Bizi Takip Edin

Lifestyle

Yavuz Amca ve Hafize Teyze ile Bayram Sohbeti

Yayınlandı

tarihinde

Yavuz Amca ve Hafize Teyze ile Bayram Sohbeti

Şirketimizin kurucu ortaklarından sayın Alparslan Özarpat’ın babası sayın Yavuz Özarpat ve annesi sayın Hafize Özarpat, varlıklarıyla bizlere her daim güç vermişlerdir, umut vermişlerdir, hayata sımsıkı tutunma azmi ve heyecanı vermişlerdir. Ofix ailesinin Yavuz Amcası ve Hafize Teyzesi hayat deneyimleri, insan ilişkilerine yaklaşım tarzları, hoşgörüleri ve zorlukların üstesinden gelme azimleriyle bizlere her daim örnek olmuşlardır. Koronavirüs salgını nedeniyle sıkıntılı geçen bugünlerde mübarek Kurban Bayramı vesilesiyle kendilerini ziyaret ettik, bayramlarını kutladık, hal hatırlarını sorduk, bu dönemde neler yaptıklarını dinledik. Yavuz Amca ve Hafize Teyzemizin şahsında tüm okurlarımızın mübarek Kurban Bayramı’nı kutlarken kendilerine sağlıklı, mutlu ve huzurlu daha nice ömürler diliyoruz. Allah ikisini de başımızdan eksik etmesin.

Merhaba Yavuz Amca ve Hafize Teyze, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Ofix ailesi olarak bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz. Nasılsınız, bayramınız nasıl geçiyor?

Yavuz Amca: Merhabalar, herkesin bayramı kutlu olsun. Bayramların eski tadı yok. Eskisi gibi keyifli geçmiyor bayramlar. Ama çocuklarla ve özellikle torunlarla bir araya geldiğimizde çok mutlu oluyoruz. Akrabalarla telefonlaşıyoruz, görüşüyoruz. Bazen gelen giden oluyor. Ama pandemi işi bayağı bozdu, insan ilişkileri neredeyse sıfıra indi. Herkes birbirinden çekinir hale geldi. Evde bile birbirinize dikkat etmek zorundasınız. Dışarı gidip gelenlerden virüs kapma riski var. Onun için çok dikkatli olmak zorundayız. Çocukluğumuzdaki bayramların tadı kesinlikle yok.

Hafize Teyze: Merhabalar, çok teşekkür ediyorum. Herkesin bayramı kutlu olsun. Bayramlar eskiden çok güzeldi. Şimdiki bayramlar eskisi gibi değil. Yalnızız, çocuklarımız uzakta. Çocuklar olmayınca eski bayramların tadı olmuyor. Hele bir de pandemi geldi, herkes birbirinden uzaklaştı. Allah yardımcımız olsun. Bundan sonraki bayramların daha keyifli geçmesini diliyorum.

Bugüne kadar çok sayıda bayram geçirdiniz. Bize biraz eski bayramlardan bahsedebilir misiniz? Çocukluğunuzda hatırladığınız eski bir bayram gününüzü bize anlatabilir misiniz?

Yavuz Amca: Bizim zamanımızda bayramlar bayram gibi yaşanırdı. Günler öncesinden bayram hazırlıklarına başlanır, bayram yemekleri yapılırdı. Bayram günü erkekler namaza gider, küçükler alınan hediyeleri giyer, namaz dönüşünde el öpülür, bayramlaşılırdı. Eve gelince, Kurban Bayramı’ysa kurban eti kavrulur, onunla yemek yenirdi. Bayram sohbetleri yapılır, çocuklara harçlık verilirdi. Eskiden çocukları sevindirmek daha kolaydı. Basit bir mendil bile onları mutlu ederdi. Çocuklar şeker toplamayı çok severdi. Ben de şeker toplamayı çok severdim. O günler çok daha güzeldi. Belki bilgisayarımız yoktu ama, sokakta oynuyorduk ve çok eğleniyorduk.

Hafize Teyze: Eski bayramlar gerçekten çok güzeldi. Eskiden akrabalar birbirine gider gelirdi. Yakınlarımızla bir aradaydık, her şey daha samimiydi. Dostluk vardı. Hep birlikte bayram yemekleri yenirdi. Çocuklar harçlık toplardı. Onlara mendil arasında ya para verilirdi, ya şeker. Şimdi kimse kimseyi tanımıyor, arayıp sormuyor. Şimdiki bayramların tadı yok. Artık bayram hazırlıkları yerine tatil hazırlıkları yapılıyor. Büyükler eskisi gibi düşünülmüyor.

Sizin kuşağınız zor dönemler yaşadı. Bugün de koronavirüs salgını nedeniyle zor bir dönemden geçiyoruz. Bayramlar zorluklara direnme gücü verebilir mi?

Yavuz Amca: Hayat her zaman zorluklarla doludur. Bizim kuşağımız tüm zorluklara rağmen bayramları bayram gibi yaşayabildi. Dilerim bundan sonra da bayramlar birlik ve beraberlik içinde geçer. Çocuklarla ve torunlarla bir araya geldiğimizde tüm zorlukları unutuyoruz. Bayramlar insanlar arasındaki sevgi ve saygı bağını güçlendiriyor.

Hafize Teyze: Bayramlarda yaşlıları, hastaları unutmamak lazım, onları mutlaka ziyaret etmek lazım. Bir huzurevine gidip onların gönlünü almak lazım. O insanlar yalnız, gözleri kapıda bekliyorlardır. Herkes el ele tutuşursa, zorlukların üstesinden gelebiliriz.

Korona döneminde 65 yaş ve üzerine uygulanan kısıtlamalar sizi nasıl etkiledi? O dönemi nasıl geçirdiniz?

Yavuz Amca: 3 ay gerçekten de çok zor geçti. Bir tür hapis gibi evden çıkamamak insanı psikolojik açıdan sıkıntıya sokuyor. Kendini eve kapatsan sıkıntı olmaz, ama kısıtlamalar insanı çok etkiliyor. Ben evde çok sıkıldım. Evde en fazla televizyon seyredersin, gazete ve kitap okursun, sosyal medyayla ilgilenirsin, başka yapabileceğin bir şey yok. Ofix’i çok özledim. Benim bütün sıkıntılarım, sizlerin arasında gidiyor. Sizlerle birlikte olmaktan çok mutlu oluyorum. O yüzden, kısıtlamaların kalkmasından çok memnunum.

Hafize Teyze: Çok zor bir zaman dilimiydi bizim için. Herkesi çok özledim. Ofix’i çok özledim. Ofix’e her geldiğimizde gördüğümüz sevgiyi çok özledim. Basit bir günaydın demeyi bile çok özledim. Ofix kocaman bir aile oldu. Hepiniz bizim çocuklarımızsınız. Hepinizi çok özledim.

Peki teknolojiyle aranız nasıl? Uzaktaki yakınlarınızla dijital iletişim kanalları üzerinden görüşebiliyor musunuz?

Hafize Teyze: Teknolojiden yararlanıyoruz, dijital iletişim kanalları üzerinden görüşüyoruz. Bir oğlum Amerika’da, bir oğlum Ankara’da. Bazen dörtlü videokonferans yapıp özlem gideriyoruz.

Kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte yeniden aramızda olmak nasıl bir duygu?

Yavuz Amca: Burada olmak bize ayrı bir enerji kazandırıyor. Evde hapis hayatı yaşamak çok zor bir süreçti. Bir daha böyle bir şey yaşamayı kesinlikle istemem. İkinci dalga endişesinden bahsediliyor. Bence evde kalmaktansa korunma önlemlerine riayet ederek hayatımızı sürdürmeye alışmalıyız. Eve çakılı kalmak bizim yaşımızdakiler için çok zor. Dışarıda temiz hava almak lazım. Kemiklerin güçlenmesi için güneş ışığı lazım. Biraz hareket etmek lazım. Dışarı çıkınca bir miktar hareket ediyorsunuz, 3 ay boyunca evde çok hareketsiz kaldık. Çok şükür, o günler geride kaldı.

Hafize Teyze: Ailemize kavuştuk diyebilirim. Biraz daha evde kalın, diyorlar. Ama biz her türlü önlemimizi aldık. Sizlerle birlikte olmak bize iyi geliyor.

Peki bir tahmininiz var mı? Sizce normalleşme daha ne kadar sürer?

Yavuz Amca: Rakamlar konusunda biraz endişeliyim. Henüz aşı bulunmadığı için tedbirli olmakta yarar var. Bir tahminim yok ama hayatın da bir şekilde devam etmesi lazım.

Hafize Teyze: En iyimser tahminle, 3 ay daha devam edebilir. Ama 2021’e kadar da sürebilir. 2022’ye kalmaz inşallah.

Mimar Holding bünyesinde yer alan şirketlerde önemli değişimler yaşanmakta. Son olarak Servis365 komşumuz oldu. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Yavuz Amca: Bu gelişmelerden çok memnunuz. Üç oğlumuzla da gurur duyuyoruz. Çok iyi çalışıyorlar ve işleri çok büyüttüler. Allah yollarını açık etsin. Üçüne de her gün dua ediyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz.

Son olarak, sizlerden bir bayram mesajınızı alabilir miyiz?

Yavuz Amca: Herkese sağlıklı günler diliyorum. Ofix‘in başarılarının devamını diliyorum. Ofise dönüşlerin bir an evvel başlamasını ve yeniden bir araya gelmeyi diliyorum. Herkesin bayramı kutlu olsun.

Hafize Teyze: Herkese mutluluk, sağlık, huzur dolu bir bayram diliyorum. Herkesin huzur ve güven içinde bir arada çalıştığı günler en kısa sürede gelir inşallah. Herkese maddi sıkıntılardan uzak, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlar diliyorum.

Bu güzel bayram sohbeti için çok teşekkür ederiz. İyi bayramlar…

Yavuz Amca: Biz teşekkür ederiz, iyi bayramlar…

Hafize Teyze: İyi bayramlar…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. sohbet

    13 Ocak 2021 saat 22:13

    güzel bir sohbet olmuş 🙂

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler