Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Betûl Mardin: Halkla ilişkilerin duayeni…

Yayınlandı

tarihinde

Betûl Mardin'in başarı hikayesi Ofix Blog'da...

Ülkemizde halkla ilişkiler denildiğinde akla gelen ilk isim şüphesiz ki Betûl Mardin‘dir. 1960’lı yıllarda Dormen Tiyatrosu için yaptığı çalışmalarla sektöre giriş yapan Betûl Mardin, Türkiye’de halkla ilişkiler alanının kurumsal gelişiminde öncü roller üstlendi. 1974 yılında kurduğu A&B ve 1987 yılında kurduğu Image Halkla İlişkiler ile yerli ve yabancı yüzlerce firmaya hizmet sağladı. Eğitimden sağlığa, finanstan ulaşıma kadar çok çeşitli alanlarda şirketlerin yükselişine önemli katkılar yaptı. Halkla ilişkileri “itibar mimarlığı” olarak gören Betûl Mardin, yetiştirdiği öğrencilerle sektörün güçlenmesini sağladı. 2018 yılına kadar faaliyet gösteren Image Halkla İlişkiler, hizmet verdiği şirketlerin kurumsal temellerini güçlendirdi. İtibarlarını ve rekabet avantajlarını arttırdı. Sorun çözme becerisi sayesinde yakın çevresi tarafından “Ahtapot Betûl” olarak anılan Betûl Mardin, ülkemizde tüm kesimlerin saygı duyduğu çok özel bir isim haline geldi. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Betûl Mardin‘in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Betûl Mardin kimdir?

Betûl Mardin, 1 Aralık 1927 tarihinde İstanbul’un Şişli ilçesinde üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi Fatma Fahire, Osmanlı döneminde adliye nazırlığı yapan Necmeddin Molla Kocataş‘ın kızıydı. Babası Muhiddin Arif Mardin ise zengin bir aileden geliyordu. Mısır’da babadan kalma pamuk tarlaları vardı. Betûl doğduğunda ailenin maddi durumu iyiydi. Fakat 1929 Bunalımı’yla ciddi kayıplar yaşadılar. Bu nedenle dedesinin yanına taşındılar. Bu dönemde Muhiddin Arif Mardin, kayınpederinin yardımıyla İş Bankası‘nın İskenderiye şubesinin genel müdürü oldu. Bu yıllarda Betûl ve ailesi, kısıtlı imkanlarla kıt kanaat geçindiler. 1930’larda pamuk fiyatlarının yükselmesiyle birlikte ailenin gelir kaynakları artmaya başladı. Muhiddin Arif Mardin, Mısır’da pamuk satışlarından elde ettiği gelirin bir bölümünü Türkiye’ye getirdi. Ardından Türk Petrol‘ün kurucuları arasında yer aldı. 1932 yılında Betûl Mardin‘in kardeşi Arif Mardin dünyaya geldi. Robert Kolej‘de yatılı okuyan ablası Leyla‘nın veremden hayatını kaybetmesi ise aileyi yasa boğdu. 

Betûl Mardin‘in zorlu bir çocukluk dönemi oldu. Çocukken dadısı tarafından çok şiddet gördü. Hatta solak olması bile şiddete uğramasına neden oldu. Başına aldığı darbeler nedeniyle beyninin bazı kısımları zarar gördü. Bu yüzden 6 yaşına kadar konuşma güçlüğü yaşadı. O yıllarda aynı anda iki iş yapamıyor, bağlantı kurmada zorluk çekiyordu. Oysa ailesi geniş bir kültürel çevreye sahipti. Örneğin Cemal Reşit Rey ailenin yakın dostlarından biriydi. Ablası Leyla‘nın vefatının ardından Mardin ailesi, Betûl‘ün Robert Kolej‘de okumasını istemedi. Yine de Betûl, 1946 yılında mezun oldu. Bu dönemde Betûl‘ün isteği, Amerika’ya gidip psikiyatri okumaktı. Fakat babası izin vermedi. Babasının yönlendirmesiyle 1950 yılında Akgün Ustalar ile evlendi. Bu evlilikten Şerife Leyla isimli bir kızı oldu. Akgün Ustalar, babasının yanında avukatlık yapıyordu. Ve eşinin çalışmasına izin vermiyordu. Betûl Mardin‘in ilk evliliği uzun sürmedi. 1957 yılında eşinden boşandı. 2 yıl sonra Haldun Dormen‘le evlendi. 

İş Dünyasında Betûl Mardin

1950’li yılların Türkiye’sinde kadınların iş hayatında önemli konumlara gelmesi çok zordu. İlk eşi Akgün Ustalar, Betûl Mardin‘in sadece evde çalışmasına izin vermişti. Bu dönemde Betûl Mardin, kadınlara İngilizce dersi veriyor, Amerikalılara ise Türkçe öğretiyordu. Kendisi bu yıllarda, kadınların yükselebilmeleri için belli bir mesleklerinin olması gerektiğini gördü. Verdiği özel dersler, ailenin geçimine katkı sağlıyordu. Daha önemlisi, kadınların da iş hayatında olması gerektiği düşüncesini güçlendirdi. Bu dönemde bir taraftan da sanata ve tiyatroya ilgisini fark etti. Boş zamanlarında tiyatro çevirileri yapmaya başladı. Ayrıca sanat dergilerine yazılar yazdı. Bu yıllarda Mısır’da çıkan siyasi olaylar sonucu ailenin pamuk tarlaları elden çıkmıştı. Eşinden ayrılmanın da etkisiyle Betûl Mardin‘in çalışmasının önündeki engeller kalktı. 1956 yılında Tercüman gazetesine çevirmenlik için başvurdu. İletişim becerilerinin güçlü olduğunu gören gazete yönetimi, 4 gün sonra Betûl Mardin‘i sayfa editörü kadrosuna atadı. 

1958 yılında Betûl Mardin, gazetedeki görevinden ayrıldı ve Amerikan Haberler Merkezi‘nde basınla ilişkiler sorumlusu olarak işe başladı. Görevi aslında halkla ilişkilerdi. Ancak o yıllarda ülkemizde bu mesleğin varlığı bilinmiyordu. 1 yıl sonra evlendiği Haldun Dormen için yaptığı piyes çevirilerinin gördüğü ilgi Betûl Mardin‘i çok memnun ediyordu. O dönemde içindeki halkla ilişkiler sevgisini daha iyi anladı. Haldun Dormen vesilesiyle sanat dünyasından dostluklar edindi. Dormen Tiyatrosu‘nun sahneye koyduğu oyunların PR (public relations, yani halkla ilişkiler) çalışmalarını yaptı. 1960’ların başlarında tümüyle Dormen Tiyatrosu‘nun PR çalışmalarına yoğunlaştı. Üstelik tiyatronun tüm prodüksiyon işlerinin sorumluluğunu yaptı. Kostümlerin ve yemeklerin hazırlanması, gala organizasyonları ve diğer pek çok konuda sorumluluk Betûl Mardin‘deydi. Özel olaylar vesilesiyle basınla ilişki kurmak, oyunların gişe başarısını olumlu yönde etkiliyordu. Bu çalışmalar sayesinde Betûl Mardin halkla ilişkiler alanında ülkemizin ilk profesyonel hizmet sağlayıcısı oldu. 

İlk Halkla İlişkiler Uzmanımız Betûl Mardin

1960’lı yıllarda Betûl Mardin, aynı anda çok fazla işi takip ediyor, tüm becerilerini etkin şekilde kullanıyordu. Gazete ve dergiler için çevirmenlik yapmak, inceleme yazıları yazmak, çeşitli sanatsal etkinliklerde jüri olarak görev yapmak gerçekten de yorucu bir iş temposu yaratmıştı. Üstelik Dormen Tiyatrosu turnedeyken oğluna babalık yapıyordu. 1964 yılında Turgut Özakman, Betûl Mardin‘e TRT için program hazırlama teklifinde bulundu. 3 yıl boyunca radyo için program hazırladı. Bu dönemde Haldun Dormen‘den boşandı. Ancak ilişkileri hiç kopmadı. TRT için program hazırlamayı sürdürürken Erzurum Radyosu‘nun kuruluşunda görev yaptı. Televizyon için İngiltere’de BBC tarafından verilen kursa katıldı. Yurda döndükten sonra TRT‘nin Ankara stüdyolarındaki televizyon çalışmalarında görev yaptı. Fakat İstanbul’daki ailesinden daha fazla uzak kalamayarak TRT‘den ayrılıp İstanbul’a döndü. 1971 yılında üzücü bir kaza geçirdi. Ameliyatın ardından bastonla yürümek zorunda kaldı. Fakat halkla ilişkiler alanında çalışmaktan vazgeçmeye niyeti yoktu. 

1974 yılında Betûl Mardin, Alaeddin Asna ile birlikte A&B şirketini kurdu. 10 yıl boyunca devam eden bu ortaklık, ülkemizin halkla ilişkiler alanında hizmet veren ilk yerli şirketiydi. 1970’lerin ikinci yarısında A&B bünyesinde Alaeddin Asna ile birlikte pek çok firmaya profesyonel PR hizmeti sundu. Paşabahçe, Pamukbank, Sheraton Oteli gibi farklı pek çok şirkete “itibar mimarlığı” yaptı. Alaeddin Asna ile yolları ayrıldıktan sonra yeni ortaklarıyla birlikte Image Halkla İlişkiler‘i kurdu. Ortakları arasında Nilgün Pirinççioğlu ve Canan Noyan vardı. 1990’larda hizmet verdiği alanların sayısı arttı. Kurumsal iletişim, stratejik danışmanlık, kriz yönetimi gibi alanlarda yüzlerce firmaya hizmet sağladı. Image Halkla İlişkiler bünyesinde şirketler için sayısız projeyi başarılı bir şekilde hayata geçirdi. Eğitimden sağlığa, finanstan ulaşıma kadar çok çeşitli alanlarda şirketlerin yükselişine önemli katkılar sağladı. Fakat silah ve sigara şirketleri için çalışmayı reddetti. Siyasetten de özellikle uzak durdu. 

Başarılarla Dolu Bir Hayat

Betûl Mardin hayatı boyunca sayısız başarıya imza attı, birçok ödül kazandı. Bu ödüllerden ilki, 1979 yılında Halkla İlişkiler Dünya Kongresi Özel Olay Yarışması üçüncülüğüydü. 1982 yılında American Hotel Birliği Halkla İlişkiler Altın Anahtar Yarışması‘nda ikinci oldu. 1983 ve 1984 yıllarında Sheraton Otelleri‘nin özel ödülünü kazandı. 1994 yılında yılın iş insanlarından biri oldu. 1995 ile 1999 yılları arasında İstanbul Üniversitesi tarafından verilen Başarılı İletişimciler Ödülü‘nü kazandı. 1996 yılında Kadınca dergisi Betûl Mardin‘i yılın en başarılı kadını seçti. 1998 yılında Türk Kadınlar Birliği tarafından Cumhuriyet’imizin 75. yılı özel ödülüyle onurlandırıldı. İlerleyen yaşına rağmen hayattan ve insanlardan hiç kopmadı. Kazandığı deneyimleri gençlere aktardı. Halkla ilişkilerin ne kadar ciddi bir iş olduğunu gösterdi. Yakın çevresi tarafından “Ahtapot Betûl” olarak anılan Betûl Mardin, herkesin her türlü sorununu kısa sürede çözmesiyle sektörde ayrı bir konum kazandı. Kendisine daha nice uzun ömürler ve başarılar diliyoruz. 

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler