Bizi Takip Edin

Lifestyle

Islak mendil kullanırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Islak mendiller hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ülkemizde ıslak mendil kullanımı her geçen gün artıyor. Ofiste ve evimizde temizlik amacıyla sıkça kullandığımız ıslak mendiller su ve diğer temizlik ürünlerini kullanamadığımız durumlarda hızlı ve pratik çözümler sunmakta. Ofisimizde en çok el ve ağız temizliğinde kullandığımız bu ürünleri çoğu zaman masa ve çekmece, elektronik cihaz ve ayakkabılarımızın temizliğini için de tercih edebiliyoruz. Peki, ıslak mendil kullanırken nelere dikkat etmek gerekir? Online alışveriş rehberiniz Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda bu konuya temas edeceğiz ve ıslak mendillerle ilgili faydalı bilgiler paylaşacağız.

Islak mendiller ikincil tercihiniz olmalı.

Temizlik ve hijyenin olmazsa olmaz koşulları, su ve antibakteriyel temizleyicilerdir efendim. Bulunduğunuz ortamlarda su ve antibakteriyel temizleyiciler varsa, önceliği bunlara vermelisiniz. Islak mendiller, ancak ikincil tercihiniz olmalı. Özellikle de yemeklerden önce ve sonra el yıkama ürünleri ile ellerinizi mutlaka yıkamanız gerekir. Fakat bu mümkün olmuyorsa ıslak mendillerden yararlanabilirsiniz. 

Diğer taraftan, lokanta ve restoranlarda ve üstelik bolca ikram edilen tek kullanımlık ıslak mendiller konusunda çok dikkatli olmalısınız. Çoğu zaman üretici firma isminin, üretim yerinin ve bileşimindeki maddelerin paket üzerinde belirtilmediği bu ürünler, merdiven altı işletmelerde sağlıksız koşullarda üretilmiş olabilir. Cildimize doğrudan temas edecek bu gibi ürünlerin bileşiminde neler olduğunu bilmeden kullanmak, istenmeyen durumların ortaya çıkmasına yol açabilir.

Methylisothiazolinone içeren ıslak mendillerden kaçınmalısınız.

Yazması ve okuması zor olan bu madde, ıslak mendil yapımında bazı markalar tarafından tercih edilebilmekte. Fakat, sık kullanım halinde özellikle de çocuklarda alerjik etkilerde bulunabiliyor. Cilt üzerinde yarık halinde yaralar oluşturabilen bu maddenin ıslak mendil yapımında kullanılmaması konusunda dermatologlar tarafından çeşitli uyarılar ve kampanyalar yapılmakta. Eğer cildiniz alerjik etkilere karşı duyarlıysa, ıslak mendil almadan önce bileşimini mutlaka kontrol etmeli, methylisothiazolinone içermeyen ürünlere yönelmelisiniz.

Islak mendiller masa, çekmece ve dolap temizliğinde ferah çözümler sunar.

Ofisinizde temizlik bezlerine ulaşma imkanınız yoksa ve çalışma alanlarınızı su ve diğer temizleyicilerle temizlemek için zaman bulamıyorsanız, yüzey temizliği için ıslak mendillerle hızlı ve pratik çözümler bulabilirsiniz. Bu ürünler ayrıca, özel losyonları sayesinde ferahlık hissini arttırır. Ve bu sayede motivasyonunuzu yükseltir. Losyon seçiminizde doğal çam ağacı veya lavanta kokusunu tercih edebilirsiniz. Bu kokular, ferahlık hissini yükseltici etkilere sahiptir. Çalışma alanınızda eğer yüksek oranda toz ve kire maruz kalıyorsanız, ıslak mendille günde en az iki kez tozu ve kiri temizleyebilirsiniz. 

Elektronik cihazların temizliğinde ıslak mendillerden yararlanabilirsiniz.

Elektronik cihazlarımız, etrafa yaydıkları statik elektrik nedeniyle ortamdaki tozları hızlı bir şekilde üzerlerine çeker. Gün boyu kullandığımız bu araçlar, ofis masamızda en hızlı şekilde tozlanan araçlardır. Islak mendiller, bu cihazlarda biriken statik elektriği absorbe ettiği için tozlanmayı geciktirir. Fakat, cihazınızın üzerinde iz bırakmaması için ıslak mendilin ardından kağıt mendille üstünden geçmeyi ihmal etmemelisiniz.

Islak mendiller ile lekelere çözüm bulabilirsiniz.

Ne kadar özen gösterirsek gösterelim, iş hayatında bazen istenmeyen durumlarla karşılaşabiliyoruz. Yemek lekeleri, yazı araç ve gereçlerinden bulaşan kalıntılar ve benzeri durumlarda ıslak mendiller, lekelerin kurumadan temizlenmesini sağlamakta. Bu gibi durumlarda hızlı olmalı ve lekelerin yayılmasına fırsat vermemelisiniz.

Islak mendiller ile ayakkabı temizliğinizi sağlayabilirsiniz.

İşyerinde ayakkabı temizliği, hemen hepimizin canını sıkan konulardan biridir. Bu amaçla çoğumuzun çekmecesinde bir ayakkabı cilası veya parlatıcı bulunur. Ne var ki, bu ürünlerin fazla ve sık kullanımı, ayakkabımızda önemli hasarlar oluşturabilmekte. Islak mendiller, ayakkabı temizliğinde de hızlı ve pratik çözümler sunmakta. Ancak, ayakkabı temizliğinde kullanacağınız ıslak mendiller alkolsüz olmalı. 

Islak mendiller ile ter kokusundan kurtulabilirsiniz.

Yaz aylarında artan sıcaklık değerleri, ofiste klima kullanımını da arttırmakta. Fakat klimaların yetersiz kaldığı durumlarda oluşan ter kokusu, bizi olduğu kadar başkalarını da rahatsız eder. Bu gibi durumlarda ıslak mendiller ter kokusunu hızlı ve pratik bir şekilde bastırmanıza büyük katkı sağlıyor. Güzel bir losyona sahip ıslak mendille özellikle de yaz aylarında kendi üzerinizde ve ofisinizde ferahlık hissini arttırabilirsiniz.

Makyaj temizliğinde ıslak mendillerden yararlanabilirsiniz.

Islak mendillerin kullanım alanlarından biri de makyaj temizliğidir. Makyaj temizleyici ve pamuk bulamadığınız durumlarda ıslak mendiller hızlı ve pratik çözümler sunar. Bu konuda dikkat etmeniz gereken esas nokta, makyaj temizliğinde normal ıslak mendiller yerine bebekler için üretilen ıslak mendilleri tercih etmenizdir. Çünkü bu ürünler, tümüyle pamuktan üretilmekte ve özel nemlendiricilerle desteklenmekte. Bu nedenle, cildinizde herhangi bir hasara yol açmamakta.

Bebek temizliği için özel ıslak mendilleri tercih etmelisiniz.

Islak mendiller, bebek temizliğinde de sıkça kullanılan ürünler arasında. Bebeklerin el, boyun ve koltuk altı bölgelerinin temizliğinde bu ürünlerden sıkça yararlanılmakta. Fakat, son derece hassas ve nazik olan bebek ciltleri, yetişkinlerin kullandığı ıslak mendiller için uygun özelliklere sahip değil. Bebeklerde yağ bezleri yetişkinler kadar hızlı çalışmaz, bu nedenle ciltleri daha kurudur. Bebek temizliğinde onlar için üretilmiş ıslak mendilleri kullanmalısınız. Bu ürünler, soya veya badem yağıyla bebek cildini uygun bir şekilde nemlendirmekte. 

Bebeklerin cilt hücrelerini koruyan deri tabakalarının gelişmesi uzun bir zaman almakta. Cildi zararlı madde ve mikroorganizmalara karşı koruyan bu tabakalar yaş ilerledikçe gelişir. Bu nedenle, uygun özellikte olmayan ıslak mendillerle bebeğinizin cildini tahriş etmeniz oldukça kolaydır. Bebek havlularında ayrıca paraben, alkol, alerjen ve boya maddesi kesinlikle bulunmamalıdır.

Ofis dostu ıslak mendiller Ofix’te!

Online alışveriş sitemiz Ofix ihtiyaç duyduğunuz ıslak mendillere uygun fiyat avantajlarıyla ulaşma fırsatı sunuyor. Ofix’te satışını yaptığımız ıslak mendil çeşitlerini inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler