararlanıldı. Günümüzde pek çok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde origamiden yararlanmaya devam ediliyor.

Origamiye ilginin ülkemizde giderek artmakta olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle korona döneminde kağıttan origami konusuna yönelik ilginin epeyce arttığını söyleyebiliriz. Origami site ve online kurslara katılımlar da yine her geçen gün artıyor. Online kanallarda origamiyle ilgili kurslar, etkinlikler, sergiler düzenlenebiliyor. Origaminin eğitimi konusunda online kanallar, koronavirüs salgını nedeniyle halihazırda devam eden kısıtlamalar içinde evde çocuklarla birlikte yapılabilecek etkinlikler için iyi birer fırsat. Siz de evde origami kalemlik veya origami helikopter yaparken çocuğunuza yardımcı olabilir, birlikte geçirdiğiniz süreyi daha anlamlı hale getirebilirsiniz. Kolay kağıt katlama işlerini çocukların bu kadar sevmesi, üretim ve başarıdan aldıkları keyfi arttırması bakımından çok önemli bir fırsat. 

Stres ve kaygılarınızı origami ile aşabilirsiniz!

Koronavirüs salgını süresince stres ve kaygı yönetimi, dünya genelinde pek çok kesimden insanın yaşadığı zorluklar içinde üst sıralara yükseldi. Koronavirüs salgınıyla birlikte artan sağlık endişeleri başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve diğer endişeler, stres ve kaygı yönetimini daha da önemli hale getiriyor. Korona döneminde evde geçirilen sürenin artması ve çocukların okula gidememeleri, ebeveynlerin üzerindeki sorumlulukları daha da arttırıyor. Hal böyleyken, stres ve kaygı yönetimi konusunda siz de origamiden yararlanabilirsiniz. Koronavirüs salgınını daha iyi şekilde atlatmak için origamiyi hobi olarak edinebilirsiniz. Hatta origamiden alacağınız keyif arttıkça evde renkli fotokopi kağıtları bulundurmak bile isteyebilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte yapacağınız birbirinden güzel ve ilginç objeler, bu zorlu süreci psikolojik açıdan daha sağlıklı geçirmenize katkı sağlayacaktır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler