Bizi Takip Edin

Sağlık

Güneş çarpmasından korunmak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Güneş çarpmasından korunma yolları Ofix Blog'da...

Sıcak yaz günlerinde sağlığımızı tehdit eden konuların başında güneş çarpması geliyor. Halk arasında sıcak çarpması olarak da bilinen güneş çarpması konusunda özellikle de nemin yüksek olduğu sahil bölgelerinde yaşayanlar daha dikkatli olmalı. Nemle birleşen aşırı sıcaklar, başa güneş geçmesi ve güneş çarpması vakıalarının ölümle sonuçlanmasına yol açabiliyor. Peki, güneş çarpmasından korunmak için neler yapmak gerekir? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, güneş çarpmasından korunma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Güneş çarpması nedir?

Önce biraz güneş çarpmasından bahsedelim. Kısaca ifade etmek gerekirse güneş çarpması, aşırı sıcak sonucu vücut ısısını düzenleyen mekanizmaların bozulması nedeniyle oluşan ciddi bir rahatsızlıktır. Uzun süre güneş ışınlarının altında kalan kişilerde güneş geçmesi veya güneş çarpmasına bağlı olarak baş ağrısı, bitkinlik ve bayılma, kusma, ateş ve bazen de havale gibi sorunlar oluşabilmekte. Kimi vakıalar basit birtakım önlemlerle atlatılabilse de yaşlılarda ve çocuklarda ölümcül sonuçlar doğurabilmekte. Özellikle de bebeklerde güneş çarpması vakıaları daha yüksek hayati riskler taşımakta. Güneş çarpması tedavisi geç kalınması halinde etki şansı azalan bir tedavidir.  

Güneş çarpması vakıalarında hastanın davranışlarında çok önemli birtakım değişiklikler ortaya çıkmakta. Bazı hafif güneş çarpması şikayetleri gün içinde kendiliğinden geçse de şikayetlerin pek çoğu hastanın günlük işlerini sürdürmesine engel olmakta. Ayakta durmakta, konuşmakta ve söylenenleri anlamakta güçlük çeken hastalar, şiddetli bir baş ağrısı ve yüksek ateş şikayeti yaşayabiliyor. Güneş çarpması belirtiler vermeye başladığında kişinin bu belirtileri doğru değerlendirmesi çok önemli. Zamanında yapılmayan müdahaleler, şikayetlerin artmasına yol açabilmekte. Öyle ki, ortalama 40 derecelerde seyreden yüksek ateş, geç kalınması halinde daha da yükselip havaleye yol açabiliyor. Kalp atışları düzensiz hale gelen hastanın kronik bir hastalığı varsa, sıcak çarpması veya güneş çarpması nedeniyle hayatını kaybetme riski artıyor.

Bebeklerde ve çocuklarda güneş çarpması vakıaları çok daha yüksek hayati riskler taşımakta. Bebeklerin ve çocukların vücutlarında sıvı oranı yetişkinlerden daha yüksek olduğu için sıcak çarpması veya güneş çarpması vakıaları daha zor geçiyor. Çocuğa güneş çarpması belirtileri ilk ortaya çıktığı anda bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati riskleri azaltabilir. Biz bu yazımızda, güneş çarpmasından korunma yolları hakkında yalnızca genel bilgiler paylaşacağız. Bu bilgiler koruyucu hekimlik bağlamında olup hiçbir tedavi edici niteliğe sahip değildir. Güneşin altında fazla kaldığınız bir sırada güneş geçmesi belirtileri yaşarsanız, vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Güneş çarpmasına bitkisel çözüm ve benzeri yöntemlerle şikayetlerinizi geçiştirmeye çalışmamalısınız.  

Saat 11.00 ile 15.00 arasında dışarı çıkmamalısınız.

Yaz aylarında ülkemiz, yoğun güneş ışığına maruz kalıyor. Güneş ışınlarının en yoğun geldiği zaman dilimi ise saat 11.00 ile 15.00 arası. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde en önemlisi, bu zaman diliminde mümkün olduğunca güneşe çıkmamaktır. Güneşe çıkmanız gereken durumlarda ise gölgede durmaya çalışmalı ve diğer önlemlerden etkin bir şekilde yararlanmalısınız. Dışarı çıkmadan en az yarım saat önce güneş kremi kullanmak bunlardan en önemlilerinden biri. Bununla birlikte, en iyi güneş kremi çeşitleri bile güneşte kalınan süre uzadıkça etkisini yitirir. Güneşin altında geçirmeniz gereken süreyi en az zararla atlatmak için dışarı çıktığınız saatlere dikkat etmelisiniz. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde en etkili yöntem budur.  

Güneş kremi kullanmayı ihmal etmemelisiniz.

Yaz aylarının olmazsa olmazlarından biri olan güneş kremleri, güneş çarpmasından korunma yolları içinde oldukça önemli bir yöntemdir. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi, en iyi güneş kremleri bile güneş çarpmasının etkileri konusunda yetersiz kalabilir. Güneşin zararlı etkileri karşısında cildin kurumasını, yanmasını ve çatlamasını önleyen bu ürünler, UV ışınlarına karşı koruma sağlar. Ancak etki süreleri kısıtlıdır. Güneş geçmesinin belirtileri cilt üzerinde oluşmaya başladığında, güneş kreminizi tazelemeniz gerekir. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde güneş kreminizi seçerken, koruma faktörü ve yapısına dikkat etmelisiniz. Açık tenliler ve bebekler için 50 spf gibi yüksek koruma faktörlü ürünler daha uygundur. Koyu tenliler ise daha düşük koruma faktörlü ürünleri tercih edebilir. Ayrıca, cildiniz eğer yağlıysa, yağsız bir güneş kremi kullanmalı, kuru bir cildiniz varsa nemlendirme oranı yüksek bir güneş kremi kullanmalısınız.

İnce, açık renk ve bol kesimli kıyafetler giymelisiniz.

Kıyafet seçimi, moda ve estetiğin yanı sıra sağlığımızla da yakından ilgili bir konu. Sıcak yaz günlerinde giyeceğimiz ince, açık renk ve bol kesimli kıyafetler, vücudumuzun doğal yollarla ısı dengesini sağlamak üzere ter atmasını kolaylaştıracaktır. Kalın dokulu, koyu renkli ve dar kesimli elbiseler ter atmayı zorlaştırdığı için güneş çarpması vakıalarının şiddetini arttırabilmekte. Güneşe çıkarken özellikle açık tenliler, güneşle teması azaltacak kıyafetler giymeye dikkat etmeli. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde denizde güneş çarpması yaşamamak için de dikkatli olmak gerekir. Bunun için denizde kaldığınız süreye dikkat etmeli, özellikle başınızı güneşten korumaya çalışmalısınız.   

Öğle saatlerinde ağır kaldırmamalı, spor yapmamalısınız.

Hava sıcaklığının en yüksek düzeyde seyrettiği öğle saatlerinde ağır kaldırmak ve spor yapmak, metabolizmamız üzerinde pek çok zarara yol açabiliyor. Yoğun sıcak altında eklemlere yapılan baskı, eklem sağlığı açısından pek çok riski ortaya çıkartabiliyor. Artan sıvı kaybına bağlı olarak eklemlerde elastikiyet kaybı ve çeşitli yaralanmalar oluşabiliyor. Öğle saatlerinde ağır kaldırır veya spor yaparsanız, güneş çarpması vakıalarını daha şiddetli geçirebilirsiniz. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde öğle saatlerinde yorucu işler ve spor yapmamalısınız. Spor yapmak için güneş ışınlarının yoğun olmadığı günün akşam saatlerini tercih edebilirsiniz. 

Şapka, güneş gözlüğü veya şemsiye kullanmalısınız.

Güneş çarpmasından korunma yolları içinde en etkili yöntemlerden biri de güneşe çıkarken şapka ve güneş gözlüğü, hatta mümkünse şemsiye kullanmaktır. Sıcak yaz günlerinin en sık tercih edilen aksesuarları olan şapka ve güneş gözlükleri, güneş çarpması söz konusu olduğunda sağlık açısından çok önemli bir role sahip. Güneş çarpmasına bağlı olarak gelişen ilk semptomlar içinde baş ağrısı ve gözlerde yanma ilk sırada geliyor. Kafaya güneş geçmesi riskini azaltan şapkalar, sıcak yaz günlerinde çok önemli bir aksesuardır. Güneş gözlükleri de yine güneşin zararlı etkilerine karşı gözleri koruyan çok önemli bir aksesuardır. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde bu organlarımızı ne kadar iyi bir şekilde korursak yaz dönemini o kadar sağlıklı geçirebiliriz. 

Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalısınız.

Ağır ve yağlı yiyecekler, vücuda giren toksik kalori miktarını arttırıyor ve metabolizmanın sağlıklı çalışmasını engelliyor. İşiniz gereği günün büyük bir bölümünde yoğun güneş ışığına maruz kalıyorsanız, karbonhidrat alımınızı mutlaka sınırlandırmalısınız. Cildinizin yağ dengesini korumak için protein ağırlıklı beslenebilirsiniz. Protein için esas kaynak ise hayvansal gıdalar olmalı. Demir yönünden de zengin bu besinler, kan dolaşımınızı hızlandırır, ter atmanızı kolaylaştırır ve güneş çarpmasına karşı metabolizmanızı korur. Ayrıca, yaz döneminde fazla baharatlı yiyecekler tüketmemekte yarar var.

Günlük su tüketiminize dikkat etmelisiniz.

Yaz aylarında günlük su tüketimi, metabolizmamız açısından son derece önemli. Sıcak havalarda yeterince su tüketmediğimizde, vücudumuzda hiçbir doku veya sistem, işlevini tam olarak yerine getiremiyor. Güneş çarpması ishal yapar mı, diye merak ediyorsanız evet yapar. Güneş çarpmasına bağlı olarak vücutta azalan sıvı miktarı, hastanın ishal olmasına yol açar. Sıcak çarpması ilk yardım konusunda öncelikle sıvı miktarını arttırmayı gerektirir. Gün içinde içtiğimiz su miktarı, dolaşım sistemimizden sindirim sistemimize kadar tüm metabolizmamızı etkilemekte. Güneş çarpmasından korunma yolları içinde günlük su tüketimimiz bu bakımdan çok önemli. Günde ortalama 2 bin kalorilik bir beslenme programınız varsa, tüketeceğiniz su miktarı kesinlikle 2 litreden az olmamalı. 

Editörün Tavsiyesi: Erikli Su Pet Şişe 500 ml x 12 Adet

Güneş çarpmasından korunma yolları hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, Erikli su pet şişe 500 ml x 12 adet ürünümüzü kısaca tanıtmak istiyoruz. Türkiye’nin lider su markalarından biri olan Erikli, Uludağ’ın benzersiz lezzetteki suyunu tüketicilerle buluşturuyor. Büyük şehirlerimizde 1990’lı yıllarda yaşanan su kesintileri sırasında yaptığı yatırımlar ve hizmete açtığı dolum tesisleri sayesinde su piyasasında güçlü bir konum elde eden Erikli suları, içerdiği doğal minerallerle vücudu beslemekte, hastalıklara karşı direnci yükseltmekte. Uygun pH değerine sahip, doğal mineraller bakımından kaliteli, içimi lezzetli Erikli su pet şişe 500 ml x 12 adet ürünümüzü Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse burayı tıklayabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beslenme & Spor

Fit Olmak Yeni Statü Kartı mı? Modern Dünyada Bedenin Değişen Anlamı

Yayınlandı

tarihinde

Bir dönem statü; arabanın markasıydı, saatin modeliyle ölçülürdü. Kartvizit kalınlığı, ofis katı, hatta masa büyüklüğü bile semboldü.

Şimdi ise tablo biraz değişmiş gibi görünüyor.
Yeni statü göstergesi… beden olabilir mi?

Son yıllarda “fitlik” yalnızca estetik bir tercih olmaktan çıktı. Kaslı bir vücut artık sadece aynaya değil, algıya da hitap ediyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?


1. Görünümden Mesaja: Fitlik Ne Anlatıyor?

Fit bir beden artık yalnızca fiziksel formu temsil etmiyor.
Şu mesajları da taşıyor:

  • “Ertelemiyorum.”
  • “Disiplinliyim.”
  • “Süreklilik gösterebiliyorum.”
  • “Kendime yatırım yapıyorum.”

Lüks bir çantayı satın alabilirsiniz.
Ama düzenli spor alışkanlığını satın alamazsınız.

İşte tam da bu yüzden fitlik, görünmeyen bir emeğin görünür sonucu olarak algılanıyor. Modern dünyada herkes yoğun, herkes stresli, herkes “çok meşgul.” Böyle bir düzende spor yapabilmek, zamanı yönetebilmek başlı başına bir prestij unsuru haline geliyor.


2. Bilim Neden Fitliği Destekliyor?

Konunun yalnızca sosyal algı tarafı yok. Bilim de devrede.

Son yıllarda “longevity” yani uzun ve sağlıklı yaşam araştırmaları, kas kütlesinin sadece estetik değil metabolik bir kalkan olduğunu gösteriyor. Kas dokusu; insülin direncinden kemik sağlığına, enerji seviyesinden yaşlanma hızına kadar birçok faktörü etkiliyor.

Fitness sektörü 2025 itibarıyla global ölçekte rekor büyüme gösteriyor. Spor salonları, online antrenman platformları, giyilebilir teknoloji cihazları… Hepsi tek bir şeyi söylüyor:

Spor artık hobi değil, strateji.


3. Beyaz Yakalı Dünyasında Fitlik

Özellikle kurumsal dünyada beden dili çok şey anlatır.
Dik bir duruş, enerjik bir görünüm, dinamik bir ifade…

Bunların tamamı bilinçaltında “kontrollü”, “istikrarlı”, “kendine özen gösteren” profil algısı yaratır. İş dünyasında güven ve disiplin kavramları oldukça değerlidir. Fitlik bu algıyı destekleyen sembollerden biri haline gelmiş durumda.

Ancak burada ince bir çizgi var.

Fit olmak sağlıklı bir yaşam tercihi mi,
yoksa performans kültürünün yeni baskısı mı?


4. Madalyonun Diğer Yüzü: Zaman ve İmkan

Fit görünmek bir erdem gibi konuşulsa da herkes için eşit koşullarda mümkün değil.

Kaliteli beslenme, iyi bir spor programı, zaman ayırabilme, hatta spor salonu üyelikleri… Bunların hepsi birer kaynak gerektiriyor. Modern dünyada zaman en kıt kaynakken, düzenli spor yapabilmek ciddi bir planlama ve önceliklendirme istiyor.

Bu nedenle fitlik bir yandan sağlığın sembolüyken, bir yandan da modern çağın yeni “lüks tüketim alanı”na dönüşüyor.

Herkes isteyebilir.
Ama herkes sürdüremez.


5. Statü mü, Sağlık mı?

Asıl soru burada başlıyor.

Spor yapıyoruz çünkü daha iyi görünmek istiyoruz.
Ama devam ediyoruz çünkü daha iyi hissetmek istiyoruz.

Belki başlangıç motivasyonu estetik olabilir.
Fakat sürdürülebilirlik genellikle sağlıkla bağlantılıdır.

Modern dünyada stres, masa başı yaşam ve dijital bağımlılık arttıkça hareket etmek bir seçenek değil, ihtiyaç haline geliyor.

Fitlik gerçekten yeni statü kartı mı?

Belki evet.
Ama daha önemlisi şu:

Sağlık, her dönemin en güçlü sermayesi.

Bazı yatırımlar bankada büyür.
Bazıları ise bedende.

Ve ikinci tür yatırımın getirisi, çoğu zaman daha uzun vadeli olur.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Çamaşır suyu zehirlenmesi nedir ve nasıl önlenir diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Temizlik işlerimiz sırasında en fazla kullandığımız ürünlerden biri şüphesiz ki çamaşır suyudur. Güçlü formülü sayesinde çamaşır suları yüzey temizliğinde etkin sonuçlar veriyor. İster evlerde olsun, isterse ev dışı ortamlarda çamaşır suları sayesinde temizlik ve hijyen kalitemiz yükseliyor. Fakat bununla birlikte çamaşır suları sağlık açısından bazı riskler taşıyor. Nitekim çamaşır suyunun koklanması, hatta içilmesi maalesef ülkemizde çamaşır suyu zehirlenmelerinin en önemli nedenleri arasında. Çamaşır suyuna temas da zehirlenme belirtilerine yol açıyor. Çamaşır suları hakkında bazı yorumlar bu ürünlere ilgiyi arttırırken zehirlenme risklerinin de artmasına neden oluyor. Öyle ki, pandeminin en yoğun şekilde devam ettiği günlerde acil servislere çamaşır suyu zehirlenmesi başvurularında artış gerçekleşti. Peki çamaşır suyu zehirlenmesi nedir, belirtileri nelerdir? Bunları önlemek için neler yapmamız gerekir? Çamaşır suyu zehirlenmesiyle karşılaştığımızda neler yapmalıyız? Bunun tedavisi var mı? Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, çamaşır suyu zehirlenmesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Fazla Demli Çay İçmemeniz İçin 11 Neden

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili çay tiryakileri! Gözünü açar açmaz çaya saldıran, çay içmeden kendime gelemem diyen sevgili okurlarım, merhaba! Çay benim kırmızı çizgimdir, günde en az 3 bardak içerim diyen sevgili okurlarım, size de merhaba! Son zamlardan sonra evde çay tüketimini sınırlandıran, ofiste bedava bulduğu çayı bardak bardak içen sevgili okurlarım, size de merhaba! Yemeğin ardından çay içmeyi alışkanlık haline getiren, sohbet bahane çay şahane diyen, iyi bir çayın kokusunu metrelerce uzaktan alan sevgili okurlarım, size de merhaba! Evde çalıştığı için ofisteki çay molalarını özleyen, çayını kendi başına demlemek zorunda kalan sevgili beyaz yakalılar, hepinize merhaba! Bu haftaki blogumda sizleri yakından ilgilendiren çok önemli bir konuyu ele alacağım. Çayı çok seven ve bolca tüketen herkesin bu blogu sonuna kadar okumasını tavsiye ederim. Özellikle fazla demli çay tüketenler bu blogu mutlaka dikkatle okumalı. Fazla demli çay içmemeniz için 11 neden paylaşımımla çay tüketiminizi daha sağlıklı hale getirebilirsiniz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler