Bizi Takip Edin

Lifestyle

Deodorant kullanırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Deodorant kullanımı hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Sıcak yaz günlerinde ter kokusuyla baş etmede en önemli araçlardan biri deodorantlardır. Kişisel bakımına özen gösterenlerin günlük rutinlerinden biri olan deodorant kullanımı, doğru şekilde yapıldığında etkili ve faydalı sonuçlar doğurur. Deodorant kullanırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz, yanlış kullanım şekillerinden uzak durabilirsiniz. Bu konuda özellikle hamilelerin dikkatli olması gerekir. Hamilelik döneminde artan terlemeyle birlikte oluşan ter kokusuyla baş etmek adına yanlış deodorant kullanımı bazı alerjik etkilere yol açabilir. Çevrenize güzel kokular saçmanız sizin için olduğu kadar başkaları için de önem taşır. Doğru deodorant kullanımı sayesinde kendinizi daha özgüvenli hissedebilir, çevrenize daha güzel mesajlar verebilirsiniz. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, deodorant kullanırken nelere dikkat etmek gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Deodorant kullanımı neden önemlidir?

Terlemek aslında, vücudun ısı dengesini korumak için yerine getirdiği doğal bir süreçtir. Ter bezleri sağlıklı şekilde çalıştığı sürece terleme sorunsuz şekilde gerçekleşir. Ne var ki, cilt üzerindeki gözeneklerin tıkalı olması, cilt üzerinde oluşan bakteriler ve diğer birçok nedenden dolayı terleme süreci sağlıklı şekilde gelişmeyebilir. Bu gibi durumlarda ter kokusu oluşur ve bu koku, kişiyi olduğu kadar çevresini de rahatsız eder. Özellikle sıcak yaz günlerinde artan terlemeye bağlı olarak ter kokusuyla ilgili şikayetler de artar. Kalabalık bir ortamda çalışanlar için ter kokusu son derece olumsuz bir durumdur. Ter kokusunu bastırmak için çoğu zaman deodorant kullanılır. Veya oda kokularından yararlanılır ya da ortama hava girişi sağlanır. Ancak yanlış deodorant kullanımı ter kokusunu önlemediği gibi, bu kokunun daha da dayanılmaz hale gelmesine yol açabilir. Çünkü ter kokusunun oluşması, cilt üzerinde bir şeylerin zaten yanlış gittiğinin habercisidir. Bu yanlışa bir de yanlış deodorant kullanımı eklenince, ortaya çıkan sonuçlar daha da dayanılmaz hale gelebilir. 

Terlemeyle ilgili yapılan bilimsel araştırmalar sırasında terin aslında herhangi bir kokuya sahip olmadığı görülmüştür. Terleme sırasında vücut, artan ısı miktarını dengelemek için su atar. Cildin tamamında görülebilecek terleme, ter bezlerinin bulunduğu bölgelerde daha yoğun şekilde gerçekleşir. Terin kokuya yol açmasının en önemli nedeni ise cilt üzerinde oluşan bakterilerdir. Ter bezlerini barındıran ve gün içinde havayla yeterince temas etmeyen koltuk altı bölgeleri, bakterilerin kolayca üreyebileceği en ideal bölgelerdir. Koltuk altı bakımı konusunda oluşabilecek ihmaller nedeniyle bu bölgede bakteriler hızlıca çoğalabilir. Gün içinde aşırı terleme şikayeti yaşıyorsanız, ter kokusu konusunda çok daha dezavantajlı bir durumla karşılaşabilirsiniz. Fakat ne var ki, ter kokusunu bastırmak adına deodorant kullanıyorsanız, bundan etkin bir sonuç alamazsınız. Çünkü deodorantlarda koku için kullanılan etken maddeler havaya karışarak bir süre sonra etkisini yitirir. Deodorantları esasen temiz cilde ve bakterilerden kurtulmak için uygulamanız gerekir. Ter kokusundan deodorantlarla ancak bu şekilde kurtulabilirsiniz. 

Duş almak ter kokusundan kurtulmanız için yeterli olmayabilir.

Eğer duş aldığım halde ter kokusundan kurtulamıyorum, gibi bir şikayetiniz varsa, bunun nedeni büyük bir olasılıkla koltuk altınıza yerleşen bakterilerden kurtulamamış olmanızdır. Duş sırasında koltuk altı bölgesi temizlense bile bakterilere karşı etkin çözüm sağlanamadığında duşun hemen ardından terlemeyle birlikte kötü koku oluşumu gözlenebilir. Bu gibi durumlarda deodorant kullanımı etkin sonuç almanızı sağlayabilir. Çünkü deodorantlar, bakterileri etkisiz hale getirebilecek etken maddelere sahiptir. Doğru deodorant kullanımı bakterilerden ve ter kokusundan kurtulmanıza katkı sağlar. Ancak, deodorantı cildiniz temizken uygulamanız gerekir. Cildinizi temizlemeden yapacağınız uygulamalar gözeneklerin tıkanmasına, terlemenin artmasına ve bakterilerin çoğalmasına yol açabilir. Gün içinde gereğinden fazla kullanılan deodorantlar da yine ter kokusundan kurtulmayı sağlamaz. Üstelik, terlemenin artmasına ve kötü kokuların çoğalmasına yol açabilir. 

Hamileler deodorant kullanabilir mi?

Deodorant kullanımı ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri, hamilelikte deodorant kullanımı konusudur. Hamilelik süresi boyunca vücutta pek çok fizyolojik ve hormonal değişim meydana gelmekte. Vücudun bağışıklık sisteminden sindirim ve dolaşım sistemine kadar birçok sistemi etkileyen bu değişimler, cilt üzerinde de bazı sonuçlar doğurur. Cilt renginin koyulaşması, karın ve kalça bölgesinde oluşan cilt çatlakları, bacaklarda meydana gelen varisler bunlardan birkaçıdır. Hamilelik nedeniyle vücutta oluşan değişimlerden biri de ter bezlerinin normalden daha fazla çalışmasıdır. Terleme oranındaki artış bazen 20, 30 kat, hatta 40 kat düzeyine ulaşabilir. Özellikle 8. haftadan itibaren koltuk altı bölgesi sürekli ıslak duruma gelebilir ve yoğun bir ter kokusu oluşabilir. Hamilelikte artan ter kokusu nedeniyle kadınlar, bu dönemde daha fazla deodorant kullanmaya yönelir. Ancak yanlış ve bilinçsiz deodorant kullanımı nedeniyle cilt üzerinde kızarıklık ve yanma ile egzama gibi şikayetler oluşabilir. 

Seçilen deodorant markası ne olursa olsun, tüm deodorantlarda bazı kimyasal maddeler bulunur. Bu maddelerin bir kısmı, hamilelik döneminde vücutta meydana gelen değişimler nedeniyle anne üzerinde alerjik etkilere yol açabilir. Aynı etkilerin bebekler üzerinde oluşup oluşmadığı konusunda net bir bilimsel sonuca ulaşmak güçtür. Cilde uygulanan deodorantın anne karnındaki bebeğe zarar verip vermediği hakkında net bir şey söyleyemeyiz. Ancak annede oluşabilecek alerjik reaksiyonlardan bebeğin de etkilenebileceğini söyleyebiliriz. Bu nedenle gebelikte parfüm ve deodorant kullanımı sırasında son derece dikkatli olmak gerekmekte. “Hamileler deodorant kullanabilir mi?” sorusuna kesin olarak evet veya hayır cevabını veremeyiz. Ancak cilt hassasiyeti olan ve deodorant kullanımı nedeniyle alerjik etkilere maruz kalan annelerin hamilelik dönemi boyunca deodorant kullanmaması gerekir. “Hamilelikte hangi deodorant kullanılır?” diye merak ediyorsanız, bu soruya genel olarak annede alerjik etki yaratmayan deodorantlar şeklinde cevap verebiliriz. 

Deodorantı temiz ve kuru cilde uygulamalısınız.

Deodorant kullanımı hakkında kısaca bu bilgileri paylaştıktan sonra yazımızın bu kısmında, deodorant kullanırken nelere dikkat etmek gerektiğini ele alacağız. Bu konuların başında, deodorantı temiz cilt üzerine uygulamak geliyor. Temiz cilde uygulanan deodorantlar bakterilerle mücadele etme ve ter kokusunu önlemede daha başarılı sonuçlar doğurur. Kişisel bakım ve temizlik işlemi sırasında cilt gözenekleriniz açılır, cildiniz nefes almaya başlar, ter atma süreci kolaylaşır. Cilt gözenekleriniz kapalıyken deodorant kullanımı gerçekleştirirseniz, etken maddeler ter kokusunu önlemede başarılı sonuçlar vermez. Terlemenin artmasıyla birlikte kötü kokular da artar. Bu konuda en önemli yanlış, deodorantı ter kokusunu bastırmak için kullanmaktır. Oysa deodorantların esas işlevi bu değildir. Temiz cilde uygulayacağınız deodorant yalnızca güzel kokmanızı sağlamaz, aynı zamanda da ter kokusuna kalıcı çözüm sağlar. Ve tabii, deodorantı uygulamadan önce cildinizi iyice kurulamalısınız. 

Giysilerinize sinmiş ter kokusunu deodorantla bastıramazsınız.

Deodorant kullanımı ile ilgili en önemli yanlışlardan biri de deodorantları giysiler üzerine uygulamaktır. Özellikle sıcak yaz günlerinde artan bu yanlış kullanım şekli, hem deodorantların israf edilmesine, hem de giysilerin daha da kötü kokmasına ve bazen renk değişimi oluşmasına neden olmakta. Deodorantların amacı giysilerin daha güzel kokmasını sağlamak değildir, ter kokusuna yol açan bakterileri etkisiz hale getirmektir. Bu nokta zaten deodorantlar ile parfümler arasındaki en önemli farklardan biridir. Daha güzel bir kokuya sahip olmak için parfüm kullanmayı tercih edebilirsiniz. Fakat parfümlerin bakterileri önleme gibi bir amacı yoktur. Parfüm ve deodorant aynı anda kullanımı ise üzerinizde rahatsız edici bir koku oluşmasına neden olur. Giysilerinize sinen ter kokusundan kurtulmak içinse deodorant veya parfüm kullanmak yerine giysilerinizin temizliğini sağlamalısınız. Hiçbir deodorant veya parfüm, giysilerinize sinen ter kokusundan kurtulma konusunda temizlik ürünlerinden daha başarılı sonuç vermez. 

Deodorant kullanımı abartıya gelmez.

Hangi marka deodorant kullanırsanız kullanın, deodorantların bileşiminde bazı kimyasal maddeler mevcuttur. Herhangi bir cilt hassasiyetine sahip olmayan kullanıcılar, doğru deodorant kullanımı sırasında bu maddelerin herhangi bir zararlı etkisiyle karşılaşmaz. Ancak deodorant kullanımı sırasında aşırıya kaçılması, cilt üzerinde yanma ve kaşıntı gibi reaksiyonların oluşmasına neden olabilir. Gebelikte bu durumla daha sık karşılaşılabilir. Gebelikte deodorant kullanımı konusunda en küçük bir abartı bile vücudun aşırı reaksiyon göstermesine yol açabilir. Sprey deodorantlar için olduğu gibi roll on çeşitleri için de aynı durum geçerlidir. Emzirirken roll on kullanmak miktarı dengelemek için faydalı olabilir. Ancak oluşabilecek reaksiyonları ihmal etmemek gerekir. Sprey deodorant veya roll on kullanımı sırasında oluşabilecek en küçük bir şikayette kullanımı sonlandırmak, anne ve bebek sağlığı için daha doğrudur. 

Deodorant uygulayacağınız bölgeleri seçerken dikkatli olmalısınız.

Deodorant sprey nereye sıkılır, diye merak ediyorsanız, genel olarak ter bezlerinin bulunduğu bölgelere şeklinde cevap verebiliriz. Bu bölgelerin başında şüphesiz ki koltuk altları gelir. Koltuk altlarındaki ter bezlerinin ter atma kapasitesi, diğer bölgelerdekine oranla 10 kat daha fazla olabilir. Ter kokusu şikayeti olanların deodorant uygulamak için ilk ve en önemli tercihi koltuk altlarıdır. Koltuk altlarına uygulanan deodorantlar ter kokusundan kurtulmak için daha başarılı sonuçlar verir. Ancak diğer bölgelere uygulanan deodorantlar, ter kokusundan kurtulmak için istenilen sonuçları vermeyebilir. Özellikle ayaklara deodorant uygulamak doğru bir yaklaşım olmayabilir. Ayaklarınız gün boyunca çorap ve ayakkabının içinde kalıp havayla yeterince temas kuramayacağı için ayaklara deodorant uygulamak daha güzel bir kokunun oluşmasını sağlayamayabilir. Ayak kokusundan kurtulmak için ayak bakımınıza önem verebilirsiniz. Kokuyu bastırmak için deodorant kullanımı, ayak kokusunun artmasına yol açabilir. 

Cilt dostu deodorantlar Ofix’te!

Deodorant kullanırken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, deodorant siparişlerinizi Ofix üzerinden verebileceğiniz hatırlatmasını yapmak istiyoruz. Özellikle sıcak yaz günlerinde deodorant ve roll on kullanımı artarken Ofix olarak biz de kullanıcılarımızın bu ihtiyaçlarını karşılamak için ekonomik ve kaliteli seçenekler sunuyoruz. Cilt dostu ürünlerle kullanıcılarımızın bu ihtiyaçlarını karşılarken, sağladığımız uygun fiyat avantajı sayesinde kişisel bakım harcamalarında tasarruf yapmalarına yardımcı oluyoruz. Sitemizde kişisel bakım ürünleri kategorimizde yer alan kolonya ve deodorantlar ürün grubumuzda birçok markanın dilediğiniz ürününe uygun fiyat avantajıyla sahip olabilirsiniz. Sitemizde satışı devam eden deodorantlar kategorisini inceleyebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler