Bizi Takip Edin

Lifestyle

Ofis Dostu Ecolab Dezenfektanları

Yayınlandı

tarihinde

Ecolab dezenfektanları hakkında faydalı bilgiler Ofix Blog'da...

Koronavirüs salgını nedeniyle uzun süre kapalı kalan işyerlerinin açılması, kurumsal müşteri pazarında dezenfektanlara yönelik talebi arttırdı. Online ofis marketi konseptiyle kurumsal müşteri pazarına hizmet veren Ofix.com‘da ürün gamımızı pazarın ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmeye büyük özen gösteriyoruz. Sitemizde satışına yeni başladığımız Ecolab dezenfektanları, işyerlerinde dezenfeksiyon için ekonomik çözümler sunuyor. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, Ecolab dezenfektanlarını kısaca tanıtacağız. 

Ecolab Usona Power Hijyenik Çok Amaçlı Temizleyici Jel – 5 L

Çok amaçlı temizleyici jeller, işyerlerinde farklı yüzeylerin temizliği için en kullanışlı ürünler arasında yer almakta. Nitekim bu ürünler, genel alanların yanı sıra gıda üretim alanları, saniter alanlar ve çamaşırhaneler gibi farklı pek çok ortamda yüzey temizliği için kullanılabilmekte. Sıradan temizleyicilere oranla çok amaçlı temizleyici jeller, daha farklı bir kimyasal bileşime sahiptir. Bu bileşimleri sayesinde tek seferde yüzey temizliği sağladıkları gibi, aynı zamanda havayı da temizler ve ortamda kötü koku oluşumuna engel olurlar. Bununla birlikte, çok amaçlı temizleyici jelleri kullanırken dikkatli olmak gerekir. Bu ürünler el temizleme jeli gibi cilt üzerinde kullanım için değil, yüzey temizliği için tercih edilmekte. Çok amaçlı temizleyici jel kullanımını çıplak elle değil, temiz bir bez veya paspas gibi temizlik gereçleriyle yapmak gerekir.

Ecolab Usona Power hijyenik çok amaçlı temizleyici jel – 5 l ürünümüz, klor bazlı genel temizlik ürünüdür. Klor bazlı olması nedeniyle yüzeylerde hızlı ve hijyenik temizlik sağlar. İşyerlerinde genel temizlik için kullanılabilen bu ürünleri mutfak gibi ortamlarda yağ ve inatçı kirlere karşı da kullanabilirsiniz. 5 litrelik bidon şişelerde satışı yapılan bu ürünleri alkaliye dayanıklı tüm yüzeylerde ve zeminlerde kullanabilirsiniz. Fakat bu ürünleri kullanmadan önce malzeme uyumluluğunu kontrol etmeli ve kullanım sırasında koruyucu kıyafet giymelisiniz. Sert yüzey temizliğinde bu ürünleri 10-15 g/l şeklinde dozajlayarak temizlik çözeltisi hazırlayabilirsiniz. Eğer klozet, lavabo, küvet gibi yerlerde bu ürünleri kullanacaksanız, konsantre olarak kullanmayı tercih edebilirsiniz. Ecolab Usona Power hijyenik çok amaçlı temizleyici jel – 5 l için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Ecolab Manipur Antimikrobiyal Sıvı El Sabunu – 5 L

Sıvı el sabunları, toplu yaşam ve çalışma alanlarında el temizliği konusunda daha fazla tercih edilmekte. Ev dışı ortamlarda ise antibakteriyel sıvı sabunlar temizlik ve hijyen konusunda daha etkin sonuçlar sağlamakta. Sıradan sabunlar, özellikle de katı sabunlar ev dışı ortamlarda el hijyenini sağlamada yetersiz kalabiliyor. İşyerlerindeki gibi fazla kişinin kullandığı tuvaletlerde ise katı sabunlar neredeyse hiç tercih edilmiyor. Katı sabunları ev dışı ortamlarda kuru tutmak çok zor olduğu için sabun bile olsa nemli yüzeylerden mikroorganizmalar kolayca yayılabiliyor. İşyerlerinin sıvı sabun tercihleri çalışan sayısına göre değişmekte. Ofix.com‘un verilerine göre KOBİ’ler daha çok sıvı el sabunu 5 kg çeşitlerini tercih ediyor. KOBİ üzeri işyerleri ise daha çok sıvı el sabunu 30 kg ürünlerine yönelmekte.

Ecolab Manipur antimikrobiyal sıvı el sabunu – 5 l ürünümüz, kurumsal ve endüstriyel alanlarda çalışan personelin el hijyeni için uygun özellikte. Ürünlerin içerdiği antimikrobiyal maddeler, sıvı el sabunu antibakteriyel çeşitlerine oranla daha güçlü etkilere sahip. Elleri tek seferde temizleyen ve dezenfekte eden bu ürünler, el sabunu çeşitleri içinde en güçlülerinden biri. Sıvı el sabunu fiyatları içerisinde oluşan fiyat farkı esasen ürünlerin bileşiminden kaynaklanıyor. Antimikrobiyal etkisini uzun süre koruyan bu ürünler, en sağlıklı sıvı el sabunu çeşitleri içinde değerlendirilebilir. En iyi temizleme jeli bile antimikrobiyal etkiler bakımından yetersiz kalabilir. Fakat ellerinizi ıslattıktan sonra bu ürünlerden 3 ml kadar ellerinize uygulayabilirsiniz. Jellere oranla bu ürünler oldukça etkili. Üstelik, hassas ciltler için temizleyici jel çeşitleri bile bazen kurutucu ve tahriş edici olabiliyor. Oysa bu ürünler dermatolojik açıdan daha başarılı. Ecolab Manipur antimikrobiyal sıvı el sabunu – 5 l için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Ecolab Manodes Alkol Bazlı El Temizleme Sıvısı – 5 L

Koronavirüs salgınıyla birlikte alkol bazlı el temizleme sıvıları hayatımızda geniş bir yer tutmaya başladı. Dezenfektan alkol bakteri ve virüslere karşı çok güçlü bir silahtır. Ve alkol bazlı el dezenfektanı çeşitlerinin etkisi diğer dezenfektan türlerine oranla çok daha yüksektir. Bu nedenle, dezenfektan alkol fiyatları diğerlerine oranla daha yüksektir. Fakat, alkol bazlı dezenfektan ve alkol bazlı el antiseptiği çeşitleri kalabalık ortamlarda temas sonrası kullanım için uygundur. Günlük kullanımlar için alkollü el dezenfektanı çeşitlerine değil, alkolsüz el dezenfektanı çeşitlerine yönelebilirsiniz. Günlük kullanımlar için alkollü el antiseptiği veya alkol bazlı hızlı el antiseptiği çeşitlerini pek tercih etmemelisiniz. Bu ürünleri gereksiz yere kullanırsanız, cildinizde oluşan tahriş ve yanmayı gidermekte zorluk çekebilirsiniz.

Ecolab Manodes alkol bazlı el temizleme sıvısı – 5 l ürünümüz, kurumsal ve endüstriyel alanlarda çalışan personelin el hijyeni için uygun özellikte. Ellerde hızlı ve uzun süreli koruma sağlayan bu ürünlerde boya ve parfüm bulunmamakta. Bileşiminde tahriş edici veya alerjen potansiyel taşımayan ham maddeler kullanıldığı için cilt uyumluluğu yüksek düzeyde. Cildi tahrişlerden koruyan bu ürünler, uygulama sonrasında cilde canlı ve parlak bir görünüm kazandırmakta. Bu ürünleri uygun bir dispenserle kullanırsanız dozajda kontrol sağlayabilirsiniz. Ecolab Manodes alkol bazlı el temizleme sıvısı – 5 l için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Ecolab Derhand Plus El Dezenfektanı Pompalı – 1 L

Korona döneminde yapılan internet aramalarında el dezenfektan, el dezenfekte ve el dezenfektan fiyatları sözcükleri geniş bir yer tutuyor. Bunun nedeni şüphesiz ki, korona döneminde el hijyeninin çok daha önem kazanmasıdır. Ecolab el dezenfektanı çeşitleri arasında endüstriyel kullanımın yanı sıra günlük kullanım için uygun ürünler de mevcut. Sitemizde satışına yeni başladığımız Ecolab Derhand Plus el dezenfektanı pompalı – 1 l ürünümüz, kısa sürede en çok tercih edilen el dezenfektanı çeşitlerinden biri oldu. El dezenfektanı 5 l ürünleri daha kalabalık ofisler tarafından sipariş verilmekte. El dezenfektanı 1 l grubundaki ürünler ise çalışan sayısı 1-10 arasında olan ofisler tarafından daha fazla tercih ediliyor. Bireysel kullanıcılar ise el dezenfektanı küçük boy veya el dezenfektanı çanta boyu ürün gruplarına yönelmekte.

Ecolab Derhand Plus el dezenfektanı pompalı – 1 l ürünümüz, etanol bazlı olup hoş kokulu ve renksizdir. Mikrobiyolojik etkisi üst düzeyde olan bu ürünlerin bileşiminde %70 etil alkol, %5 izopropil alkol, %0.1 benzalkonyum klorür var. Bu bileşimi sayesinde bu ürünler, bakteri ve virüslere karşı etkin bir koruma sağlamakta. Ürünlerin etkili olabilmesi için basit ovma hareketleriyle ellere ve bileklere uygulanması yeterli. Hassas cilt tipleri için de kullanıma uygun olan bu ürünler, cildin nem dengesini korumasına katkı sağlıyor. El yıkarken kullanılan suyun içeriğindeki bileşenler, hatta suyun sıcaklığı bile cildin nem dengesine çoğu zaman zarar vermekte. Oysa bu ürünlerle ellerinizde etkin temizlik ve hijyen sağlayabilirsiniz. Ve cildinizin nem dengesini koruyabilirsiniz. Ecolab Derhand Plus el dezenfektanı pompalı – 1 l için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Ecolab Derhand Plus El Dezenfektanı Pompasız – 1 L

Antiseptik el dezenfektanı çeşitleri içinde pompasız ürünler de ofislerde tercih edilebiliyor. Ofisinizde eğer iyi bir dispenser kullanıyorsanız, pompasız ürünleri değerlendirebilirsiniz. İnternet aramalarında el dezenfektanı fiyat sorguları içinde pompasız ürünler daha üst sıralarda yer almakta. En iyi el dezenfektanı markaları, ürünlerini pompalı ve pompasız şeklinde iki farklı çeşitle satışa sunmakta. El dezenfektan jeli türlerine oranla pompasız ürünlerin kullanımı biraz zordur. Bu nedenle pompasız ürünlerde çanta boyu pek tercih edilmez. El dezenfektan sprey çeşitleri ise kullanım sırasında malzemenin bir kısmının havaya karışmasından dolayı verimli olmayabilir. Sıvı el dezenfektanı grubunda dispenser içinde kullanım için pompasız ürünleri tercih edebilirsiniz. Ecolab Derhand Plus el dezenfektanı pompasız – 1 l için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

As Bayrakları: Türkiye’nin Dünya Kupası Yolculuğunda Yeni Bir Sayfa

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Futbol, Türkiye’de sadece bir spor değil;
bazen bir umut, bazen birleştirici bir heyecan, bazen de “bu sefer olacak” duygusu.

Dünya Kupası ise bu hikayenin en büyük sahnesi.
Ve biz, o sahnede az görünmüş ama unutulmayacak izler bırakmış bir ülkeyiz.

Türkiye Dünya Kupası’na Kaç Kez Katıldı?

Türkiye, FIFA Dünya Kupası tarihine bakıldığında
çok sık katılım gösteren bir ülke değil.

  • 1954 Dünya Kupası (İsviçre)
  • 2002 Dünya Kupası (Güney Kore & Japonya)

Toplamda sadece 2 kez katıldık.

Ama işin ilginç kısmı şu:
Bu iki katılımın biri, Türk futbol tarihinin en büyük başarılarından birine dönüştü.

2002 yılı…
Türkiye için sadece bir turnuva değil, kolektif bir hatıradır.

Teknik direktör Şenol Güneş yönetimindeki milli takım;
disiplinli oyun, güçlü savunma ve doğru zamanda gelen gollerle turnuvaya damga vurdu.

Türkiye Neden Uzun Süredir Dünya Kupası’nda Yok?

Bu soru yıllardır soruluyor.

  • İstikrarsız performans
  • Kadro sürekliliğinin sağlanamaması
  • Avrupa elemelerindeki zorlu rekabet

gibi faktörler, Türkiye’nin bu sahneden uzak kalmasına neden oldu.

Ama futbolun güzel yanı şu:
Her zaman yeni bir hikaye yazma şansı vardır.

Yeni Nesil, Yeni Umut

Son yıllarda genç ve yetenekli oyuncuların yükselişi
milli takım için yeniden umut oluşturuyor.

Avrupa’da forma giyen Türk futbolcuların sayısı artarken,
oyun kalitesi ve rekabet gücü de yukarı çıkıyor.


Ofiste Dünya Kupası Heyecanı

Dünya Kupası sadece sahada yaşanmıyor.

Ofiste:

  • Maç skorları takip edilir
  • Tahminler yapılır
  • “Bu maç alınır” tartışmaları döner
  • Kahve molaları uzar

İşte tam da bu anlarda, küçük detaylar büyük fark yaratır.

İyi bir kahve, rahat bir çalışma ortamı ve ihtiyaç duyulan ofis ürünleri…
Tüm bunlar, o heyecanı daha keyifli hale getirir.

Ofix, ofislerin bu tarz anlarda ihtiyaç duyduğu her şeyi bir araya getirirken,
günün temposunu bozmadan keyifli molalar vermenizi sağlar.

Son Söz: Yine Olabilir

Türkiye, Dünya Kupası’na çok sık katılmamış olabilir.
Ama katıldığında iz bırakmayı başarmış bir takım.

2002 bunun en büyük kanıtı.

Belki bir sonraki turnuvada,
yine aynı heyecanı yaşarız.

Ve belki yine ofislerde, ekran başında
“bu sefer gerçekten oluyor” deriz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

İş Güvenliği: Plaza Hayatında Fark Etmeden Biriken Riskler

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ofiste çalışıyorsan büyük ihtimalle kendini güvende hissediyorsundur.
Ne de olsa ne şantiye var ne ağır makineler. Masa, sandalye, bilgisayar… hepsi oldukça “zararsız” görünüyor.

Ama işin aslı şu: Ofis ortamı tehlikesiz değil, sadece tehlikeleri sessiz.

Gün içinde başına gelenleri düşün.
Masaya oturuyorsun, bilgisayarı açıyorsun, bir yandan kahve içiyorsun. Saatler geçiyor ama fark etmiyorsun. Çünkü her şey alıştığın gibi. Zaten problem de tam burada başlıyor: alışkanlıklar, zamanla hataları görünmez hale getiriyor.

Mesela masa altındaki kablolar…
İlk gün dikkat edersin. Sonra görmezden gelmeye başlarsın. Bir süre sonra artık orada olduklarını bile unutursun. Ta ki bir anlık dalgınlıkta ayağın takılana kadar.

Ya da sandalye…
“Rahat gibi” gelir ama aslında doğru ayarda değildir. Günler geçtikçe omuzların biraz daha öne düşer, ekran biraz daha aşağıda kalır. O an bir şey hissetmezsin ama gün sonunda yorgunluk artar. Bir süre sonra bu durum normalin olur.

İşte plaza hayatındaki riskler tam olarak böyle çalışır: büyük değil, biriken.

İş güvenliği denince çoğu kişinin aklına prosedürler, eğitimler, uzun uzun anlatılan kurallar gelir. O yüzden de sıkıcı bulunur. Ama ofis tarafında iş güvenliği aslında çok daha basit bir yerden başlar: düzen.

Düzenli bir masa, doğru yerleştirilmiş bir ekran, güvenli kullanılan prizler… Bunlar kulağa küçük detaylar gibi gelir ama günün sonunda hem konforu hem verimi doğrudan etkiler. Hatta çoğu zaman fark etmeden yaşadığın yorgunluğun sebebi bile bu küçük eksiklikler olur.

Bir de işin hijyen tarafı var ki genelde en çok atlanan konu burası.
Ortak kullanılan alanlar, mutfak, masa yüzeyleri… Bunlar sadece temizlik meselesi değil, doğrudan iş güvenliği konusu. Çünkü sağlıklı olmayan bir ortamda çalışmak da bir risk.

Bu noktada doğru ürün seçimi devreye giriyor. Ergonomik ofis ekipmanları, kablo düzenleyiciler, güvenli priz çözümleri ya da temizlik ürünleri… Bunların hepsi aslında “daha konforlu” bir ofis için değil, daha güvenli bir çalışma ortamı için var. Ofix gibi platformlarda bu ürünleri doğru şekilde seçmek, işi oldukça kolaylaştırıyor.

Sonuçta kimse ofise gelirken “bugün başıma bir şey gelir” diye düşünmez.
Ama kimse de gün sonunda sebepsiz yere yorulmak, ağrıyla kalkmak ya da küçük bir kazayla günü kapatmak istemez.

Plaza hayatında riskler gürültüyle gelmez.
Sessizce birikir, alışkanlığa dönüşür.

Ve çoğu zaman çözümü de büyük değişikliklerde değil,
gözünün önünde duran küçük detaylarda saklıdır.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden her iki beyaz yakalıdan biri “ben bunu daha ne kadar yapacağım?” diyor?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Sabah alarm çalıyor.
Bir anlığına “bugün işe gitmesem ne olur?” düşüncesi geçiyor aklından.

Sonra herkes gibi kalkıyorsun. Kahveni alıyorsun, bilgisayarın başına geçiyorsun.
Ama içten içe şunu hissediyorsun: Bu sadece yorgunluk değil.

Son dönemde beyaz yakalıların büyük bir kısmı aynı şeyi düşünüyor.
Gitmek değil belki… ama kalmak da eskisi kadar kolay gelmiyor.


İş sandığımızdan daha fazlası

Kimse sadece para kazanmak için çalıştığını düşünmek istemiyor.
İnsan biraz da “ben ne yapıyorum?” sorusunun cevabını arıyor.

Yaptığın işin bir anlamı olsun istiyorsun.
Bir katkın olsun.
Birileri fark etsin.

O yüzden iş sadece iş olmuyor.
Yavaş yavaş senin bir parçan haline geliyor.

Ama işte tam bu yüzden, karşılığını alamadığında sadece yorulmuyorsun… kırılıyorsun.


“Biraz daha dayan” hali

İş hayatı sana açık açık şunu söylemiyor ama hissettiriyor:
Biraz daha hızlı ol, biraz daha fazla sorumluluk al, biraz daha idare et.

Bir süre sonra bu “biraz daha”lar birikiyor.

Akşam laptopu kapatıyorsun ama zihnin kapanmıyor.
Hafta sonu geliyor ama tam dinlenemiyorsun.
Pazartesi daha gelmeden yorgun hissediyorsun.

Ve bir noktada insan kendine şu soruyu soruyor:
“Ben gerçekten bu tempoya alıştım mı, yoksa sadece katlanıyor muyum?”


Gün bitiyor ama iş bitmiyor

Eskiden iş çıkınca iş biterdi.
Şimdi sadece mekan değişiyor.

Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj düşerse cevaplanıyor.
“Şunu da hızlıca halledeyim” dediğin şey, geceye sarkıyor.

Bir de hayatın kendisi var.

Ev, sorumluluklar, yapılacaklar…
Yani aslında gün içinde tek bir iş yapmıyorsun.
Sürekli bir şeyleri dengede tutmaya çalışıyorsun.

Ama o denge çoğu zaman tutmuyor.


İçten içe bir şeyler eksik

En yorucu olan şey bazen işin kendisi değil.
Karşılığını alamadığını hissetmek.

Çok çalışıyorsun ama yeterince görülmüyorsun.
Emek veriyorsun ama fark yaratıyormuş gibi hissetmiyorsun.

Bazen aynı işi yaptığın insanların farklı yerlerde olduğunu görüyorsun.
Ve o an şunu düşünüyorsun:

“Ben nerede yanlış yapıyorum?”

Aslında çoğu zaman yanlış yapan sen değilsin.
Ama bunu anlamak zaman alıyor.


“İstifa” dediğimiz şey

Dışarıdan bakınca basit:
“İşi bırakmış.”

Ama içeride olan şey biraz daha farklı.

Bu karar genelde bir anda verilmiyor.
Biriken şeyler var.

Yavaş yavaş uzaklaşmak,
kendini geri çekmek,
eskisi kadar önemsememek…

Ve bir gün, artık devam edemediğini fark etmek.

O yüzden bu sadece bir işten ayrılma değil.
Bir hissin, bir yükün, bir döngünün içinden çıkma hali.


Aynı döngü, aynı yorgunluk

Birçok insanın yaşadığı şey aslında birbirine çok benziyor.

Yaptığın işin karşılığını tam alamadığını hissetmek,
ilerliyormuş gibi değil de yerinde sayıyormuş gibi hissetmek,
ne kadar çabalarsan çabala yetmiyormuş gibi gelmesi…

Ve en önemlisi,
hayatın sadece işten ibaretmiş gibi hissettirmesi.

İşte bu his biriktiğinde,
insan “bırakayım mı?” diye düşünmeye başlıyor.


Asıl mesele

Bugün beyaz yakalıların yaşadığı şey tembellik değil.

Kimse çalışmaktan kaçmıyor.
Ama kimse de kendini kaybedecek kadar çalışmak istemiyor.

İnsanlar üretmek istiyor, faydalı olmak istiyor, iyi hissetmek istiyor.

Ama bunun karşılığında sadece yorgunluk kalıyorsa,
orada bir problem var.

O yüzden mesele şu değil:
“İnsanlar neden çalışmak istemiyor?”

Asıl mesele şu:
İnsanlar neden bu şekilde çalışmak istemiyor?

Okumaya Devam Et

Trendler