Bizi Takip Edin

Lifestyle

Mühlen ürünlerinde indirim zamanı!!!

Yayınlandı

tarihinde

Mühlen ürünleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Evrak işlerinin yoğun olduğu bir işte çalışıyorsanız, kağıt kesme ve giyotin makineleri ile ciltleme, laminasyon ve evrak imha makineleri, en sık kullandığınız araçlardır muhtemelen. Bu araçlar, hem iş yükünüzü azaltır, hem de işte geçirdiğiniz süreyi daha verimli hale getirir. Online ofis marketiniz Ofix.com, Mühlen Ürünlerinde Fırsat! kampanyasıyla Mühlen markalı bu ürünlerde % 10’luk indirim fırsatı sunuyor. Online alışveriş rehberiniz Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, hem bu araçlar hakkında faydalı bilgiler vereceğiz, hem de kampanyamızı tanıtacağız.

Kağıt Kesme ve Giyotin Makineleri

Kağıt kesme makineleri içinde ofislerde en sık kullanılanları sürgülü giyotin makineleri ile kollu kağıt kesme makineleridir. Kağıt kesmeyi kolaylaştıran bu araçlar, toplu kesim işlemlerini hızlı ve pratik hale getirmekte. Çok sayıda kağıdı kolayca kesmemizi sağlayan bu ürünler, kağıt kesmek için harcadığımız enerjiyi en alt düzeye çekiyor. 

Sürgülü giyotin makineleri kağıt belge, resim ve dokümanlarımızı farklı şekillerde kesmek veya kırpmak için kullandığımız araçlardır. Bu araçlarla düz, dalgalı veya delikli kesim ve hatta çizim bile yapabiliriz. Ofis tipi olanlarında otomatik bilenme özelliğinin olması önemli bir tercih nedenidir. Bu özellikleri sayesinde ofis çalışanlarını kullanım konusunda hemen hiç uğraştırmıyorlar. Bu sayede ayrıca, uzun yıllar devam edecek güçlü bir performans olanağı ve kolaylığı kazanıyorlar.

Kollu kağıt kesme makineleri ise farklı boyutlarda kağıtları özel kol mekanizmasıyla kesen veya şekillendiren araçlardır. Bu araçlarda A3, A4, A5, B4, B5, B6, B7 gibi farklı ebatlarda kağıtların kesimini keskin ve pürüzsüz bir şekilde yapabiliyoruz. Dikkatli kullanılmadıkları durumlarda çok ciddi iş kazalarına yol açabilen bu gibi ürünlerde iş güvenliği için vücudun herhangi bir kısmı kesinlikle kolun altına girmemeli. 

Kağıt kesme ve giyotin makinelerinde el ve parmak yaralanmalarına karşı özel mekanizmaların mutlaka olması gerekiyor. İş kazaları arasında önemli bir orana sahip bu gibi yaralanmalar, doğru araç seçimi ve dikkatli kullanımlarla en düşük seviyeye inebilir. Kesim sırasında kaymayı engelleyen mekanik baskı sistemleri, bu araçların güvenli kullanımını sağlamakta. Ayrıca, sürgü ve kol mekanizmalarının dayanıklı çelikten üretilmiş olması da önemli bir tercih nedenidir.

Ciltleme Makineleri

Yoğun evrak işleriyle uğraşan ofislerde ciltleme makineleri çok önemli kolaylıklar sunuyor. Bu makinelerle delme, bağlama ve birleştirme işlemleri hızlı ve kolay bir şekilde yapılmakta. Bu kadar farklı işlemi tek bir makinede yapabilmek zaman ve emek bakımından büyük bir kolaylık. Ofis dostu bu ürünler, uzun süreler bakım gerektirmeden kullanılabiliyor üstelik. 

Ofislerde en sık tercih edilen ciltleme makineleri spiral ciltleme makineleri, ısısal ciltleme makineleri ve çok fonksiyonlu ciltleme makineleri olmak üzere 3 türlüdür. Spiral ciltleme makineleri, belgelerin spiral takılarak korunmasını sağlıyor. Isısal ciltleme makineleri ise özel birtakım sıkıştırma ve ısıtma tekniklerinden yararlanarak ciltleme yapıyor. Çok fonksiyonlu ciltleme makineleri ise plastik helezon ve tel spiral gibi farklı ciltleme tekniklerini aynı anda uygulamaya imkan veriyor. Elektrikli spiral sarma motoru ve çelik iç aksamlı bu ürünler, en sık tercih edilen ciltleme makineleri arasında yer almakta.

Laminasyon Makineleri

Laminasyon, ısı ve basınç kullanarak farklı birkaç yüzeyi yapıştırma tekniği olarak tanımlanmakta. Laminasyon makineleri, bu yüzeyleri tek bir katmana dönüştürerek özel belge, fotoğraf veya diğer yüzeylerde dayanıklı ve kullanışlı bir koruma sağlıyor. En çok kimliklerimizde, ehliyetlerimizde, özel fotoğraflarımızda ve kartvizitlerimizde kullanıyoruz bu makineleri. Kaplama işlemlerimiz bu makineler sayesinde hızlı ve kolay bir şekilde sonuçlanıyor. 

Laminasyon makinelerinin çok sayıda ve oldukça gelişmiş özellikleri bulunabilmekte. Laminasyon işlerinizin kalitesi seçeceğiniz laminasyon makinelerinin nitelikleriyle yakından ilişkili olacaktır. Eğer iyi kalitede laminasyonlar için kullanmak istiyorsanız, işlem kapasitesinin 250 mikronun altında olmamasına dikkat etmelisiniz. Yüksek kaliteli laminasyonlar için işlem kapasitesi 350 mikron düzeyinde olanlar uygundur.

Evrak İmha Makineleri

Evrak imha makineleri, ofislerin olmazsa olmaz ihtiyaçları arasındadır. Arşivlerimizde düzeni sağlamak ve yer açmak için, arşiv değerini yitiren belgeleri imha etmemiz gerektiğinde bu ürünler kolay ve pratik çözümler sunmakta. Her ne kadar birbirlerine çok benzese de evrak imha makineleri arasında bazı önemli farklılıklar var. İhtiyaçlarınıza en uygun evrak imha makinesi almanız durumunda, bu ürünleri uzun süreler verimli bir şekilde kullanabilirsiniz. 

Evrak imha makinesi alırken dikkat etmemiz gereken bazı konular var. İlk olarak, kesme bıçakları özel sertleştirilmiş çelikten ve yekpare olmalı. Bu özelliğe sahip ürünler, ataç ve tel zımbalı evrakların imhası için daha uygun ve kullanışlı. Eğer hızlı bir ürün almak istiyorsanız, makinenizin hızı 130 mm/sn’den az olmamalı. Ofisinizde fazla hantal bir görüntü oluşturmak istemiyorsanız, ağırlık için maksimum 30 kg ideal sınırdır.

Ayrıca, evrak imha makinenizin geri alma tuşunun olması çok önemli bir konudur. Makineye yanlışlıkla verebileceğiniz evraklarınızı kurtarmanıza olanak sağlayan bu tuş, büyük kayıplar oluşmasını engelleyebilir. Evrak imha makinenizde kağıdı otomatik olarak algılayan optik sensörler ve çapraz kesim özelliğinin olması da yine tercih nedenleriniz arasında yer almalı. 

Mühlen ürünlerinde indirim zamanı!!!

Online alışveriş sitemiz Ofix.com, Mühlen ürünlerinde Aralık ayının sonuna kadar devam edecek kampanyasıyla huzurlarınızda. Bu kampanyada Mühlen kağıt kesme ve giyotin makineleri, ciltleme makineleri, laminasyon makineleri ve evrak imha makinelerinde % 10’luk indirim fırsatını sakın kaçırmayın. Bu ürünlerle hem iş yükünüzü azaltabilir, hem de işte geçirdiğiniz süreyi daha verimli hale getirebilirsiniz.

Kampanyamızda büyük ilgi gören Pro-Schleifer 60 lt-c evrak imha makinesi, Mühlen markasının en üst modelleri arasında yer alıyor. Ve yüksek Alman mühendisliğini en güzel şekilde yansıtıyor. Aralıksız 2 saat boyunca belge imha edebilecek kapasiteye sahip bu ürünlerin ergonomik yapısı ve her ortama uyabilen boyutları çok beğenilmekte. 

Ofis tipi bu ürünler, aynı anda yüksek miktarda belge imhası için verimli bir şekilde kullanılabilekte. Makinenin çıkarttığı ses 50 desibelin altında olduğu için, neredeyse hiç ses çıkartmadıkları söylenebilir. Belgelerin yanı sıra CD, DVD ve kredi kartı gibi nesnelerin de imhasında kullanılabilecek bu ürünler, kullanıcı güvenliğini sağlamak için özel sensör ve kilit sistemlerine sahip.

Eğer 30 litre atık kutulu bir evrak imha makinesi sizin için yeterli olacaksa, Schleifer 30 lt-c evrak imha makinesi almanın şimdi tam zamanı. Bu ürünler gerek özel işletmeler, gerekse kamu kurumlarında kullanım için Mühlen‘in özel olarak tasarladığı ürünler arasında. Aynı anda 18 yaprak A4 kağıdını imha edebilme özelliğine sahip bu ürünlerin kesintisiz çalışabilme süresi 45 dakika. 

Kampanya sayfamıza buradan ulaşabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler