Bizi Takip Edin

Teknoloji

5G nedir?

Yayınlandı

tarihinde

5G hakkında merak ettiğiniz konular Ofix Blog'da...

Mobil teknolojiler hayatımızın hemen her alanında giderek daha fazla yer tutuyor. Pek çok ihtiyacımıza hızlı ve pratik çözümler sunan mobil teknolojiler sayesinde işlerimiz kolaylaşıyor, verimlilik düzeyimiz artıyor. Mobil telefonlarda kullanılan hücresel ağlardaki teknolojik altyapıyı yeniden yapılandıran 5G teknolojisi yakın dönemde kamuoyunun en fazla merak ettiği konulardan biri haline geldi. “5G nedir?” sorusu halihazırda cep telefonu kullanıcılarının en fazla sorduğu sorulardan biri durumunda. “5G telefon nedir?” sorusu da bu bağlamda sıkça soruluyor. Ülkemizde ne zaman başlayacağını henüz bilmesek de 5G teknolojisi ile birlikte pek çok şeyin değişeceğini söyleyebiliriz. Yakın gelecekte ülkemizde de kullanılacak olan 5G teknolojisi, yüksek hız için büyük bant genişliğine sahip olacak ve kablosuz bağlantıda yeni bir dönemi başlatacak. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, 5G hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 5G nedir, 5G telefon nedir, 5G teknolojisi ne getirecek, 5G’nin avantajları ve dezavantajları nelerdir diye merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

1G’den 5G’ye

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte mobil cihazlar gelişiyor ve mobil teknolojilerin gelişim evrelerine yönelik ilgi artıyor. Bu evreleri anlatmak için 1, 2, 3, 4 ve 5 rakamları ile “nesil” anlamına gelen generation sözcüğünün baş harfi olan G harfi kullanılmakta. 5G’deki G nedir diye merak ediyorsanız, G harfiyle “nesil” anlatılmak istenmekte. İnternet aramalarında “4.5G’deki G nedir?” sorusunun da sıkça sorulduğunu görüyoruz. Mobil teknolojilerin gelişim evrelerini anlatmak için kullanılan G harfinin arkasında birbirinden önemli buluş ve başarılar mevcut. İlk olarak 1982 yılında geliştirilen mobil iletişim teknolojisi, haberleşme alanında önemli bir yenilik getirmiş ve analog kablosuz haberleşme sistemlerinin kullanılmasını sağlamıştı. 1G olarak ifade edilen bu teknoloji son 40 yıl içinde çok önemli gelişim evrelerini geride bırakarak 5G ile ifade edilen yeni teknolojiyi açığa çıkardı. 1G’den 5G’ye geçiş sürecini incelediğimizde, mobil teknolojilerin gelişim evrelerini rahatlıkla görmekteyiz. 1G’nin açığa çıktığı dönemde hayal bile edilemeyecek pek çok konu 5G teknolojisiyle artık sıradanlaşacak. 

1G şeklinde ifade edilen mobil teknoloji, sesli iletişimle ve küçük bir kapsama alanıyla sınırlıydı. 1980’li yıllarda iletişim alanında büyük bir heyecan yaratan 1G teknolojisi, analog sistemle çalışıyor ve yalnızca ses taşıması yapıyordu. 1G’nin yarattığı en büyük heyecan, kablosuz iletişimde yeni bir sayfa açmış olmasıydı. Üstelik, 1G teknolojisine sahip telefonlar yurt dışından bile görüşme imkanı yaratmıştı. 1G telefonların birçok ağda kullanılabilmesi, o güne kadar iletişim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biriydi. Fakat ne var ki, iletişim güvenliği açısından bu teknolojinin birçok eksiği vardı. İsteyen her kişi 1G görüşmelerini rahatlıkla dinleyebiliyordu. Veri iletişimi gibi bir konu ise 1G teknolojisinde söz konusu değildi. 1G’nin analog sistemle çalışması, ses dışında başka bir verinin iletimini olanaksız kılıyordu. 1992 yılında geliştirilen 2G teknolojisi, sesli iletişimde yeni bir dönemi başlattı. 2G’nin 1G’ye oranla en önemli avantajı, analog veri yerine dijital veri kullanmasıydı. Bu sayede ses dışında başka verilerin de aktarılması mümkün hale geldi. 

Mobil iletişim teknolojilerinde neler değişti?

2G teknolojisini kullanan tüm cihazlar, bağlantı ve durum verilerini aynı kanal üzerinden yolluyordu. İletişim kanalının güvenliği de yüksek düzeydeydi. 2G teknolojisiyle birlikte mobil iletişimde daha yüksek ses kalitesi ve daha yüksek kapasiteye ulaşıldı. 2G teknolojisinde kullanılan dijital veriler sayesinde verilerin şifrelenmesi mümkün hale geldi.

Veri güvenliğini arttıran bu teknoloji yeni nesil mobil iletişim teknolojilerinde sürekli geliştirildi. Bununla birlikte, 2G teknolojisinde bant genişliği sınırlıydı. İstemci sayısı az olduğu için telefon hattı kullanılmadığı zamanlarda bile hat üzerinde yoğunluk oluşuyordu. İkinci nesil cep telefonu kullanıcılarının çok iyi hatırladığı gibi, o yıllarda “şebeke meşgul” uyarısıyla sıkça karşılaşmak mümkündü. Bu sorunu çözmek için cep telefonu operatörleri altyapılarını güçlendirmeye çalışırken, aynı zamanda da yeni bir teknolojinin doğuşu sağlandı. 3G olarak ifade edilen yeni teknolojide kullanılan yüksek frekans sayesinde aynı anda veri yollayan cihazların yarattığı karmaşa giderildi. 2G’ye oranla 3G teknolojisi, yüksek frekans genişliği sayesinde kapsama alanı sorunlarını büyük ölçüde çözdü. 

2001 yılında geliştirilen 3G teknolojisi, sesli iletişimde büyük bir devrime imza attı. Bu teknoloji sayesinde sesin yanında görüntünün de iletimi olanaklı hale geldi. 1G teknolojisi kablosuz haberleşme sistemlerinin kullanılmasını sağlarken aynı anda görüntünün iletilmesini sağlamak bir hayaldi. 3G’nin getirdiği bu yenilik, 2000’li yıllarda hızlı bir şekilde yaygınlaşmaya başlayan tablet ve akıllı cihazlar sayesinde daha hızlı bir gelişim ivmesi yakaladı. İnternete bağlı akıllı cihaz kullanımı arttıkça ses ve görüntünün iletiminde yeni teknolojilerin geliştirilmesi süreci hızlandı.

3G teknolojisine sahip cep telefonlarının fiyatı diğerlerine oranla daha yüksek olsa da bu telefonlar pazarda büyük ilgiyle karşılandı. 2012 yılında standartlaşan 4G teknolojisi ise mobil cihazlar üzerinden sesli ve görüntülü aramanın yanı sıra internette gezmeyi, video indirmeyi, hazırlanan içerikleri paylaşmayı mümkün kıldı. IP haberleşmesine de olanak tanıyan 4G teknolojisi, yeni nesil teknolojiler için altyapı oluşturdu. Yakın gelecekte kullanımı yaygınlaşacak olan 5G teknolojisi, 4G teknolojisinin çok daha ileri bir versiyonu olacak. 

4.5G nedir?

Ülkemizde halihazırda kullanımı en yaygın mobil iletişim teknolojisi 4.5G teknolojisidir. Bu teknolojinin en önemli özelliği, mobil iletişimde yüksek hız ve kapasite ile daha düşük gecikme süresine sahip olmasıdır. 4G teknolojisinden farklı olarak 4.5G yetkilendirmesiyle birlikte cep telefonu operatörlerine teknoloji kullanımında esneklik sağlandı. Bu sayede 5G teknolojisi de dahil olmak üzere yeni teknolojileri kullanıcıların hizmetine sunma imkanı kazandılar. 4.5G yetkilendirmesinden kaynaklanan haklarını kullanan operatörler, diğer yeni nesil teknolojilerin kullanımına yönelik herhangi bir izne gerek duymaksızın şebeke planlarını rahatça yapabilmekte.

4.5G yetkilendirmesinin bir özelliği de 3G kapsamında yeni yatırımlar yapmak yerine kaynakların 5G ve diğer yeni nesil teknoloji yatırımlarına aktarılmasını sağlamaktı. Bu yönüyle 4.5G yetkilendirmesi, ülkemizde yeni nesil teknoloji yatırımlarının yaygınlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri haline geldi. Dahası, 4.5G yetkilendirmesiyle birlikte operatörler, tek bir baz istasyonu üzerinden abonelerine aynı anda hizmet verme imkanı kazandı. Aktif telsiz erişim şebekesi paylaşımını düzenleyen bu yetkilendirme sayesinde kaynaklarda tasarruf yapıldı. 

5G telefon nedir?

5G teknolojisiyle ilgili çalışmalar halihazırda devam ederken 5G ile uyumlu telefonlar daha şimdiden büyük ilgi görmekte. Pek çok markanın 5G destekli akıllı telefonları pazarda heyecan yaratıyor. Samsung, Huawei, Xiaomi gibi markaların 5G telefon çeşitlerinin satışı her geçen gün artarak devam ediyor. Üretici firmaların büyük bir bölümü 5G’ye sıcak bakarken Apple bu konuya henüz pek sıcak bakmamakta. Bu nedenle halihazırda iPhone 12 ve iPhone 13‘ten başka 5G’yle uyumlu ürünü bulunmamakta. Bunun bir nedeni, Apple‘ın yeni teknolojilere uyum sağlamada biraz geç kalması olabilir. Nitekim Apple, 4G teknolojisine 2012 yılında geçiş yaparak en önemli rakibi Samsung‘a oranla çok daha geride kalmıştı. 5G’nin yaygınlaşmasıyla birlikte üretici firmaların 5G destekli telefon çeşitlerinin sayısını arttıracaklarını söyleyebiliriz. Ülkemizde halihazırda kullanılmakta olan 4.5G teknolojisi internet hızı konusunda çok önemli kazanımlar sağlamışsa da 5G’nin yanında bu hız yakın dönemde birçok kişi için yetersiz hale gelecek. 5G telefonlar ile özellikle hız konusunda standartlar epeyce yükselecek. 

5G teknolojisi ne getirecek?

“5G teknolojisi nedir?” sorusu kadar “5G teknolojisi ne getirecek?” sorusu da yakın dönemde en fazla merak edilen sorulardan biri haline geldi. 5G teknolojisinin getireceği en önemli yeniliğin ultra hız olduğunu söyleyebiliriz. Mobil telefonların kullandığı hücresel ağlardaki teknolojik altyapının yeniden şekillenmesini sağlayan bu teknoloji, en önemli sonuçlarını hız konusunda gösterecek. Bu bağlamda 5G internet nedir diye merak ediyorsanız, cevap olarak ultra hızlı internettir diyebiliriz. 5G’nin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte internet üzerinden HD kalitede video izlemek ve indirmek ya da karşı tarafa ulaştırmak çok daha hızlı şekilde gerçekleşecek. 5G’yle birlikte radyo frekansları, anten ve işlemcilerin kullanım şeklinde yapılan iyileştirmeler internet hızını şimdikine oranla 20 kat arttıracak. Hız artışıyla birlikte kapasite yükseltici yeni eklemeler de bu teknolojiyle birlikte hayatımızdaki yerini alacak. Bu yönüyle 5G teknolojisi aslında yalnızca mobil iletişimi değil, başka pek çok alanı etkileyecek. Ve tabii bu gelişmelerden yararlanabilmek için mobil telefon kullanıcılarının 5G’yle uyumlu cihazlar almaları gerekecek. 

4G teknolojisinde saniyede 1 gigabit veri aktarımı mümkün. 5G teknolojisinde ise saniyede 10 gigabit veri aktarımı mümkün olacak. Ki bunun anlamı, yaklaşık bin kat daha fazla mobil veriyi daha hızlı bir şekilde kontrol etmek demek. Bu yönüyle 5G teknolojisi, hız konusunda mobil internet kullanıcılarını çok heyecanlandıran bir teknoloji. Mobil internet kullanımı arttıkça kullanıcıların hız konusundaki beklentileri de artıyor. Önceki teknolojilerde hızlı diyebileceğimiz veri aktarım hızları, gün geçtikçe yavaş olarak değerlendiriliyor. Mobil internet kullanıcıların büyük bir bölümü, cep telefonlarındaki internetin yavaş açılmasından şikayetçi. Özellikle HD kalitede videoları izlerken veya indirirken internetin yavaşlığından şikayet eden milyonlarca kullanıcının olduğunu söyleyebiliriz. Gerçi, hayatımıza birkaç yıl önce giren 4G teknolojisinden yeterince yararlanabildiğimizi söyleyemeyiz. Bununla birlikte 5G teknolojisi, hız konusunda sunduğu çözümlerle milyonlarca kullanıcının beklentilerini karşılayabilecek olanaklara sahip. Mobil internetin yanı sıra 5G’yle birlikte nesnelerin interneti konusunda da çok önemli kazanımlar elde edilecek. Bu kazanımlar da daha şimdiden merak konusu haline geldi. 

5G teknolojisi nesnelerin internetini nasıl etkileyecek?

İnternet hızını arttıracak olan 5G teknolojisi, nesnelerin interneti alanında çok önemli sonuçları beraberinde getirecek. Bunların başında şüphesiz ki akıllı sistemler geliyor. 5G’yle birlikte akıllı sistemler hayatımızda giderek daha fazla yer kaplayacak. Bu noktada en merak edilen konulardan biri, sürücüsü olmayan otomobillerin ne zaman kullanılmaya başlanacağıdır. 4.5G teknolojisi, veri aktarım hızı bakımından sürücüsü olmayan otomobillere geçiş için yeterince uygun bir teknoloji olarak değerlendirilmiyor. Bu gibi uygulamalarda 1 saniyenin altındaki sürelerde bile veri akışı son derece büyük bir öneme sahip. Çünkü çok küçük bir gecikme bile trafik kazası ve yaralanma risklerine yol açabiliyor. 5G teknolojisinin sunacağı olanaklar, sürücüsü olmayan otomobiller konusunda yapılan çalışmaları hızlandıracak. Sürücüsüz araç kullanımına paralel şekilde akıllı ulaşım sistemleri de önem kazanacak. 5G’nin sağlayacağı olanaklar sayesinde ofislerde ve evlerde akıllı sistemlerin kullanımının artacağını da söyleyebiliriz. Mevcut teknolojide internete bağlı akıllı cihazlar arasındaki etkileşim sınırlıyken 5G’yle birlikte çok daha fazla akıllı sistem aynı anda kontrol edilebilecek. 

5G teknolojisi mobil oyun pazarını nasıl etkileyecek?

İnternet teknolojilerindeki gelişimin doğrudan etkilediği pazarlardan biri de şüphesiz ki mobil oyun pazarıdır. İnternete bağlı mobil cihaz sayısı arttıkça mobil oyun pazarı büyümeye devam ediyor. Pazara her geçen gün yeni oyuncular girerken, telefona indirilebilen veya online olarak oynanan oyunların sayısı da her geçen gün artıyor. Nesnelerin internetinin yanı sıra mobil oyun pazarı da 5G teknolojisini merakla beklemekte. Nitekim 4G teknolojisi, 3G’ye oranla hız konusunda daha iyi olsa da internet üzerinden oynanan oyunlar söz konusu olduğunda yetersiz kalabilmekte.

Cep telefonundaki internetin yavaş olduğunu düşünen kullanıcılar sırf bu nedenle mobil oyunlardan uzak durmayı tercih edebiliyor. 5G teknolojisine geçiş bu nedenle mobil oyun severler için de yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Fakat şu da var ki, 5G teknolojisinden yararlanabilmek için, kullanılan araçların teknik özelliklerinin buna uygun olması gerekmekte. 5G telefon satışları arttıkça ülkemizde ve dünya genelinde mobil oyun pazarının hızlı bir büyüme ivmesi yakalayacağını söyleyebiliriz. 

5G teknolojisi ne zaman gelecek?

5G nedir?” sorusu kadar merak uyandıran sorulardan biri de şüphesiz ki “5G teknolojisi ne zaman gelecek?” sorusudur. Dünyanın en önemli teknoloji şirketleri, 5G’ye geçiş konusunda birbirleriyle kıran kırana bir yarış içinde. 5G’de hangi ilklerin hangi şirketler tarafından gerçekleştirileceğine dair meraklar da giderek artıyor. Teknoloji şirketleri arasındaki yarış kızıştıkça beklentiler artıyor, planlanan takvimler öne çekiliyor. Halihazırda dünya genelinde 70 ülkede 170 operatör tarafından 5G’ye geçiş sağlanmış durumda. Abone sayısı ise 300 milyonu aştı. 2021 sonu itibariyle dünya genelinde 700 milyondan fazla kullanıcının 5G teknolojisinden yararlanacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde ise yakın döneme kadar 5G teknolojisinin 2020 yılı itibariyle kullanımına başlanacağı tahmin ediliyordu. Araya giren pandemi koşulları nedeniyle bu teknolojiye geçiş ve adaptasyon süreçleri istenildiği gibi ilerlemedi. 5G’nin yaygınlaşması konusunda en yakın tahminler 2023 yılını işaret ediyor. Halihazırda Türk Telekom öncülüğünde sürdürülen çalışmalar sayesinde ülkemizde 2023 yılı itibariyle 5G teknolojisinin yaygınlaşacağı tahmin ediliyor. 

5G’nin avantajları ve dezavantajları nelerdir? 

5G’nin en önemli avantajı şüphesiz ki internet hızının artacak olmasıdır. Bu bağlamda en merak edilen sorulardan biri, “5G kaç GHz olacak?” sorusudur. 3G, 4G, 5G teknolojileri arasındaki farklar hız konusunda çok bariz şekilde ortaya çıkmakta. Bu teknolojiden önce hız konusunda en iyi değerler 700 MHz ile 6GHz aralığında gerçekleşmişti. 5G’yle birlikte hızın 28 ile 100GHz aralığında gerçekleşeceği değerlendiriliyor. İnternet hızı konusunda mevcut duruma oranla mükemmel bir gelişmeyi ifade eden bu durum, internet kullanımını ve internet üzerinden verilen hizmetlerin geliştirilmesini doğrudan etkileyecek. Hızın yanı sıra kapsama alanı ve cihazların pil ömrü konusunda da çok önemli avantajları beraberinde getirecek. Bu teknoloji sayesinde özellikle kırsal alanlarda karşılaşılan kapsama alanı sorunlarının sona ereceği tahmin ediliyor. Cihazların pil ömrünün de yeni dönemde artacağı değerlendiriliyor. 5G teknolojisi sayesinde mobil cihazlar daha az enerji tüketeceği için daha az şarj edilecek. 5G telefon çeşitlerinin ayda 1 kere şarj edilmesinin yeterli olacağı düşünülüyor. 

5G teknolojisinin avantajlarına rağmen bazı dezavantajlarının olduğu da değerlendiriliyor. Bu bağlamda en sık sorulan sorulardan biri “5G tehlikeli mi?” sorusudur. 5G’yle birlikte frekans genişliği ciddi ölçüde artacağı için daha fazla elektromanyetik alan oluşacak. Kablosuz ağ bileşenlerinin yaratacağı elektromanyetik alanların metabolizma üzerinde ne gibi etkileri olacağını şimdiden tahmin etmek güç. Bu teknoloji sayesinde akıllı telefonları Wi-Fi bağlantısıyla televizyona bağlamak ve telefondaki bir videoyu televizyondan izlemek mümkün olacak. Ancak bu gibi kullanımlar nedeniyle maruz kalınacak elektromanyetik alanların ne gibi etkilerde bulunacağını henüz bilemiyoruz. Bu nedenle 5G’nin zararlı sonuçlarının olacağını düşünen insanların sayısı hiç de az değil. Bu teknolojinin bir diğer dezavantajı da kurulum pahalılığı ve yüksek maliyettir. Mobil iletişimde kullanılan altyapıların 5G’ye uyumlu hale getirilmesi ciddi bir bütçeyi gerektirmekte. Kullanıcılara fiyat farkı yansıtmamak için telefon operatörleri ellerindeki kaynakları etkin şekilde kullanarak bu süreci tamamlamaya çalışıyor. Geriye dönük uyumluluğunun sağlanamaması durumunda yeni telefon alma ihtiyacı da doğabilir. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Teknoloji

Instagram’da sonunda beklenen özellik geldi: Yorum düzenleme

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Instagram, uzun süredir beklenen bir detayı sonunda getirdi:
Artık yazdığın yorumları sonradan düzenleyebiliyorsun.

Hani yorum yazıp “keşke bir bakıp gönderseydim” dediğin anlar var ya…
Silip yeniden yazma derdi büyük ölçüde ortadan kalktı.

Ama tamamen özgür değilsin.
Yorumu paylaştıktan sonra 15 dakikalık bir süren var.
Bu süre içinde istediğin kadar değişiklik yapabiliyorsun, ama süre dolunca iş bitiyor.

Düzenlenen yorumlar da gizli kalmıyor bu arada.
İnsanlar yorumun değiştirildiğini görebiliyor ama ilk hali görünmüyor.
Yani “ne yazmıştı acaba?” kısmı biraz gizemli kalıyor.

Bir de küçük bir sınır daha var:
Sadece yazıyı düzenleyebiliyorsun.
Eğer yorumda görsel de varsa, o olduğu gibi kalıyor.

Aslında bakınca çok büyük bir özellik gibi durmayabilir ama
uzun zamandır can sıkan küçük bir sorunu çözmesi açısından önemli.

Üstelik bu özellik yeni duyurulmuş olsa da, bazı kullanıcılar bunu zaten fark etmişti.
Son haftalarda “yorum düzenleme geldi galiba” diye konuşanların sayısı artmıştı.

Gelen tepkiler de genel olarak aynı noktada birleşiyor:
“Artık gelmesi gerekiyordu.”
Hatta biri espri yapmış:
“73 yıl sürdü ama sonunda oldu.”

Aynı gün Instagram, genç kullanıcılarla ilgili bir değişikliği de paylaştı.
Artık bazı içerikler, 13 yaş ve üzeri film derecelendirmesine göre sınırlandırılacak.

Bu kararın arkasında da son dönemde artan eleştiriler var.
Özellikle gençler üzerindeki etkisi uzun zamandır tartışma konusu.

Geçtiğimiz ay Meta’nın başı da bu yüzden epey ağrıdı.
New Mexico’da şirket, çocuk güvenliğini riske atmakla suçlu bulundu.
Los Angeles’ta ise jüri, uygulamaların gençler için bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığına karar verdi.

Üstelik konu kapanmış değil.
Şu anda Meta’ya karşı açılmış binlerce dava devam ediyor.
40 farklı eyaletin başsavcısı da sürecin içinde.

Kaynak : techcrunch.com

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Apple, Bir Dönemin Simgesi Mac Pro’ya Veda Etti

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Apple’ın yıllarca “en güçlü Mac” olarak konumlandırdığı Mac Pro sahneden çekildi. 18 yıldır hayatımızda olan kule tipi bu efsane model artık üretilmeyecek.

Son olarak 2023’te M2 Ultra çipiyle güncellenen Mac Pro, Apple mağazasından kaldırıldı. Şu an için yalnızca yenilenmiş (refurbished) olarak bulunabiliyor.


Bir Dönemin Gücüydü Ama Güncellenmedi

Mac Pro aslında uzun süredir “güncel” sayılmıyordu.
Evet, 2023’te yeni çip geldi ama kasanın kendisi 2019’dan beri aynıydı.

Apple, 2019’da cihazı daha modüler hale getirerek profesyonellere yeniden göz kırpmıştı. Ancak yüksek başlangıç fiyatı ve sınırlı kullanıcı kitlesi nedeniyle beklenen etkiyi yaratamadı.

Kısacası: güçlüydü ama herkes için değildi.


Yerini Kim Aldı? Tahmin Edildiği Gibi: Mac Studio

Apple boşluğu çoktan doldurmuştu bile.
Yeni gözde: Mac Studio.

Daha kompakt, daha modern ve Apple Silicon mimarisine tam uyumlu bu model, profesyonel kullanıcıların yeni tercihi haline geldi.

Üstelik performans tarafında da geri kalmıyor.
Hatta çoğu kullanıcı için Mac Pro’nun sunduğu gücü, daha ulaşılabilir ve pratik bir formda sunuyor.


Tasarım Cesurdu… Ama Pek Tutmadı

Mac Pro’nun geçmişine baktığımızda en çok konuşulan versiyonlardan biri 2013’te çıkan silindirik modeldi.

Şık mıydı? Evet.
Sessiz miydi? Evet.
Ama pratik miydi? Pek sayılmaz.

Tek fanlı soğutma sistemi ve sınırlı genişletme seçenekleri, profesyonel kullanıcılar için ciddi bir problem yarattı. Özellikle PCIe slotlarının olmaması ve donanım yükseltmelerinin kısıtlı olması, cihazı zamanla geri plana itti.

Apple bile sonrasında bu tasarımın “termal olarak sınırlı” olduğunu kabul etti.


Mac Pro Neden Emekli Edildi?

Aslında cevap çok net:
Apple artık gücü farklı bir şekilde sunuyor.

Mac Studio, Mac mini ve iMac üçlüsü; hem performans hem de kullanım kolaylığı açısından daha dengeli bir yapı sunuyor.

Bugün Apple’ın masaüstü tarafındaki lineup şöyle:

  • iMac (M4 çip)
  • Mac mini (M4 ve M4 Pro)
  • Mac Studio (en güçlü seçenek)

Mac Studio’nun fiyatı ise 125.000 TL’den başlıyor, üst konfigürasyonlarda 250.000 TL’yi rahatlıkla geçiyor.


Kısaca…

Mac Pro, teknoloji dünyasında önemli bir yere sahipti.
Ama artık oyun değişti.

Apple, “büyük ve modüler” yerine
“küçük ama aşırı güçlü” cihazlara odaklanıyor.

Mac Pro’nun vedası da aslında bu dönüşümün en net göstergesi.

Kaynak: Donanımhaber.com

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Hesap makinesi kullanmanın püf noktaları nelerdir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Hesap makinesi kullanmanın püf noktaları Ofix Blog'da...

Ticari ilişkilerimizi sürdürürken en sık kullandığımız araçların başında hesap makineleri geliyor. İster masaüstü, ister dijital, isterse online olsun hesap makineleri, hemen tüm hesaplama işlemlerimize eşlik ediyor. İnternet aramalarında üst sıralardaki yerini her daim koruyan hesap makinesi kullan ve Google hesap makinesi aramaları, online hesap makinelerine yoğun ilginin bir göstergesi. Online hesap makinelerinden farklı olarak masaüstü hesap makineleri, ofiste veya evde çalışırken hesaplama konusunda daha pratik çözümler sunabiliyor. Hesap makinelerinde yer alan özel tuş ve fonksiyonlar, hesaplama işlemlerimizi daha da kolay hale getiriyor. Ofix Blog’da bugünkü yazımızda, hesap makinesi kullanmanın püf noktaları hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler