Bizi Takip Edin

Lifestyle

Lazer Yazıcı Nedir? Kimler Tarafından Kullanıma Uygundur?

Yayınlandı

tarihinde

Lazer Yazıcı Nedir? Kimler Tarafından Kullanıma Uygundur?

Hızlı ve kaliteli baskı almak için tercih edilen lazer yazıcı; ofis, ev ve iş yerlerinde kullanıma uygun bir yazıcı modelidir. Lazer ışınları yardımıyla yoğun baskı ve çıktı ihtiyacına uygun çözümler üretir. Sessiz çalışma mekanizması ile lazer yazıcılar, fotokopi makinelerine benzeyen bir sisteme sahiptir. Yazdırma işlemleri sırasında sayfayı satır satır işlemez. Bunun yerine sayfanın tamamına uygulama yapar. Dolayısıyla hızlı ve kullanışlı bir yazıcı modeli tercih eden tüm ofis ve işyerleri için ideal bir kullanım sunar.

Sahip olduğu lazer tabancası dolayısıyla bu ismi alan yazıcı modelinin tarayıcı kalitesi oldukça yüksektir. Nitekim kalitesi, hızı ve sessiz çalışma mekanizması ile günümüzde en çok tercih edilen ofis yazıcı modelleri arasında yer alır. Kendi içinde birçok ihtiyaca uygun çözümler üreten modelleri vardır. Çıktı almanın yanı sıra belge tarama ya da fotokopi çekme gibi birçok işlemi pratik bir şekilde yapmanıza olanak sağlar. Sarf malzemesi toner olup lazer teknolojisi ile çözünürlüğü yüksek baskılar almanızı sağlar. Ofis yaşantısının vazgeçilmez parçaları arasındadır. Çünkü iş hayatında verimli bir çalışmaya olanak tanır. Bu yüzden ofislerde kullanımın yanı sıra özellikle home ofis çalışan kişiler tarafından da sıklıkla tercih edilir. Kişisel kullanım amacına hitap eden şık tasarımları da vardır.

Lazer Yazıcı Nedir? Kimler Tarafından Kullanıma Uygundur?

Lazer Yazıcı Nasıl Çalışır?

Geleneksel mürekkep püskürtmeli yazıcılardan farklı olarak elektriksel şarj ve lazer modeli kullanan bu yazıcı modeli, kolay bir çalışma mekanizmasına sahiptir. Metin ve görüntüleri kâğıda aktarırken odaklanmış ışın ya da ışık kullanır. Tipik olarak inç başına 600 nokta ve daha yüksek çözünürlüklerle baskı yapar. Nitekim yeni nesil teknolojisi ile baskı uygulamalarında hızlı ve kaliteli çözümler almanızı sağlar.

Baskı işlemi sırasında kâğıt yazıcıdan geçerken fotoreseptör adı verilen silindirik tamburun yüzeyinde lazer ışını ateşlenir. Silindirik tambur, lazer ışınlarının temas ettiği alanlarda ters çevrilmiş elektrik yüküne sahiptir. Böylelikle lazer ışınlarının belirli bölgelerindeki elektrik yükünü tersine çevirir. Böylelikle lazer ışını fotoreseptör üzerinde desen oluşturur.

Lazer Yazıcı Nasıl Kullanılır?

Dijital veri ve metinleri kâğıt üzerine aktarmayı oldukça basit hale getiren lazer yazıcılar, kendinden önceki yazıcı modellerinden daha kaliteli sonuçlar elde etmenizi sağlar. Geniş bir kullanım alanına sahiptir. Özellikle sıklıkla çıktı ihtiyacı olan ofis ve işyerlerinde uzun vadede tasarruflu ve sorunsuz bir kullanım sunar. Ayrıca gerek iş gerek kişisel amaçlı evde kullanmaya uygun modelleri de vardır.

Mürekkep püskürtmeli (inkjet) yazıcılarda likit mürekkep kullanılır. Ancak lazer teknolojisine sahip bu yazıcı türünde polimer ve karbon yapıdaki toz mürekkep kullanılmaktadır. Toner adını verdiğimiz bu toz mürekkep baskı ömrünü ve kalitesini arttırır. Bu yazıcı modeli, matbaa kalitesinde kesintisiz ve otomatik baskılar almanızı sağlar. Rahat kullanımı ile iş hayatındaki veriminizi ve hızınızı arttırır.

Manuel ya da uzaktan bağlantı kurarak kullanabilirsiniz. Kablolu ve kablosuz bağlantı özellikleri vardır. Bilgisayar, telefon, tablet ya da bulut sistemler üzerinde kontrol edebilirsiniz. Dahili bir işlemci ve belleğe sahiptir. Elbette her modelin sunduğu donanımsal özellikler değişkenlik göstermektedir. Bununla birlikte kullanım kolaylığı, toner değişimi gibi konularda tüm lazer yazıcı modelleri aynı kaliteli performansı sunar.

Lazer Yazıcı Kullanmanın Avantajları Neler?

Ofis ve iş dünyasında baskı ihtiyaçlarınıza en uygun çözümleri lazer teknolojisine sahip bu cihazlarda bulabilirsiniz. Daha verimli bir çalışma için size pek çok açıdan avantaj sağlar. Diğer yazıcı modellerine oranla ön plana çıkmasını sağlayan avantajları şu şekildedir:

Düşük Maliyet: Mürekkep püskürtmeli (inkjet) yazıcı kartuşlarının değiştirilmesi ya da doldurulmasına oranla uzun vadede toner maliyetini oldukça azaltır.

Hız: İnkjet yazıcılara göre baskı hızı daha yüksektir. Bu yüzden devamlı baskı ve tarama ihtiyacı olan ofisler için ideal bir kullanım sunar.

Yüksek Çözünürlük: Hızının yanı sıra baskı uygulamalarında dilediğiniz yüksek kaliteyi sizlere sunar.

Sessiz Çalışma: İş hayatında olanlar için gürültü en rahatsız edici durumlardan birisidir. Özellikle de gün içinde sıklıkla kullanmak zorunda olduğunuz yazıcıdan gelen ses, odağınızı dağıtabilir. Bu noktada lazer yazıcılar, diğer yazıcı türlerine oranla daha sessiz çalışır. Böylelikle dikkatiniz dağılmadan çıktılarınızı hızlı bir şekilde alabilirsiniz.

Çok Fonksiyonlu Lazer Yazıcı Ne Demek?

Faks, yazıcı, tarayıcı, fotokopi makinesi günlük işlerimiz sırasında devamlı ihtiyaç duyduğumuz cihazlardır. Peki tüm bu özelliklerin çok fonksiyonlu lazer yazıcı modellerinde olduğunu söylesek! İster ofis ister ev ortamında kullanın çok fonksiyonlu özelliği ile bu yazıcı modelleri size yazıcı, tarayıcı, faks ve fotokopi makinesi özelliklerini aynı anda sunuyor.

Bu cihazlar, uzun vadede yüksek çözünürlüklü baskı deneyimini korur. Sade ve renkli çıktılar almanıza olanak sağlayan modelleri vardır. Aynı anda birçok sayfa çıktısı alabilirsiniz. Özel amaçlı kağıtlarda baskı yapmaya uygundur. Kısaca iş hayatınızı daha pratik, kolay ve verimli hale getirir. Adeta çalışma motivasyonunuzu arttırır.

Lazer Yazıcı Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Yazıcı almadan önce mutlaka çeşitli konularda kapsamlı bir inceleme yapmalısınız. Kullanım ihtiyacınız, yazıcıdan beklentileriniz kapsamında aşağıda değindiğimiz özellikleri incelemelisiniz.

Baskı Hızı

Lazer teknoloji sayesinde diğer yazıcı türlerine oranla daha hızlıdır. Ancak kendi içerisindeki modellerde dakikadaki baskı hızı değişkenlik gösterir. Özellikle yoğun ve devamlı çıktı gereksinimi olan bir işiniz varsa zamandan tasarruf etmenizi sağlayacak modelleri seçmelisiniz. Dakikada basabileceği siyah-beyaz ve renkli çıktı sayısı değişkenlik gösterir. Satın alacağınız ürünün beklentilerinize yanıt vermesine dikkat edin.

Wi-Fi Özelliği

Kablolu ve kablosuz almak üzere iki farklı yazıcı türü vardır. Lazer yazıcılarda da kablosu ve kablosuz modelleri bulabilirsiniz. Eğer herhangi bir kabloya gereksinim duymadan bilgisayarınız, telefonunuz, tabletiniz ya da bulut sistemi ile yazıcınıza bağlanmak istiyorsanız kablosuz lazer yazıcı modellerini tercih etmelisiniz.

E-Postaya Tarama

Eğer elinizdeki belgeyi taramak ve mail adresinize göndermek istiyorsanız satın alacağınız yazıcıda e-postaya tarama özelliğinin olmasına dikkat edin. Özellikle yoğun bir iş hayatı olan ve işini rahatlatmak isteyenler için ideal bir özelliktir.

Yazılım Desteği

Yazıcının hangi işletim sistemlerini desteklediğini önceden araştırmalısınız. Kullandığınız işletim sistemi ile uyumlu olmayan yazıcılar sonrasında size problem çıkartabilir. İşinizi kolaylaştırmak için daha kapsamlı yazılım desteği sunan yazıcı modellerini tercih edebilirsiniz.

Fonksiyonellik

İçeriğimizin içinde de bahsettiğimiz gibi çok fonksiyonlu lazer yazıcılar; e-postaya tarama, faks, tarama, yazıcı ve fotokopi makinesi özelliklerini bünyesinde barındırır. Bu cihazlar sayesinde en yoğun anlarınızda dahi işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Eğer iş veriminizi arttırmak istiyorsanız ideal bir kullanım sunar. Hem ofis hem de ev ortamında kullanıma uygun modelleri vardır.

Dokunmatik Ekran Özelliği

Led ekrana sahip yazıcılar işinizi kolaylaştırır. Günümüzde tuşlu yazıcılar hala kullanılmaya devam etse de dokunmatik ekran özelliğine sahip modeller daha ziyade tercih edilmektedir.

Ölçüleri

Yazıcı almadan önce yazıcıyı kullanacağınız alana uygun ağırlık ve ölçülerde olmasına dikkat etmelisiniz. Bu sayede cihazı aldıktan sonra farklı sorunlarla uğraşmak zorunda kalmazsınız.

Lazer Yazıcı Kimler için Uygundur?

Yoğun çıktı gereksinimi olan işyerleri için hem kaliteli bir kullanım hem de uzun vadede baskı maliyetinde tasarruf sağlar.

Lazer yazıcıların grafik çıktılarında yüksek çözünürlük sunduğu kabul edilen bir gerçektir. Dolayısıyla ağırlıklı grafik çıktısı alan iş yerleri ve ofisler için ideal bir seçenektir. Mürekkebin dağılmaması daha net ve çözünürlüğü yüksek çıktılar almanızı sağlar. Bu kapsamda özellikle mimarlık, mühendislik tasarım ve reklam ofislerine hitap eder.

Devamlı çıktıya gereksinim duyan tüm ofislerde büyük oranda rahat bir kullanım sunar. Çok fonksiyonel özellikleri, kullanım ihtiyacına uygun boyuttaki modelleri, dayanıklı ve kolay kullanıma sahip yapıları ile pek çok avantaja sahiptir.

Ofix Lazer Yazıcı Tavsiyeleri

Ofisteki tüm cihazlarla uyumlu ve kablosuz şekilde kullanayım diyorsanız şu yazıcı tavsiyelerimizi inceleyebilirsiniz:

Lazer teknolojisine sahip yazıcılar aynı zamanda daha minimal ölçülerde de olabilir. Bu modelleri küçük, orta ölçekteki ofisler ve işyerleri ile evlerde kullanıma uygundur:

Siz de iş veriminizi arttırmak için işletmeniz için en kazançlı alışverişi Ofix ile yapabilirsiniz. Yüksek baskı kalitesi, konforu, kolay kullanımı ile ofisinizde ya da evinizde kullanmak istediğiniz lazer yazıcı modellerini online satış mağazamızda bulabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler