Bizi Takip Edin

Lifestyle

Manikür nedir ve nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Manikür nedir ve nasıl yapılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Kişisel bakım ve temizlik konusunda en önemli göstergelerden biri tırnak ve el bakımıdır. Bakımlı tırnaklara ve ellere sahip kişiler hem özel hayatlarında, hem de iş hayatlarında daha olumlu bir imaj yaratırlar. Bununla birlikte, tırnak ve el bakımı denildiğinde akla ilk gelen kavramlardan biri olan manikür kavramı daha çok kadınlarla ilişkilendirilmekte. Oysa manikür sadece kadınları değil, erkekleri de ilgilendiren bir konudur. Cinsiyeti ve yaşı ne olursa olsun kendisine özen gösteren herkesin tırnak ve el bakımı konusunda yüksek bir duyarlılık göstermesi gerekir. Manikürlü tırnaklar ve eller hem sağlık açısından, hem de estetik bakımdan güzel sonuçlar doğurur. Bakımsız tırnaklar ve eller ise hem kişinin kendisi hakkında, hem de yaptığı işlerle ilgili olumsuz bir imaj yaratır. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, manikür nedir ve nasıl yapılır konusunu ele alacağız. Manikürle henüz tanışmamış olanlar veya manikürle ilgili farkındalıklarını arttırmak isteyenler ihtiyaç duydukları tüm bilgileri bu yazımızda bulabilir. 

Manikür nedir?

Tırnak bakımı söz konusu olduğunda akla ilk gelen kavramlardan biri şüphesiz ki manikür kavramıdır. Fransızca manicure sözcüğünden dilimize giren manikür sözcüğü aslında sadece tırnak bakımını değil, aynı zamanda el bakımını da içerir. Başka bir deyişle manikür, tırnak ve el bakımı anlamına gelir. Manikür ne demek diye merak edenlerin önemli bir kısmı, bu kavramın sadece tırnakları kesip törpülemekten ibaret olduğunu düşünme eğilimindedir. Hatta kesilmiş tırnakların niçin törpülenmesi gerektiğine anlam vermede güçlük çekebilirler. Oysa manikürlü tırnaklar ve eller, sağlık ve güzellik açısından daha başarılı sonuçlar yaratır. Manikür sırasında sadece tırnak kesimi yapılmaz. Aynı zamanda da ölü hücreler temizlenir, tırnakların ve ellerin yağ ve nem dengesi sağlanır. Mevsim geçişlerinden etkilenen tırnakların ve ellerin ihtiyaç duyduğu vitamin desteğini almaları sağlanır. Cilt türünüz ne olursa olsun, özellikle mevsim geçişlerinde maniküre gereken önemi verirseniz tırnaklarınız daha sağlıklı ve güzel görünür. Aksi durumda mevsim geçişleri bazı cilt sorunlarının tetikleyicisi olabilir. 

Manikürle ilgili farkındalıkların koronavirüs salgınıyla birlikte ciddi ölçüde artmaya başladığını görüyoruz. Nitekim, salgın nedeniyle günde birkaç kez kullanmak durumunda kaldığımız alkol bazlı el dezenfektanları, tırnaklarımıza ve ellerimize ister istemez birtakım zararlar vermekte. Uzmanlar bu ürünlerin doğru kullanım şekillerini yeterince anlatmış olsa da maalesef yanlış kullanım şekillerini önlemek mümkün olmadı. Örneğin yıkanmış elin üzerine dezenfektan uygulamak, üst üste birkaç kez dezenfektan uygulamak gibi yanlış kullanım şekilleri, tırnaklara ve ellere ciddi zararlar vermekte. Dezenfektanların özellikle kış aylarında yanlış kullanım şekilleri, tırnak ve cilt sağlığı açısından daha kötü sonuçlar doğuruyor. Çünkü kış aylarında metabolizmamız vücut ısımızı korumak için kan dolaşımını yavaşlatıyor. Bu yüzden cilt hücrelerimiz yeterince beslenemiyor. Buna bir de yanlış dezenfektan kullanımı eklenince, tırnak ve el bakımı için manikür yöntemleri çok daha önemli hale gelmekte. Halihazırda baskın varyant haline gelen omicron varyantı kış aylarında cilt kuruluğu ve benzeri şikayetlerin artmasına neden olacak gibi görünüyor. 

Manikür nasıl yapılır?

Maniküre başlamadan önce tırnaklarınızı ve ellerinizi iyice temizlemelisiniz. Tırnaklarınız ve elleriniz temiz değilken başlayacağınız manikürden iyi bir sonuç elde edemezsiniz. Bu konuda en sık yapılan hatalardan biri, el içinde sabunu birkaç kez çevirip elleri musluğun altına birkaç saniye tutmaktır. Koronavirüs salgınıyla birlikte el temizliği önem kazanırken bu yanlış uygulama şekline karşı farkındalıklar epeyce arttı. Ellerinizi temizlemek için böyle bir yöntem uygulamamalı, doğru temizlik yöntemlerine dikkat etmelisiniz. Ayrıca el temizliği için kullandığınız suyun sıcak olması, mikroorganizmalardan kurtulmak için yeterli değildir. Üstelik sıcak su nedeniyle cilt üzerinde çatlak oluşabilir. El temizliği sırasında ellerinizi yalnızca suyla değil, su ve sabunla birlikte yıkamalısınız. Sabun konusunda sıvı sabun daha iyi bir seçimdir. Katı sabun kullanımı özellikle toplu yaşam ve çalışma alanlarında giderek azalmakta. Diğer taraftan, ellerinizi yıkarken su ve sabunu gerektiği kadar kullanmalı, israftan kaçınmalısınız. Ellerinizi iyice yıkayıp tırnak aralarınızı mikroplardan arındırdığınızda ellerinizi maniküre hazırlamış olursunuz. 

Manikürde daha iyi sonuçlar almak için el temizliğinin ardından ellerinizi ılık suyun içinde 10 dakika kadar bekletebilirsiniz. Bu sayede tırnaklarınızdaki ölü hücreleri temizlemeniz çok daha kolay hale gelecektir. Ellerinizi yumuşatmak için dilerseniz yumuşatıcı jel de uygulayabilirsiniz. Piyasada manikür için et yumuşatıcı ürünlerini kolaylıkla bulabilirsiniz. Ya da dilerseniz ılık suyun içine bir miktar zeytinyağı, süt ve limon ekleyerek ellerinizi doğal yöntemlerle de yumuşatabilirsiniz. Bu işlem hem tırnak kesimi, hem de törpüleme aşamasında tırnakların daha kolay şekil almasını sağlar. Aynı zamanda da ölü hücrelerin temizliğini kolaylaştırır. Bununla birlikte, yağlı bir cilde sahipseniz cilt bakımı sırasında hiçbir zaman yağlı bileşenleri kullanmamalısınız. Aksi durumda gözenekler yağ ile dolar ve cilt üzerinde kızarıklık, kaşıntı gibi şikayetler oluşur. Kuru bir cilde sahipseniz, zeytinyağı ve badem yağıyla cildinizi hem yumuşatabilir, hem de ihtiyaç duyduğu antioksidan çeşitlerini cildinize kazandırabilirsiniz. Cildinizi yumuşatmak için nemlendirici kullanacaksanız, içeriğine mutlaka bakmalısınız. Yağ bazlı nemlendiriciler yağlı ciltler için uygun değildir. 

Manikür araçları nelerdir?

Manikür yaparken kullanılan araçlara manikür araçları denir. Bunlar içinde en önemlileri tırnak makası, törpü ve kütikül çubuğudur. Başka bir deyişle manikür çantası içinde bulunması gereken en önemli araçlar bunlardır. Ayrıca tırnak pensi, et pensi ve el kremi bulundurmak da manikürden daha iyi sonuçlar almanızı sağlar. Bu araçlar içinde tırnak makası, tırnakları kesmeyi sağlar. Tırnak kesimi için bazı durumlarda tırnak pensi kullanmak daha pratik bir çözüm olabilir. Sıradan tırnak makaslarına oranla tırnak pensleri tırnak şekillendirmede daha etkin sonuçlar verir. Et pensi ise tırnak kenarlarındaki etlerin temizlenmesinde önemli bir araçtır. Fakat bu aracın kullanımı özel bir uzmanlık gerektirir. Nitekim et pensi kullanmaya alışkın değilseniz manikürde istenmeyen bazı sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Tırnak çevresindeki ölü derileri temizlemeyi sağlayan et pensi kullanımı sırasında en küçük bir hata bile cilt üzerinde morarma oluşmasına neden olur. Bunun yanı sıra kanama da görülebilir. Buna ek olarak parmak uyuşması sorunu yaşayabilirsiniz. 

Manikür aşamaları nelerdir?

El temizliği yapıp manikür için ellerinizi yumuşattıktan sonra manikür araçları ile maniküre başlayabilirsiniz. Bu aşamada ilk olarak oje temizliği yapmalısınız. Oje üzerine yapacağınız uygulamaların hiçbiri tırnak bakımı konusunda faydalı sonuçlar doğurmaz. Ojeyi temizledikten sonra tırnak makasıyla tırnaklarınızı istediğiniz boyutta kesebilirsiniz. Tırnak kesimi aşamasından sonra törpüleme aşamasına geçebilirsiniz. Manikürde törpüleme işlemi tırnaklara şekil vermeyi sağlar. Törpü kullanarak tırnaklarınıza küt veya yuvarlak bir şekil kazandırabilirsiniz. Ancak törpü kullanırken hijyene dikkat etmeli, başkasına ait bir törpüyü kesinlikle kullanmamalısınız. Ayrıca törpünüzü hep aynı yönde kullanmalı, tırnaklarınıza istediğiniz şekli verinceye kadar sabırlı olmalısınız. Törpüleme aşamasından sonra kütikül çubuğu yardımıyla tırnak üzerindeki derileri geriye iterek ölü hücreleri temizleyebilirsiniz. Bu işlemin ardından tırnaklarınıza el kremi veya vazelin uygulayabilirsiniz. Ardından, birkaç damla zeytinyağı ve limonla hazırladığınız ılık suyun içinde ellerinizi birkaç dakika dinlendirebilirsiniz. Ölü derileri kesmek için et pensi kullanabilirsiniz. Manikürün son aşamasında ise tırnaklarınıza oje veya parlatıcı uygulayabilirsiniz. 

Manikür çeşitleri nelerdir?

Yukarıda anlattığımız manikür yapım şekli, manikürün standart veya klasik şeklini ifade etmekte. Bunun yanı sıra manikürün dört farklı çeşidinden de bahsetmek mümkündür. Bunlar spa manikür, sauna manikür, sütlü manikür ve French manikürdür. Bunlardan spa manikürde, tırnaklara ve ellere detoks, sakinleştirici ve yenileyici bakım uygulamaları söz konusudur. Manikürün bu çeşidi, özellikle tırnakları soğuğa karşı daha dirençli hale getirir. Aynı zamanda da kırılmaları önler. Tırnakların sağlıklı büyümesi için de spa manikürün faydaları vardır. Sauna manikürü, tırnaklara ve ellere sauna etkisi yaratarak uygulanır. Manikürün bu çeşidinde, eller sauna eldivenleri içinde bir süre kalır. Doğal yöntemlerle terleyen eller, başka bir yönteme gerek olmaksızın yumuşar. Bu sayede tırnak bakımı yapmak kolaylaşır. Sütlü manikürde, tırnaklara ve ellere süt banyosu uygulanır. Süt banyosuna ayrıca besleyici yağlar da eklenebilir. Manikürün bu çeşidi tırnaklara ve ellere protein takviyesi sağlar. French manikürü ise tırnakları küt şekilde törpülemek ve parlatmak, ardından beyaz bir oje sürmekle gerçekleşir. 

Evde manikür nasıl yapılır?

Manikür yapmak için güzellik salonlarına gitmeye, fazla para harcamaya aslında gerek yoktur. Üstelik halihazırda devam etmekte olan koronavirüs salgını nedeniyle bu gibi ortamlarda enfeksiyon riskleri daha yüksektir. Evde oluşturacağınız basit bir manikür seti, evde manikür yapımı için ihtiyaçlarınızı karşılar. Ancak evde manikür nasıl yapılır diye merak edenler, yukarıda paylaştığımız bilgileri iyice özümsemeden maniküre başlamamalı. Özellikle et pensi kullanmak özel bir uzmanlık gerektirdiği için başlangıçta bazı tehlikeli sonuçlar yaratabilir. Fakat bunları öğrenmek de zor değildir. Aynı şekilde, tırnak ve el bakımı için doğal solüsyonları hazırlamak da hiç zor değildir. Her evde bulunan zeytinyağı, süt ve limonla evde manikür için doğal solüsyon veya manikür suyu hazırlayabilirsiniz. Diğer taraftan, törpü nasıl yapılır diye merak edenler de yine törpüye başlamadan önce tırnaklarını yumuşatmaya dikkat etmeli. Tırnaklarınız sertse törpü sırasında epeyce güçlük çekebilirsiniz. Oysa yumuşak tırnaklara uygulanan törpü çok daha kolay ve başarılı sonuçlar verir. 

Evde manikür yaparken dilerseniz ellerinize ballı limon maskesi uygulayabilirsiniz. Kış aylarında artan cilt kuruluğunu önlemede ballı limon maskesi çok faydalıdır. Nitekim bal limonla birleştiğinde antioksidan içeriği artar ve bu sayede cilt ve tırnaklar için daha faydalı hale gelir. Evde manikür yaparken ballı limon maskesini 1 kaşık bal ve 1 kaşık limon suyunu karıştırarak hazırlayabilirsiniz. Kuru bir cilde sahipseniz, maskeye zeytinyağı ekleyebilirsiniz. Maskenin temizliğini ise ılık su veya maden suyuyla yapabilirsiniz. Maden suyu da cilt hücrelerinizin sıkılaşmasına ve cilt çatlaklarının kapanmasına katkı sağlar. Bu maske sayesinde tırnaklarınız hem doğal yöntemlerle güçlü hale gelir, hem de daha kolay şekle girer. Ballı limon maskesinin yanı sıra evde manikür yaparken ellerinize portakal maskesi de uygulayabilirsiniz. Bu maskeyi hazırlamak için 2 portakalın kabuklarını soyarak kurumasını sağlayabilirsiniz. Daha sonra bunları mutfak robotunuzda çekip yoğurt kıvamına gelinceye kadar üzerine süt ekleyebilirsiniz. Bu maske tırnaklarınız ve elleriniz için harika bir C vitamini takviyesi sağlayacaktır. 

Manikür yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

Her işte olduğu gibi manikürün de bazı püf noktaları var. Aslında basit bir iş olan manikürün yapımı sırasında bu noktalara dikkat ederseniz daha sağlıklı ve güzel sonuçlar elde edebilirsiniz. Manikür yaparken öncelikle tırnaklarınızı fazla derin kesmemeye dikkat etmelisiniz. Tırnak kesimini tırnaklarınız yumuşakken daha kolay yapabilirsiniz. Tırnak eti kesimi ise özel bir uzmanlık gerektirir. Bu işlem sırasında küçük bir hata, cilt üzerinde morarma oluşmasına neden olur. Kan kaybına bağlı olarak eller uyuşabilir. Bu konuda uzman değilseniz yeterince deneyim kazanana kadar başka bir çözüm geliştirebilirsiniz. Nitekim tırnak eti kesimi sırasında damar yırtılması gibi tehlikeli durumlar söz konusudur. Diğer taraftan, ellerinizden zararlı partikülleri uzaklaştırmaya çalışmadan önce ılık suda ellerinizi bekletebilirsiniz. Bu sayede manikürü daha kolay yapabilirsiniz. Ayrıca tırnak diplerine masaj yapmak da bu bağlamda faydalıdır. Eğer derin bir kesim yaparsanız ve kanama oluşursa, vakit kaybetmeden yaranın üzerini dezenfekte etmeli ve mikrop kapmasını önlemelisiniz. 

Manikür çeşitleri içinde uygulama yöntemleri, tırnak şekillendirme ve oje teknikleri arasında birtakım farklılıklar vardır. Bunlar içinde tercihte bulunurken tırnak yapınızı ve cilt türünüzü dikkate alabilirsiniz. Spa manikürü yapmak istiyorsanız, cildinizin ihtiyaçlarına göre detoks, sakinleştirici ve yenileyici kitlerden birini tercih edebilirsiniz. Sauna manikürü yaparken tek kullanımlık özel keratin eldiven kullanmayı tercih edebilirsiniz. Fakat bu eldivenleri bulamıyorsanız su içinde dinlendirme yöntemini de uygulayabilirsiniz. Sütlü manikürde badem yağını özellikle tercih edebilirsiniz. Çünkü bu yağ, cilt için çok faydalı olan E vitamini için güçlü bir kaynaktır. E vitamini için dilerseniz jojoba yağını da tercih edebilirsiniz. French manikürde ise tırnak uçlarınıza beyaz bir ojeyi düz bir çizgi şeklinde ve dikkatlice sürmelisiniz. Oje kuruduktan sonra üzerine cila sürüp manikürü sonlandırabilirsiniz. Manikür yapımıyla ilgili en merak edilen konulardan biri de manikürü hangi sıklıkla yapmak gerektiğidir. Bu konuda ideal ölçü haftada birdir. Haftada iki ve üzeri manikür uygulamaları cilt için zararlıdır. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Editörün Seçtikleri

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Araç sahiplerinin poliçe yenileme dönemlerinde en çok merak ettiği konuların başında kasko fiyatları gelir. Aynı model iki aracın sahiplerinin farklı primler ödemesi birçok kişinin kafasını karıştırabilir. Kasko primi araç, sürücü ve poliçe kapsamına dair onlarca farklı unsura bağlı olarak hesaplanır.

Kasko Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Kasko fiyatları neye göre belirlenir sorusunun cevabı sigorta şirketlerinin yürüttüğü kapsamlı risk analizinde saklıdır. Aracın markası, modeli ve üretim yılı, kasko priminin temelini oluşturan Kasko değer listesi üzerinden değerlendirilir. Bu listeye göre belirlenen rayiç bedel yükseldikçe olası bir hasar durumunda ödenecek tazminat tutarı da artacağından prim de buna paralel şekilde yükselir. Bunlara ek olarak aracın yaşı da önemli bir belirleyicidir. Sıfır araçlarda yüksek piyasa değeri nedeniyle primler yüksek seyrederken orta yaşlı araçlarda yedek parça bulunabilirliği sayesinde genellikle daha uygun fiyatlar ortaya çıkar. Çok eski araçlarda ise teknik risklerin artması nedeniyle primler tekrar yükselebilir. HDI Sigorta, araç ve sürücü profiline uygun kapsamlı kasko çözümleriyle ihtiyaçlara en uygun teminat yapısını oluşturmanıza yardımcı olur. Doğru teminatlar ve güncel risk analiziyle hazırlanan bir kasko teklifi hem bütçeyi korur hem de olası bir hasar durumunda maddi açıdan güvence altına alır.

Kasko Fiyatlarında Poliçe Kapsamının Etkisi

Kasko fiyatları nasıl belirlenir konusunda araç ve sürücü özelliklerinin yanında, poliçeyi satın alırken yapılan tercihler de fiyatı doğrudan şekillendirir. Muafiyet uygulaması bunun en belirgin örneklerinden biridir. Hasar durumunda belirli bir oranı kendi üstlenmeyi kabul eden sürücüler primlerinde ciddi indirimler elde edebilir. İhtiyari Mali Mesuliyet, ikame araç, orijinal cam teminatı gibi ek teminatlar poliçenin koruma kapsamını genişletirken maliyeti de bir miktar artırır. Öte yandan araca eklenen takip cihazı, alarm sistemi gibi güvenlik donanımları hırsızlık riskini azalttığı için prim üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Tek sürücü indirimi ve bazı meslek gruplarına özel avantajlar da poliçe fiyatını etkileyen diğer unsurlar arasında yer alır.

Kasko Fiyatlarını Etkileyen Diğer Unsurlar

Yukarıda sayılan temel faktörlerin dışında aracın kullanım amacı da prim hesaplamasında rol oynar. Ticari amaçla ya da yoğun şekilde kullanılan araçlar şahsi kullanımdaki araçlara kıyasla daha yüksek risk taşıdığından daha yüksek primlere tabi tutulabillir. Benzer şekilde aracın yedek parça maliyeti de belirleyicidir. Lüks ya da ithal segmentte yer alan araçların onarım maliyetleri yüksek olduğundan kasko primleri de buna paralel şekilde artar. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, her araç sahibi için farklı ve kişiselleştirilmiş bir prim ortaya çıkar.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Arabada Kablosuz Şarj Telefonu Neden Isıtıyor?

Yayınlandı

tarihinde

Arabada telefonu kablosuz şarja bırakıyorsunuz, bir süre sonra elinize aldığınızda cihaz neredeyse cayır cayır yanıyor. Peki neden?

Kablosuz şarj, enerjiyi kablo yerine manyetik alan üzerinden aktarıyor. Ancak bu sistem tamamen kayıpsız çalışmıyor. Aktarım sırasında kaybolan enerjinin bir kısmı ısıya dönüşüyor.

Telefonun şarj pedi üzerinde yanlış konumda durması da ısınmayı artırabiliyor. Bobinler tam hizalanmadığında şarj verimliliği düşüyor ve daha fazla ısı ortaya çıkıyor.

Bir de işin araç tarafı var. Navigasyon, GPS, mobil veri, CarPlay veya Android Auto aynı anda çalışırken telefon zaten ciddi enerji harcıyor. Üzerine bir de güneş altında kablosuz şarj eklenince cihazın ısınması pek şaşırtıcı değil.

Isınmayı azaltmak için ne yapabilirsiniz?

Telefonu şarj pedine düzgün yerleştirin, çok kalın kılıfları çıkarın ve mümkünse telefonu doğrudan güneşte bırakmayın. Araç içini serin tutmak da işe yarayabilir.

Telefon rahatsız edecek kadar sıcak hale geliyorsa şarja biraz ara vermek en doğrusu.

Kısacası kablosuz şarj çok pratik, ancak telefonunuz sürekli fazla ısınıyorsa kablo hâlâ en serin seçenek olabilir.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

LinkedIn yeni Instagram mı?

Yayınlandı

tarihinde

Instagram’ın son yıllardaki en büyük değişimi yeni özellikler ya da arayüz güncellemeleri değil, kullanıcı davranışları oldu.

Bir zamanlar insanlar bu platforma günlük hayatlarından kesitler paylaşmak, arkadaşlarının neler yaptığını görmek ya da hoşuna giden anları arşivlemek için giriyordu. Tatiller, aile buluşmaları, gün batımları, kahve fotoğrafları… Instagram’ın temelinde sosyal paylaşım vardı.

Bugün ise platformun kullanım amacı büyük ölçüde değişmiş durumda.

Artık birçok kişi Instagram’ı ürün satmak, müşteri kazanmak, kişisel marka oluşturmak veya uzmanlığını sergilemek için kullanıyor. İçerik üreticileri, girişimciler, danışmanlar ve markalar için Instagram, yalnızca bir sosyal medya uygulaması değil; aynı zamanda bir pazarlama ve satış kanalı.

Bu değişim doğal olarak kullanıcıların karşılaştığı içerikleri de dönüştürdü.

Feed’de artık arkadaşlarınızın paylaşımlarından çok;

  • “Bunu nasıl başardım?”
  • “10 adımda…”
  • “DM’den yazın.”
  • “Link biyoda.”

gibi satış ve kişisel marka odaklı içeriklerle karşılaşmak oldukça sıradan hale geldi.

Elbette bunda yanlış olan bir durum yok. Dijital dünya değişiyor ve platformlar da kullanıcıların ihtiyaçlarına göre evriliyor. Instagram’ın iş geliştirme, pazarlama ve girişimcilik açısından sunduğu fırsatlar da yadsınamaz.

Ancak bu dönüşümün bir sonucu da var.

Instagram, insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olma kimliğinden uzaklaşıp, herkesin kendini ve işini görünür kılmaya çalıştığı dev bir vitrine dönüşüyor.

Belki de bu yüzden birçok kullanıcı, eski Instagram’ı özlediğini söylüyor. Çünkü platform artık daha az “sosyal”, daha fazla “profesyonel” hissettiriyor.

Bu değişim aynı zamanda ilginç bir soruyu da beraberinde getiriyor:

LinkedIn yeni Instagram mı ?

Belki tam anlamıyla değil. Ancak kişisel marka oluşturma, uzmanlık sergileme, müşteri kazanma ve profesyonel ağ kurma gibi amaçlar düşünüldüğünde, iki platform arasındaki sınır her geçen gün biraz daha belirsizleşiyor.

Birkaç yıl sonra Instagram ile LinkedIn arasındaki en belirgin farkın, kullanıcıların paylaştığı içerikler değil; sadece platformların kültürü olması kimseyi şaşırtmayabilir.
Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey, Instagram’ın eski haline dönmesi değil; insanları yeniden birbirine bağlayacak yeni bir platformun ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir… Belki de Silikon Vadisi’nde bugün birileri bunun üzerinde çalışıyordur.

Ve eğer gerçekten ilk günkü Instagram hissini yaşatacak yeni bir sosyal ağ çıkarsa, sanırım hiçbirimiz “Hayır, ben mevcut platformlarda kalayım.” demeyiz.

Okumaya Devam Et

Trendler