Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Joseph Wilson, Xerox’u dünya devi yapmayı nasıl başardı?

Yayınlandı

tarihinde

Joseph Wilson ve Xerox hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau, “Büyük adamları ortaya çıkaran biraz da büyük fırsatlardır!” demişti. Kendi sektöründe büyük başarılara imza atmış ve dünya devi haline gelmeyi başarmış pek çok şirket ve markanın tarihine baktığımızda, bu sözü doğrulayan nice örneğe rastlıyoruz. Haloid Xerox‘un ilk CEO’su Joseph Wilson bu örneklerden yalnızca biri.

1906 yılında dedesinin kurduğu Haloid Photographic Company‘de 1930’ların ikinci yarısında işe başlayan Joseph Wilson, Chester F. Carlson tarafından icat edilen xerografi makinesinin patentinin satın alınmasını sağladı. Bu sayede fotokopi makinelerini geliştiren ve Haloid Xerox ismini alan şirket, Joseph Wilson‘un öncü ve yenilikçi vizyonu sayesinde dünya devi haline geldi. Ofix.com sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi yer verdiğimiz başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Joseph Wilson‘un hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız.

Kısaca Joseph Wilson

Joseph Wilson 19 Aralık 1909 tarihinde ABD’nin New York eyaletine bağlı Rochester şehrinde dünyaya geldi. Küçük Joseph‘in ailesi 19. yüzyılın sonlarında Rochester’a yerleşmiş ve fotoğrafçılık ile uğraşmaya başlamıştı. 1931 yılında Rochester Üniversitesi’nden mezun olan Joseph Wilson, 1933 yılında Harvard’da MBA yaptı. Rochester’a döndüğünde, aile şirketi olan Haloid Photographic Company‘de işe başladı.

1906 yılında Rochester’da kurulan Haloid Photographic Company, fotoğraf kağıdı ve ekipmanları üretmekteydi. Şirketin ismi, geleneksel fotografik emülsiyonlarının hazırlanmasında kullanılan halojenlerden geliyordu. Kuru teksir yöntemiyle fotoğrafları çoğaltan xerograflar üzerine odaklanan şirket, 1920’lere kadar fotoğraf kağıtları için çok önemli Ar-Ge çalışmalarına imza attı. Bu çalışmaların temel motivasyonlarından biri de fotokopi çekimi için ideal özelliklere sahip yeni bir kağıt bulmaktı.

Yapılan çalışmaların olumlu sonuçlanmasıyla şirket, 1930 yılında yeni kağıt ürünü Haloid Record‘u piyasaya sundu. Ürünler o kadar beğenildi ki, Büyük Bunalım’ın tüm piyasaları sarstığı dönemde şirkete büyük bir ticari başarı sağladı. Öyle ki, 1934 yılında şirketin cirosu 1 milyon doları aştı. Bu dönemde şirkette işe başlayan Joseph Wilson, 1936 yılında şirketin genel sekreteri oldu ve yönetimi fiili olarak üstlendi. Daha önce dedesi ve babası tarafından yönetilen şirkete inovasyon konusunda esas vizyonu kazandıran kişi de kendisi oldu.

1944 yılında Joseph Wilson, şirketin başkan yardımcılığına yükseldi. Chester F. Carlson tarafından icat edilen xerografi makinesinin patenti 1947 yılında Joseph Wilson‘un öncü ve yenilikçi vizyonu sayesinde satın alındı ve bu patent sayesinde fotokopi makineleri geliştirildi. Ürünlerin gördüğü büyük ilgi sonucunda şirketin ismi Haloid Xerox olarak değiştirildi. Haloid Xerox‘un ilk CEO’su olan Joseph Wilson, Chester F. Carlson‘un icadına şüpheyle yaklaşan diğer rahiplerine karşın bu icadın gerçek potansiyellerini doğru bir şekilde analiz etti ve en güçlü rakipleri Kodak karşısında şirketin pazar gücünü arttırdı.

Chester F. Carlson ve Xerograf

ABD’de bir patent bürosunda çalışan Chester F. Carlson, patent başvuruları için birtakım belge ve resimlerin kopyalarını çıkartıyordu. Aynı zamanda da hukuk eğitimi alıyor, fakat ders kitaplarını alacak parası olmadığı için derslerden geçmekte zorlanıyordu. Yeni keşif ve icatlara öteden beri ilgi duyan Carlson, belge kopyalama konusunda bir icat yapma fikrini ilk olarak bu dersler sırasında geliştirdi. Hem ofiste belge ve resim kopyalamak için fotoğraf çekmek çok masraflı ve zahmetliydi. Bu konulara kolay ve ekonomik bir çözüm bulmak için sürdürdüğü çalışmalar sırasında yeni bir yöntem geliştirdi.

Carlson‘un yönteminde kopyalanacak belge, özel bir camın üzerine yerleştiriliyor ve üzerine parlak bir ışık yansıtılıyordu. Oluşan ısı ve ışık enerjisi sayesinde toner içindeki toz mürekkepler belgeyi kopyalayacak şekilde diğer kağıda yapışıyordu. Kağıt üzerindeki görüntüleri hızlı ve kolay bir şekilde başka bir kağıda aktarmayı sağlayan Carlson‘un xerografi makinesi, baskı teknolojilerinde büyük devrimlerin habercisiydi.

Ne var ki Carlson‘un bu icadı, 1940’lı yılların başlarında hiç ilgi görmedi ve Carlson 20’ye yakın şirketin kapısını çaldıysa da xerografla ilgilenen olmadı. Fakat 1944 yılında Ohio’da Battelle Memorial Institute, bir telif hakkı sözleşmesiyle xerografı geliştirmek için birlikte çalışmayı kabul etti. Xerografla ilgili bu çalışmalar, baskı teknolojileri alanında faaliyet gösteren Haloid Corporation ve Joseph Wilson‘un dikkatini çekti. 1947 yılında Haloid Corporation, xerografı geliştirmek için Carlson‘la anlaşma imzaladı. 2 yıl sonra piyasaya sunulan Xerox fotokopi makinesi, kağıt üzerindeki görüntüleri 45 saniyede kopyalayabiliyordu.

Joseph Wilson ve Xerox

1940’ların ikinci yarısında şirketin yıllık cirosu yaklaşık 6.8 milyon dolara ulaşmıştı. Bununla birlikte şirket, yüksek bir kârlılık düzeyine henüz ulaşamamıştı. Kâr marjını arttırmak için Joseph Wilson teknolojik inovasyona yatırım yapmak gerektiğini görmüştü. Geleceğin baskı teknolojilerine yön vermenin olanaklı koşulunun teknolojik inovasyondan geçtiğine inanan Wilson, şirketin Ar-Ge çalışmalarına bizzat başkanlık yaptı ve yeni hedeflerini belirledi. Bundan sonraki dönemde şirket, esas olarak baskı teknolojilerinde inovasyona yoğunlaşacak ve 6 yıl boyunca devam edecek Ar-Ge çalışmalarında 3.5 milyon doların üzerinde harcama yapacaktı.

Bugünden bakıldığında son derece isabetli görünen bu kararı o dönemki şirket yöneticileri, bir tür “kumar” olarak değerlendiriyor ve Joseph Wilson tarafından şirketin iflasa sürüklenmesinden edişe ediyordu. Fakat Wilson, fotokopi makinesinin tarihin en önemli icatlarından biri olduğunu düşünüyor, günün birinde kullanımının yaygınlaşacağına ve şirkete büyük ticari başarılar getireceğine inanıyordu. Fotokopi makineleri yüksek bir inovasyon kapasitesine sahipti ve henüz keşfedilmemiş pek çok tüketici ihtiyacını karşılayacak şekilde geliştirilebilirdi. Ve düşündüğü gibi de oldu. Joseph Wilson tarafından belirlenen bu vizyon, II. Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde Xerox‘un Avrupa ve dünya pazarında yükselişini olanaklı kıldı.

İlk Otomatik Fotokopi Makinesi Xerox 914

Joseph Wilson yönetiminde Xerox, fotokopi makinelerinde birbirinden önemli inovasyonları gerçekleştirdi ve büyük başarılara imza attı. Bunlar içinde en önemlilerinden biri, ilk otomatik fotokopi makinesi Xerox 914‘tü. 16 Eylül 1959 tarihinde kamuoyuna bir televizyon gösterisiyle tanıtılan bu ürün, xerografın ardından baskı teknolojilerinde yeni bir devrim yarattı ve belge çoğaltmayı çok daha hızlı ve ekonomik hale getirdi. Ağırlığı 650 kilogramı bulan bu ürünler, daha çok kurumsal firmalar için tasarlanmıştı ve ürünlerin reklamlarında televizyondan etkin bir şekilde yararlanıldı. Küçük işletmeler içinse ürünlerin aylık olarak kiralanmasına başlandı ve daha küçük modeller tasarlandı.

1961 yılında Xerox‘un hisseleri New York Borsası’nda işlem görmeye başladı. Bir yıl sonra, Fuji Photo Film ile yarı yarıya ortaklıkla Fuji Xerox Co. şirketi kuruldu. 1969 yılında şirket merkezi Stamford Connecticut’a taşındı. Bir yıl sonra Kaliforniya’da Palo Alto Araştırma Merkezi faaliyete başladı. Bu adımlarla Xerox, baskı teknolojilerinden sonra bilgi teknolojileri alanına da yatırım yapmaya başladı ve fotokopi makineleri ile bilgisayar ve faks gibi cihazların birlikte kullanılmasını sağlayan yeni teknolojilerin geliştirilmesine öncülük yaptı. 1971 yılında hayatını kaybeden Joseph Wilson, 735 çalışan ve 10 Ar-Ge mühendisiyle yönetimini üstlendiği şirketi toplam 25 bin çalışanıyla yıllık 3 milyar dolar ciro yapan bir dünya devi haline getirmişti.

Ofis dostu Xerox fotokopi makineleri Ofix.com’da!

Joseph Wilson‘un hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini kısaca özetlediğimiz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘un verilerine göre ofislerin en sık sipariş verdiği Xerox fotokopi makineleri içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Xerox WorkCentre 6027V NI Çok Fonksiyonlu Renkli Lazer Yazıcı 

Listemizin ilk sırasında, Xerox WorkCentre 6027V NI çok fonksiyonlu renkli lazer yazıcı var. Renkli ve siyah beyaz baskı hızı dakikada 18 sayfa olan bu ürünlerin baskı kapasitesi aylık 30 bin sayfa düzeyinde. Wi-Fi bağlantı özelliğine sahip bu ürünlerle fotokopi çekebilir, çıktı alabilir, tarama yapabilir ve faks gönderebilirsiniz. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Xerox WorkCentre 3225V DNIY Çok Fonksiyonlu Siyah Beyaz Lazer Yazıcı

Listemizin ikinci sırasında, Xerox WorkCentre 3225V DNIY çok fonksiyonlu siyah beyaz lazer yazıcı var. Baskı hızı dakikada 28 sayfa olan bu ürünlerde faks, adres defteri, otomatik cevaplama, otomatik tekrar arama, otomatik küçültme, yayın faksı, renkli faks gönderme gibi özellikler mevcut. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Xerox Phaser 6022V NI Tek Fonksiyonlu Renkli Lazer Yazıcı

Listemizin üçüncü sırasında, Xerox Phaser 6022V NI tek fonksiyonlu renkli lazer yazıcı var. Baskı hızı dakikada 18 sayfa olan bu ürünlerin baskı çözünürlüğü 1200 x 2400 dpi. Ethernet veya Wi-Fi bağlantısıyla kullanabileceğiniz bu ürünlerde ayrıca USB 2.0 bağlantı girişi mevcut. Bellek kapasitesi ise 256 MB. Ürün sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Ofix.com‘da satışı devam eden diğer Xerox ürünlerini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler