Bizi Takip Edin

Lifestyle

Parmaklarımız neden uyuşur?

Yayınlandı

tarihinde

Parmak uyuşması hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Günün büyük bir bölümünü bilgisayar başında geçiren beyaz yakalılarda parmak uyuşması şikayeti sıkça görülebiliyor. Çoğu zaman kendiliğinden geçen parmak uyuşması şikayeti yanlış bilgisayar kullanımından kaynaklanabileceği gibi, başka birtakım sağlık sorunlarının da habercisi olabilir. Veya yalnızca vitamin ve mineral eksikliğinden de kaynaklanabilir. Parmak uyuşması şikayetinizin hayat kalitenizi ve iş performansınızı etkilememesi için bu konuda bazı temel bilgilere göz atmanızda yarar var. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, parmak uyuşması konusunu ele alacağız. Parmaklarımız neden uyuşur, diye merak ediyorsanız, bu yazımızda çok şey bulabilirsiniz. 

Kısaca Parmak Uyuşması 

Parmak uyuşmasını kısaca, el veya ayak parmaklarında ortaya çıkan uyuşukluk hissi şeklinde tanımlayabiliriz. El parmaklarında oluşan uyuşukluk hissi veya el uyuşması bazen bir parmakta görülebileceği gibi, bazen elin tamamında, avuç içinde veya yalnızca parmak uçlarında da görülebilir. El parmağı uyuşmasına kimi zaman yanma, karıncalanma ve ağrı gibi şikayetler de eşlik edebilir. El bileğinde veya dirsekte meydana gelen sinir sıkışmaları, el parmaklarında uyuşmaya yol açabilir. Ayak parmaklarındaki uyuşmanın da birçok nedeni olabilir. Bu nedenler arasında ilk sırada tarsal tünel sendromunun olduğunu söyleyebiliriz. Arka tibial sinirin ayak bilek iç kısımda sıkışması sonucu oluşan tarsal tünel sendromu, halk arasında daha çok ayak parmak uyuşması olarak bilinmekte.

Parmak uyuşmasının en önemli nedenlerinin karpal tünel sendromu, kubital tünel sendromu, tarsal tünel sendromu, periferik nöropati, diyabetik nöropati, boyun ve bel kireçlenmeleri, dolaşım bozuklukları, omurilik yaralanmaları ve omurilik tümörü, vitamin ve mineral eksikliği, sigara ve alkol kullanımı ile metal zehirlenmesi olduğunu söyleyebiliriz. Parmak uyuşması konusunu ele aldığımız yazımızın bu kısmında bu nedenler hakkında bazı faydalı bilgiler paylaşacağız. 2-3 günden uzun süren parmak uyuşması veya ellerde uyuşma şikayeti yaşıyorsanız, bu bilgilerle yetinmek yerine en kısa sürede hekiminize başvurmanızı tavsiye ederiz. Parmak uyuşması şikayetinizin nedeni ve tedavi şekli hakkında en doğru bilgileri hekiminizden alabilirsiniz.

Karpal Tünel Sendromuna Bağlı Parmak Uyuşması

Parmak uyuşmasının en önemli nedenlerinden biri olan karpal tünel sendromu, median sinirin el bileğinde geçtiği kanal içinde sıkışması sonucunda ortaya çıkar. Bilek seviyesinde yer alan karpal tünelin içinde, parmaklarımızın hareketini sağlayan tendonlar ve median sinir yer almakta. Karpal kanaldaki tendonlar, kasları kemiklere bağlayan lifli bağ dokusunu oluşturur. Median sinir ise parmakların hissetmesini ve bazı hareketleri yapmasını sağlar. Üst kısmı kalın bir yapıyla örtülü olan karpal kanalda oluşan daralma, median sinirin kanal içinde baskı altına alınmasına ve görevini yerine getirememesine yol açar. Tıp literatüründe karpal tünel sendromu olarak tanımlanan bu durum, parmaklarda uyuşmayla başlayıp ellerde ve kollarda şiddetli ağrılara neden olur.

Kubital Tünel Sendromuna Bağlı Parmak Uyuşması

Dirsek kemiğinde bulunan ulnar sinir sıkışması, tıp literatüründe kubital tünel sendromu olarak ifade edilmekte. Parmak uyuşmasının karpal tünel sendromundan sonra en sık karşılaşılan bu ikinci türünde uyuşma daha çok serçe ve yüzük parmağında görülür. Kubital tünel içinden geçen ulnar sinir, yüzük ve serçe parmağına ulaşır. Bu parmaklarda hissedilen ağrı ve uyuşma, çoğu zaman ulnar sinir sıkışması nedeniyle oluşur. Ağrı ve uyuşmanın artması durumunda gelişen his kaybı, kubital tünel sendromunun ileri noktaya ulaştığına işaret eder. Hastalığın daha ileriki aşamalarında ise kaslarda erime ve şekil bozukluğu görülebilir. Parmak uyuşması türleri içinde bu sendrom, hastanın serçe ve yüzük parmaklarını kullanmasına ciddi ölçüde engel olur.

Tarsal Tünel Sendromuna Bağlı Parmak Uyuşması

Arka tibial sinirin ayak bilek iç kısımda sıkışması sonucu oluşan tarsal tünel sendromu da parmak uyuşması konusunda önemli bir diğer nedendir. El bileğindeki karpal tünel sendromunun ayak bileğindeki karşılığı olan bu sendrom, halk arasında daha çok ayak parmak uyuşması olarak bilinmekte. Ayak parmaklarında uyuşma ile kendisini belli eden bu sendrom, kişinin ayaktayken veya uyurken ayak ağrısı çekmesine yol açar. Bu sorunun yanlış oturuş şekilleri veya yatış şekillerinden kaynaklandığını düşünen hasta, parmak uyuşması şikayetinin doğru konuma geçmekle kendiliğinden geçeceğine inanır. Oysa ayak baş parmak uyuşması ve özellikle sol ayak baş parmak uyuşması şikayeti artarak devam eder. Ayak baş parmağı uyuşması şikayeti ancak doğru tedavi şekilleriyle iyileşebilen bir şikayettir.

Periferik Nöropatiye Bağlı Parmak Uyuşması

Periferik sinirlerin zarar görmesi sonucu oluşan periferik nöropati, el ve ayak parmaklarında uyuşukluğun yanı sıra zayıflığa ve ağrıya da yol açar. Beyin ve omurilikten vücudun geri kalan kısımlarına bilgi gönderen periferik sinir sistemi, çeşitli yaralanma veya travmalar, enfeksiyonlar veya kronik hastalıklar nedeniyle zarar görebilir. Vücutta kan basıncındaki ani değişiklikler, kalp çarpıntısı ve sindirimi kontrol eden otonom sinirler, periferik nöropatiye yol açabilir. Periferik nöropatinin aynı zamanda kalıtsal nedenleri de olabilir. Ayrıca yüksek miktarda toksine maruz kalma sonucunda da periferik nöropati gelişebilir. Periferik nöropatiye bağlı parmak uyuşması şikayetinde parmaklarda karıncalanmaya ek olarak yanma hissi de görülebilir.

Diyabetik Nöropatiye Bağlı Parmak Uyuşması

Diyabet hastalarında görülen diyabetik nöropati, diyabet nedeniyle küçük sinirlerin zarar görmesi sonucu oluşur. El ve ayak parmağı uyuşması şeklinde kendini belli eden diyabetik nöropatide hasta, el ve ayaklarındaki soğuma ve aşırı üşümeden şikayet eder. Ayaklarında karınca yürüyormuş gibi bir hisse kapılan bu hastalarda diyabetik nöropatinin ileriki aşamalarında elektrik çarpması gibi hisler de gelişebilir. Diyabet hastalarının pek çoğunda diyabetik nöropati, erken evrelerde teşhis edilerek semptomatik tedavi şekilleriyle iyileştirilebilmekte. Parmak uyuşması şikayetinin hafife alınması ve geçiştirilmesi, hastalığın ve şikayetlerin hızlıca ilerlemesine yol açmakta.

Boyun ve Bel Kireçlenmelerine Bağlı Parmak Uyuşması

Boyun ve bel bölgesindeki kemiklerde hasara yol açan gelişmeler sonucu oluşan boyun ve bel kireçlenmeleri de parmak uyuşması şikayetinin nedenleri arasındadır. Boyun ve bel kireçlenmelerinin en önemli belirtisi, hareket ettikçe kötüleşen boyun ve bel ağrılarıdır. Bu ağrılara çoğu zaman, boyunda ve bel bölgesinde hissedilen sertlik eşlik eder. Boynun ve belin hareket alanını kısıtlayan bu ağrılar, sırt veya omuzlarda kas spazmları veya ağrılara da yol açabilir. Bu ağrılara ek olarak baş ağrısı, kulaklarda çınlama, kol veya ellerde uyuşma ya da karıncalanma, kuvvet kaybı gibi şikayetler de gelişebilir. Boyun ve bel kireçlenmelerine bağlı parmak uyuşması şikayetlerinde ileri yaş, omurlar arası mesafenin azalması, omurganın kötü kullanılması, kalsiyum eksikliği gibi nedenler de önemlidir.

Dolaşım Bozukluklarına Bağlı Parmak Uyuşması

Dolaşım bozukluklarına bağlı parmak uyuşması, parmaklara kan akışını engelleyen durumlar sonucunda gelişir. Günün büyük bir kısmını masa başında bilgisayar ve mouse kullanarak geçiren kişilerde parmak uyuşması şikayeti, diğer nedenlerin dışında en çok dolaşım bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkmakta. Yanlış klavye ve mouse kullanımı, parmakların yanlış konumlandırılması, parmak eklemleri üzerinde yoğunlaşan aşırı yük ve benzeri nedenlerle parmaklarda dolaşım bozukluğu gelişebilir. Dolaşım bozukluklarına bağlı parmak uyuşması şikayetleri, gün içinde birkaç kez yapılabilecek basit parmak egzersizleri ile kolayca çözülebilir. Bu tür egzersizler yaptığınız halde şikayetlerinizde azalma meydana gelmiyorsa, parmak uyuşması şikayetinizin farklı nedenleri olabilir.

Omurilik Yaralanmaları ve Omurilik Tümörüne Bağlı Parmak Uyuşması

Omurilik yaralanmaları ve omurilik tümörü de yine parmak uyuşması şikayetinin en önemli nedenleri arasındadır. Omurgamız beş bölümden oluşur. Yukarıdan aşağıya sırasıyla servikal, torakal, lomber, sakrum ve koksigs omurlarından meydana gelen omurgamız, omurilik yaralanmaları ve omurilik tümörü nedeniyle parmak uyuşması şikayetlerine yol açabilir. Vücudumuzdaki en karmaşık kas gruplarının bulunduğu omuz bölgemiz, en hassas eklemlerimizden biri olan omuz eklemimizi içinde barındırır. Bu eklemin çevresindeki yumuşak dokular, hareketlerimize istediğimiz esnekliği kazandırmamızı sağlar. Fakat bu dokular, dış etkenlerden kolayca etkilenebilir ve doku lezyonları nedeniyle esnekliğini kaybedebilir. Bu gibi nedenlerle gelişen parmak uyuşması şikayetinin tedavisi için cerrahi müdahaleler gerekmekte.

Vitamin ve Mineral Eksikliğine Bağlı Parmak Uyuşması 

Vücudumuz için hayati bir öneme sahip vitamin ve minerallerden en çok B12 vitamini ile kalsiyum, magnezyum ve çinko eksikliği, parmak uyuşması şikayetine yol açabiliyor. Vitamin ve mineral eksikliği, kasların kasılıp gevşeme hareketlerini doğrudan etkilemekte. Bu hareketlerin düzgün şekilde gerçekleşmemesi, parmaklarda uyuşukluk yaratabiliyor. B12 vitamini en çok tavuk, kaz ve ördek yumurtaları ile dana, kuzu ve koyun etinde var. Ayrıca kuzu ciğeri, istiridye, yengeç ve ıstakoz da B12 bakımından zengin yiyeceklerdir. Kalsiyum için süt ve süt ürünleri en iyi kaynakken, magnezyum için bitter çikolata, avokado ve fındık iyi birer kaynaktır. Çinko ise en çok karides, balık, istiridye, buğday tohumu ve kırmızı ette bulunur. Vitamin ve mineral eksikliğine bağlı parmak uyuşması şikayeti yaşıyorsanız, bu besinleri daha fazla tüketerek şikayetinizde iyileşme sağlayabilirsiniz.

Sigara ve Alkol Kullanımına Bağlı Parmak Uyuşması

Sigara ve alkol kullanmak vücudumuzda pek çok soruna yol açmakta. Sigara ve alkolün bileşimindeki zararlı maddeler, vücudumuzda dolaşım ve sinir sistemimiz üzerinde yıkıcı etkilere sahip. Sigaradaki en zararlı maddelerden biri olan nikotin, kalp hızını ve kan basıncını arttırırken damarları büzer ve kan dolaşımını zayıflatır. Sigara dumanındaki toksik maddeler nedeniyle vücutta artan karbon monoksit, kandaki oksijen miktarını azaltır. Bunun sonucunda dokulara yeterince oksijen ulaşmaz. Kas hücrelerine yeterince oksijen ulaşmaması, parmak uyuşması şikayetine yol açabilir. Alkol ise en çok periferik sinirlerin zarar görmesine yol açar. Alkolizm hastalarının yaşadığı parmak uyuşması şikayetinin en önemli nedeni periferik nöropatidir.

Metal Zehirlenmesine Bağlı Parmak Uyuşması

Parmak uyuşmasının nedenleri arasında son olarak metal zehirlenmesine bağlı parmak uyuşmasına kısaca deyinmek istiyoruz. Vücuda alınan yüksek miktarda bakır, alüminyum, cıva, kurşun ve arsenik gibi metaller, dolaşım sistemi üzerinden vücuda yayıldıkça sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Metal zehirlenmelerinin bir kısmı çok hızlı ilerlerken, bir kısmı daha yavaş hatta sinsice ilerleyebilir. Yaptığınız iş nedeniyle bu gibi ağır metallere maruz kalıyorsanız, parmak uyuşması şikayetiniz aslında metal zehirlenmesine işaret ediyor olabilir. Böyle bir ihtimal söz konusuysa, vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Metal zehirlenmesine bağlı parmak uyuşması, ihmali halinde hayati risklere yol açabilmekte.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler