Bizi Takip Edin

Lifestyle

Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Güneş gözlükleri hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Sıcak yaz günlerinde en sık kullandığımız aksesuarların başında güneş gözlükleri geliyor. Yoğun güneş ışığından gözlerimizi koruyan güneş gözlükleri, kıyafetlerimizi tamamlıyor ve şıklığımıza şıklık katıyor. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmek gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

UV ışınlarını engellemeli.

Güneş gözlüğü alışverişlerinde çoğu zaman ürünlerin estetik özellikleri ve fiyatları öne çıkıyor, diğer niteliklerine pek dikkat edilmiyor. Oysa güneş gözlüklerinin esas işlevi, gözlerimizi güneşin zararlı etkilerinden korumaktır. Ve bu işlevi ancak UV filtreli güneş gözlükleri gerçekleştirebilir. Diğer ürünler ne kadar şık ve zarif görünürse görünsün, bu esas işlevi yerine getirmekten uzaktır. Yoğun miktarda UV ışını, gözlerde bağ dokusunun zarar görmesine ve korneada ağrılı yanıkların oluşmasına yol açmakta. Üstelik, UV filitresi olmayan güneş gözlükleriyle yoğun güneş ışığına maruz kalan kullanıcıların göz sağlığı güneş gözlüğü kullanmayanlara oranla daha hızlı şekilde bozulmakta.

Güneş gözlüklerinde UV filtresi için bazı değerler çok önemli. Ortalama UV400’lük güneş gözlükleri, yaz aylarında günlük kullanım için uygun özelliktedir. Bahar ve kış aylarında güneş gözlükleri için UV200’lük ürünleri tercih edebilirsiniz. Fakat deniz kenarı ya da plaj gibi yoğun güneş alan yerlerde uzun süre geçirecekseniz UV600 ve üzeri ürünleri tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Aksi durumlarda, gözlerinizi UV ışınlarından yeterince koruyamazsınız. Bu konularda herhangi bir sorun yaşamamak için, ürünün sertifikasının ve özel etiketinin olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Sertifikalı gözlükler orijinal olup güvenlik kontrolünden geçirildikleri için doğru bir seçimdir.

Dış etkenlere karşı dayanıklı olmalı.

Güneş gözlüklerinde kullanılan materyallerin niteliği, güneş gözlüğünüzün fiyatını ve kullanım ömrünü doğrudan etkiliyor. Fakat pahalı ürünlerin uzun süre dayanıklı olacağını düşünmemek lazım. Çünkü aynı materyallerden üretilen güneş gözlüklerinin marka farkından dolayı fiyatlarının değiştiğini görmekteyiz. Üstelik, saplarda veya çerçevesinde kaliteli materyallerin kullanıldığı bazı güneş gözlüklerinde kalitesiz cam kaplamalara rastlanılabiliyor. Dolayısıyla, ürünün yalnızca sapının veya çerçevesinin değil, tüm bileşenlerinin dayanıklı ve sağlam olmasına dikkat etmelisiniz.

Seçeceğiniz ürün hangi markanın hangi modeli olursa olsun, özel etiketinde AB direktiflerine uygunluğu ifade eden CE işaretinin olup olmadığına bakmalısınız. Nitekim bu işaret, üründe kullanılan tüm materyallerin sağlık açısından uygun ve dayanıklı olduğunu ifade ediyor. Kaldı ki, 1 Temmuz 1995 tarihinden itibaren üzerinde CE işareti bulunmayan ürünlerin AB sınırları içinde alım-satımının yapılması yasak. Taklit ürünlerle herhangi bir kayba uğramamak için, alışverişinizi güvenilir yerlerden yapabilirsiniz. Ve tabii, güneş gözlüğünüzü saklayacağınız gözlük kabının da dayanıklı ve sağlam materyallerden üretilmiş olmasına dikkat etmelisiniz.

Yüz şeklinize uygun olmalı.

Güneş gözlükleri, farklı yüz tiplerine uygun olmak üzere değişik modellere sahip. Almak istediğiniz ürünün UV filtresine sahip olması ve dayanıklı materyallerden üretilmesi yeterli değildir. Ne kadar şık ve zarif görünürse görünsün, kendi yüz şeklinize uygun olmayan ürünleri uzun süre keyifli bir şekilde kullanamazsınız. Örneğin ince bir yüzünüz varsa kalın bir güneş gözlüğünü, geniş bir yüzünüz varsa ince bir güneş gözlüğünü tercih etmemenizde yarar var. Bu bakımdan, seçeceğiniz güneş gözlüğünün boyutları da üretildiği materyalin niteliği, cam özellikleri ve çeşitleri kadar önemli.

Yüzünüzün genişliğine göre güneş gözlüğünüz, olması gerekenden ne fazla büyük, ne de fazla küçük olmalı. Aksi durumda yüzünüz, olduğundan daha küçük veya daha büyük görünebilir ve bu durum sizi mutsuz edebilir. Bu konuda kritik sınır, gözlük camlarının kaşlarınızla aynı hizada olup olmadığı ve yanaklarınıza değip değmediğidir. Camlar eğer kaşlarınızı kapatıyor ve yanaklarınıza değiyorsa, bu modelleri tercih etmemelisiniz. Burun yapınız eğer kemerliyse, geniş saplı ve kalın güneş gözlükleri sizin daha uygun olabilir.

Genel olarak ifade etmek gerekirse, yuvarlak yüzler için köşeli çerçeveye sahip güneş gözlükleri daha uygundur. Gözlük sapının ise kalın olmasında yarar var. Çünkü bu ürünler, yuvarlak yüzleri daha uzun ve güzel göstermekte. Yuvarlak yüzlerde yuvarlak çerçeveli güneş gözlükleri pek hoş durmuyor. Oval yüzlerde ise daha geniş bir ürün yelpazesi denenebilir. Fakat, ürünlerin fazla büyük ya da küçük olmamasına dikkat etmek gerekir. Köşeli yüzlerde ise yuvarlak çerçeveli güneş gözlükleri daha şık duruyor. Ancak, gözlük sapının ince seçilmesinde yarar var. Üçgen yüzler içinse alt çerçevesi olmayan güneş gözlükleri daha uygun.

Renk seçimine dikkat etmelisiniz.

Güneş gözlüklerinde renk seçimi konusunda daha çok siyah ve kahve tonları öne çıksa da farklı markaların değişik renklerde birbirinden güzel güneş gözlüğünü piyasada bulmak mümkün. Bunlar içinde bir tercih yaparken, güneş gözlüğünüzün kıyafetlerinizle renk uyumu sağlamasından çok, bu ürünleri kullanacağınız ortamlarda herhangi bir soruna yol açmamasına dikkat etmelisiniz. Nitekim, güneş gözlüklerinin ışığı geçirme oranı ve emme miktarı camlarda kullanılan renklere göre değişmekte.

Örneğin, plaj veya karlı arazi gibi çok aydınlık ortamlarda emilim değeri yüzde 80’in üzerinde olan siyah renkli güneş gözlükleri daha uygundur. Trafikte ise renkli güneş gözlükleri bazı sorunlara yol açabilmekte. Özellikle de sarı ve pembe tonlarının kullanıldığı güneş gözlüğü camlarından kırılarak gözünüze gelen ışık, araç kullanırken görüş yeteneğinizi ciddi anlamda kısıtlayabilir. Oysa kahve ve füme tonları, çevredeki renklerin en az hatayla algılanmasını sağlamakta. Renkli güneş gözlükleri konusunda herhangi bir sorunla karşılaşmamak için, renk saptırması en az ürünleri tercih etmeli ve kısa aralıklarla farklı renkte güneş gözlükleri kullanmaktan kaçınmalısınız.

Tarzınızı yansıtmalı.

Almak istediğiniz güneş gözlüğünün yukarıdaki tüm kriterlere uygun olduğundan eminseniz, son olarak kendi tarzınıza uygun olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Örneğin, klasik giyimi tercih ediyorsanız sportif güneş gözlükleri sizin için pek uygun olmayacaktır. Sportif giyimi tercih ediyorsanız, aynalı güneş gözlükleri iyi bir seçim olabilir. Altıgen güneş gözlükleri, takım elbiseleri güzel bir şekilde tamamlıyor. Güneş gözlüğü seçiminizi yılın trendleri içinde yapmak isterseniz, kemik güneş gözlüklerini ilk sırada değerlendirebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Mk İdeal Optik

    24 Şubat 2021 saat 16:11

    Dünya’ca Ünlü Markaların Güneş Gözlüğü Modelleri İçin Bizimle İletişime Geçin.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler