Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Tim Berners-Lee: İnternet ağında devrim yaratan mucit…

Yayınlandı

tarihinde

Tim Berners-Lee hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

İngiliz bilgisayar mühendisi Tim Berners-Lee, kısa adı www olarak bilinen internet ağını (World Wide Web, Dünya Çapında Ağ) yaratarak çağımızın en önemli buluşlarından birine imza attı. İnterneti daha kullanışlı ve popüler hale getiren www protokolü sayesinde farklı site ve sayfaları linkler aracılığıyla birbirine bağlamak mümkün oldu. Bilgiye ulaşım ve bilgi yayma olanaklarımızı genişleten, eğlenceden alışverişe kadar birçok alanda alışkanlıklarımızı değiştiren www protokolü, teknolojinin imkanlarından çok daha hızlı ve etkin bir şekilde yararlanmamızı sağladı. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Tim Berners-Lee‘nin hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Tim Berners-Lee

Tim Berners-Lee, 8 Haziran 1955 tarihinde Londra’da dünyaya geldi. Hem annesi Mary Lee Woods, hem de babası Conway Berners-Lee matematikçiydi ve bilgisayar teknolojilerinin geliştirilmesi için çeşitli çalışmalarda yer almaktaydı. Tim’in sayısal yetenekleri ve mühendislik becerileri henüz küçük yaşlardan itibaren ortaya çıkmaya başladı. Öyle ki, elektronik aksama sahip oyuncak demiryolu üzerinde basit devreler geliştirmek en sevdiği işlerden biriydi. Ticari amaçla üretilen ilk bilgisayarlardan biri olan Ferranti Mark I’in üretim sürecinde yer alan ailesi, küçük Tim’in ileride bilgisayar mühendisliği alanında çalışmasını çok istiyordu. Tim de bilgisayarlara büyük ilgi duyuyor, bu alanda kendisini geliştirmek istiyordu.

Sheen Mount Primary School’da tamamladığı ilköğretiminin ardından küçük Tim, 1969-1973 yılları arasında güneybatı Londra’daki Emanuel School’da eğitimini sürdürdü. 1973-1976 yılları arasında Oxford’daki The Queen’s College’a devam etti ve fizik bölümünü birincilikle bitirdi. Üniversitedeyken okuldaki bilgisayarları kullanarak “hackerlık” yaptığı için bilgisayar kullanması yasaklanan genç Tim’in bilgisayarlara olan ilgisi bu dönemde fazlasıyla arttı. Öyle ki, bir tamir atölyesinden aldığı eski bir televizyondan bilgisayar yapmayı bile başardı.

Enquire ve Hipertext

1980 yılında Tim Berners-Lee, İsviçre’de bulunan CERN araştırma merkezinde bağımsız bir araştırmacı olarak çalışmaya başladı. CERN’de dünyanın farklı coğrafyalarından gelen farklı donanımlara sahip 10 bine yakın araştırmacının arasında bilgi paylaşımında bulunmak ve düzenli bilgi akışını sağlamak oldukça zordu. Bu konuda daha çok dosya paylaşımı yoluna gidiliyor, anlık veri paylaşımı ise mümkün olamıyordu. Bu sorun karşısında Tim Berners-Lee, bilgi akışını kolaylaştırmak ve anlık veri paylaşımını mümkün kılmak için köprü metin kullanımına dayalı bir proje üzerinde çalışmaya başladı. Enquire adını verdiği ve daha sonra geliştireceği World Wide Web’in öncüsü olan bu projede, bilgilerin elektronik veriye dönüştürülerek internet üzerinden paylaşılmasını sağlayan yeni bir dil geliştirdi.

İnternet aslında, 1960’lı yıllardan beri farklı bilgisayarlar arasında veri aktarma yolu olarak kullanılmaktaydı. Fakat bu aktarım, uygun yazılım dilinin henüz geliştirilmemiş olmasından dolayı oldukça sınırlı boyuttaydı. O güne kadar kullanılan Memex ve NLS yazılımları, farklı formatlara sahip verileri iletmekte son derece yetersiz kalıyordu. İlk olarak Enquire projesiyle Tim Berners-Lee, elektronik verileri hipertext ve alan fikriyle birleştirdi. CERN’de 6 aylık bir çalışma sonucunda geliştirdiği bu sistem üstelik, yalnızca bilgisayarlar arasında değil, bilgisayara bağlı farklı sistemler arasında da veri akışını sağlamaya uygun özellikteydi. Bununla birlikte, henüz bir görüntü oluşturma sisteminden yoksundu. Yine de hipertext, farklı formattaki elektronik verilerin tek bir yazılımla iletilebileceğini gösterdi ve internet üzerinden veri paylaşımını büyük ölçüde kolaylaştırdı.

World Wide Web

İnternetle ilgili çalışmalar, ilk olarak 1960’lı yıllarda başlamıştı. Kaynaklarda internetin fikir babası olarak adı geçen Leonard Kleinrock, 31 Mayıs 1961 tarihinde yayınladığı bir makaleyle konu hakkındaki görüşlerini ortaya koymuştu. 1962 yılında Joseph Carl Robnett Licklider tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, bu fikirlerin bir kısmını hayata geçirdi. 1960’ların sonlarında geliştirilen Interface Message Processor (IMP), internet üzerinden veri paylaşımında önemli bir dönüm noktası oldu. İlk internet mesajı ise 29 Ekim 1969 tarihinde Leonard Kleinrock’ın UCLA’daki laboratuvarından gönderildi. Fakat kullanılan ağ, ABD’nin çok küçük bir bölgesini kapsamaktaydı.

İnternet üzerinden ilk e-posta, 1971 yılında Ray Tomlinson tarafından gönderildi. 1977 yılında modemin icat edilmesi, daha fazla kullanıcının internete bağlanmasını sağladı ve e-posta gönderimi konusunda sınırları genişletti. 1978 yılında geliştirilen TCP/IP ve DNS sistemleri, internetteki veri akışını güvenli hale getiren temel protokolleri sağladı. 1989 yılında Tim Berners-Lee ise CERN laboratuvarlarında HTML işaretleme dilini geliştirerek World Wide Web’i yarattı. Dünya Çapında Ağ olarak Türkçeye çevirebileceğimiz bu ağ, internet üzerinden veri paylaşım teknolojilerinde yeni bir devrimdi. Çünkü HTML işaretleme dili ve www protokolü, interneti herkese açtı ve çok daha popüler hale getirdi.

Dünyanın İlk Web Sitesi

Tim Berners-Lee, dünyanın ilk web sitesini CERN‘de bir NeXT bilgisayarında info.cern.ch alan adıyla geliştirildi ve 6 Ağustos 1991 tarihinde yayınlandı. http://info.cern.ch/hypertext/WWW/TheProject.html adresinde yayınlanan bu sitenin en önemli özelliği, dünyanın herhangi bir noktasındaki herhangi bir bilgisayar kullanıcısının erişimine açık olmasıydı. Başka deyişle www protokolü, internetin sınırlı sayıdaki kullanıcılar tarafından değil, dünya genelindeki tüm bilgisayar kullanıcıları tarafından erişilebilir bir ağ haline gelmesini sağladı.

World Wide Web ile Tim Berners-Lee, internet üzerinde herhangi bir yerde köprü metni web sayfalarını görüntülemeyi kolaylaştırdı. Geliştirdiği www protokolünde sayfaların yerini tanıyan HTML (Hypertext Markup Language, Köprü Metni Biçimlendirme Dili) ve HTTP (Hypertext Transfer Protocol, Köprü Metni Transfer Protokolü) sayesinde farklı site ve sayfaları linkler aracılığıyla birbirine bağlamak mümkün hale geldi.

World Wide Web Consortium ve Sir Unvanı

1994 yılında Tim Berners-Lee, Boston’da Massachusetts Institute of Technology’deki LCS’de (Laboratory of Computer Science, Bilgisayar Bilimleri Laboratuvarı) W3C’yi (World Wide Web Consortium, Dünya Çapında Ağ Konsorsiyumu) kurdu. İnternet ağının kalitesini ve standartlarını iyileştirmeye çalışan bu organizasyon, internetin hayatımızda her geçen gün daha fazla yer almasını sağlayan sayısız başarıya imza attı.

Bilgiye ulaşım ve bilgi yayma olanaklarımızı genişleten www protokolüyle internet ağında devrim yaratan Tim Berners-Lee, W3C’de sürdürdüğü çalışmalarla internet üzerinde uygulanan sansüre ve internetin suistimal edilmesine karşı çıktı. İnsanlık kültürüne yaptığı katkılardan dolayı 2004 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından kendisine Sir unvanı verildi. Tim Berners-Lee halen, W3C’nin başkanlığını sürdürmekte ve MIT ile Oxford’da bilgisayar bilimi alanında dersler vermekte.

Ofis dostu network ürünleri Ofix’te!

Tim Berners-Lee‘nin hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği network ürünlerinden ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tp-Link TL-WR841N Kablosuz Router N 300 Mbps 2 Anten

Listemizin ilk sırasında, Tp-Link TL-WR841N kablosuz router N 300 Mbps 2 anten var. Bilgisayarların ve internet ağıyla bağlantı kurabilme özelliği olan cihazların birbirine bağlanmasına yarayan routerlar arasında kullanıcılarımız en çok bu ürünleri tercih ediyor. Ofisinizde kesintisiz ve kaliteli bir internet bağlantısı için bu ürünleri kullanabilir, HD video akışı gibi kesintiye duyarlı uygulamalar için ideal 300 Mbps kablosuz hızdan yararlanabilirsiniz. 

Tp-Link TL-WA801ND Kablosuz Access Point N 300 Mbps PoE Destekli 2 Anten

Listemizin ikinci sırasında, Tp-Link TL-WA801ND kablosuz access point N 300 Mbps PoE destekli 2 anten var. Ofisinizde yüksek hız ve performansta bir kablosuz ağ oluşturmak ve bu ağa standart bilgisayarların dışında oyun konsolları, dijital medya adaptörleri, ağ yazıcıları veya ağ depolama üniteleri bağlamak istiyorsanız bu ürünleri tercih edebilirsiniz. Bu ürünleri kablolu bir internet bağlantısını kablosuza çevirmek veya kablosuz yayın yapan bir cihazla köprüleme yapıp kablosuz menzilini genişletmek gibi pek çok uygulamada kullanabilirsiniz. 

Tp-Link TL-PA8010PKIT Kablolu Access Point Gigabit Passthrough Powerline 1200 Mbps

Listemizin üçüncü sırasında, Tp-Link TL-PA8010PKIT kablolu access point gigabit passthrough powerline 1200 Mbps var. Yüksek bant genişliği gerektiren aktiviteler için çok iyi bir seçim olan bu ürünler hızlı veri aktarımını mümkün kılmakta. Ofisinizde aynı anda birden çok cihazda HD video akışı veya büyük boyutlu dosya aktarımları yapıyorsanız, 1200 Mbps hıza sahip bu ürünlerle yüksek hızlı veri transferi gerçekleştirebilirsiniz. 

Ofix’te satışı devam eden diğer network ürünlerini modem ve network ürünleri kategorimizde inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

2025’te Beyan Edilen Gelir 2,3 Katrilyon TL’yi Aştı

Yayınlandı

tarihinde

2025 yılında 5 milyon 586 bin 760 mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesi verdi. Beyan edilen toplam matrah 2 trilyon 394 milyar TL’ye ulaşırken, tahakkuk eden gelir vergisi tutarı 710 milyar TL’yi geçti.

Rakamlar büyük ama asıl dikkat çeken nokta, beyanname sürecinin artık yalnızca mali müşavirlerin takip ettiği teknik bir konu olmaktan çıkması. Serbest çalışanlardan şirket ortaklarına, kira geliri elde edenlerden birden fazla işverenden ücret alanlara kadar geniş bir kesim için gelir beyanı doğrudan gündemde.

İş dünyası tarafında bu tablo, kayıtlı gelirlerin ve vergi uyumunun ne kadar önemli hâle geldiğini gösteriyor. Özellikle büyüyen işletmelerde, gelir-gider takibinin düzenli yapılması; istisna, indirim ve belgelerin yıl içinde kontrol edilmesi son dakikadaki sürprizleri azaltıyor.

Kısacası beyanname dönemi geldiğinde hesap yapmak yerine, yıl boyunca düzenli takip yapmak gerekiyor. Çünkü finansal disiplin sadece vergi zamanında değil, işletmenin günlük kararlarında da fark yaratıyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Martı’dan Sürücüsüz Araç Hamlesi: Türkiye’de Yeni Dönem Başlayabilir

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin önde gelen mobilite platformlarından Martı, sürücüsüz ulaşım teknolojileri için önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, ABD merkezli otonom sürüş teknolojileri geliştiricisi Tensor ile yaptığı anlaşmayla gelecekte yapay zekâ destekli sürücüsüz araçları platformuna entegre etmeyi hedefliyor.

Bu iş birliğiyle birlikte Martı kullanıcıları, ilerleyen dönemde uygulama üzerinden sürücüsüz paylaşımlı araç çağırma imkanına kavuşabilir. Ancak bu sistemin hayata geçmesi için yalnızca teknik altyapının değil, Türkiye’deki yasal düzenlemelerin de tamamlanması gerekiyor.

Seviye 4 Otonom Sürüş Teknolojisi Kullanılacak

Tensor’un geliştirdiği araçlar, Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip. Bu teknoloji, belirli yol ve trafik koşullarında insan müdahalesine ihtiyaç duymadan aracın tamamen kendi kendine hareket edebilmesini sağlıyor.

Martı’nın planı, bu araçları kademeli olarak filosuna dahil ederek şehir içi ulaşımda yeni bir dönem başlatmak.

Türkiye, Otonom Ulaşım Sürecine Hazırlanıyor

Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araç testleri hız kazanırken, Türkiye de bu dönüşüme hazırlanıyor. Martı ile Tensor arasındaki iş birliği, otonom ulaşım teknolojilerinin ülkemizde yaygınlaşması adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Şirket yetkilileri, yapay zekâ destekli ulaşım çözümlerinin şehir içi mobilitenin geleceğinde önemli rol oynayacağını vurguluyor.

Ne Zaman Kullanıma Sunulacak?

Şimdilik sürücüsüz araçların Türkiye’de ne zaman hizmet vermeye başlayacağına ilişkin resmi bir tarih paylaşılmış değil. Sürecin; testler, yasal izinler ve teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerlemesi bekleniyor.

Yine de Martı’nın bu yatırımı, Türkiye’de sürücüsüz paylaşımlı ulaşımın artık uzak bir gelecek değil, üzerinde çalışılan somut bir hedef olduğunu gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Trendler