Bizi Takip Edin

Lifestyle

İkinci El Laptop Alırken Bunlara Dikkat!

Yayınlandı

tarihinde

İkinci El Laptop Alırken Bunlara Dikkat!

Günümüz şartlarına bakıldığında ikinci el laptop satın almanın pek çok açıdan avantajları vardır. Çünkü genel olarak ülkemizde teknolojik ürün fiyatları oldukça yüksek. Bunun nedeni ise üretim maliyetleri ve vergilendirme gibi koşullar. İşte bu noktada ikinci el bilgisayar fiyatları kullanıcılar için cazip bir seçenek oluşturuyor.

Dizüstü bilgisayarlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Çünkü gerek iş gerek eğitim gerekse gündelik işlemlerimizde tabiri caizse elimiz ayağımız gibi. İşte bu etapta bilgisayarlarımızın kişisel ihtiyaçlarımızı karşılayacak özelliklerde seçilmesi de oldukça önemli bir detaydır.

Ofix olarak bu yazımızda doğru ve beklentilerinizi karşılayacak ikinci el laptop seçimi üzerine tüyolar vereceğiz. Böylelikle bilinçli bir seçim yapabilirsiniz. Bilgisayar ikinci el avantajlarından maksimumum düzeyde yararlanabilirsiniz.

Hiç Tamir Görmüş mü?

İkinci el dizüstü bilgisayar alırken en önemli kriterlerden biri daha önce tamir görüp görmediğidir. İşte bu etapta güvendiğiniz bir yerden satın almanız oldukça önemli bir detay. Şayet iyi tanıdığınız birinden almıyorsanız detaylı tamir geçmişini bilmeniz şart. Pratik kontrolünü ise vida ortalarında tornavida izleri olup olmadığına bakarak yapabilirsiniz. Şayet vidaların ortasında bir beyazlama varsa, bu daha önce açıldığı anlamına gelir. Bunun yanında şunu bilmelisiniz. Birkaç defa açılmış bir bilgisayar ikinci el piyasasında geçici çözülmüş bir sorunun göstergesi olabilir. Yahut çözülemeyen bir sorunun mevcut olma ihtimali de oldukça yüksektir.

İkinci El Laptop Alırken Bunlara Dikkat!

Aksesuarlar Dahil İlandaki ile Aynı mı?

Bir ikinci el laptop alırken ağızdan ağıza pazarlama veya ilandan yararlanırsınız. Pazarlama kanalı ne olursa olsun ürünün anlatıldığı ile birebir olması önemlidir. Bu etapta öncelikle kontrol etmeniz gerekenler var. Laptopun beyan edilen özellikleri taşıyıp taşımadığını bu amaçla geliştirilmiş bir yazılımdan yararlanarak öğrenebilirsiniz. Örneğin Cpu-Z yazılımı ile ekran kartı, anakart, bellek ve işlemci bilgilerini rahatça öğrenebilirsiniz. Bunun yanında ilan, çanta, şarj vb. gibi aksesuarı da içeriyorsa bunların olup olmadığını da kontrol etmeyi de unutmayın.

Çalışmayan Özellikleri Var mı?

Genelde ikinci el laptop alacaksanız kasadaki ince kılcal çizikler ve minik soyulmalar olabileceğini göz önüne almalısınız. Nitekim kozmetik bu sorunlar çoğu zaman tolere edilebilir bir durumdadır. Bunun yanında ikinci el piyasasında öyle ürünler vardır ki; hiç kullanılmamış gibi görünür. Örneğin özenli bir kullanıcının elinden çıkan veya zaruri ihtiyaçtan dolayı kısa zaman içinde satılanlar yeni gibidir. Bunun yanında ikinci el laptop için batarya, kamera veya optik sürücü gibi çalışmayan özellikleri olup olmadığı da çok önemli bir kriterdir. Öncelikle tüm özelliklerinin çalıştığı bilgisi alınmalı ardından ise denemesini yapmalısınız.

İkinci El Laptop Alırken Bunlara Dikkat!

İkinci El Laptop Alırken Yapılacak Testleri Biliyor musunuz?

İkinci el laptop seçimi yaparken en önemli adımlardan biri verimini ölçen testleri yapmanızdır. İşte bu etapta ilk adım bağlantı girişlerinin kontrolüdür. Yanınızda aux, flash bellek ve USB bulundurmanız kulaklık ve USB girişlerini test etmenize yardımcı olur. İşte bu etapta YouTube’dan bir müzik açarak hoparlörden ses kalitesini kontrol edebilirsiniz. Sesin yeterli olup olmadığı ve cızırtı gelip gelmediğine dikkat edin.

Wifi ve Ethernet bağlantılarını da kontrol etmeyi atlamamalısınız. Her ikisini de test ederek sağlıklı çalışıp çalışmadığına bakmalısınız. Ayrıca şarjının orijinal olup olmadığı ve çalışıp çalışmadığı da önemli bir detaydır. Bunun yanında başlat bölümünden CMD yazıp yönetici olarak çalıştırarak pil testi yapmanızı da öneriyoruz.

Ekran kontrolü de ikinci el laptop alırken önemli bir detaydır. Renk kayması ya da ölü piksel olup olmadığı kontrol edilmelidir. Çünkü bir PC ekranında ölü yani çalışmayan pikseller oldukça sinir bozucudur.

Mouse ve dokunmatik özelliği ile tuşların durumunu da pratik bir test ile yapabilirsiniz. Böylelikle işlevini yitirmiş tuş ve dokunmatik özelliği olup olmadığını kısa sürede deneyimleyebilirsiniz.

Sıvıya Maruz Kalıp Kalmadığı Nasıl Anlaşılır?

Elektronik cihazlara en fazla zarar veren sıvı temasıdır. İkinci el laptop alacaksanız elbette daha önce sıvı ile temas edip etmediği önemli bir detaydır. Çünkü sıvı ile temas ettiyse laptopun ömrünü kısaltabilir ve bazı parçalara kalıcı hasarlar verebilir. Hele uzun vadede sıvıya maruziyet varsa sürücü ve anakartta kalıcı hasar bile olabilir. Bunun basit kontrolünü kapak ve vida kenarlarında pas olup olmadığına bakarak yapabilirsiniz. Ayrıca içinde bulunan bakır gibi metallerde korozyon olup olmadığı da bakmanızı öneririz. Bu etapta renk farklılıklarına dikkat etmelisiniz.

İkinci El Bilgisayar

Soğutma Sistemi Nasıl Kontrol Edilir?

İkinci el dizüstü bilgisayar alacaksanız diğer en önemli soru da soğutma sisteminin iyi çalışıp çalışmadığıdır. Çünkü soğutmasında sorun olan bir laptop hem verim hem de sessizliği sekteye uğratır. Dolayısıyla ısınmasıyla birlikte kapanma sorunları ve farklı sistem hatalarına neden olur. Burada dikkat etmeniz gereken devir hızından gelen ses ile karıştırmamanız. Sorunlu bir soğutmadan gelen ses, fanın takılmasından kaynaklıdır. Bu seste rahatlıkla ayırt edilebilecek düzeydedir.

RAM ve İşlemci Donanımları Nasıl Kontrol Edilir?

Bir ikinci el laptop ile ilgili RAM ve işlemci donanım bilgilerinin ne olduğu kontrol edilmesi gerekenlerin başında gelir. Bunun bilgisini satın alacağınız kişi veya kurumdan alabilirsiniz. Ancak kendinizde pratikçe kontrol edebilirsiniz. Dosya yöneticinizden “bilgisayarım” ikonuna sağ tıkladığınızda özellikler seçeneği bu bilgileri içerir. Bu pencereden bilgisayarın adı, yüklü bellek, sistem, işlemci gibi donanımlar ile ilgili detaylı bilgileri edinebilirsiniz. Bunun yanında detaylı bilgi için daha önce yayınladığımız ikinci el bilgisayar alırken nelere dikkat etmeli yazımıza da göz atabilirsiniz.

İkinci El Bilgisayarın Onarım Geçmişi ve Garantisi Nasıl Kontrol Edilir?

Ticari ilişkiler elbette karşılıklı sözlerin tutulması ile güçlenir. Şayet tanıdığınız birinden ikinci el laptop alacaksanız ondan onarım geçmişi ve garantisi ile ilgili bilgileri alabilirsiniz. Varsa garanti ve bakım belgelerini de görmenizde yarar vardır. Bu etapta faturası ve garanti belgesindeki seri numarası ile bilgisayarın özellikleri kısmındaki seri numarasını karşılaştırmalısınız. Ayrıca laptopun altındaki etiketten de seri numarasına ulaşabilirsiniz. İkisinin aynı olması size bu konuda detaylı ve doğru bir bilgi sunar.

Şayet kafanızda sorular varsa onları sorarak net bilgileri almalısınız. “Ama içim rahat etsin” diyorsanız bir uzmana gösterebilirsiniz.

İkinci El Bilgisayar Ofix

Ofix İkinci El Dizüstü Bilgisayarları Güvenilir mi?

Ofix olarak marka garantili ikinci el laptop modellerinde oldukça zengin bir ürün yelpazesini sizlere sunuyoruz. Nitekim alıcının ihtiyacına, beklentilerine ve bütçesine en uygun laptopları en iyi fiyatlarla sitemizde bulabilirsiniz.

Ofix olarak uzman kadromuzla bir cihazın işlemci ve RAM donanım testlerini en ince detaylarına kadar ele alıyoruz. Kullanıcılara garanti ve onarım belgeleri ile sunuyoruz. Dolayısıyla müşterilerimize ilan ile birebir aynı bir ikinci el laptop satın alma deneyimi yaşatıyoruz.

Bilgisayar fiyatları ikinci el piyasasında değişkendir. Dolayısıyla bu ürünlerin fiyatlarını çok iyi karşılaştırmak gerekir. Bunu da sağlamanın yolu güvenilir bir firma ile çalışmaktır. Ofix güvenilir ve kurumsal bir firma olarak en iyi fiyatlı ve en yüksek kapasiteli ikinci el laptop modellerini kullanıcılar ile buluşturur. Hem işinizde hem eğitim hayatınızda hem de kişisel kullanım için ihtiyaç duyduğunuz modelleri online satış mağazamızda bulabilirsiniz.

Profesyonel iş hayatınız veya gündelik kullanıma yönelik ikinci el laptop ihtiyacınız mı var? Web sayfamızdan ikinci el dizüstü bilgisayar ilanlarımıza göz atabilirsiniz. Böylelikle en verimli laptopu en iyi fiyatlarla satın alma şansını yakalayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler