Bizi Takip Edin

Lifestyle

Seyahat çantası hazırlarken nelere dikkat etmek gerekir?

Yayınlandı

tarihinde

Seyahat çantası hazırlamak için faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Yaz aylarının gelişiyle birlikte tatil heyecanı yükseliyor efendim. Tatilimizi keyifli bir şekilde geçirmek istiyorsak, iyi bir hazırlık yapmamız şart. Tatil hazırlıkları içinde en önemli konulardan biri seyahat çantası hazırlamak. Doğru şekilde hazırlanmayan seyahat çantaları, tatil keyfimizi fena halde kaçırabilir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, seyahat çantası hazırlarken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele alacağız.

Seyahatinizin yeri ve süresini dikkate almalısınız.

Seyahat çantası hazırlarken her şeyden önce, seyahatinizin yeri ve süresini dikkate almalısınız. Gereğinden fazla büyük veya küçük seyahat çantaları seyahatiniz sırasında bazı güçlükler çıkartabilir. Seyahat ettiğiniz yerde kolayca bulabileceğiniz şeyleri ve gereğinden fazla eşyayı yanınıza almamalısınız. Örneğin, kalacağınız otelde saç kurutma makinesi veya elbise askısı gibi eşyalar varsa, yanınıza bunları almanıza gerek yok. Seyahatiniz kısa sürecekse, fazla giysiye de ihtiyacınız yok. Yanınıza alacağınız gereksiz eşyalar hem yükünüzü arttırır, hem de vakit kaybettirir.

Seyahat çantanızı tümüyle doldurmamalısınız.

Seyahatinizin yeri ve süresini netleştirdiyseniz, yanınıza yalnızca en gerekli eşyaları almalı, çantanızı tıka basa doldurmamalısınız. Sizin için neyin gerçekten gerekli olduğuna karar veremeyip yerli yersiz koyacağınız her eşya, seyahatiniz sırasında yapacağınız alışverişler veya hediyelik eşyalar için çantanızda yer kalmamasına yol açacaktır. Seyahat dönüşünde yorgun olabileceğinizi de hesaba kattığınızda, çantanızı tümüyle doldurmamaya dikkat etmelisiniz. Çantanızda ayrıca, mevsim şartları ve hava durumu ne olursa olsun küçük bir şemsiye bulundurmanızda da yarar var.

Ağırlığı tek çantada toplamamalısınız.

En iyi seyahat çantası, en küçük ve en hafif seyahat çantasıdır efendim. Seyahatiniz süresince yorulacağınız için, çantanız olduğundan daha ağır gelecektir. Bu nedenle, ağır bir seyahat çantası kullanmak yerine daha hafif iki-üç seyahat çantası kullanmanızda yarar var. Seyahat çantanız ayrıca, gereksiz süs ve detaylardan uzak olmalı ve işlevselliğiyle öne çıkmalı. Büyük boy seyahat çantaları içinde aradığınız eşyaları bulmanız zorlaşacağı için, makyaj malzemesi ve benzeri eşyalarınız için daha küçük boy çantalar kullanmalısınız. 

Kişisel bakım ürünlerinde abartıya kaçmamalısınız.

Seyahat için yanımıza aldığımız gereksiz eşyaların önemli bir kısmı kişisel bakım ürünleri kategorisinde olmakta. Üstelik kabin bagajıyla seyahat etmeyi tercih edenlerdenseniz, yanınıza alacağınız kişisel bakım ürünlerinin sayısını çok daha sınırlı tutmalısınız. Vazgeçemediğiniz bir şampuan, bakım kremi ya da vücut losyonu kullanıyorsanız, bunların tatil boylarını tercih edebilir, ya da daha küçük şişelerle yanınıza alabilirsiniz. Fakat unutmayın ki yanınıza alacağınız her sıvı ürün, seyahat sırasında başınıza iş açabilir. Özellikle de uçak yolculuklarında yüksek hava basıncı nedeniyle istenmeyen durumlar oluşabiliyor.

Giysilerinize ve aksesuarlarınıza karar vermelisiniz.

Seyahat çantaları içinde gereksiz yük oluşturmayı önlemenin en güzel yollarından biri, seyahatiniz süresince hangi gün ne giyeceğinize dair bir plan yapmaktır. Oluşturacağınız kombin planları sizi gereksiz yüklerden kurtaracağı gibi, seyahatiniz süresince hangi gün ne giyeceğinizi düşünmekten de kurtaracaktır. Üstelik böyle bir planla yanınıza alacağınız giysiler birbirleriyle uyumlu olacak ve istediğiniz zaman kombinlerinizde değişiklik yapmanız kolay hale gelecektir. Aksesuarlar için de fazla abartıya kaçmamakta yarar var. Kombinlerinize karar verdikten sonra yanınıza alacağınız bir-iki aksesuarla seyahatiniz süresince çok şık görünebilirsiniz.

Giysilerinizi doğru şekilde katlamalısınız.

Seyahat çantaları doğru şekilde kullanıldığında giysilerinizin kırışmasını engeller ve seyahatiniz sırasında ütü yapmak gibi işlerle uğraşmanıza gerek kalmaz. Giysilerinizin kırışmaması için çok fazla katlamamaya dikkat etmeli, giysilerinizi sererek yerleştirmeye çalışmalısınız. Seyahat çantanız küçük geliyorsa, giysilerinizi rulo şeklinde sarmaya çalışmamalı, daha büyük bir çanta almalı veya bazı eşyalarınızı yanınıza almaktan vazgeçmelisiniz. Tişört ve benzeri giysiler kolayca kırışabildiği için bunları en fazla bir kez katlamalı, fazla kırışmamaları için seyahat çantanızın üst kısmına yerleştirmelisiniz.

Seyahat çantanızda ayrıca, yanınıza almanız gereken kırılacak eşyaları el havlusuna sarabilir, şal veya fular gibi eşyalarınızı çantanızın boş kalan kısımlarına yerleştirebilirsiniz. Terliklerinizi iç içe geçirerek yer kazanabilir, yanınızda en fazla iki çift ayakkabı götürebilirsiniz. Seyahat çantanıza ayrıca, elektronik cihazlarınız için şarj aleti koymayı ve yanınıza küçük bir not defteri ile kalem almayı da unutmamalısınız.

Değer Verdiğiniz Ne Varsa Güvende Tutun!

Seyahat çantası hazırlarken nelere dikkat etmek gerektiği konusunu ele aldığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da devam etmekte olan Eurosafe Ürünlerinde Fırsat! kampanyamızı hatırlatmak istiyoruz. Kampanyamız süresince % 30 indirim fırsatıyla sipariş verebileceğiniz Eurosafe çelik kasalar, değer verdiğiniz eşyaları ofiste bulunmadığınız zaman dilimlerinde güvenle koruyacaktır. Sitemizde devam eden diğer kampanyaları buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. GezgininKalemi

    25 Mart 2019 saat 23:20

    Seyahat çantası hazırlama ile ilgili yazı ve bilgi için teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler