Bizi Takip Edin

Girişimcilik

Benjamin Franklin: Paratoneri icat eden mucit…

Yayınlandı

tarihinde

Benjamin Franklin ve paratonerin icadı hakkında merak ettikleriniz Ofix Blog'da...

Amerikalı mucit, yazar ve diplomat Benjamin Franklin, 18. yüzyılın en dikkat çeken isimlerinden biriydi. Elektrikle ilgili deneylerinin yanı sıra Amerikan kolonilerinin bağımsızlığını kazanması, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi‘nin ilanı ve ABD Anayasası‘nın hazırlanması süreçlerinde Benjamin Franklin çok önemli roller üstlendi. İcat ettiği paratoner sayesinde havadaki elektrik yükünün toprağa aktarılması sağlandı. Böylelikle yıldırım çarpması nedeniyle oluşan can ve mal kayıplarının büyük ölçüde önüne geçilebildi. Kullanımı günümüzde de devam eden paratonerler sayesinde insanlar ve binalar yıldırım düşmesine karşı korunabilmekte. Paratonerin yanı sıra kendi adıyla anılan Franklin sobası, çift odaklı gözlük ve diğer icatlarıyla Benjamin Franklin ismi günümüzde de önemini korumayı sürdürüyor. “Paratonerin mucidi kimdir?” sorusuna hemen herkes Benjamin Franklin cevabını verebilir. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Benjamin Franklin‘in hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini ve paratonerin icadı serüvenini okurlarımızla paylaşacağız. Paratonerin yanı sıra Benjamin Franklin buluşları hakkında merak ettiğiniz konuları da bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Benjamin Franklin kimdir?

Benjamin Franklin 17 Ocak 1706 tarihinde ABD’nin Massachusetts eyaletine bağlı Boston kentinde 17 çocuklu bir ailenin onuncu çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası sabun ve mum imalatıyla uğraşıyor, ailesini güçlükle geçindirebiliyordu. Eğitimini zor koşullar altında sürdüren küçük Benjamin, 10 yaşına geldiğinde okulu bırakmak zorunda kaldı. 12 yaşına geldiğinde, basımcılıkla uğraşan abisi William‘ın yanında çırak olarak işe başladı. İşini çok seven ve abisinden mesleğin inceliklerini öğrenen küçük Benjamin, Philadelphia’da çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemde edebiyata ilgi duydu ve deneme yazmaya başladı. 18 yaşına geldiğinde, basımcılık işinde epeyce ilerlemişti. Kendisini daha da geliştirmek için Londra’ya gitti. Londra’da 2 yıl boyunca basımcılık alanında çalıştıktan sonra gezici yüzme öğretmenliği yapmak üzere Londra’dan ayrılmaya karar verdi. Londra’ya gelirken gemide tanıştığı Thomas Denham‘ın iş teklifini kabul etti ve Amerika’ya döndüğünde onun yanında çalışmaya başladı. 1727 yılında Junto isimli düşünce kulübünü kurdu ve bilim, siyaset, felsefe alanlarında pek çok fikir tartışmasının içinde yer aldı. 

1729 yılında Benjamin Franklin, Pennsylvania ve diğer koloniler için kağıt para basmaktaydı. Londra dönüşünde evlenmiş ve baba olmuştu. Ailesini geçindirmek için işleri daha da büyütmek istiyor, geleceğini gazetecilik alanında görüyordu. Bu dönemde çıkarmaya başladığı The Pennsylvania Gazette, yazarlık yönünü geliştirmesini sağladı. 1732 yılında çıkarmaya başladığı Poor Richard’s Almanac (Fakir Richard’ın Almanağı) ise okurlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Erdem, çalışkanlık ve dürüstlük gibi konular hakkında aforizmalardan oluşan bu gazetede 1752 yılına kadar pek çok yazı yayınladı. Bu gazetede yarattığı Poor Richard karakteri, hiçbir eğitim almadığı halde çekirdekten yetişme bir filozof portresi çiziyordu. Yazdığı aforizmalar sayesinde bu karakter halk tarafından çok sevildi. Bu dönemde Benjamin Franklin‘in ilgi alanları felsefenin yanı sıra bilim, siyaset, iş yönetimi gibi pek çok farklı alana yayılmıştı. Yazılarında takma isim olarak Richard Sounders ismini kullanan Benjamin Franklin, gazetenin yönetimini de bizzat üstlenmişti. Aynı zamanda da sigorta işine girdi ve kamu binalarının yangına karşı sigortalanmasıyla ilgilendi. 

Benjamin Franklin’in Siyasi Kariyeri

1736 yılında Benjamin Franklin, Philadelphia Meclisi‘nde sekreterlik yapmaya başladı. Öteden beri siyasete ilgi duyan Franklin, Amerikan halklarının bağımsızlığına yürekten inanıyor, yazılarında özgürlüğün altını özenle çiziyordu. Bu dönemde en büyük hayali, Amerika’nın bağımsızlığı için bir milis örgütü kurmaktı. Fakat bunun için çok güçlü bir iletişim ağının olması gerekiyordu. 1737 yılında posta müdürü olarak işe başlaması, bağımsızlık konusundaki düşüncelerini hayata geçirmek için bir fırsat yarattı. Elindeki basın gücünü kullanarak kolonilerdeki bilim insanlarına çağrılarda bulundu, birbirleriyle sürekli mektuplaşmalarını tavsiye etti. Benjamin Franklin‘e göre Amerikan halklarının bağımsızlığının sağlanabilmesi için yalnızca maddi güç veya silah desteği yeterli değildi. Bağımsızlık bilincinin topluma aşılanması gerekiyordu ve bunu yapacak olan da öncelikle bilim insanlarıydı. 1748 yılında kurduğu Franklin and Hall yayınevi bu amaç doğrultusunda pek çok bilim insanını bir araya getirdi. Daha sonra Pennsylvania Üniversitesi‘ne dönüşecek Philadelphia Akademisi‘nin temelleri de bu vizyonla atıldı. Bu başarılar sayesinde Benjamin Franklin, 1750 yılında Pennsylvania Meclisi‘ne seçildi. 

Siyasi kariyeri boyunca Benjamin Franklin, kolonilerle ilgili konulara büyük önem verdi. 1754 yılında geliştirdiği Birleşme Planı, Fransız tehlikesine karşı kolonilerin ortak katılımıyla kurulacak bir savunma örgütü tasarlamıştı. 3 yıl sonra koloni meclisi temsilcisi olarak Londra’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında toprakların kullanımı ve vergi sistemiyle ilgili sorunların çözülmesini sağladı. Benjamin Franklin‘e göre vergilendirme konusunda yetkinin seçimle oluşturulmuş meclise ait olması gerekiyordu. Avam Kamarası‘nda vergi politikalarıyla ilgili yaptığı konuşmalar İngilizlerin dikkatini çekti ve kendisine duyulan sevgiyi arttırdı. Kendisine sorulan soruları tıpkı Poor Richard’s Almanac‘taki gibi aforizmalarla cevaplayan Benjamin Franklin, kolonilerde vergilerin kendi meclisleri tarafından konulması gerektiği düşüncesini Avam Kamarası‘na kabul ettirdi. Pennsylvania’nın yanı sıra Georgia, New Jersey ve Massachusetts’in de Londra’yla ilişkilerinin şekillenmesini sağladı. Londra’da bulunduğu süre zarfında pek çok gazeteye makale yazarak Amerikalıların isteklerini İngilizlere anlattı. Benjamin Franklin‘in en önemli destekçileri ise İngiliz Parlamentosu‘nda reform isteyen sanayicilerin oluşturduğu Whig Partisi‘ydi. 

Benjamin Franklin’in Bilimsel Çalışmaları

Bilime küçük yaşlardan itibaren ilgi duyan Benjamin Franklin, gazete yazılarında yeri geldiğinde bilimsel konulara temas ediyor, bilim insanları arasındaki işbirliğinin önemini vurguluyordu. Bilim tarihi içinde elde edilen her kazanım insan hayatını değiştirmişti. Ancak mevcut ilerlemeye rağmen henüz elde edilemeyen pek çok başarı söz konusuydu. Bilim insanları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi, farklı alanlarda gelişimin önünü açabilirdi. Bu bağlamda en önemli konulardan biri elektrikti. Elektriğin varlığı çok öteden beri biliniyor olsa da doğası henüz aydınlatılamamıştı. Elektriğin farklı amaçlarla kullanımı da sağlanamamıştı. Elektrik alanında yapılacak incelemeler elektriğin doğasını anlamayı sağlayabilir ve elektrikten yararlanmayı mümkün kılabilirdi. Bu düşünceler doğrultusunda Benjamin Franklin, 1740’lı yıllardan itibaren elektrikle ilgili incelemeler yapmaya başladı. Diplomat kimliğiyle Londra’ya gerçekleştirdiği ziyaretler, Londra’daki bilim insanlarıyla işbirliği yapmasına imkan sağladı. Elektrikle ilgili deneyleri birbirleriyle mektup yoluyla paylaşmaları, bilim adamları arasındaki iletişim konusunda bilim tarihi içinde en güzel örnekler arasında yer almakta. 

Elektrikle ilgili yaptığı çalışmalar sırasında Benjamin Franklin, elektriğin artı ve eksi şeklinde iki farklı ucu olduğunu tespit etti ve elektrik yükünün korunumu yasasını ortaya attı. Bu yasaya göre doğadaki elektrik, artı ve eksi uçlarıyla daima dengedeydi. Elektrik yüklerinin yaratılması mümkün değilken toplanması ve kullanılması mümkündü. Bu dönemde elektronlar henüz keşfedilmemişti ve elektron akımının nasıl gerçekleştiği anlaşılamamıştı. Ancak Benjamin Franklin, elektriğin iki farklı ucu olduğunu ve toplanmasının mümkün olduğunu tespit ederek çok önemli bir başarıya imza attı. Onun bu başarısı, aynı zamanda da yıldırımın bir elektrik akımı olduğunu düşünmesini sağladı. Benjamin Franklin‘e göre bulutlar hareket ettikçe sürtünme oluşuyor, bu sürtünmeye bağlı olarak gökyüzünde elektrik birikiyordu. Biriken bu elektriğin gökyüzü ile yeryüzü arasında dengelenmesi yıldırım sayesinde gerçekleşiyordu. Elektriğin bir yerden başka bir yere aktarılması mümkün olduğu gibi, elektrik pilleri sayesinde depolanması da mümkündü. Benjamin Franklin‘in elektrikle ilgili deneyleri, paratonerin icadı serüveninde bir milattı. 

Benjamin Franklin ve Paratonerin İcadı

Benjamin Franklin icatları içinde en önemlisi ve en bilineni şüphesiz ki paratonerin icadıdır. Bu konuya ilişkin olarak kaynaklarda geçen uçurtma deneyi hakkında tüm detayları bilmesek de Benjamin Franklin‘in yıldırımı incelemek için 1752 yılında bu deneyi yaptığını biliyoruz. Fırtınalı bir havada gökyüzünde ilerleyen bu uçurtma, kullanılan ipek ip sayesinde buluttaki elektrik yükünü bir leyden kavanozuna doldurdu. Bu deney sayesinde Benjamin Franklin, şimşeğin ve yıldırımın elektrikle ilgili bir konu olduğunu göstermiş oldu. Bu deneyi tam olarak ne zaman yaptığını bilmesek de kaynaklarda 1752 yılının Haziran ayı içinde yaptığını belirten çeşitli açıklamalar mevcut. Uçurtma deneyinin esas önemi, yıldırımın nasıl gerçekleştiğini aydınlatmış olmasıydı. O güne kadar insanlık, yıldırımın ilahi bir ceza nedeniyle düştüğüne ve etkilerinden kurtulmanın mümkün olmadığına inanıyordu. Benjamin Franklin‘in uçurtma deneyi, yıldırımın bulutlarda oluşan elektrik yükleriyle ilgili bir doğa olayı olduğunu gösterdi. Aynı zamanda da yıldırımın etkilerinden kurtulmanın mümkün olabileceği düşüncesini gündeme getirdi. 

Benjamin Franklin‘e göre şimşeğin yıldırıma dönüşebilmesi için bulutların yeryüzüne yakın bir şekilde paralel durması ve elektrik akışının sağlanması gerekiyordu. Bu süreçte elektriğin izlediği yol şiddetli bir ateş topuna dönüşüyor ve yıldırımı meydana getiriyordu. İnsanları ve binaları yıldırımdan korumak için toprağa bağlanmış demir çubuklar kullanılabilirdi. Bu çubuklar için paratoner ismi son derece uygundu. Fransızcada “para” sözcüğü “koruma”, “tonnere” sözcüğü ise “yıldırım” anlamına geliyordu. Sözcük anlamı yıldırımsavar demeye gelen paratoner, Benjamin Franklin için gökyüzündeki elektrik akımının zararsız bir şekilde toprağa akması için en ideal araçtı. Uçurtma deneyi sırasında kullandığı kapı anahtarı, uçurtma yere indiğinde kıvılcım sıçratmıştı. Demek ki gökyüzünde biriken elektriği yeryüzüne indirmenin farklı yolları olabilirdi. Daha sonra topraklama olarak adlandırılan bu yöntem sayesinde yıldırımlar sıradan bir doğa olayı olarak görülmeye başlandı. Yıldırım düşmesi sonucu oluşan yangınlar ve çeşitli yaralanmaların önüne geçmek için paratoner kullanımı her geçen gün arttı. 1780’lerde Philadelphia’da paratoner kullanan konut sayısı 400’ü aştı. 

Benjamin Franklin’in İcatları

Benjamin Franklin‘in icatları içinde paratonerin yanı sıra birbirinden ilginç pek çok icat mevcut. Bunlar içinde en önemlilerinin Franklin sobası ve bifokal gözlük olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanı sıra cam armonika, yüzme paleti, odotmetre, gemi güvertesi paratoneri ve uzun kol da Benjamin Franklin icatları arasında yer almakta. Benjamin Franklin buluşları içinde Franklin sobası olarak bilinen soba, paratonerden sonra en önemli buluşlardan biriydi. Çok çocuklu bir ailede dünyaya gelen ve ekonomik nedenlerden dolayı ısınma konusunda ciddi zorluklar çeken Benjamin Franklin, yaptığı soba tasarımı sayesinde ısının geri kazanılmasını olanaklı kıldı. Enerji maliyetini düşüren soba tasarımı, enerji verimliliğini arttırdı. Franklin sobasının en önemli özelliği, diğer sobalara oranla 2 kat fazla ısı sağlamasıydı. 1744 yılında icat ettiği bu soba için kendisi “Pennsylvania şöminesi” adını kullanmıştı. Günümüzde Franklin sobası olarak bilinen bu icat, sonraki soba tasarımlarına ilham kaynağı oldu. Bifokal gözlük olarak bilinen icadı da yine en temelde kendi ihtiyaçlarını karşılamaya dönüktü. 

İşi gereği çok okuyan ve bu nedenle görme yetisi zayıflayan Benjamin Franklin, gün içinde birden fazla gözlük kullanıyordu. Gözlüklerin sayısı arttıkça kullanımı zorlaşmıştı. Bunun üzerine Benjamin Franklin, uzak ve yakın olmak üzere iki farklı odak noktasını tek gözlükte birleştirerek çift odaklı gözlük anlamına gelen bifokal gözlüğü icat etti. Londra’da katıldığı bir davet sırasında gördüğü bir müzik aletinden çok etkilenerek cam armonikayı icat etti. Birden fazla sesin uyum içinde çalınmasını sağlayan bu alet, 37 farklı cam halkadan meydana geliyor ve farklı bir müzik deneyimi yaratıyordu. Yüzme paleti icadını ise henüz 11 yaşındayken gerçekleştirmişti. İcat ettiği paletler ayağa değil, ellere takılıyor ve yüzücüye büyük avantaj sağlıyordu. Odotmetre icadı sayesinde araçların ne kadar mesafe katettikleri ölçülebilir hale geldi. Gemi güvertesi paratoneri sayesinde gemi yolculuklarında yıldırım tehlikesine karşı etkin bir önlem alınmış oldu. Kütüphanesindeki üst raflara ulaşmak için icat ettiği uzun kol ise Benjamin Franklin icatları içinde en ilginç icatlardan biriydi. 

Tüm okurlarımızın her gününün bir başarı hikayesi ile geçmesini diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Girişimcilik

Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI’de taşlar yerinden oynamaya devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Ayın başında tablo şuydu: 11 kurucu ortaktan sadece ikisi şirkette kalmıştı.
Şimdi o iki isim de yok. Business Insider’ın aktardığına göre Manuel Kroiss ve Ross Nordeen da xAI ile yollarını ayırdı.

Kroiss’in yakın çevresine ayrılık kararını ilettiği konuşuluyor. Nordeen’in ise cuma günü şirketten ayrıldığı söyleniyor.

Musk kısa süre önce xAI için “ilk seferde doğru kurulmadı” demişti. Şirketin şu an baştan, daha sağlam bir şekilde yeniden kurulduğunu ifade ediyor. Bu arada xAI’nin SpaceX tarafından satın alınmasıyla birlikte SpaceX, xAI ve X (eski Twitter) aynı çatı altında toplandı. Tüm bunlar olurken SpaceX’in halka arz planları yaptığı da konuşuluyor.

Kroiss ve Nordeen doğrudan Musk’a bağlı çalışan iki kritik isimdi. Kroiss, şirketin pretraining ekibini yönetiyordu. Nordeen ise Musk’ın en yakınındaki operasyon isimlerinden biriydi. Daha önce Tesla’da çalışan Nordeen’in, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı dönemdeki büyük işten çıkarmaların planlanmasında da rol aldığı biliniyor.

TechCrunch da konuyla ilgili xAI’ye ulaşıp yorum istemiş durumda.

Kaynak : TechCrunch

Okumaya Devam Et

Başarı Hikayeleri

Ayn Rand: “Ben merkezliyim” deyip kaçmayın… kadın bunu felsefeye çevirmiş

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Bir yerde mutlaka denk geldiniz:
Atlas Shrugged efsane” diyen biri…
Ya da LinkedIn’de “birey ol, sürü olma” temalı bir paylaşım.

Peki kim bu Ayn Rand ve neden hâlâ konuşuluyor?

Spoiler: Bencilliği savunuyor ama sandığınız gibi değil.

Kısaca Ayn Rand kim?

Ayn Rand, 1905’te Rusya’da doğuyor, genç yaşta ABD’ye göç ediyor. Romanlarıyla hem edebiyat hem de felsefe dünyasında olay yaratıyor.

En bilinen kitapları:
The Fountainhead ve Atlas Shrugged

Ama asıl bomba: Kendi felsefesini kuruyor → Objektivizm

Objektivizm ne diyor?

Çok basit üç cümleyle özetleyelim:

1. Gerçeklik gerçektir.
“Ben öyle hissediyorum” demek, gerçeği değiştirmez.

2. En büyük rehber akıl.
Hisler değil, mantık karar verir.

3. Hayatının amacı: kendi mutluluğun.
Evet, kulağa iddialı geliyor.

“Rasyonel bencillik” meselesi

Rand’ın bencillikten kastı:
“Kimseyi ez geç” değil.

Daha çok şu:
Kendi hayatını ciddiye al.
Kendi emeğini savun.
Başkaları için kendini sürekli feda etmek zorunda hissetme.

Yani:
“Kendini yok sayma” diyor aslında.

Biraz da magazin tarafı..

  • Hollywood’da figüranlık yapmışlığı var.
  • Hatta gelecekteki eşiyle bir film setinde tanışıyor.
  • Bir tiyatro oyunu yazıyor ve jürisini seyirciler arasından seçtiriyor. (Evet, interaktif içerik 1930’lar edition.)

Kadın içerik üreticiliği olayını zamanından önce çözmüş.

Neden bu kadar tartışılıyor?

Çünkü şunu söylüyor:
“Toplum için yaşamak zorunda değilsin.”

Kimi bunu özgürleştirici buluyor,
kimi fazla sert.

İki taraf da haksız sayılmaz.

Son soru:

Kendi mutluluğunu merkeze almak mı daha cesur bir duruş, yoksa fazla mı ‘ben merkezli’?

Yorumlarda düşünceler serbest

Okumaya Devam Et

Girişimcilik

Cüneyt Arkın: Sinemaya adanmış bir hayat…

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

Cüneyt Arkın'ın başarı hikayesi Ofix Blog'da...

28 Haziran Salı günü sanat dünyamızdan bir yıldız kaydı. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Cüneyt Arkın hayatını kaybetti. 300’den fazla sinema filmi, birçok dizi ve tiyatro oyununda seyircisine unutulmaz anlar yaşatan Cüneyt Arkın‘ın vefatı ülkemizde büyük bir üzüntü yarattı. Yeşilçam melodramlarının yakışıklı jönü, oynadığı her rolü adeta yaşadı, her rolün hakkını verdi. 1970’li yıllarda rol aldığı tarihsel içerikli filmlerde Malkoçoğlu, Kara Murat, Battal Gazi karakterleriyle milli bilinci güçlendirdi. Yenilmez ve yiğit direnişçi rolleriyle Türk insanının gönlünde taht kurdu. Filmlerinde dublör kullanmayı reddetti. Bu nedenle sayısız kaza geçirdi. Aldığı yaralar bedeninde kalıcı hasarlar meydana getirdi. Fakat en ufak bir pişmanlık duymadan yoluna devam etti. Oyunculuğun yanı sıra senaristlik, yönetmenlik ve yapımcılık alanlarında da önemli başarılara imza attı. Bir Ofix Blog klasiği olan başarı hikayeleri köşemizde bu hafta, Cüneyt Arkın‘ın hayatından kesitler sunarak başarı hikayesini okurlarımızla paylaşacağız. Bu vesileyle kendisine rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. 

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Trendler