Bizi Takip Edin

Seyahat

Bayramda Fethiye…

Yayınlandı

tarihinde

Fethiye hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ramazan ayının son günleri yaklaşırken bayram heyecanını hissetmeye başladık efendim. Yıllık izninizi bayram tatiliyle birleştirmek için güzel bir tatil yeri arıyor olabilirsiniz. Muğla ilimize bağlı ve dünyaca ünlü turizm merkezlerimizden biri olan Fethiye, yaz aylarının bu ilk günlerinde tüm güzelliklerini önümüze seriveriyor. Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Belcekız ve Çalış Plajları, Günlüklü ve Saklıkent Kanyonları, Likya Yolu ve Kral Mezarlarıyla Fethiye, yılın tüm yorgunluğunu üzerinizden atacağınız bir tatil keyfi yaşatabilir. Ofix Blog‘da bu ayki gezi rehberi köşemizde, Fethiye hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Doğa ve Tarihi Buluşturan Fethiye

Muğla ilimizin 13 ilçesinden biri olan ve Bodrum’dan sonra ikinci büyük ilçesi Fethiye, Akdeniz ile Ege bölgelerimizi ayıran çizgide yer alıyor. Bölgede ilk yerleşimlerin ne zaman başladığı tam olarak bilinmese de MÖ 5. yüzyılda bölgede canlı bir ticaret hayatı olduğu anlaşılıyor. Fethiye’nin tarihte bilinen en eski ismi Telmessos’tur. Zaman içinde farklı isimlerle anılan bölgeye Rumlar, “uzak diyar” anlamına gelen makri sözcüğünden türettikleri Meğri ismini vermiş. Fethiye ismi, 1913 yılında bölgede bir uçak kazasında şehit düşen Fethi Bey‘in anısına saygı için konuldu.

Tarih içinde Fethiye, çok sayıda medeniyete ev sahipliği yaptı. Bölgede Likyalılar, Persler, Karyalılar ve Romalılara ait çok sayıda eser bulunmakta. Uzun süreler Likyalılara bağlı olan Telmessos, Pers işgallerine kadar bağımsızlığını korudu. Büyük İskender‘le birlikte Pers işgalinden kurtulan kent önce Romalılar, sonra da Bergama Krallığı tarafından yönetildi. Bir süre Bizans’ın denetimine geçen bölgede Türk hakimiyeti ise Menteşeoğullarıyla başladı ve Osmanlı’dan günümüze ulaştı.

Kültürel zenginliği doğal güzellikleriyle buluşturan Fethiye, her yıl yerli ve yabancı yüz binlerce misafiri ağırlıyor. Ülkemizin en gözde turizm bölgelerinden biri olan Fethiye’ye tekrar tekrar gelmek için birçok neden bulabilirsiniz. Ve tabii, Fethiye’nin her tarafı ayrı güzelliklerle dolu belde, plaj ve gezi mekanlarını anlatmakla bitiremeyiz. Bu yazımızda biz yalnızca, en önemli belde, plaj ve gezi mekanları hakkında genel bilgiler vermekle yetineceğiz.

Ölüdeniz

Tatilinizi denize girip kamp yapmakla geçirmek istiyorsanız, Ölüdeniz tam size göre bir yer. Yılın her mevsimi dingin ve sakin olmasından dolayı Ölüdeniz olarak anılan bu bölgede denize girme keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz. Plaj uzunluğu yaklaşık 3 km. 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilen Ölüdeniz’de bembeyaz kumlar ve en şiddetli rüzgarlarda bile kıpırdamadan duran masmavi sular, görenleri hayran bırakıyor. 

Ölüdeniz ayrıca, yamaç paraşütü için de son derece elverişli bir parkur. Her yıl yerli ve yabancı çok sayıda yamaç paraşütçüsünü misafir eden Ölüdeniz’de yamaç paraşütüyle Fethiye’yi kuşbakışı görebilirsiniz. Türkiye’nin tanıtım filmlerinin ayrılmaz parçalarından biri olan Ölüdeniz ve Fethiye manzaralarının keyfini çıkartabilirsiniz. Bölgede çok sayıda butik otel, pansiyon ve apart otel var. Kamp yapmak için de uygun mekanlar mevcut.

Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi, Akdeniz’in endemik bitkileriyle ünlü Babadağ’ın eteklerinde yer alıyor. Bölgenin ismi, içinde barındırdığı 80’den fazla kelebek türünden geliyor. 1995 yılında birinci derecede doğal sit alanı ilan edilen Kelebekler Vadisi, barındırdığı endemik türler nedeniyle dünya mirası olarak korunması önerilen 100 dağdan biri. Zengin doğası nedeniyle bu bölge, ülkemizde kamp turizminin kalbinin attığı merkezler arasında.

Ne var ki, Kelebekler Vadisi’ne yolunuz düşerse her yerde uçuşan kelebekler görmeyi beklemeyin. Kelebekleri yalnızca sezon sonunda ve nehir ile şelalelerin yakınlarında görebilirsiniz. Tür olaraksa en çok kaplan türü kelebekler karşınıza çıkacaktır. Vadiye ulaşım, daha çok Ölüdeniz’den kalkan teknelerle sağlanıyor. Doğa yürüyüşlerine alışkınsanız, bölgeye Faralya tarafından zor bir patikadan da ulaşım sağlayabilirsiniz. Fakat parkurun oldukça zor olduğunu özellikle belirtelim. Kelebekler Vadisi’nde deniz çok temiz, fakat çakıl miktarı fazla.

Belcekız ve Çalış Plajları

Fethiye’nin en meşhur plajlarından biri olan Belcekız Plajı, yamaç paraşütü tutkunlarının en gözde mekanlarından biri. Plajda ister şezlongların üzerinde güneşlenebilir, isterseniz denizin tadını çıkartabilirsiniz. Plajın arka tarafında çok sayıda otel, restoran ve kafe var. Çalış Plajı ise bölgede gün batımını izlemek için en uygun mekanlardan biri. Plaj ayrıca, ülkemizde Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı az sayıdaki plajdan biri. Bölge halkı tarafından titizlikle korunan bu plaj, Caretta Carettaların türlerini devam ettirebilmeleri için çok önemli. 

Günlüklü ve Saklıkent Kanyonları

Fethiye’nin dünyaca ünlü kanyonları içinde Günlüklü ve Saklıkent Kanyonları, ilçenin adeta sembolleri haline geldi. Gölcek karayolunda bulunan Günlüklü Kanyonu, ilçe merkezine 17 km uzaklıkta. Kanyonda yakıcı güneşten korunmayı sağlayan ve ziyaretçilerini serinleten ağaçlara hayran kalabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu ise doğa yürüyüşleri yapmak için oldukça elverişli. Kanyonun sonunda yer alan restoranlarda dilediğiniz yemeği yiyip yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz.

Likya Yolu ve Kral Mezarları

Tatilinizi doğa gezilerinin yanı sıra kültür gezileriyle de geçirmekten keyif alıyorsanız, Likya Yolu’na mutlaka uğramalısınız. Antik dönemde Likyalılar tarafından ticaret amacıyla inşa edilen bu yol, Fethiye Körfezi’nden Antalya’ya kadar toplam 535 km uzunluğunda. Trekking severlerin en gözde parkurlarından biri olan Likya Yolu, dünyanın en iyi 10 uzun mesafe rotasından biri olarak kabul ediliyor. Yol üzerinde bulunan Limyra, Myra, İdyros, Simena gibi antik kent kalıntılarını incelerken kendinizi keşfe meraklı bir arkeolog gibi hissedebilirsiniz…

İlçe merkezi yakınlarında Likya döneminden kalma Kral Mezarları ise doğal kaya mezarları içinde en önemlilerinden biri. Likya kültürü ve estetiği hakkında pek çok ipucu veren bu mezarlar, Likyalılardan günümüze ulaşmayı başaran en önemli eserler arasında. Merdivenler ile çıkılan bu mezarlardan Fethiye’nin panoramik manzarasını görmek mümkün.

Kayaköy

Fethiye’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kayaköy, ilçe merkezinden güneye doğru devam eden dağ yolu üzerinde yer alıyor. Antik coğrafyacılardan Strabon, Telmessos bölgesini anlattıktan sonra bu bölgeden Karmylessos olarak bahsediyor. Etrafı yükseltilerle çevrili Kayaköy, mübadele dönemine kadar canlı bir yerleşim birimiydi. Mübadeleden sonra metruk bir yere dönüştü. Kayaköy’ün güneyindeki Gemiler Koyu, günümüzde çok sayıda turisti ağırlıyor, özellikle de su sporlarıyla ilgilenen ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor.

Tüm okurlarımızın Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutluyor, iyi tatiller diliyoruz… 

Görsel Kaynaklar:

https://gezievreni.com
https://yoldaolmak.com
https://gezilmesigerekenyerler.com

Okumaya Devam Et
2 Yorum

1 Yorum

  1. GezgininKalemi

    17 Şubat 2019 saat 08:46

    Her mevsim ayrı manzarası olan görülmesi gereken bir yer. Bilgi için teşekkürler.

  2. Akçayel Özel Dedektif Bürosu

    3 Eylül 2020 saat 16:59

    Buraların güzelliklerini daha güzel ve bu pandemi döneminde hissederek farketmek ve yaşamak istiyorsanız. Eylül ayında gitmenizi tavsiye ederim. Yoğunluğun azaldığı bir dönemde her bölgesini daha rahat ve daha makul fiyatlar ile gezebileceğinizden emin olabilirsiniz. Bu yararlı makale için teşekkür ederiz.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Seyahat

Türkiye’de Görmeniz Gereken 5 Antik Kent (Ve Neden Bu Kadar Konuşuluyorlar?)

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Türkiye, antik kent konusunda dünyanın en şanslı coğrafyalarından biri. Neredeyse her şehirde “2-3 bin yıl önce burada hayat vardı” diyebileceğiniz bir yer çıkıyor karşınıza. Ama bazıları var ki hem tarihi hem de hikâyeleriyle gerçekten başka bir seviyede.

İşte hem tarih meraklılarının hem de gezginlerin dilinden düşmeyen Türkiye’nin en önemli 5 antik kenti;

Efes – Antik Dünyanın “Metropolü”

Efes, Türkiye’deki antik kentlerin belki de en popüleri. İzmir Selçuk’ta bulunan bu şehir bir dönem Roma İmparatorluğu’nun en büyük şehirlerinden biriydi.

Ama Efes’i ilginç yapan şey sadece büyüklüğü değil.

  • Devasa Celsus Kütüphanesi
  • 25 bin kişilik antik tiyatro
  • Mermer yollar
  • Ve evet… tarihin ilk “reklam tabelası” sayılan taş işareti

Kısacası Efes’te dolaşırken insanın aklına şu geliyor:
“2000 yıl önce insanlar burada bayağı bayağı şehir hayatı yaşıyormuş.”

Göbekli Tepe – “Tarihi Baştan Yazdıran Yer”

Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe, arkeoloji dünyasında adeta bomba etkisi yaratan bir keşif.

Sebebi basit ama çok büyük:
Burası yaklaşık 12.000 yıllık.

Yani piramitlerden, Stonehenge’den ve bildiğimiz birçok antik şehirden çok daha eski.

En çarpıcı kısmı ise şu:
Göbekli Tepe, insanların tarımdan önce tapınak yaptığını gösterdi. Bu da insanlık tarihine dair birçok teoriyi değiştirdi.

Kısaca:
“İnsanlık tarihi sandığımızdan biraz daha karışıkmış.”

Hierapolis – Antik Dünyanın Spa Merkezi

Pamukkale travertenlerinin hemen yanında yer alan Hierapolis, Roma döneminde termal turizmin merkeziydi.

Yani bugünkü kaplıca tatillerinin atası diyebiliriz.

İnsanlar buraya:

  • romatizma için
  • sağlık için
  • dinlenmek için

geliyordu.

Bir anlamda Hierapolis için şöyle diyebiliriz:
“Antik dünyanın wellness merkezi.”

Termessos – Büyük İskender’in Bile Vazgeçtiği Şehir

Antalya’daki Termessos, Türkiye’nin en etkileyici antik kentlerinden biri.

Ama onu özel yapan şey manzarası değil, hikayesi.

Şehir öyle bir dağın tepesine kurulmuş ki Büyük İskender bile burayı ele geçirememiş.

Evet, tarihte birçok şehri fetheden İskender, Termessos’a bakıp “uğraşmaya değmez” demiş.

Bugün oraya giden herkes aynı şeyi söylüyor:
“Manzarası ayrı, hikayesi ayrı efsane.”

Aphrodisias – Antik Dünyanın Sanat Okulu

Aydın’daki Aphrodisias, adını aşk tanrıçası Afrodit’ten alıyor.

Ama burayı önemli yapan şey romantizm değil.

Burası bir dönem antik dünyanın heykel üretim merkeziydi.

Roma’ya gönderilen birçok heykel burada yapılmış.
Hatta bazı sanat tarihçileri Aphrodisias için şöyle diyor:

“Antik çağın sanat akademisi.”

Türkiye Aslında Dev Bir Açık Hava Müzesi

Türkiye’de 400’den fazla antik kent olduğu düşünülüyor.

Ama Efes’ten Göbekli Tepe’ye kadar bazı yerler var ki sadece tarihi değil,
insanlığın nasıl yaşadığını da anlatıyor.

Ve şunu fark ediyorsunuz:
Biz bugün modern şehirlerde yaşadığımızı sanıyoruz ama insanlar 2000 yıl önce de gayet şehir hayatı yaşıyormuş.

Okumaya Devam Et

Seyahat

Suda boğulmamak için neler yapmak gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Suda boğulmamak için neler yapmak gerektiği Ofix Blog'da...

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, dere ve göl kenarları hemen her yaştan ziyaretçiyle dolmaya başladı. Su kenarlarında piknik yapanlar serinlemek için suya girmek istiyor. Oysa suda serinlemek ne kadar keyifli olursa olsun, çeşitli riskleri içinde barındıran bir konudur. Suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgisi olmayanlar maalesef boğularak hayatını kaybedebiliyor. Boğulma tehlikesi yaşayanları kurtarmak isteyenler de panikle hareket edip akıntıya kapılabiliyor. Bu gibi durumlarda ilk yardım uygulamaları çaresiz kalabiliyor. Yaz aylarında derelerin pik yapan debisi can kayıplarını arttırıyor. Akıntının etkisiyle sürüklenen cansız bedenler yüzlerce metre uzakta bulunabiliyor. Her yıl Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında boğulma haberleri medyada sıkça yer almakta. Özellikle hafta sonlarında boğulmalar artıyor. Peki suda boğulmamak için neler yapmak gerekir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, suda boğulmamak için yapılması gerekenler hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Suda serinlemek isteyen veya yakınlarını kurtarmak isteyen herkes bu bilgiler sayesinde hayati riskleri önleyebilir. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Seyahat

Tatil harcamalarından tasarruf nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri Ofix Blog'da...

Merhaba sevgili okurlarım! Tasarruf konulu blog dizimde bu hafta, tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri konusunu ele alacağım. Fakat öncesinde hepinizin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlamak istiyorum. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve bayrama kavuşuyoruz. Bayram demek günümüzde artık tatil anlamına geliyor. Ev ev dolaşıp akrabaları, komşuları ziyaret ettiğimiz bayramlar artık mazide kaldı. Ne var ki tatil masrafları da epeyce arttı. Ucuz tatil yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Eğer şöyle ailecek güzel bir tatil yapmak istiyorsanız iyi bir bütçeye sahip olmalısınız. Bununla birlikte tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri ile bütçenizden tasarruf yapabilirsiniz. En uygun tatil fırsatları bu konuda bazı katkılar sağlar. Ucuz tatil yöntemleri eskisi kadar olmasa da yine de daha ekonomik bir tatil geçirmenize yardımcı olur. Tasarruf konulu blog dizimin bu haftaki konusu olan tatil harcamalarından tasarruf yöntemleri işte huzurlarınızda… 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler