Bizi Takip Edin

Girişimcilik

John Tu, Kingston’ı dünya markası haline getirmeyi nasıl başardı?

Yayınlandı

tarihinde

John Tu ve Kingston hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

1987 yılında John Tu ve David Sun tarafından kurulan Kingston, dünyanın en büyük bilgisayar bellekleri üreticilerinden biri konumunda. Bellek yongalarının gelişiminde çok önemli dönüm noktalarına imza atan David Sun‘ın teknik alanda elde ettiği başarıları girişimci ruhuyla küresel ölçekte ve endüstrinin istekleri doğrultusunda kullanmayı başaran John Tu, Kingston‘ı bir dünya markası haline getirdi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, John Tu‘nun başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Kısaca John Tu

John Tu, 12 Ağustos 1941 tarihinde Çin’in Çongçing kentinde dünyaya geldi. 1949 yılında Tu ailesi, Çin’de yaşanan siyasal gelişmelerden dolayı Çin’den ayrılarak Tayvan’a yerleşti. İlk gençlik yıllarını Tayvan’da geçiren John Tu, burada uygulanan eğitim sisteminden memnun değildi. Derslerinin büyük bir bölümünden düşük notlar alan John, zamanının çoğunu müzik dinleyerek geçiriyordu. Hatta Tayvan’da yaşamak istemiyor, Almanya’da Çin lokantası işleten amcasının yanına gitme hayalleri kuruyordu.

1960 yılında John Tu, Almanya’daki amcasının yanına gitti ve Çin lokantasında garsonluk yapmaya başladı. Fakat amcası, John‘un iyi bir eğitim almasını istiyor, bu konuda onu teşvik ediyordu. Ne var ki yeğeni, tek kelime Almanca bilmiyor, İngilizceyi ise çok az konuşabiliyordu. Kısa bir süre Çinli bir rahipten Almanca öğrenen genç John, daha sonra Münih’te bir dil okuluna kayıt yaptırdı ve 2 yıl içinde Almancayı çok iyi bir şekilde öğrendi. Münih’te derslerinden arta kalan zamanlarında ise bir gemi yapım fabrikasında çalıştı.

Amcasının teşvikiyle genç John, 1966 yılında Almanya’nın Hessen eyaletinde bulunan Technische Hochschule Darmstadt‘ta elektrik mühendisliği bölümüne kayıt yaptırdı. Okulda beklentilerine uygun bir eğitim programı buldu ve iyi bir akademik başarı gösterdi. 1970 yılında mezun olduktan sonra, Wiesbaden kentinde Motorola‘da çalışmaya başladı. 1971 yılında ise daha iyi bir yaşam umuduyla ABD’ye göç etti.

John Tu ve David Sun

1970’li yıllarda ABD, Soğuk Savaş koşulları altında hemen her alanda üstünlüğü elinde tutmak istiyor, başta teknoloji olmak üzere her alanda Ar-Ge çalışmalarına büyük destek sağlıyordu. ABD’nin California eyaleti, kısa adı Caltech olarak bilinen California Institute of Technology (California Teknoloji Enstitüsü) ve Silikon Vadisi’yle bu alanda öne çıkmayı başarmıştı. Üniversitede elektrik mühendisliği eğitimi alan John Tu, ilerleyen zaman dilimlerinde teknolojinin daha fazla öne çıkacağını görüyor, ABD’de teknoloji alanında büyük işler yapmak için California’da bulunmak gerektiğini biliyordu. Bu nedenle Güney California’ya yerleşti ve yeni arkadaşlar edinmeye başladı.

Bu yıllarda Silikon Vadisi, William Redington Hewlett ve David Packard‘ın kurduğu HP ile birlikte genç yeteneklerin buluşma adresi haline gelmişti. Büyük bir bölümü Caltech mezunu bu gençler, evlerin garajlarında bir araya geliyor, teknoloji alanında çeşitli projeler geliştiriyorlardı. Böyle bir arkadaş ortamı içinde John Tu, daha sonra Kingston‘ı birlikte kuracakları David Sun ile tanıştı. Dönemin en önemli sorunlarından biri olan bilgisayar bellekleri her ikisinin de üzerinde yoğunlaştığı konulardan biriydi. Bilgisayar belleklerinde istenen geliştirmeler sağlanırsa hem bilgisayarların boyutları küçülebilir, hem de işlem yetenekleri arttırılabilirdi. Bunu başarmak için Tu ve Sun ikilisi, bilgisayar bellekleri üzerinde birlikte çalışmaya başladılar.

Camintonn Corporation

1970’lerin sonlarında John Tu ve David Sun, küçük bir garajda bilgisayar şirketleri için veri depolama ürünleri ve bellek modülleri üretiyordu. 1982 yılında Camintonn Corporation‘ı kurarak ticari faaliyetlerine resmiyet kazandırdılar ve bilgisayar bellekleri pazarında kurumsal ilişkilerini güçlendirdiler. Şirket yönetimini John Tu üstlenirken, operasyonun tüm yükünü David Sun omuzladı. Kurumsallaşmayla birlikte artan talebi karşılamak için insan kaynakları alanına yöneldiler ve personel eğitimleri sayesinde şirketin nitelikli iş gücü kapasitesini arttırdılar. Birlikte geliştirdikleri inovatif çözümler, Tu ve Sun ikilisinin bilgisayar bellekleri pazarında yüksek bir satış başarısı yakalamasını sağladı. Öyle ki, 1985 yılında şirketin yıllık cirosu 9 milyon dolara ulaştı.

John Tu ve David Sun, Camintonn Corporation‘ı çok düşük bir sermayeyle kurmuş, gerekli finansman desteğini sağlamak için borçlanma yoluna gitmişti. Şirket büyüdükçe gerekli yatırımlar için kaynak sıkıntısı da artıyor, ödenen borçlar ve faizler nedeniyle şirketin kaynak sıkıntısı aşılamıyordu. Bu sorunu çözmek için John Tu, gerekli kaynağı borsadan temin etme yoluna gitmeyi önerdi. 1980’lerin ilk yarısında süreç istedikleri gibi gitti ve hisse alım satımıyla elde ettikleri kârlar şirketin mali yapısını güçlendirdi. Ne var ki, şirket büyüdükçe borsaya yatırılan kaynaklar da artmaya başladı ve alınan riskler yükseldi. Ve maalesef, 19 Ekim 1987 tarihinde Dow Jones Endeksi‘nin yüzde 22’nin üzerinde düşmesi, şirketin tüm varlığını kaybetmesine yol açtı. Tarihe Kara Pazartesi olarak geçen bu olayla John Tu ve David Sun, tüm mal varlıklarını kaybettiler.

Kingston Technology

Kara Pazartesi sırasında tüm maddi birikimleri sıfırlanan Tu ve Sun ikilisi, hayatta kalmak için yeniden işleri toparlamak zorundaydı. Gerekli sermayeyi bulmak için Camintonn Corporation‘ı satmaya karar verdiler. Satıştan elde ettikleri 6 milyon dolarlık sermaye, 1987 yılında Kingston Technology‘i kurmalarını sağladı. Başka deyişle Kara Pazartesi, Tu ve Sun ikilisi için çok önemli bir dönüm noktası oldu. Böylelikle bellek modülleri alanında büyük yatırımlar yapmak yerine, bellek yongalarında operasyonel yeteneği yüksek bir ekiple üretim ve Ar-Ge çalışmalarına odaklandılar.

Camintonn Corporation‘a oranla Kingston‘ın daha başarılı bir performans yakalamasının esas nedenlerinden biri de bellek yongalarında birçok yeniliğe öncülük yapmasıydı. Ar-Ge çalışmalarında kullanılan yeni yöntem ve teknikler, bellek yongalarının gelişiminde çok önemli dönüm noktalarıydı. Şirketin COO’luğunu üstlenen David Sun tarafından geliştirilen bu yöntem ve teknikler, Kingston ürünlerini piyasadaki benzerlerine oranla daha başarılı hale getirdi. Şirketin CEO’luğunu üstlenen John Tu ise girişimci ruhunu küresel ölçekte ve endüstrinin istekleri doğrultusunda kullanmayı başardı ve Kingston‘ı bir dünya markası haline getirdi.

1990’lı yıllarda Kingston, masaüstü ve dizüstü bilgisayarların yanı sıra sunucular, yazıcılar, mobil telefonlar, MP3 çalarlar ve dijital fotoğraf makineleri için geliştirdiği bellek ürünleri sayesinde dünyanın en büyük bağımsız bellek üreticilerinden biri haline gelmeye başladı. John Tu‘ya göre şirketin küresel gücünü arttırması için üretim merkezlerinin farklı coğrafyalara yayılması gerekiyordu. California’dan sonra sırasıyla Malezya, Tayvan ve Çin’de Kingston‘ın üretim tesisleri kuruldu. Şirket ayrıca İngiltere, Avrupa, Rusya, Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan, Latin Amerika ve Türkiye’de satış ofisleri kurdu, ürünlerinin satış ağını küresel düzlemde genişletti.

Günümüzde Kingston ürünleri, dünya genelinde 110 ülkede satışa sunulmakta. Bilgisayarlar başta olmak üzere çeşitli teknolojik ürünler için bellek modülleri üretimini dünya genelinde başarıyla yöneten şirket, yılda 4 milyar doların üzerinde ciro yapıyor. Bünyesinde istihdam ettiği çalışan sayısı 2 bine yakın. Dünyanın en zengin iş insanlarının yer aldığı Forbes 400 listesinde 123. sırada yer alan John Tu, başarının formülünü “biraz şans, çokça çalışmak” şeklinde açıklıyor.

Kingston DTSE9G2 8 GB USB Bellek Ofix.com’da!

John Tu‘nun başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği Kingston ürünümüz Kingston DTSE9G2 8 GB USB belleği kısaca tanıtmak istiyoruz. 4.5 x 1.2 x 0.5 cm ölçüsünde gümüş renkli bu ürünler, 8 GB bellek kapasitesine ve 100 MB/s yazma ve okuma hızına sahip. USB 3.0 bağlantı özelliği sayesinde verilerinize hızlı bir şekilde ulaşma imkanı sunan bu ürünleri online ofis marketiniz Ofix.com üzerinden sipariş vermek için burayı, kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak içinse burayı tıklayabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Prusa Haber

    7 Ekim 2019 saat 21:09

    Pazartesi başarı hikayeleri güzel oluyor, okuması keyifli böyle devam….

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler