Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofiste Serinleme Yöntemleri

Yayınlandı

tarihinde

Ofiste serinleme yöntemleri Ofix Blog'da...

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği şu günlerde kapalı mekanlarda serinleme ihtiyaçları artıyor. Sıcak havalarda serinleme yöntemleri tüm yaş gruplarının ilgisini çekiyor. Halihazırda en etkili yöntemler klima ve vantilatörler olsa da artan enerji maliyetleri nedeniyle farklı yöntemler de merak konusu. Dahası, ortamda yapay hava sirkülasyonu yaratan bu araçlar, koronavirüs salgınının yeniden uyanışa geçmeye başladığı şu günlerde birçok kullanıcıda endişe uyandırıyor. Günün büyük kısmını ofiste geçiren beyaz yakalılar, klima veya vantilatör kullanırken hem maliyete, hem de salgın önlemlerine dikkat etmek durumunda. Peki ofiste serinlemenin farklı yolları olamaz mı? Hem ucuz, hem güvenli, hem de etkili serinleme yöntemleri nelerdir? Ucuz serinleme yolları nasıl daha etkili hale getirilir? Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, ofiste serinleme yöntemleri hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Bu yöntemleri dilerseniz evde veya diğer kapalı ortamlarda da rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Böylelikle artan hava sıcaklıklarını sorun olmaktan çıkarıp yazın keyfini daha iyi sürdürebilirsiniz. 

Klima

Yaz sıcaklarıyla mücadelede en etkili yöntemlerin başında şüphesiz ki klimalar geliyor. Ortam sıcaklığını konforlu hale getiren klimalar yaşam kalitesi ve iş performansını arttırır. Ofiste serinleme yöntemleri içinde en etkili yöntem de aslında klima kullanımıdır. Özellikle soğuk havayı içeride muhafaza etmede klimaların faydaları yüksektir. Serinleme yolları içinde klima kullanımı, ofislerin yanı sıra evlerde de yaygındır. Ayrıca araç klimaları da seyahat sırasında yolcuların serinlemesini sağlar. Fakat bununla birlikte, artan enerji maliyetleri nedeniyle klima kullanımı bu yıl ciddi bir sorun haline geldi. Klimada enerji tasarrufu yöntemleri ile kullanıcılar, elektrik faturalarını düşürmek için ellerinden geleni yapıyor. Aslına bakarsanız, kalabalık ofislerde klima kullanımı ciddi bir zorunluluktur. Çünkü bu ortamları diğer araçlarla serin tutmak çok zordur. Yine de klima kullanımını azaltmak için diğer serinleme yöntemlerinden de yararlanmakta fayda var. Klima kullanırken de kanat ayarlarını ve diğer ayarları doğru yapmak gerekir. Böylelikle verimlilik artar. 

Vantilatör

Ofiste serinleme yöntemleri içinde etkili bir diğer yöntem vantilatördür. Fakat vantilatörlerin serinlemeye etkisi klimalara oranla daha düşüktür. Çünkü vantilatörler sadece etki alanları içinde göreli olarak daha serin bir ortam yaratır. Ve aslında ortamı değil, insanları serinletirler. Yani mekanda genel bir sıcaklık düşüşü meydana getirmezler. Dahası, vantilatörden etkin şekilde yararlanmak için etki alanı içinde bulunmanız gerekir. Oysa vücudunuz uzun süre aynı hava akımına maruz kalırsa eklem ağrısı ve benzeri şikayetler yaşamanız mümkündür. Vantilatörü sağlıklı şekilde kullanmak için yapay hava akımının vücuda doğrudan temas etmemesi gerekir. Oysa gerçekte çok az kullanıcı buna dikkat eder. Hatta tam aksine, vantilatörü doğrudan yüzüne çevirenlerin oranı hiç de az değildir. Ofiste serinleme yöntemleri içinde vantilatörlerin sınırlı bir etki yarattığını unutmamalısınız. Ve vantilatörü hiçbir zaman doğrudan yüzünüze çevirmemelisiniz. Daha etkin sonuçlar almak için vantilatörleri diğer yöntemlerle birlikte kullanabilirsiniz. Doğal serinleme yöntemleri de en az bu yöntemler kadar etkilidir. 

Yelpaze

Sıcak yaz aylarında kullanımı artan yelpazeler ofiste serinleme yöntemleri içinde bir diğer yöntemdir. Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olan yelpazeler zaman içinde birçok evrim geçirdi. Günümüzde kullandığımız şekliyle açılıp kapanan yelpazeleri 7. yüzyılda Japonlar icat etti. Ticaret ilişkileri ve savaşlar yoluyla yelpazeler geniş coğrafyalara ulaştı. Klima ve vantilatörün henüz olmadığı dönemlerde yelpazeler serinleme ihtiyaçlarını karşıladı. Ofiste serinleme yöntemleri içinde yelpazeler de bu bağlamda iyi bir alternatiftir. Nitekim düşük ölçekli hava akımı yarattıkları için eklem sağlığı üzerinde tehdit oluşturmazlar. Kol gücüyle kullanıldıkları için enerji maliyeti yaratmazlar. Günün herhangi bir zaman diliminde kolayca kullanacağınız bir yelpaze, serinlemenize güzel bir katkı sağlar. Çantanızda veya çekmecenizde bulunduracağınız bir yelpazeyle ofiste serinleme yöntemlerinden etkin şekilde yararlanırsınız. Klimasız serinlemenin yolları içinde yelpazeler akla ilk gelen yöntemlerden biridir. Ayrıca birbirinden güzel tasarımlara sahip yelpazeleri mekanda dekoratif bir obje haline getirmek de mümkün. 

Cam ve Perde

Klimalı ortamlarda camları kapalı tutmak temel bir fizik kuralına dayanmakta. Nitekim klimanın oluşturduğu yapay hava sirkülasyonunu korumak için dışarıdan hava girişinin olmaması gerekir. Fakat bununla birlikte, camları kapalı tutmak çok sıcak yaz aylarında klimasız ortamlarda da faydalıdır. Çünkü dışarıdan gelen sıcak hava akımları ortam sıcaklığını yükseltir. Ayrıca perdeleri kapatmak da yine güneş ışığını önlemeye katkı sağlar. Ortamda ısı yayan araçlar varsa durum kötüleşir. Bir taraftan içeriden, bir taraftan da dışarıdan gelen etkilerle mekanda sıcaklık artar. Böyle bir durumda camları açmak yerine kapatmak ve perdeleri çekmek faydalıdır. Böylelikle ortama sıcak hava akımları girmez. Ofiste serinleme yöntemleri içinde cam ve perdeleri hava serinledikten sonra açabilirsiniz. Örneğin akşam saatleri bu konuda daha uygundur. Bu sayede öğle sıcaklarından daha az etkilenirsiniz. Bazı durumlarda camları karşılıklı açmak da fayda sağlar. Ancak cereyanda kalmamaya dikkat etmelisiniz. Aksi durumda ne yazık ki eklemleriniz zarar görür. 

Su ve Buz

Sıcakta serinleme yolları içinde öteden beri en yaygın yöntemlerden biri de su ve buzdur. Nitekim sıcak havalarda vücudun ter atarak serinlemesi için vücutta yeterli miktarda su olması gerekir. Yaz aylarında bu nedenle vücudun su ihtiyacı artar. Günlük su tüketimi konusunda farkındalıkları yüksek kişiler bu süreci daha rahat geçirir. Oysa su tüketimine dikkat etmeyen kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler başlar. Daha ileriki aşamalarda böbrek ağrısı başlar. Hatta böbrek taşı riski artar. Ofiste serinleme yöntemleri içinde günlük su tüketiminize mutlaka dikkat etmelisiniz. Nitekim günlük işlerinize kendinizi kaptırırsanız su içmeyi unutmanız mümkün. Bunu önlemek için yanınızda termos bulundurmanız faydalı olur. Böylelikle suya erişiminiz kolaylaşır. Termos kullanmak aynı zamanda da suyun sıcaklığını dış ortam koşullarına karşı korur. Suyu uzun süre taze ve serin tutmak için termos kullanmak faydalıdır. Ofiste serinleme yöntemleri içinde su tüketimiyle vücuttan suyun buharlaşması, vücut sıcaklığının düşmesine önemli bir katkı sağlar. 

Ofiste serinleme yöntemleri içinde bir diğer etkili yöntem de buzdur. Ofisinizde buzdolabı varsa, buz torbası ve bir miktar buzla vücut sıcaklığınızı düşürmeniz mümkün. Örneğin kollarınıza uygulayacağınız buz torbası ofiste kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bununla birlikte buz miktarına ve uygulama süresine dikkat etmek gerekir. Nitekim buz torbası uygulamasının ardından vücudunuzda yanma hissi başlarsa uygulamayı sonlandırmalısınız. Buz torbasına erişim imkanı olmayan kişiler ise bir fısfısla vücutlarına soğuk su püskürtebilir. Doğal serinleme yöntemleri içinde her ikisi de faydalıdır. Vücut sıcaklığını düşüren bu gibi yöntemler özellikle ileri yaş grupları için kritik bir öneme sahiptir. Çünkü artan hava sıcaklıkları nedeniyle en fazla zararı onlar görür. Kronik hastalığı olan kişiler de bu bağlamda daha dezavantajlıdır. Ofiste serinleme yöntemleri bu bağlamda bazen hayat kurtarıcı hale gelir. Ucuz serinleme yolları aynı zamanda da daha sağlıklıdır. Bu nedenle de önemli bir tercih nedenine sahiptir. 

Soğuk Yiyecekler

Ofiste serinleme yöntemleri içinde en etkili yöntemlerden biri de soğuk yiyeceklerdir. Bu bağlamda örneğin dondurma yemek iyi bir seçimdir. Her yıl yaz aylarının gelişiyle birlikte dondurma sezonu başlamakta. Birbirinden güzel çeşitleriyle dondurmalar kapalı ortamlarda serinlemek için güzel bir alternatiftir. Fakat elbette tüketim şekline de dikkat etmek gerekir. Dondurma tüketirken dikkat edilmesi gerekenler dondurma tüketimini sağlıklı hale getirir. Dondurmanın yanı sıra soğuk tatlılar ve meyveler de ofiste serinleme yöntemleri içinde faydalıdır. Mevsim meyvelerinden örneğin kavun ve karpuz serinleme yöntemleri içinde en iyi seçimlerdir. Bunlara ek olarak şeftali, kayısı, çilek gibi meyveler de serinlemeye katkı sağlar. Dilerseniz bu meyveleri evde serinleme yöntemleri bağlamında da tüketmeniz mümkün. Evde örneğin güzel bir meyve salatası hazırlayabilirsiniz. Nitekim yaz meyvelerinden oluşan meyve salataları doğru tüketim durumunda vücudunuzun yaz sıcaklarına daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Ancak miktara dikkat etmelisiniz. Fruktoz oranı yüksek meyveleri fazla tüketmek sağlıklı değildir. 

Sıcak İçecekler

Aslına bakarsanız sıcak içeceklerin yaz aylarında serinletip serinletmediği tartışmalı bir konudur. Bu bağlamda çay hakikaten harareti alır mı diye merak eden geniş bir kitle var. Sıcak havalarda çayın sağladığı ferahlık hissi çayın kendisinden değil, sıcaklığından kaynaklanır. Nitekim vücuda giren sıcak çay, vücut içinde ısıyı yükseltir. Ve terlemeyle birlikte vücuttan çıkan su buharıyla vücut ısısı düşer. Bu yönüyle aslında tüm sıcak içecekler sıcak havalarda tüketiciye ferahlık hissi verir. Ancak kafeinli içecekleri fazla tüketmek başka birtakım şikayetlere yol açar. Örneğin tansiyon ve kalp çarpıntısı böyledir. Ofiste serinleme yöntemleri içinde sıcak içecek tüketiminize bu bağlamda dikkat etmelisiniz. Gereğinden fazla sıcak içecek tüketirseniz, sıcak içeceklerin sağladığı ferahlık hissini almanız mümkün olmaz. Üstelik bu içecekleri fazla tüketmekten kaynaklı şikayetlerle karşılaşırsınız. Ayrıca hiçbir içeceği aç karnına tüketmemek gerekir. Aksi durumda ne yazık ki mide ve bağırsaklar zarar görür. Dolaşım sistemiyle ilgili şikayetler günlük işlerinizi sürdürmenizi zorlaştırır. 

Pencere Önü Bitkileri

Bazı bitkiler pencere önünü çok sever. Çünkü güneş ışığına fazla ihtiyaç duyar. Örneğin ateş çiçeği, mercan çiçeği, gazanya gibi bitkiler pencere önü bitkileridir. Ofiste serinleme yöntemleri içinde pencere önüne saksı veya fanus içinde bu tür bitkiler koymak faydalıdır. Böylelikle bu bitkiler güneş ışınlarının bir kısmını emer ve kullanır. Daha az güneş ışığı yansıttıkları için ortamda sıcaklık artışını sınırlandırırlar. Ayrıca içerideki oksijen miktarını arttırırlar. Bu da yine kapalı ortamlarda aşırı sıcaklardan bunalmamak için faydalı bir yöntemdir. Ortamda oksijen miktarı arttıkça serinlik hissi artar. Bu bitkileri dilerseniz evde serinleme yolları içinde de değerlendirebilirsiniz. Pencere önü bitkileri, camları kapalı tutmaktan kaynaklı oksijensizlik sorununa güzel bir çözümdür. Ofiste veya evde klimalı ortamlarda da gün içinde cam açmak sorun yaratır. Ofiste serinleme yöntemleri bağlamında pencere önü bitkileriyle ortamdaki oksijen miktarını yükseltmeniz mümkün. Bu sayede kendiniz ve çevreniz için daha sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmış olursunuz. 

Isı Yayan Araçlar

Günümüzde hemen her ofiste kettle ve kahve makinesi mevcut. Ayrıca tost makinesi ve fırın da birçok ofiste ve evlerde mevcut. Sıcak içecekleri hazırlamak için kullandığınız ortamlarda sıcaklık diğer ortamlara oranla daha yüksektir. Ofiste örneğin kahve hazırlamak için odanızda kettle veya kahve makinesi kullanmamanızda yarar var. Çünkü bu araçlar oda sıcaklığını arttırır. Oysa bunları mutfakta veya bu işler için ayrılan özel alanlarda kullanabilirsiniz. Böylelikle çalışma alanınızda gereksiz bir sıcaklık artışı oluşmaz. Tost makinesi ve fırın söz konusu olduğunda bu araçlar için daha çok mutfaklar tercih edilmekte. Ancak kettle ve kahve makinesi söz konusu olduğunda ofislerde birçok yanlış kullanım şeklini görüyoruz. Her odada kettle veya kahve makinesi çalıştırmak sadece oda sıcaklığını arttırmaz. Aynı zamanda da israf yaratır. Ofiste serinleme yöntemleri bağlamında odalardaki kettle ve kahve makinelerini kaldırırsanız bu bağlamda faydasını görürsünüz. Aynı şekilde, etrafa ısı yayan aydınlatma araçlarını da gereksiz yere kullanmamalısınız. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler