Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Sandisk: Veri depolamada sınırları zorlayan marka…

Yayınlandı

tarihinde

Sandisk markasının başarı hikayesi Ofix Blog'da...

Veri depolama araçları, ilerleyen teknolojiyle birlikte hızla gelişiyor. 1990’lı yıllarda disk ve CD’lerle hayatımıza girmeye başlayan bu araçlar, Sandisk ürünleriyle daha küçük, ucuz ve kullanışlı hale geldi. Veri depolamada sınırları zorlayan Sandisk’in ürünlerini ofisimizde ve mobil cihazlarımızda sıkça görmekteyiz. Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da her Pazartesi ele aldığımız başarı hikayelerine bu hafta, Sandisk markasıyla devam ediyoruz.

Sandisk Markasının Doğuşu

Sandisk markasının doğuşu, 1988 yılına kadar uzanıyor efendim. California’da küçük bir elektronik şirketinde çalışan Eli Harari, taşınabilir elektronik cihazlardaki HDD’lerin yerini alabilecek yeni bir veri depolama ünitesi geliştirmek istiyordu. O güne kadar elektronik verileri saklamak için kullanılan teknolojiler hem çok pahalıydı, hem de işlevsel değildi. Harari, daha küçük ve işlevsel araçlarla çok daha fazla veri depolamayı sağlamak istiyordu. 

Sistem Flash adını verdiği bu çalışmalar, 1980’lerin sonlarına doğru meyvelerini vermeye başladı. Ve yakın arkadaşları Jack Yuan ile Sanjay Mehrotra’yla birlikte şirketini Sundisk ismiyle kurdu. Şirketin ismi, Harari’nin kızı tarafından “neşeli ve güneşli” gibi çağrışımlar yapsın diye bu şekilde konuldu. Veri depolama araçları üzerine yoğunlaşan şirket, 1990’lı yıllarda bu alanda yeni ve pratik çözümler geliştirdi. Kurduğu iş birlikleriyle temel standartların oluşmasında da çok önemli rolleri yerine getirdi.

1990 yılında şirket, hızla gelişmekte olan notebook bilgisayarlar ve dijital fotoğraf makineleri gibi teknolojik ürünlerde kullanılmak üzere flash bellekler üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 4 MB flash yongası tabanlı ilk ürünleri, flash bellekler için çok önemli bir dönüm noktası oldu. HDD’ye alternatif olarak geliştirdikleri dünyanın ilk flash tabanlı SSD’si ise 20 MB kapasiteye ulaşmıştı. Bu ürünü incelemesi için IBM’e yolladılar. Ürüne olan talep IBM’in desteğiyle hızla artınca, 1992 yılında ilk yurt dışı satış ofisini Japonya’da hizmete açtılar.

Sandisk Markasının Yükselişi

Şirket tarihinde 1993 yılı çok önemli bir dönüm noktası oldu. Nitekim, ABD’de bir uzay mekiğinin Rainbow isimli bir Sundisk flash sürücüyle uzaya fırlatılması dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Bu fırlatış sayesinde Sundisk, veri depolama ürünlerinin sağlamlığını tüm dünyaya kanıtlamış oldu. Avrupa pazarında Sundisk ürünlerine yönelik ilgi, bu olaydan sonra hızla arttı ve şirketin Avrupa’da yeni satış ofisleri açılmaya başlandı.

Bu dönemde dijital ürünlerde veri depolama konusunda farklı teknolojiler benimsenmişti ve kart yuvaları konusunda henüz standartlaşma oluşmadığı için veri transferi oldukça güçtü. Kart yuvalarında standartlaşmayı sağlamak ve teknolojik ürünlerde veri transferini kolaylaştırmak için şirket, yeni bir ekosistem geliştirmek üzere Canon ve Kodak gibi firmalarla temasa başladı. Bu çalışmalar sonucunda, manyetik disk sürücüsünü temel alan yeni bir teknoloji geliştirdiler. Sürücü maliyetlerinde de önemli bir düşüş sağladılar ve 1 GB’lık bir flash belleğin maliyetini 1 dolara düşürmeyi başardılar.

1990’lı yıllarda ilk flash bellek tabanlı film kartları PCMCIA’lar, veri depolamada önemli bir dönüşüm sağlamıştı. 1994 yılında piyasaya sunulan Sandisk 4 MB compact flash bellek kartı ise veri depolamayı hem kolay, hem de ekonomik hale getirdi. Aynı zamanda da yüksek bir performansa sahipti. Dijital fotoğraf makinelerinde oldukça küçük, ucuz ve hızlı bir şekilde dijital film depolama imkanı sunan bu ürünlerin bellek kapasitesi arttıkça gördüğü ilgi de yükseldi. Öyle ki, 3 yıl içinde piyasaya sunulan compact flash bellek kartlarının sayısı 1 milyonu aştı.

1995 yılında şirket, adını Sandisk olarak değiştirdi ve halka açıldı. Compact flash bellek kartlarının dünya çapında kazandığı ün ve ticari başarı sonucu, hisselerinin borsada işlem görmeye başladığı ilk gün 16 milyondan fazla hisse el değiştirdi. Bir yıl sonra, dünyanın ilk 64 MB MLC NOR flash çipini piyasaya sundular. 1999 yılında ise flash bellek sektöründe ileri teknolojiyi geliştirmek ve yüksek hacimli üretim yapmak için Toshiba ile ilk NAND ortak yatırımını hayata geçirdiler.

Dünya Pazarında Sandisk

1990’ların sonlarına doğru Sandisk, dünya pazarında çok önemli bir konuma yükseldi. Toshiba’yla kurduğu uzun dönemli iş birliği, veri depolama ürünlerinin gelişimine çok önemli katkılar sağladı. Nitekim, bu iş birliği sonucunda daha kaliteli ve çok daha yüksek kapasiteli flash bellekler geliştirildi. 2001 yılında yine Toshiba’yla birlikte, bit başına en düşük maliyeti sunan dünyanın ilk ticari NAND MLC 1 GB çipini piyasaya sundu. Ardından, 128 MB SD kartları, memory stick kartları ve 1 GB compact flash kartları piyasada yerini aldı.

2002 yılında şirket, tüm NAND flash yonga plakası üretimini Toshiba’nın Japonya’daki fabrikalarına ve Yokkaichi’ye kaydırdı. Cruzer adlı ilk USB sürücüleri de bu tarihte piyasaya sunuldu. Yine bu tarihte cep telefonları için geliştirilen mini SD çıkarılabilir kartlara yönelik ilgi, akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte giderek arttı. Bellek performansını yükseltmek ve güvenliğini arttırmak için geliştirdiği ABL teknolojisi ise NAND flash teknolojisinde standartların oluşmasını sağladı. Bir yıl sonra, yüksek performanslı endüstriyel sınıf SD kartları üzerindeki çalışmalarını daha da geliştirdi ve toplam geliri 1 milyar dolara ulaştı.

Toshiba’yla kurulan iş birliğiyle büyük başarılara imza atan Sandisk, 2004 yılında Motorola’yla bir iş birliğine girdi. Bu iş birliğiyle, cep telefonları için transflash çıkarılabilir bellek kartını piyasaya sundular. Bu ürüne daha sonra “mikro SD” adı verildi. Aynı tarihte piyasaya sunulan 128 MB mikro SD bellek kartları ve Sansa MP3 çalarlar, marka tanınırlığını yükseltti. 2005 yılında şirket, 3D tabanlı bir kez programlanabilen çip teknolojisinin öncüsü ve tedarikçisi Matrix Semiconductor şirketini satın aldı ve dünya pazarındaki gücünü pekiştirdi.

Günümüzde Sandisk

Sandisk’in büyüme süreci, 2000’li yıllarda artan bir ivmeyle devam etti. 2005 yılında şirket, mobil araçlarda veri depolama teknolojilerine yöneldi ve 1 GB mikro SD bellek kartlarını piyasaya sundu. Bir yıl sonra, USB belleklerin mucidi olan M-Systems şirketini satın aldı. Yeni üretim ve montaj fabrikalarını başta Çin olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında hizmete açtı. 2008 yılında piyasaya sunulan 32 GB SATA 5000 SSD, veri depolamada sınırları epeyce zorladığı gibi, veri kullanımında performans ve güvenilirliği de epeyce arttırdı. Aynı tarihte piyasaya sunulan pSSD flash bellek modülleri ise mobil bilgisayarlar için yeni bir dönemi başlattı.

2010 yılında Eli Harari, başkanlık ve CEO’luk görevinden ayrıldı, yerine Sanjay Mehrotra CEO olarak atandı. Kurumsal SSD pazarının büyümesine paralel bir şekilde, şirketin büyümesi de devam etti. Pliant Technology şirketinin satın alınması, flash bellek üretiminde daha büyük ölçeklere ulaşmasını sağladı. 2012 yılında şirket, Şanghay’daki montaj ve test fabrikasını genişletti. Kurumsal depolama yazılım şirketi FlashSoft’la birlikte Schooner Information Technology şirketini satın aldı. Günlük sevk ettiği ürün sayısı 2 milyonu aştı.

Ne var ki, 2016 yılında şirket, Western Digital’e satıldı. Bu satışla birlikte, veri depolama alanlarında bir dünya devi olan Western Digital’in deneyimlerinden yararlanmaya başladı. Sandisk, bu yeni dönemde de flash bellek teknolojilerinde lider markalardan biri olmayı sürdürüyor. Veri depolama olanaklarını sürekli geliştiren Sandisk, ilerleyen teknolojinin dünyayı yeniden şekillendirmesine büyük katkılar sunmaya devam ediyor.

Ofis dostu Sandisk ürünleri Ofix’te!

Ofix’te satışı devam eden diğer Sandisk ürünlerini inceleyebilirsiniz. Sitemizde kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanmak için OfixPlus üyesi olabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza başarı hikayeleri ile dolu bir hafta diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler