%100 Türk üretimi olan Copier Bond, Ve-Ge firmasına ait bir markadır. A3 ve A5 boyutları olsa da daha ziyade A4 boyutu, ofislerde tercih edilir. Copier Bond A4 fotokopi kağıdı; kalitesi, yerli üretim olması, çok amaçlı baskı ve fotokopiye uygun olması ile ülkemizin bilinir kağıt ürünleri arasındadır. Peki, ülkemizde yüzlerce hatta binlerce ofis neden Copier Bond fotokopi kağıtlarını tercih ediyor? Copier Bond’u diğer üreticilerden ayıran özelliği ne? Bu yazımızda sizler için ülkemizin en önemli kağıt üreticilerinden olan Ve-Ge’nin Copier Bond markasını ele aldık.
Ofislerin Favori Fotokopi Kağıdı Copier Bond’un Özellikleri
Neden Copier Bond A4 fotokopi kağıdı diyorsanız, öncellikle bilmeniz gereken tamamen kullanıcı dostu olduğudur. Hem maliyet hem de kalite noktasında beklentilerinizi karşılar. Fotokopi kağıdı Copier Bond dediğimizde piyasadaki kağıt ürünlerini tanıyan bir kişinin aklanda direkt kalite canlanır. 80 gramlık üretim ile çift taraflı çekimde herhangi bir sorun yaşatmaz. Ayrıca kullandığınız yazıcı ve fotokopi makinası ile uyumludur. Toner kullanımını azaltır. Böylelikle pek çok açıdan tasarruf etmenizi sağlar. İşte Copier Bond fotokopi kağıtlarının ülkemizde daha ziyade tercih edilmesinin altında yatan bu kalitesidir. Ayrıca Copier Bond a4 fiyat bakımından incelendiğinde ortalama piyasa ölçeğinde olduğunu görebilirsiniz. Kısaca hem kaliteli hem de cüzdan dostudur. Sorunsuz bir şekilde kişisel ve kurumsal baskı ve çıktılarınızı almanıza yardımcı olur.
Ofislerde çokça kullanıldığının altını çizdik. Bununla birlikte tek kullanım alanı ofisler değil. Yazıcıların kullanım alanının evlere kadar genişlediği günümüzde, fotokopi kağıtlarına her alanda ihtiyaç duyarız. Dolayısıyla ofis, okul, hastane, işletme, kamu ve özel kuruluşlar başta olmak üzere yaşantımızın hemen hemen her alanında tercih edebileceğimiz bir üründür Copier Bond A4 fotokopi kağıdı.
Copier Bond Hakkında Merak Edilenler
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi fotokopi kağıtları, başlıca ofis sarf malzemelerinden birisidir. Bu kapsamda özellikle resmi yazışmalar, dosyalama ve arşivleme gibi işlemler için ise mutlaka 1.hamur kağıtlar kullanmalısınız. Bu sayede hem çıktı alırken hem de arşivleme sürecinde herhangi bir sorunla karşı karşıya kalma olasılığınızı minimuma indirirsiniz. Copier Bond fotokopi kağıtları size arzu ettiğiniz ölçüde kaliteli fotokopi ve baskı alma imkanı sunar. Elbette bazı tüketicilerin kafasında bu markaya ait birtakım sorular olduğunu biliyoruz. O halde gelin birlikte bu sorularınızın cevaplarını yanıtlayalım.
Copier Bond A4 Ne Demek?
Copier Bond A4 fotokopi kağıdı, 80 gramlık baskı ve fotokopi almaya uygun kağıt sarf ürünüdür. Kaliteli ve pürüzsüz dokusu sayesinde çift taraflı baskı almaya uygundur. Standart A4 ölçüdedir (210×297 mm). Dijital baskıya uygun bir kalınlığa sahiptir. Toner kullanımını azaltan özel yapısı sayesinde tasarruf etmenizi sağlar. Baskı, fotokopi ya da ofis işlerinde kullanabilirsiniz. Bu beyaz renk fotokopi kağıdı üzerine renkli ya da siyah beyaz baskı yapabilirsiniz. Kullanmadığınız zamanlarda paket içerisinde, tozdan ve nemden uzak bir şekilde muhafaza etmenizi tavsiye ederiz.
Copier Bond A4 Kim Üretiyor?
Ülkemizdeki 2 büyük kağıt üreticisinden birisi olan Ve-Ge firmasının fotokopi ve yazıcı kağıdıdır Copier Bond. 1.hamur kağıttan 80 gr. olarak üretilmektedir. Özellikle Copier Bond A4 koli ofislerin sıklıkla tercih ettiği bir üründür. A4 boyutu dışında A3 ve A5 Copier Bond fotokopi kağıtlarını bulabilirsiniz.
Copier Bond A4 Fotokopi Kağıdı Özellikleri Neler?
Copier Bond A4 fotokopi kağıdı, sürdürülebilir çevre politikası kapsamında üretilmektedir. Yani çevre dostu bir üründür.
1.hamurdan 80 gram olarak üretilir.
Her türlü fotokopi, baskı makinesi için uygun bir üründür. Bunun yanı sıra ofis işleri, proje ödevi, sunum gibi vb. alanlarda da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Her kaleme uygun bir kullanımı vardır.
Özellikle yüksek kalitede baskı almak isteyenler için uygundur. Özel yapısı sayesinde makinede sıkışma sorununu minimuma indirir.
Hem fonksiyonel hem de ekonomiktir.
Özel yapısı sayesinde üzerindeki mürekkep dağılma yapmaz. Bu şekilde toner ve kağıt tasarrufu yapabilirsiniz.
Çoklu kullanımı yanı sıra dayanıklı yapısı ile dilediğiniz her alanda farklı amaçlarla kullanabilirsiniz.
Copier Bond A4 Kaliteli Mi?
Kullanıcı yorumlarını değerlendirdiğimiz zaman Copier Bond A4 fotokopi kağıdının ne kadar kaliteli olduğunu görebilirsiniz. Özellikle bembeyaz ve pürüzsüz kağıdı ile her alanda kullanıma uygundur. Üretiminde 1.hamur kullanılması sayesinde sorunsuz şekilde kaliteli baskı ve çıktı alabilirsiniz. Copier Bond A4 toptan olarak alabileceğiniz bir üründür. Bu sayede stoklarınız tükenmeden ofisinizde ihtiyaç duyduğunuz çıktı ve baskıları kolayca alabilirsiniz.
Copier Bond A4 Fotokopi Kağıdı Ne Kadar?
Copier Bond fotokopi kağıtları, 500 yapraklık paketler ya da koli şeklinde 5’li paketler halinde ulaşabileceğiniz bir üründür. Ortalama piyasa fiyatı 75 TL ile 85 TL arasında değişir. Copier Bond A4 toptan fiyatı ofisler için daha uygundur. Özellikle kobiler için vadeli ödeme seçenekleri sunan satış noktalarından kolayca tedarik edebilirsiniz.
Copier Bond Fotokopi Kağıtları Nerede Üretiliyor?
Ve-Ge firmasına ait olan Copier Bond bir Türk markasıdır. İlk üretim yeri, İstanbul Tophane’dir. Sonrasında üretim fabrikası, Küçükçekmece Sefaköy’deki yeni arazisine taşınmıştır.
Kaliteli Fotokopi Kağıdı Nasıl Anlaşılır?
Copier Bond A4 fotokopi kağıdının kalitesinden bahsettik. Peki, bu kaliteyi nasıl anlayacağız? İlk olarak kağıdın kalınlığını ve ağırlığını ifade eden gramajı oldukça önemli bir kriterdir. “Fotokopi kağıdının kalitesi nasıl anlaşılır?” diyorsanız kaç gram üretildiğini kontrol edin. Dünya genelinde A4 fotokopi kağıtları çoğunlukla 80 gram olarak üretilmektedir. Bu ağırlık, çift taraflı baskı almak için idealdir. Kağıdın haddinden ince ve dayanıksız olmasının önüne geçer. 80 gramın altındaki kağıtlar, çift taraflı baskı için uygun değildir. Kolayca hasar görür. Ayrıca fotokopi makinesinde ya da yazıcıda sıkışmalara neden olabilir. Bu yüzden 80 gramın altındaki A4’leri sadece müsvedde işlerinizde kullanmanızı tavsiye ederiz. Günlük ofis işlerinizde kullanacağınız fotokopi ve baskılarda 80 gram idealdir.
Selüloz oranı, kağıdın kalitesini etkileyen bir diğer unsurdur. Selüloz içeriği yüksek olan kağıtlar daha beyaz ve dayanıklıdır. Bu da doğal olarak kalite oranını etkiler. Çünkü dayanıklı kağıtlarda baskı ve fotokopi almak daha kolaydır. Makinede sıkışma yapmaz. Gündelik kullanım için uygun olup dosyalama ve arşivlemede önemli belge ve evraklara zarar gelmez.
Ofisiniz için Doğru Tasarruf Ürünleri Ofix’te!
Ofix, kurulduğu günden bu yana ofislerin temel gerekliliklerinin başında olan fotokopi kağıtlarının en kalitelerini tüketicilerle buluşturuyor. Özellikle günümüzde hayli talep gören Copier Bond A4 fotokopi kağıdıve daha başka markaların ürünlerine kolay ödeme seçenekleri ile Ofix’ten ulaşabilirsiniz. Tüm Copier Bond ürünlerimizi vadeli ödeme seçeneklerimiz ile kolayca tedarik edip kaliteli baskılar elde edebilirsiniz.
Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız. 20.45 mi? Mis gibi saat. Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.
Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek… İşte orada pek alışık değiliz gibi.
Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz. Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.
Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?
Muhtemelen yaşanacak.
Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak. Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.
Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:
Tek göz açık televizyonu açma çabası
Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
“Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme
Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir
Şimdiden söyleyelim… Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.
Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak. Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak. Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.
Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:
Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil. İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.
Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi. Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.
Çünkü alıştık. Hem de çok hızlı alıştık.
Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.
Üstelik sadece para büyümüyor. İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.
Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda. Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.
Bir kulaklık… Bir kahve makinesi… Bir paket fotokopi kağıdı… Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.
Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı. Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.
Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.
Çevremize bakmamız yeterli.
Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi. Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor. Yorum okunuyor. “Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.
Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.
Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor. Kolaylık satın alıyor.
Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.
Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor. Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.
Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.
İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor. Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.
Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil. Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.
Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.
İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası. Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.
İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi. Bir nevi kimlik.
Ama işte tam burada işler karışıyor. Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.
Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil
Modern iş hayatı sana şunu söylüyor: Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.
Yani bir nevi: “Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”
Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor. Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor: “Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”
Spoiler: Fazla.
Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor
Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor. Mail gelirse bakılıyor. Mesaj gelirse cevaplanıyor. “Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.
Sonra bir de hayat var: Ev, düzen, sorumluluklar…
Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun, sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.
Aynı iş, farklı hayatlar
Aynı pozisyonda iki kişi düşün. Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.
Ya da şöyle: Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.
İşte o an bir şey kırılıyor.
Çünkü mesele sadece para değil. Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.
Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor: “Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”
Çünkü mesele işin kendisinden çok, o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.
Ve belki de asıl ihtiyaç, daha fazla çalışmak değil… daha dengeli yaşamak.