Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Zımbalar

Yayınlandı

tarihinde

Zımbalar hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Ofiste birçok işimizi bilgisayar üzerinden yapsak da zaman zaman çıktı almamız gerekebiliyor. Aldığımız çıktıları zımbalayarak dağılmalarını ve kaybolmalarını önlüyor, gereksiz zaman ve emek kaybından kurtuluyoruz. Piyasada farklı ihtiyaçlara uygun özelliklere sahip birçok zımba çeşidi bulmak mümkün. İhtiyaçlarımıza uygun bir zımba aldığımızda, zımbalama işlerimizi hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliriz. Peki, zımba alırken nelere dikkat etmek gerekir? Ofiste kullanacağımız zımbalar hangi özelliklere sahip olmalı? Ofix sitesinin online alışveriş rehberi Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, zımba alışverişlerinize ışık tutmak için zımbalar hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

Zımba nedir?

Eğitim ve iş hayatımız boyunca en sık kullandığımız araçlardan biri olan zımba, kağıtları metal tel aracılığıyla birbirine tutturan bir araçtır. Zımbanın arasına yerleştirilen kağıtlar, zımba koluna uygulanan mekanik basınç sayesinde kağıtlardan geçerek alt kısımda kıvrılıp tutma işlemini sağlayan zımba teliyle bir araya gelir. Zımba telinin iki ucu yeterince sivri olduğu için, uygulanan mekanik basınçla birlikte tel alt bölümde eğilerek kapanır ve tutma işlemi gerçekleşir. Zımbanın bir seferde zımbalayabileceği miktarın üzerinde kağıt kullanmanız durumunda, uygulayacağınız mekanik basınç artacağı gibi, zımbalar ve kağıtların zarar görmesi de mümkündür.

Ataş mı zımba mı?

Kağıtları bir araya getirip dağılmalarını ve kaybolmalarını önlemenin en pratik iki yolundan biri ataş kullanmak, diğeri ise zımbalamaktır. Her iki yöntemin de kendine göre olumlu ve olumsuz tarafları var. Ataşlar, az sayıda kağıdı bir araya getirmek için etkili olurken kağıt sayısı arttıkça ihtiyaçlarımızı karşılayamaz duruma gelebilir. Kağıtları zımbalamak için kullandığımız zımbalar ise az veya çok sayıda kağıdı bir araya getirirken yüzeyde delik oluşmasına yol açar. Ayrıca ataşları kağıtlara takıp çıkartmak kolaydır. Zımba tellerini çıkartmak ise daha zordur ve uygulanan fiziksel güce bağlı olarak kağıt yüzeyinde hasar oluşabilir.

Bir araya getirmek istediğiniz kağıtların miktarı, türü ve niteliğine bağlı olarak ataş veya zımba kullanabilirsiniz. Az sayıda ve üzerinde delik oluşmasını istemediğiniz kağıtlar için ataşlar iyi bir seçim olabilir. Fakat fazla sayıda ve üzerinde delik oluşması sorun yaratmayacak kağıtları bir araya getirmek için zımbalar kullanılabilir. Ve tabii, ofisinizde zımbayı sıkça kullanmaktaysanız masa veya çekmecenizin bir kenarında zımba teli ve tel sökücü bulundurmanızı da tavsiye ederiz. Yanlış veya eksik zımbaladığınız kağıtları birbirinden ayırmak için zımba teli sökücüye ihtiyaç duyabilir, bu ürünleri yakınınızda bulundurarak ofis işleriniz sırasında hız ve zaman kazanabilirsiniz. 

Zımba nasıl icat edildi?

Günümüzde zımba kullanımı hem evlerde, hem de işyerlerinde oldukça yaygın durumda. Hemen her evde ve işyerinde zımbalar karşımıza çıkıyor. Peki zımba nasıl icat edildi dersiniz? Zımbayı icat eden kişi olarak kaynaklarda Fransa Kralı XV. Louis‘nin adı geçiyor. 1715-1774 yılları arasında Fransa’yı yöneten XV. Louis, mahkeme tutanakları ve resmi belgelerin bir arada durması için özel bir tel kullanıyordu.

Günümüzdekine benzer ilk zımba 19. yüzyılda Charles Gould tarafından icat edildi. 1868 yılında Gould tarafından patenti alınan ilk zımba, dergi sayfalarının bir arada tutturulması için kullanılıyordu. Gould’un geliştirdiği zımba makinesinde tel olarak kullanılan materyal, kağıtların üzerinden geçiriliyor ve alt kısımda bükülüyordu. 1877 yılında Henry R. Hell tarafından geliştirilen zımba modelinde ise telin kağıttan geçirilme ve alt kısımlarının kıvrılması işlemi tek hareketle yapılabilmekteydi. Bu prensiple çalışan ilk zımba, 1879 yılında George W. McGill tarafından üretildi. Günümüzde kullanılan zımbalar aynı prensiple çalışıyor, kağıtların delinmesi ve telin bükülmesi tek hamlede gerçekleşiyor.

Zımba teli nasıl takılır?

Zımba teli olmaksızın zımbayı kullanmak mümkün değil. Bu nedenle, zımbalarla ilgili bu yazımızda zımba tellerinden de kısaca bahsetmek istiyoruz. Zımba makinesi bir ucundan birbirine bağlı iki koldan oluşur. Zımbanın üst kolunda kızaklı bir tepsi ve bıçak, alt kolunda ise yiv bulunur. Zımba telini zımba makinesine takmak için, üst kolu kaldırmalı ve teli kızaklı tepsinin içine yerleştirmelisiniz. Zımba telleri özel bir yapışkanla birbirine yapıştırılmıştır. Zımbalama işlemi sırasında kullanılan telin yerine kızaklı tepsiden bir yenisi ileriye doğru kendiliğinden itilecektir. Zımbanızda eğer bu ittirme işlemi düzgün bir şekilde çalışmıyorsa, yani kızaklı tepsideki mekanik yay bozulmuşsa, telin zımba ağzına sürülmesi için ellerinizi kullanmanız gerekebilir.

Zımba teli fiyatları nasıldır?

Piyasada farklı markaların farklı ebatlarda ürettiği zımba telleri bulunmakta. Marka ve genişliğe göre zımba tellerinin fiyatları değişebilmekte. Zımba makinesi veya tabancasının içinde kullanılan zımba tellerinin genişliği, zımba makinesinin kızaklı tepsisinin genişliğine uygun şekilde üretilmekte. Küçük, orta ve büyük boy zımbalarda kullanılan tellerin genişliği, bunlarla uyumlu olacak şekilde küçük, orta ve büyük boy olarak değişmekte. Online ofis marketiniz Ofix’te zımba teli fiyatlarının hangi aralıkta olduğunu öğrenebilirsiniz.

Zımba alırken nelere dikkat etmek gerekir? 

Zımbalar hakkında paylaştığımız bu bilgilerin ardından yazımızın bu kısmında, zımba alırken nelere dikkat etmek gerektiği konusuna ışık tutacağız.

Zımbalama ihtiyacınıza uygun ürün seçmelisiniz.

Zımba alırken her şeyden önce, bir seferde ne kadar kağıdı zımbalamak istediğinizi düşünmelisiniz. Nitekim, piyasada farklı zımbalama ihtiyaçlarına uygun olarak üretilen küçük, orta ve büyük boy zımbalar bulmak mümkün. Zımba makinelerinin yanı sıra zımba tabancaları da işyerlerinde en sık kullanılan ürünler arasındadır. Daha çok imalat, tadilat ve dekorasyon işlerinde kullanılan zımba tabancaları, sert yüzeylerde kullanım için gerekli özelliklere sahiptir. Ofis işleri için ve kağıt zımbalamak için zımba makineleri kullanmak gerekir. Zımbalama ihtiyaçlarınıza uygun ürün seçtiğinizde, bir seferde istediğiniz kadar kağıdı kolayca zımbalayabilir, gereksiz zaman ve emek kaybına uğramazsınız.

Fiyata değil, kaliteye bakmalısınız.

Kırtasiye ürünleri söz konusu olduğunda, geniş bir ürün yelpazesi içinde yüzlerce markanın binlerce ürününü bulabilirsiniz. Ürünlerin türü ve niteliği, ürünlerde kullanılan materyaller ve seçilen markalara göre kırtasiye ürünleri arasında ciddi fiyat farklılıkları mevcuttur. Fakat, fiyata göre tercih yapmak kırtasiye alışverişleri için çoğu zaman yanıltıcı olabilmekte. Ucuz olduğu için tercih edilen bir kırtasiye ürünü gerekli niteliklere sahip olmayabileceği gibi, pahalı olduğu için tercih edilen bir kırtasiye ürünü de kaliteli olmayabilir. Zımba alırken fiyata değil kaliteye önem verirseniz, birçok açıdan daha kazançlı olabilirsiniz.

Kırtasiye ürünlerinde markalar önem taşır.

Kırtasiye ürünleri, farklı pek çok kimyasal maddeden üretilmekte ve vücutla doğrudan temas eden ürünler olduğu için sağlık açısından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Zımba alışverişinizde ürün tercihinizi güvenilir markalardan yana kullanırsanız, bu riskleri ortadan kaldırabilir ve yaptığınız işlere yoğunlaşabilirsiniz.

Ofis dostu zımbalar Ofix’te!

Zımbalar hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız ve zımba alışverişlerinize ışık tuttuğumuz bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix’in verilerine göre ofislerin en çok sipariş verdiği zımbalar içinde ilk üçte yer alanları kısaca tanıtacağız. OfixPlus kurumsal müşteri platformumuzda kurumsal müşterilerimiz için sunduğumuz özel fırsatlardan yararlanabilirsiniz.

STD HS-3000 Zımba

Listemizin ilk sırasında, STD HS-3000 zımba var. 210 sayfa zımbalama kapasitesine sahip bu ürünleri minimum 23/6, maksimum 23/24 zımba telleriyle birlikte kullanabilirsiniz. Ofis kullanımına son derece uygun olan bu zımbalar, uzun kolları sayesinde zımbalama işlemi için harcanan kuvveti azaltıcı etkiye sahip. 

STD Popular S5 Zımba

Listemizin ikinci sırasında, STD Popular S5 zımba var. 16 sayfa zımbalama kapasitesine sahip bu zımbalar No: 10 zımba telleriyle birlikte kullanılabilir. Siyah renkli, ofis masa veya çekmecenizde az yer kaplar.

STD Elegant S7 Zımba

Listemizin üçüncü sırasında, STD Elegant S7 zımba var. 25 sayfa zımbalama kapasitesine sahip bu zımbalar 24/6 ile 26/6 zımba telleriyle birlikte kullanılabilir.  

Ofix’te satışı devam eden diğer zımbaları inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Trendler