Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ramazan Ayında Şirketler için Verimli Çalışma Tüyoları

Yayınlandı

tarihinde

10 Adımda Ramazan Ayında Şirketler için Verimli Çalışma Tüyoları

Ramazan ayında şirketler için verimli çalışma sağlamak bazen zor olabiliyor. Bu durumda beyaz yakalılar; zaman, iş ve bütçe kaybı gibi sıkıntılarla uğraşmak durumunda kalabiliyorlar. Elbette doğru bir planlama ile Ramazan ayı içinde herhangi bir güçlük çekmeden işlerinize odaklanabilirsiniz. Bunun için bu içeriğimizde sizlere 10 adet etkili tüyo verdik. Siz de Ramazan ayında işlerinize odaklanmak istiyorsanız veriminizi arttıracak bu tüyoları uygulayabilirsiniz.

10 Adımda Ramazan Ayında Şirketler için Verimli Çalışma Tüyoları

1.     İş Yavaşlama Zamanları için Verimli Programlar Yapın

Ramazan ayı, çalışanların büyük bir bölümünün oruçlu olduğu bir ayı ifade eder. Bu kapsamda Ramazan ayından işverenlerin ve ofis yöneticilerinin çalışanlarına karşı duyarlı olması, oldukça motive edici bir konudur. Ramazan ayında şirketler ve şirket yöneticileri, motivasyonun ve iş veriminin düşmemesi için birkaç hafta öncesinde gerekli planlamaları yapmalıdırlar. Göz önünde bulundurmak gereken ana konu Ramazan’da şirketlerin çalışanlarına ve müşterilerine gerekli destekleri sunmaları gerektiğidir. Yani çoğu çalışanın oruçlu olacağı bu dönemde öğleden önce herkesin enerjisi yerindeyken gerekli ve önemli tüm iş akışı doğru bir şekilde yönetilmelidir. Bu sayede akşam saatlerine doğru işler durağanlaşsa ya da yavaşlasa da bu şirket için herhangi olumsuz bir durum doğurmaz.

2.     Çalışma Programlarınızı Düzenleyin

Sağlıklı bir iş hayatında planlı programlı ve organize bir şekilde çalışmak zaten olması gereken ana hususlardan birisi. Elbette Ramazan ayında şirketler bu konu üzerinde daha fazla durmalıdır. Departmanların ve tüm çalışanların aylık iş tanımları mümkün mertebe düzenli bir çalışma programı halinde hazırlanmalıdır. Ramazan ayında çalışanların motive edici esneklikler sunmak iş verimini yükselttiği gibi çalışanın motivasyonunu ve kuruma bağlılığını da etkileyen başlıca hususlardandır. Bu kapsamda Ramazan ayı içerisinde oluşturacağınız çalışma takvimlerini hazırlarken çalışan motivasyonunu göz ardı etmemek gerekir. İş yoğunluğuna göre hazırlayacağınız takvim ile sağlıklı bir çalışma programı, yaşayabileceğiniz olası verimsizliklerin önüne geçer.

Şirketler için Verimli Çalışma Tüyoları

3.     Çalışma Saatlerini İftar Saatlerini Göz Önünde Tutarak Düzenleyin

Birçok özel şirket 9.00 ile 18.00 arasında mesai saatine sahip. Ancak İstanbul gibi kalabalık ve büyük şehirlerde ulaşım çeşitli sorunlara neden olabiliyor. Özellikle Ramazan aylarında insanların bu mesai saatleri dilimlerinden dolayı iftara yetişemediklerini çok sık görüyoruz. Ramazan ayında şirketler bu konuyla alakalı olarak ilerleyen dönemlerde çalışan motivasyonunu kaybetmemek adına çalışma saatlerini iftar saatlerine göre yeniden düzenleyebilirler. Örneğin kısa molalar yaparak öğle arasını kullanmaya çalışanların daha erken çıkmasına izin vererek hem çalışanlarınızın iftar saatinde evde olmasını sağlayabilir hem de iş verimini ve çalışan motivasyonunu koruyabilirsiniz.

4.     Esnek Çalışma Saatlerine Geçin

Yapılan araştırmalara göre çalışanların %61’i iftardan sonra işlerine devam etmiyor. %20’si evden devam ederken %19’u birkaç saatliğine ofise geri dönüyor. Bu noktada içinde bulunduğunuz sektöre göre çalışma saatlerini yeniden gözden geçirebilirsiniz. Esnek çalışma saatleri elbette her sektör için uygun değil. Ancak özellikle dijitalde ve benzeri alanlarda çalışan beyaz yakalılar, iftar sonrası evden işlerini yürütme noktasında da başarılı performans gösterebiliyor. Bu kapsamda çalışanlarınızı mesai saatine hapsetmeden esnek çalışma saatleri oluşturabilirsiniz. Ramazan ayı içerisinde esnek çalışma saatlerini uygulayıp işlerin aksamasının önüne geçebilirsiniz. Ramazan ayında şirketler, çoğunlukla bu sistemi benimseyerek iş verimini koruyabilirler.

5.     Planlı Hareket Ederek Enerjinizi Verimli Kullanın

Normal bir çalışma hayatında bile planlı olmak son derece etkili sonuçlar ortaya çıkartır. Bununla birlikte oruçluyken meydana gelen açlık, susuzluk ve yorgunluk kişilerin üzerinde dikkat dağıtıcı etkiyi arttırır. Bu yüzden zamanınızı doğru yöneterek işlerinizin aksamasının önüne geçebilirsiniz. Mümkünse Ramazan öncesinde, Ramazan ayına ait çalışma takviminizi oluşturmanız sizi büyük oranda rahatlatacaktır. Öncelikle yapacağınız işlerin listesini öğleden önceki saatlere koymanızı tavsiye ederiz. Çünkü sabah saatlerinde enerjiniz gün içindekine oranla daha yüksek olacaktır. Günlük rutin işlerinizin listesini hazırlayabilirsiniz. Ofis saatlerinde yapacağınız işleri planlamak oruç tutuyorken bile iş veriminizin düşmesinin önüne geçer. Bu sayede enerjinizi, verimli kullanmış olursunuz.

10 Adımda Ramazan Ayında Verimli Çalışma Tüyoları

6.     Çalışırken Ufak Molalar Verin

Normal şartlarda dahi yoğun tempolu çalışmalar kişide yorgunluğu ve dikkat dağınıklığına neden olabilir. Özellikle oruç tutarken dikkat dağınıklığı, odaklanamama, baş ağrısı gibi şikayetlerle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bunun önüne geçmek için gün içinde ufak molalar verin. 5 dakikalık bir ara vererek elinizi yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Yahut ofis içerisinde ufak turlar atarak dikkat dağınıklığınızı giderebilirsiniz.

7.     Toplantılarınızı İyi Organize Edin

Ramazan ayında da rutin işleriniz çeşitli organizasyon ve toplantılar devam eder. Bu noktada yapacağınız toplantılarda veriminizin düşmemesi için iyi bir organizasyon şart. Önceki maddelerde belirttiğimiz üzere oruç tutuyorken öğleden önceki saatler çok daha rahat geçer. Bu yüzden toplantılarınızı mümkün mertebe kan şekerinizin henüz düşmeye başlamadığı ve açlığın ortaya çıkmadığı öğleden önceki saatlerde düzenlemenizi tavsiye ederiz. Özellikle teknolojinin imkanlarından yararlanarak online toplantılar yapmak bu süreçte daha rahat etmenizi sağlayacaktır.

10 Adımda Ramazan Ayında Verimli Çalışma Tüyoları

8.     Ekibinizi Motive Edin; Destekleyici Bir Çalışma Alanı Yaratın

Yöneticilerin ve departman şeflerinin ekiplerini motive etmesi her zaman olması gereken bir hassasiyet. Elbette Ramazan ayında şirketler bu konu üzerine ayrıca durmalıdır. Hem çalışanlar hem de müşteriler için sağlayacağınız destekleyici bir çalışma alanı ekibinizin sadece Ramazan ayı içinde değil tüm yıl içinde motive bir şekilde çalışmasını sağlayabilir. Yöneticiler ve departman şefleri tarafından gösterilen bu tarz hassasiyetler ayrıca kurumsal sadakati de peşinden getirir. Yani “işlerimiz azaldı” ya da “verimsizleştik” serzenişleri yerine müşterileriniz ve çalışanlarınız için göstereceğiniz minik esneklikler marka kimliğinizi bile derinden etkileyebilir.

9.     Çalışanlarınıza Ramazan Kolisi Hediye Edebilirsiniz

Ramazan kumanyası dağıtımının en yaygın yapıldığı yerlerden birisi de şirketlerdir. Bu hem şirket çalışanları için yapılabilecek hoş bir jest hem de güzel bir hassasiyet göstergesidir. Çalışanlar, şirketin ve şirket yöneticilerinin içinde bulundukları durumu anlamaları ve bu konuda çeşitli iyileştirmeler yapmaları hususunda iş verimini her zaman olumlu etkileyecek geri dönüşler verir. Ramazan ayında çalışanlara Ramazan kumanyası dağıtmak ay içerisinde hem iş verimi hem de şirket içi motivasyon noktasında düşüş yaşamamanızı sağlayan bir harekettir. Farklı büyüklüklerdeki Ramazan kumanyaları satış sitemizde sizlere sunuluyor. Detaylı incelemeyi buradan yapabilirsiniz.

10 Adımda Ramazan Ayında Verimli Çalışma Tüyoları

10. Toplu İftar Programları Motivasyonu Etkiler

Ramazan ayında şirketler çeşitli organizasyonlar ve etkinlikler düzenleyebilirler. 12 ayda bir kere yapılabilecek bu etkinlikler şirket içi iletişimlerin gelişmesine de olanak sağlar. Mümkünse çalışanlarınız ve çalışanlarınızın aileleriyle bir iftar programı yapabilirsiniz. Organize edeceğiniz bu iftar etkinliği Ramazan ayında çalışanların motive olmasını teşvik eder. Ayrıca ileriye dönük olarak kurumsal bir sadakatin meydana gelmesini sağlar.

Kısaca özetlememiz gerekirse Ramazan ayında şirketler için verimli çalışma şirketin göstereceği hassasiyetler çerçevesinde gelişir. Bu noktada müşterilerinize ve çalışanlarınıza karşı göstereceğiniz esneklik tolerans ve iyileştirmeler aynı zamanda tüm yıl boyunca birlikte çalışacağınız bu insanların güvenini ve saygısını kazanmanıza yardımcı olur. Bu kapsamda Ramazan öncesinde gerekli iş takvimlerini önceden çıkartmak çalışanların motivasyonunu yükseltecek çeşitli iyileştirmeler yapmak iş veriminizin de düşmesini engeller.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler