Bizi Takip Edin

Lifestyle

E-posta gönderirken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

E-posta gönderimi hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

E-postalar modern iş hayatının ayrılmaz bir parçası. O kadar ki, işte geçirdiğimiz sürenin önemli bir kısmı ya e-posta yazmakla, ya da e-posta okumakla geçiyor. Nitekim e-postalar, iş takibi konusunda diğer iletişim şekillerine oranla daha büyük avantajlar sunuyor. Ne var ki, iş hayatıyla ilgili yapılan araştırmalara göre, kurumsal şirketlerin büyük bir bölümünde çalışanlara e-posta gönderimi konusunda bilgi verilmiyor. Oysa, e-posta yazışmalarında yapılan hatalar, iş ilişkilerinin yanı sıra şirket imajının da bozulmasına yol açmakta. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, e-posta gönderirken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele alacağız ve e-posta gönderimi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

İş yazışmalarınızı şirket e-posta adresinizden yapmalısınız.

İş hayatında imaj çok önemli. Kişisel imajımızın yanı sıra, şirket imajımızı da korumamız gerekir. İş yazışmalarımızı şahsi e-posta adreslerimizden yaptığımızda, karşı taraf bu durumu bir özensizlik ve ciddiyetsizlik olarak algılayacak ve şirket imajımız zedelenecektir. İş ilişkilerimizde profesyonelliği korumak için, iş yazışmalarımızı mutlaka şirket e-posta adresimizden yapmalıyız. Ayrıca, şirket e-posta hesabımızı şahsi yazışmalarımız için kesinlikle kullanmamalıyız.

Eğer herhangi bir şirkete bağlı olmadan serbest çalışmaktaysanız, iş ilişkilerinizi sürdürmek için kullanacağınız e-posta hesabınızı düzgün ve kolay anlaşılacak şekilde belirlemelisiniz. Kullanıcı isminizin önünde herhangi bir unvan ya da başka birtakım sıfatlar kullanmaktan da kaçınmalısınız. Unvanınızı, e-postanızın alt kısmına otomatik olarak eklenen imza kısmında kullanabilirsiniz. İş ilişkileriniz için yapacağınız e-posta gönderimi için kullanacağınız hesap isminde adınız ve soyadınız mutlaka olmalı. Bu size kolay ulaşılmasını sağlar ve akılda kalıcılığınızı yükseltir. Ayrıca, çok uzun kullanıcı isimleri oluşturmamaya da dikkat etmelisiniz.

Uzun ve karmaşık cümlelerden kaçınmalısınız.

Ofiste geçen bir günümüz içinde onlarca e-posta okumamız gerekiyor. Bazen bu sayıda ciddi artışlar da olabiliyor. Tüm bu e-postaları aynı dikkat, sabır ve anlayış gücüyle okuyabilmemiz mümkün değil. E-postanızı ne kadar kısa tutarsanız, karşı tarafın anlayıp gereğini yerine getirme süresini o kadar kısaltmış olursunuz. Unutmayın ki e-postalar, bir edebi metin değildir. Cümlelerinizi süslemeye çalıştıkça, yersiz ve kafa karıştıran bir sürü ifade kullanır, hem kendinize hem de karşı tarafa zaman kaybettirirsiniz.

E-postanızın konu kısmında da yine, açık ve net anlaşılır ifadeler kullanmalısınız. Nitekim, konu cümlesi için seçeceğiniz ifadeler, bahsettiğiniz işlerin önem sıralamasını doğrudan etkileyecektir. Üstelik, e-postanız için verilecek cevaplar veya yapılacak iletimler nedeniyle konu cümlesinin önünde bol miktarda “Re” veya “Fw” ifadeleri oluştuğunda, konunun anlaşılması ve iş takibi yapılması epeyce zorlaşacaktır. Bu nedenle, konu cümlesini 3-4 sözcükle sınırlı tutmanız isabet olur.

Büyük harfler kullanmamalısınız.

E-posta gönderimi konusunda en sık yapılan hatalardan biri de büyük harf kullanmaktır efendim. Gönderdiğimiz e-postada önemli kısımları vurgulamak için bu tür bir yöntem uygun değildir. Karşı taraf üzerinde bağırma etkisi uyandıran büyük harfler yerine, önemli kısımları farklı renkle yazıp işaretleme yoluna gidebilirsiniz. Vurgu konusunda, en önemli konuları daima ilk başta belirtmeye dikkat etmelisiniz. E-postanızın son kısmında yapacağınız vurgular çok da etkili olmayacaktır. E-postanızda ayrıca, dilbilgisi yanlışları ve imla hataları yapmamaya özen göstermelisiniz. Özellikle de akıllı cihazlar ile yapılan e-posta yazışmalarında kullanılan otomatik tamamlama özelliği, bazen vahim hatalara yol açabilmekte.

İlgisiz kişilere e-posta gönderimi yapmamalısınız.

E-posta gönderimi konusunda en sık yapılan hatalardan bir diğeri de alıcıyı doğru seçememek ve ilgisiz kişilere e-posta gönderimi yapmaktır. Kullandığımız e-posta hesabı, adres defteri içinde kayıtlı isimleri alıcı kısmına yazacağımız ilk birkaç harfle önümüze çıkartmaya başlıyor. Şirketlerde aynı isimlerde farklı çalışanlar olabildiği için, alıcı isminin otomatik tamamlama özelliğine dikkat etmelisiniz. Aksi durumda, gönderdiğiniz e-posta doğru kişiye ulaşmadığı için işlerinizde aksamalar ortaya çıkabilir. Bu sorunun önüne geçmek için, alıcı adresi eklemeyi e-posta gönderimi için en son aşamada yapabilirsiniz.

Diğer taraftan, bir işi takip eden birden fazla kişi yoksa ve e-postanızda bahsettiğiniz konular başkaları için herhangi bir önem veya yükümlülük doğurmuyorsa, grup e-postalarından kaçınmalısınız. Nitekim grup e-postaları, aynı grup içindeki herkesi bağlayan, herkes için anlamlı ve önemli konularda bilgi aktarımını kolaylaştıran bir iletişim şekli. E-postanızda bahsedeceğiniz konuyu takip eden tek bir kişi varsa ve bu konu gruptaki diğer üyeler için hiçbir şey ifade etmiyorsa, bilgi kısmına grup e-postasını eklememelisiniz. Bu sayede, ilgisiz kişilere e-posta gönderimi yapmaktan kaçınarak gereksiz emek ve zaman kaybına yol açmamış olacaksınız.

Cevap vermeden önce tekrar tekrar düşünmelisiniz.

Kurumsal şirketlerde e-posta gönderimi konusuyla ilgili yapılan araştırmalara göre hızlı dönüş yapmak ya da böyle bir eğilim içinde olmak, iş yükünü arttıran nedenlerin başında yer alıyor. Gönderilen e-postalar, çoğu zaman birden fazla konu hakkında bilgi ve talep içermekte. Tüm bilgiler iyi anlaşılmadan ve tüm talepler karşılanmadan yapılan dönüşler, gereksiz yazışmalara yol açıp emek ve zaman kaybıyla sonuçlanıyor. Gelen e-postalara cevap yazmadan önce, tüm bilgileri doğru şekilde anlayıp tüm talepleri karşıladığınızdan emin olmalısınız. E-postada verilen bilgiler yeterli değilse ya da talepler yeterince açık değilse, karşı tarafa en açık şekilde bildirim yaparak eksiği gidermesini isteyebilirsiniz.

Bu bağlamda en sık görülen hatalardan biri de “Reply All” veya “Tümünü Yanıtla” tuşunun yersiz ve gereksiz bir şekilde kullanılmasıdır. Aynı e-posta içinde birden fazla kişiden bir talepte bulunulmuşsa, dönüşünüzü sadece ilgili kişiye yapmalısınız. Yapacağınız dönüş diğer alıcıları ilgilendirmiyorsa, bu tuşlara gereksiz yere basmamalısınız. Olası bir hatanın önüne geçmek için, dönüş yapmaya başlar başlamaz alıcı kısmındaki isimleri silebilir, cevabınızı yazdıktan sonra sadece ilgili kişiyi ekleyebilirsiniz.

Yapacağınız dönüşe bir dosya ekleyecekseniz, e-postanızı göndermeden önce bu dosyanın açılıp açılmadığını mutlaka kontrol etmelisiniz. Ekleyeceğiniz dosyanın boyutu eğer fazlaysa, dosyanızı mutlaka sıkıştırarak eklemelisiniz. Yükleme sırasında yapılan hatalardan dolayı açılmayan dosyalar nedeniyle yapılan yazışmalar da gereksiz bir emek ve zaman kaybı yaratmakta. Ayrıca, iş ilişkilerinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için, hassas konularda hızlı dönüş yapmamaya, tansiyonu hiçbir zaman yükseltmemeye, herhangi bir ima veya alaycı ifade kullanmamaya da dikkat etmelisiniz.

E-posta hesabınızın özelliklerini iyi bilmelisiniz.

E-posta hesabınızda farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunan pek çok özellik var. Bunlardan ne şekilde yararlanabileceğinizi henüz öğrenmediyseniz, bilgi-işlem yetkilinizden bu özellikler hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu özellikler içinde filtre, bayrak, takvim, etkinlik planlama gibi özelliklerden etkin bir şekilde yararlanırsanız, iş planlamanızı kolayca yönetebilirsiniz. Ayrıca, yazı tipleri ve renkler konusuna da dikkat etmelisiniz. E-postanızda kullanacağınız formatlar, farklı hesaplarda ve browser’larda aynı şekilde görülmeyebilir. Bu konuda da şirket yetkilinizden bilgi alabilirsiniz.

Sizi yansıtan bir imza kullanmalısınız.

E-postanızın alt kısmına otomatik olarak eklenen imza bölümü, tercihen bir saygı ifadesiyle başlamalı, adınız ve soyadınız ile unvanınızı içermeli. Ayrıca, iletişim bilgilerinize de yer verebilir ve şirket logonuzu kullanabilirsiniz. E-postanızda imza kullanmadığınız zaman, verilen cevaplar ve yapılan iletimlerde kimin ne söylediği anlaşılmaz hale gelir ve bu da iş yükünü arttırır.

Tabletiniz Bu İndirimi Çok Tutacak!

E-posta gönderirken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu incelediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da devam etmekte olan Snapper Ürünlerinde Fırsat! kampanyamıza dikkatinizi çekelim efendim. Kampanyamız kapsamında Snapper tablet tutucu standlarda % 10’luk indirim fırsatından yararlanabilirsiniz. Sitemizde devam etmekte olan tüm kampanyaları buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler