Bizi Takip Edin

Lifestyle

Teknoloji bağımlılığına karşı yeterince duyarlı mısınız?

Yayınlandı

tarihinde

Teknoloji bağımlılığı konusunda faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Teknoloji çağında yaşadığımız ve teknolojik ürünlere her geçen gün daha fazla “bağlandığımız” bir gerçek. Bu ürünler bize hız kazandırıyor ve hayatımızı kolaylaştırma fırsatı sunuyor. Fakat, teknolojiyi “ölçüsüz” bir şekilde kullanmak, giderek bir “bağımlılık” şeklini alıyor. Yapılan araştırmalara göre, internet kullanıcıları arasında 8 kişiden biri teknoloji bağımlılığı sorununu yaşıyor efendim. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, teknoloji bağımlılığı konusunu ele alacağız.

Teknoloji bağımlılığı nedir?

Teknoloji bağımlılığı hakkında genel kabul görmüş tanıma göre, teknoloji bağımlısı bir kişi, teknolojik ürünler ve internet olmadan 1 gün bile geçiremeyen kişidir. Bunlardan uzak kaldığında ciddi sorunlar yaşayan bu kişiler, kendilerine bir “sanal gerçeklik” inşa etmişlerdir. Özellikle de internet ve bilgisayar oyunlarına gösterilen aşırı ilgi, ilerleyen süreçte teknoloji bağımlılığı yaratabiliyor. Akıllı telefonlar da yine, teknoloji bağımlılığının artışında en önemli nedenler arasında. Fakat, kişinin kendisini teknoloji bağımlısı olarak kabul etmesi pek kolay olmuyor. 


Teknoloji bağımlılığı kavramının içinde ayrıca, sosyal medyada aşırı zaman geçirme ve cinsel içerikli sitelere bağımlılık gibi davranışlar da yer almakta. Yaşamsal aktivitelerin sanal gerçeklik üzerinden karşılanması, bağımlılık derecesini arttırıyor. Hissedilen yoksunluk duygusu da buna paralel bir şekilde artıyor. Teknolojik ürünler, bir taraftan yaratıcı şeyler yapmayı çok kolay hale getiriyor. Fakat bu ürünlerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı, zaman içinde yaratıcılık yeteneğini köreltiyor. Teknoloji bağımlılığını teşhis etmek ise her zaman kolay olmuyor. Eğitim veya iş gereği kullanılması gereken teknolojik ürünlerin yanlış kullanımı konusunda çoğu zaman güçlü bir bahane bulunabiliyor.

Teknoloji bağımlılığı hangi belirtilerle anlaşılır?

Teknoloji bağımlılığı da diğer bağımlılık türlerinde olduğu gibi, birtakım belirtiler vermekte. Örneğin, teknolojik ürünler karşısında “sadece birkaç dakika” diyerek saatlerce vakit geçirmek bunlardan en önemlisi. Böyle davranan kişiler, ekran karşısında geçirdikleri süre konusunda sürekli yalan söyleme yoluna gitmekte.
Teknoloji bağımlılığının daha ileriki aşamalarında, kişi artık anonim bir kişiliğe bürünerek insanlarla yüz yüze iletişim kurmaktan kaçınıyor. Ve yalnızca teknolojik ürünler aracılığıyla iletişimi tercih ediyor. Bu iletişim şekli, kendi kişilik özelliklerini sürekli baskılamak zorunda bırakıyor. Bir taraftan bilgisayar karşısında geçirdiği süreden dolayı suçluluk hissederken, bir taraftan da tüm işlerini kolayca hallettiğini düşünmekten keyif alıyor. Giderek tüm iş planlamasını internete ulaşım imkanları üzerinden yapmaya başlıyor.


Teknoloji bağımlısı kişiler, internete ulaşamayacakları ortamlarda bulunmaya dahi tahammül edememektedir. İnternetten uzak geçirdikleri zaman dilimlerinde kendilerini boşluktaymış gibi hissederler. Bilgisayar karşısında geçirdikleri süreyi arttırmak için de her türlü özveriyi göstermeye hazırdırlar.

Teknoloji bağımlılığı ne gibi sorunlara yol açar?

Teknoloji bağımlılığının yarattığı sorunları psikolojik, fiziksel ve sosyal sorunlar şeklinde ele alabiliriz. Teknoloji bağımlılarında en yaygın psikolojik sorunlar, gerçeklikten uzaklaşıp tüm yaşamlarını sanal gerçekliğe hapsetmekten kaynaklanan sorunlardır. Bu kişiler, zaman içinde tüm değer ve anlam duygularını gerçeklikten kopuk bir şekilde yaşamaya başlar. Onlar için bir olayın olması değil, internete düşmüş olması çok daha önemlidir. Değer ve anlam duygularını sanal gerçeklik içinde yaşayan bu kimseler, zaman içinde tüm sorumluluk duygularını kaybeder. Ve yaşamak için bir neden görmemeye başlar.
Teknoloji bağımlılığının yarattığı fiziksel sorunlar ise en çok gözlerde yanma ve boyun kaslarında oluşan büyük ağrılardır. Bilgisayar karşısında geçirdikleri süre arttıkça, beden duruşlarında bozukluk ve ellerde uyuşukluk başlar. Uyku ve yemek düzenleri bozuldukça, daha yüksek bir halsizlik hissederler. Fiziksel aktivitelerdeki azalma, kas ve iskelet sistemlerinde ciddi rahatsızlıkları da beraberinde getirir. İlerleyen aşamalarda obezite gibi sorunların ortaya çıkması da sık rastlanan bir durumdur.


Teknoloji bağımlılığının yarattığı sosyal sorunların başında izolasyon ve yabancılaşma geliyor. İnsanlarla giderek daha az zaman geçirmeye başlayan teknoloji bağımlıları, eğitim ve iş alanında istenen başarı seviyesini yakalayamaz. Öğrenme ve motivasyon eksikliği, analitik düşünce yeteneklerini geliştirmelerini engeller. Karşılaştıkları sorunlarla mücadele yetenekleri zayıfladıkça içlerine kapanır ve yabancılaşmaya başlarlar. Özellikle de gençler arasında çok yaygın olan sosyal medya kullanımı, ağır depresyon gibi sorunları da tetikleyebiliyor. 

Teknoloji bağımlılığından kurtulma yöntemleri nelerdir?

Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız teknoloji bağımlılığı, aslında çok ciddi bir sorundur. Bu sorun karşısında bir uzmana başvurmak kesin çözüme ulaşmayı kolaylaştırabilir. Nitekim, ileri düzeyde teknoloji bağımlılığının tedavisinde destek grupları veya aile terapisi gibi yöntemler kullanılmakta. Burada paylaşacağımız yöntemlerin bir tedavi şekli değil, önleyici birtakım tavsiyeler olduğunu belirtmek isteriz.

İnternette kalma sürenizi her gün bir miktar azaltın.

İşiniz gereği interneti kullanmak zorundaysanız bu biraz zor olsa da düşünsel yeteneklerinizi geliştirmesi açısından oldukça yaratıcı sonuçlar doğurabilir. Kendinize şu soruyu sorun. İnternet olmasaydı ben bu işi nasıl yapabilirdim? Vereceğiniz cevap iş yükünüzü belki bir parça arttırabilir. Ancak, yeni çözüm yolları bulmak için göstereceğiniz çaba yaratıcılık yeteneğinizi geliştirecektir.


Günlük internet kullanım süreniz azaldıkça, sorun çözme becerinizi geliştirdiğinizi görebilirsiniz. Özellikle de akıllı cihazlarınızla internette kalma süreniz azaldıkça, daha fazla sosyalleşme imkanı bulacaksınız. Ofiste ise bu süreyi, fotokopi kağıdı ile origami yaparak değerlendirebilirsiniz.

Arkadaşlarınıza daha fazla zaman ayırın.

Okul ve iş ortamı, sosyalleşme için güzel ortamlardır. Bu ortamlarda keyifli vakit geçirmek ve kendinizi geliştirmek için arkadaşlık ilişkilerinize önem vermelisiniz. Arkadaşlarınıza daha fazla zaman ayırdıkça, teknoloji bağımlılığı nedeniyle oluşan izolasyon ve yabancılaşmadan kurtulabilirsiniz. Gerçek arkadaşlıklar, sanal arkadaşlıklardan çok daha iyi ve değerlidir.

Fiziksel aktivitelerinizi her gün bir parça arttırın.

Eğitim ve iş hayatınızda sıkça kullanmak zorunda kaldığınız bilgisayarlar, fiziksel aktivitelerde bulunmanıza engel değildir aslında. Bilgisayar karşısındayken bile yapabileceğiniz pek çok fiziksel aktivite var. Bu aktivitelerle kas ve iskelet sisteminizde rahatlama sağlayabilirsiniz. Bilgisayarı yalnızca gerektiği zamanlarda ve gerektiği kadar kullandığınızda, fiziksel aktiviteler için daha uzun zaman ayırabilirsiniz. Bu aktivitelerde günlük su tüketiminize dikkat etmeyi de unutmayın.

Kendinizi geliştirecek hobiler edinin.

Kişisel gelişimde hobilerin çok önemli bir yeri var. Akademik ve mesleki gelişiminize eşlik edecek iyi bir hobiniz olursa, bilişsel yeteneklerinizi daha etkin bir şekilde kullanabilirsiniz. Boş zamanlarınızı verimli bir şekilde geçirmenizi sağlayan hobileriniz, teknoloji bağımlılığı karşısında istenilen davranış değişikliğini sağlamanıza yardımcı olacaktır. Yetenek ya da ilgi alanlarınıza uygun sporlara yönelirseniz, bu değişimi daha hızlı sürede gerçekleştirebilirsiniz.


Tüm okurlarımıza teknoloji bağımlılığından uzak, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
12 Yorum

1 Yorum

  1. Led ekran

    25 Ekim 2018 saat 17:40

    Sağladığınız bilgiler için teşekkür ederiz.

  2. Gusto Led Ekran

    17 Ocak 2020 saat 15:10

    Web sitenizde yayınladığınız bilgiler için çok teşekkür ederiz.

  3. Cpm Cihazı Kiralama

    1 Şubat 2020 saat 15:13

    Web sitenizden çok memnun kaldık. Teşekkür ederiz.

  4. Halı Yıkama

    6 Şubat 2020 saat 11:02

    Teşekkürler, sayfanızdaki makaleler bize çok yardımcı oldu.

  5. inşaat güvenlik ağı

    4 Kasım 2020 saat 11:28

    inşaat güvenlik ağı hizmeti vermekteyiz.

  6. deniz pet shop

    5 Kasım 2020 saat 09:35

    bilgileriniz icin tesekkurler

  7. iç giyim sezonu

    5 Kasım 2020 saat 12:02

    web sitenizden memnun kaldık tesekkur ederiz.

  8. baturnakliyat

    18 Kasım 2020 saat 10:48

    hizmetiniz çok güzel

  9. gülcan

    18 Kasım 2020 saat 13:04

    web sitenizden çok memnjn kaldık tesekkur ederiz..

  10. ankara mazot

    19 Kasım 2020 saat 09:57

    bilgiler için teşekkürler

  11. gustobilişim

    19 Kasım 2020 saat 11:56

    bilgileriniz için teşekkur ederimm

  12. SEO

    19 Aralık 2020 saat 16:06

    Teknoloji bağımlılığı artık bence bağımlılık sayılmıyor, zorunluluk gibi.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler