Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Sadri Alışık: Yeşilçam’ın Turist Ömer’i…

Yayınlandı

tarihinde

Sadri Alışık hakkında merak ettiğiniz konuları Ofix Blog'da bulabilir, Sadri Alışık'ın başarı hikayesini öğrenebilirsiniz.

Türk tiyatro ve sinema dünyasının unutulmaz isimlerinden Sadri Alışık, her yıl olduğu gibi bu yıl da doğum günü 5 Nisan’da saygıyla ve özlemle anıldı. Sinema kariyerine 1944 yılında adım atan Sadri Alışık, hayata gözlerini yumduğu 1995 yılına kadar 200’ün üzerinde filmde rol aldı. Ayrıca sayısız oyunda tiyatro seyircisiyle buluştu. Canlandırdığı tiplemeler içinde özellikle Turist Ömer tiplemesiyle anıldı ve bu tiplemeyle Yeşilçam’a damgasını vurdu. Turist Ömer‘in yanı sıra Ofsayt Osman ve Avare de Sadri Alışık ile birlikte Yeşilçam’da unutulmaz izler bıraktı. 1970’lerde zengin adam-fakir kız çelişkisine sıkışan Yeşilçam melodramları, Sadri Alışık ile birlikte farklı boyutlar kazandı. Aradan geçen yarım asra rağmen Sadri Alışık, Türk halkının kalbinde sahip olduğu yeri korumayı sürdürüyor. Nitekim filmleri günümüzde bile keyifle izleniyor. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, 97. doğum yıl dönümü vesilesiyle usta oyuncu ve komedyen Sadri Alışık‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. 

Sadri Alışık kimdir?

Sadri Alışık olarak bilinen Mehmet Sadrettin Alışık, 5 Nisan 1925 tarihinde İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Paşabahçe mahallesinde dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren tiyatroya büyük ilgi duymaya başladı. Rol aldığı okul piyesleri onu tiyatro alanında daha da cesaretlendirdi. 1939 yılında Eminönü Halkevi‘nde sahneye çıkma fırsatı buldu. Amatör oyuncu olarak rol aldığı ilk oyun, usta sanatçının sahne hayatının ilk adımı oldu. Ortaokulu Beykoz Ortaokulu‘nda okuyan Sadri Alışık, lise eğitimini İstanbul Erkek Lisesi‘nde tamamladı. Tiyatro sevgisi lise yıllarında artarak devam etti. Bu dönemde aynı zamanda da tiyatro eğitimi almaya başladı. Nitekim Cağaloğlu Halkevi‘nde aldığı oyunculuk dersleri, profesyonel sanat hayatı için önemli kazanımlar sağladı. Oyuncu olmak için Ankara Devlet Konservatuarı‘nın sınavına girdi ve sınavı başarılı şekilde tamamladı. Ne var ki gözlerindeki miyopluk nedeniyle kayıt yaptıramadı. Bunun üzerine İstanbul’a döndü ve halkevindeki gösterilerine devam etti. Bir taraftan da Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü‘nde eğitim gördü. 

Sadri Alışık‘ın profesyonel sanat hayatı, 1943 yılında Raşit Rıza Tiyatrosu‘nda başladı. Bu dönemde sahnede farklı roller canlandırdı ve kendisini geliştirdi. Dönemin ünlü yönetmenlerinden Faruk Kenç bir oyunda Sadri Alışık‘ı fark etti. Oynadığı her rolün hakkını veren bu genç yetenek, usta yönetmenin gözünden kaçmadı. Bunun üzerine Faruk Kenç, Sadri Alışık‘a film teklif etti. 1944 yapımı Günahsızlar filmi, Sadri Alışık‘ın sinema kariyerinin başlamasını sağladı. Henüz 19 yaşındayken adım attığı sinema dünyasında Sadri Alışık daha uzun yıllar pek çok filmde rol alacaktı. Yine de beyaz perdede başarılı olmak için farklı donanımlara sahip olmak gerekiyordu. Tiyatro sahnesinden farklı olarak beyaz perde başka bir büyüye sahipti. Günahsızlar filminin ardından Sadri Alışık askere gitti ve askerliği üç yıl sürdü. 1949 yılında yeniden kamera karşısına geçti. Artık sinema oyunculuğuna kendisini daha hazır hissediyordu. 1949 yapımı Ya İstiklal Ya Ölüm filminde başarılı bir performans sergiledi. Ardından İstanbul Geceleri‘nde Kemal rolünü oynadı. 

Sadri Alışık’ın Sinema Serüveni

1950’li yıllar sadece Sadri Alışık için değil, aynı zamanda da Türk sineması için yükseliş yıllarıydı. II. Dünya Savaşı’nın etkilerinin azalmaya başladığı bu yıllarda yine de sinemada teknik imkanlar sınırlıydı. Yıl içinde vizyona giren yerli yapımların sayısı çok azdı. Ayrıca sinema oyunculuğu diye bir meslek yoktu. Yerli sinema sektörünü güçlendiren isimlerin hemen hepsi tiyatro kökenliydi. 1950’lerin ilk yarısında Sadri Alışık, birçok filmde yardımcı oyuncu olarak yer aldı. Bu filmlerin en önemli ortak özelliği, konusunu tarihten alan filmler olmalarıydı. Çünkü seyircinin bu filmlere ilgisi yüksekti. Yabancı filmlerde bulamadıklarını bu filmlerde bulan seyirciler, özellikle tarihsel karakterleri canlandıran yerli oyunculara çok ilgi gösteriyordu. Bu dönemde Sadri Alışık, Çakırcalı Mehmet Efe, Hürriyet Şarkısı, Şanlı Maraş gibi filmlerle seyircinin karşısına çıktı. Başrollerini Neriman Köksal, Kadir Savun, Gülistan Güzey gibi usta isimlerin üstlendiği bu filmler, özellikle savaş tarihine odaklanmıştı. Bununla birlikte Sadri Alışık‘ın sinemada önemli deneyimler kazanmasını sağladı. 

Ünlü yönetmen Faruk Kenç, savaş tarihiyle ilgili filmlerin iyi bir gişe başarısı getirdiğini görmüştü. Ancak Sadri Alışık‘ın oyunculuk yeteneği oynadığı rollerin çok daha üzerindeydi. Üstelik bu yıllarda Sadri Alışık, çeşitli tiyatro topluluklarıyla birlikte sahne çalışmalarını da sürdürüyordu. Bunlar içinde Küçük Sahne Tiyatrosu, Sadri Alışık için ikinci bir okul niteliğine sahipti. Ardından Karaca Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları, Sadri Alışık‘ın kendisini daha da geliştirmesini sağladı. Diğer taraftan diksiyonunun düzgün olması oyunculuğun yanı sıra dublaj alanında da ismini duyurmasını sağladı. Birçok filmde seslendirme yaptı ve böylelikle seyirciye sesini sevdirdi. 1950’lerin ikinci yarısından itibaren çeşitli filmlerde başrol oynamaya başladı. Yükselişini sağlayan filmlerden biri Hicran Yarası filmiydi. Metin Erksan‘ın yönettiği bu filmde Mualla Kayrak, Neşe Yulaç ve Kadir Savun ile birlikte rol aldı. Maalesef tüm kopyalarının bir yangında küle dönmesi nedeniyle günümüze ulaşamayan bu film, Sadri Alışık‘ın sinema kariyerindeki yükselişini hızlandırdı. Fakat en büyük başarıyı Turist Ömer tiplemesiyle elde etti. 

Yeşilçam’ın Turist Ömer’i

1963 yapımı Helal Olsun Ali Abi filmi Sadri Alışık için olduğu kadar Yeşilçam için de önemli bir dönüm noktasıydı. Başrolde Ayhan Işık‘ın yer aldığı bu polisiye komedide Sadri Alışık, seyircinin karşısına Turist Ömer tiplemesiyle çıktı. Bu tipleme aslında film içinde küçük bir role sahipti. Tiplemenin yaratıcısı ise yönetmen Hulki Saner‘di. Nitekim Saner bu tiplemeyi amcasından etkilenerek yaratmıştı. Fakat tiplemenin çok beğenilmesinin esas nedeni Sadri Alışık‘ın sergilediği oyunculuktu. Turist Ömer‘in özellikle selamlama şekli filmin gösteriminin hemen ardından adeta fenomen haline geldi. Sadri Alışık bu selamlama şeklini aslında Ahmet Güzelce isimli asker arkadaşından esinlenerek geliştirmişti. Arkadaşının selamlama şeklini sıra dışı bulmuş ve Turist Ömer tiplemesiyle bunu özellikle birleştirmişti. Filmin gösteriminin hemen ardından bu selamlama şekliyle Turist Ömer, filmin konusundan ve oyuncularından daha fazla konuşulmaya başlandı. 1964 yılında Hulki Saner, Turist Ömer tiplemesini yeni filmlerle beyaz perdeye taşımaya başladı. 

Turist Ömer filmleriyle Sadri Alışık, Yeşilçam’a yepyeni bir tipleme kazandırdı. Nitekim o yıllarda sinemada en sevilen tipler, belli bir gelir düzeyinin üzerinde ve romantik tiplerdi. Oysa Turist Ömer halka çok daha yakın bir tipti. Ekmeğini kazanmak için kâh benzincide çalışıyor, kâh süt satıyordu. Üstelik geçim sıkıntısı yaşadığı halde hayata hep olumlu bakıyordu. Herhangi bir romantik eğilim taşımayan Turist Ömer, buna karşın çok duygusaldı. Ayrıca zengine karşı fakiri, güçlüye karşı zayıfı koruyordu. Bununla birlikte elindeki tek silah mizahtı. Doğru zamanda yaptığı esprilerle karşısındakini şaşkına çeviren Turist Ömer, Yeşilçam’da henüz örneği bulunmayan yepyeni bir tiplemeydi. Tiplemenin bu kadar ilgi görmesinin bir diğer nedeni de serinin senaryo ve oyunculuk bakımından da başarılı bir çizgide seyretmesiydi. Seride kendisine eşlik eden Vahi Öz (Ruknettin), Mualla Sürer (Bedia), Ayşecik (Zeynep Değirmencioğlu) gibi isimler tiplemenin Yeşilçam klasikleri içinde yer almasında önemli bir pay sahibi oldular. 

Sanata Adanmış Bir Hayat

Sanat hayatı boyunca Sadri Alışık, 200’den fazla filmde rol aldı ve arkasında unutulmaz başarılar bıraktı. Filmleri içinde Küçük Serseri, 1971 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü getirdi. 1994 yapımı Yengeç Sepeti filmi ise Sadri Alışık‘ın son filmi oldu. Ve bu film Sadri Alışık‘a en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı. Sadri Alışık ayrıca müzik ve edebiyat dünyasında da önemli izler bıraktı. Nitekim 1960’ların ikinci yarısında üç kırkbeşlik plak çıkardı. Aynı zamanda da gazinolarda program yaptı. Daha sonra gösterisini tek kişilik piyese çevirdi ve şiirlerle süsledi. 1959 yılında evlendiği Çolpan İlhan, hayatı boyunca Sadri Alışık‘ın en büyük destekçisi oldu. Birlikte çok sayıda filmde oynadılar. Ayrıca 1960 yılında dünyaya gelen oğulları Kerem Alışık da anne ve babası gibi sinema ve televizyon dünyasında milyonların kalbini kazandı. Usta oyuncunun doğumunun 97. yıl dönümü vesilesiyle kendisini saygıyla ve özlemle anıyoruz… 

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler