Bizi Takip Edin

Lifestyle

Parke sistre nedir ve nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

Parke sistre nedir ve nasıl yapılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Evlerde ve işyerlerinde zemin kaplamada kullanılan parkeler zaman içinde aşınır ve zeminde hoş olmayan görüntüler yaratır. Parke temizliğinin ihmali veya özensiz şekilde yapılması parkelerin kullanım ömrünün azalmasına neden olur. Özellikle masif ve lamine parkeler söz konusu olduğunda temizlik ve bakım işleri son derece önemlidir. Çünkü düzenli şekilde temizlik ve bakımı yapılan parkeler ortama güzellik katar, daha uzun bir kullanım ömrü kazanır. Masif ve lamine parkelerde oluşan yıpranmalar nedeniyle bunlara zaman zaman parke sistre uygulamak gerekir. Parkeyi oluşturan dokular bu işlem sayesinde derinlemesine temizlenir, çiziklerden arınır. Sistre işlemi sırasında yüzeye uygulanan cila, zemine harika bir görünüm kazandırır. Bu işlemler sonucunda ortamda enerji yükselir, motivasyon artar. Birlikte geçirilen süre daha keyifli hale gelir. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, parke sistre hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Parke sistre nedir ve nasıl yapılır diye merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Parke sistre nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse parkelerin bakım yapılarak yenilenmesi işlemine sistre denir. Sistre sözcüğü, Rumcada bir tahtanın pürüzlerini giderip onu dümdüz hale getirmeye yarayan sistire şeridinden gelmekte. İnce metal veya çelik bir şeritle yapılan sistre işlemleri ahşap yüzeylerde pürüzsüz ve estetik yönden başarılı sonuçlar yaratır. Sistre işleminde temel amaç, yüzeyi temizlemek ve onarmak, böylelikle cila işlemine hazırlamaktır. Tüm ahşap yüzeylere uygulanabilecek sistre işlemleri, yüzeyin ilk günkü gibi temiz, bakımlı ve güzel görünmesini sağlar. Aynı zamanda da kullanım ömürlerini uzatır. Parke sistre işlemleri masif ve lamine parkelere uygulanır. Nitekim temizlik ve bakımı uzun süre ihmal edilen parkelerde çizilmeler artar. Çizilen kısımlarda kararma başlar. Hatta oluşan boşluklarda yosunlaşma bile görülebilir. Her ne kadar çizilmeye ve sürtünmeye dayanıklı olsa da masif ve lamine parkeler zaman içinde yıpranır. Hatta temizlik sırasında kullanılan yanlış ürünler bile parke yüzeyini dış etkenlere karşı zayıflatır. Bu gibi durumlarda yüzeye parke sistre uygulamak gerekir. 

Geleneksel parke olarak da bilinen masif parkeler, uygun kaliteye sahip iyi kurutulmuş ahşaplardan yapılır. Yaklaşık 20 mm kalınlıkta ince tabakalardan oluşan şeritler halinde kesilen ahşaplar, zeminde sağlam ve dayanıklı bir yüzey oluşturur. Masif parkeler sert ağaçlardan elde edildikleri için aslında çizilme ve sürtünmeye dayanıklıdır. Ancak yine de zaman içinde aşınırlar. Masif parkelerin yanı sıra lamine parkeler de günümüzde en fazla tercih edilen zemin kaplama çözümlerinden biridir. Bunların maliyetleri masif parkelere oranla daha yüksektir. Parke temizliği ve bakımı ise daha kolaydır. Bu nedenle evlerde ve işyerlerinde masif parkelerin yanı sıra lamine parkeler de sıkça kullanılır. Üstelik ısı yalıtımı konusunda da lamine parkeler masif parkelere göre daha avantajlıdır. Ne var ki masif parkeler ve lamine parkeler zaman içinde yıpranır. Temizlik ve bakımı ihmal edilen, yüzeyi çiziklerle dolu bu parkeler ortamda görüntü kirliliği yaratır. Bu gibi durumlarda parke sistre işlemleri sayesinde harika sonuçlar elde etmek mümkündür. 

Parke sistre nasıl yapılır?

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki parke sistre yapımı özel uzmanlık gerektiren bir iştir. Eğer parkelerinize sistre yaptırmak istiyorsanız bu konuyla ilgili birtakım bilgi ve deneyimlere sahip olmanız gerekir. Aksi durumda parke üzerinde çeşitli hasarlar oluşur ve parkenin kullanım ömrü kısalır. Üstelik uygun ekipmanlara sahip değilseniz etrafta ciddi bir kirliliğe yol açmanız da mümkündür. Nitekim profesyonel parke sistre makinesi ve ekipmanları etrafı kirletmemek için gerekli teknik özelliklere sahiptir. Bu tür araçlara sahip değilseniz parke sistre yaptırmak için sistre hizmeti veren profesyonel firmalarla iletişime geçebilirsiniz. Bu firmaların kullandığı özel makine ve ekipmanlar, sistre yaptırmak istediğiniz ortamda toz kaldırmadan ve zahmetsizce sistre işlemi gerçekleştirir. Son teknoloji ürünü makine ve ekipmanlara sahip firmalar tozsuz sistre cila makinesi kullandıkları için etrafı kirletmezler. Bu hizmetin maliyeti ise bulunduğunuz lokasyon ve yüzeyin büyüklüğüne göre değişir. Parke sistre yaptırmadan önce firmalar arasında metrekare birim fiyatları üzerinden karşılaştırma yapabilirsiniz. 

Eğer parke sistre konusunda profesyonel hizmet almak istemiyor ve kendi işinizi kendiniz yapmak istiyorsanız, parke sistre için iyi bir sistre makinesi temin etmelisiniz. Sistre makinelerinin temel özelliği, sistre işlemlerini kolayca ve etrafı kirletmeden yapmalarıdır. Bu makinelerin fiyatları, marka ve modelleri ile sahip oldukları teknik özelliklere göre değişir. Ahşap bakım ve onarım işlerine meraklıysanız ve sistre işlemini kendiniz belirli aralıklarla tekrarlamak istiyorsanız iyi bir parke sistre makinesi temin etmenizde yarar var. Çünkü bu makinelerle parke sistre yapmak daha kolaydır. Üstelik bunlar kullanıcı hatalarını önleyici birtakım mekanizmalara da sahiptir. Böylelikle yüzeyin fazla aşınmasını engeller. Sistre cila makine fiyatları arasında karşılaştırma yapmak için dilerseniz internet üzerinden arama motorlarını kullanabilirsiniz. Parke sistre işlemi zımparalama, macunla dolgu ve cilalama adımlarından oluşur. Sistre işleminin ilk aşamasında parke yüzeyini güzelce zımparalayın. Ardından parke aralarını ve yüzeyde oluşan boşlukları macunla doldurun. Son aşamada ise yüzeye sistre cila uygulayın. 

Parke sistrede zımparalama nasıl yapılır?

Masif veya lamine parkeye uygulayacağınız sistre işleminin ilk aşamasını zımparalama oluşturur. Parke bakımı konusunda güzel sonuçlar almak istiyorsanız bu aşamaya çok önem vermelisiniz. Çünkü zımparalama ne kadar başarılı olursa diğer aşamalar da o kadar başarılı olur. Ahşap parke bakımı sırasında karşılaşılan sorunların en önemli nedenleri zımparalama aşamasında yapılan hatalardan kaynaklanır. Kullandığınız makinenin teknik özellikleri yeterliyse parke yüzeyini kolayca zımparalayarak temizleyebilirsiniz. Zımparalama işlemi parke çeşitleri içinde sadece masif ve lamine parkelere uygulanır. Çünkü bu yüzeyler zımparalama için uygun özelliktedir. Oysa laminat parke zımparalama için uygun değildir. Dolayısıyla parke sistre işlemleri laminat parke üzerinde uygulanmaz. Diğer taraftan, masif veya lamine parke üzerinde zımparalama yapmadan önce yüzeyin kuru olması gerekir. Aksi durumda işlem başarılı sonuçlar vermez. Zımparalama işleminde ideal olan, uygulamayı ince tabakalar şeklinde toplam üç seferde tamamlamaktır. Uygulamayı tek seferde ve derinlikli şekilde yapmanız durumunda kötü sonuçlar görmeniz mümkündür. 

Profesyonel kullanıma uygun bir sistre makineniz yoksa zımparalama işleminin ardından etrafta epeyce toz birikecektir. Yüzeyden bu tozu temizlemeden parke sistrenin diğer aşamalarına geçmemelisiniz. Yüzeye uygulayacağınız macunla dolgu işlemi ancak yüzeydeki tüm tozu temizlediğinizde başarılı sonuçlar verir. Aksi durumda yüzeydeki tozlar macuna yapışır. Zımparalama işleminin öncesinde olduğu gibi sonrasında da yüzeyin ıslak kalmaması gerekir. Bu nedenle temizlik aşamasını tamamladıktan sonra yüzeyden tüm nemi almalısınız. Yüzeyde nem kalırsa macun ve cila başarılı sonuçlar vermez. Zımparalamanın özellikle üçüncü aşamasında yüzeyde bazı delik veya oyuklarla karşılaşabilirsiniz. Bunlar ahşabın doğal yapısından veya kenar boşluklarından kaynaklanır. Zımpara tozunu temizlerken bu kısımlarda hiç toz kalmadığından emin olmalısınız. Eğer profesyonel bir parke sistre makineniz yoksa tüm tozu temizlemek için emiş gücü yüksek bir elektrikli süpürge kullanmalısınız. Diğer taraftan, parke süpürgeliklerini zımparalamak için ellerinizi kullanmanız gerekir. Bu aşamada çok dikkatli olmalı, ellerinize ve yüzeylere zarar vermekten kaçınmalısınız. 

Parke sistrede macunla dolgu nasıl yapılır?

Parke üzerinde uygulayacağınız sistre işleminin ikinci aşamasını macunla dolgu oluşturur. Bu aşamada dilerseniz piyasada kolayca bulabileceğiniz ahşap macun çeşitlerinden yararlanabilirsiniz. Veya zımparalama aşamasında oluşan tozları bir kenarda toplayarak üzerine vernik ekleyip kendi dolgu macununuzu kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Aslına bakarsanız, dolgu macununu bu şekilde hazırlamanız renk uyumsuzluğunu önlemek bakımından daha güzel sonuçlar verir. Eğer parkenizin rengi piyasada zor bulunan bir renkse, macun için bu yöntemi kullanmanızı özellikle tavsiye ederiz. Ancak bu işle uğraşmak istemiyor ve piyasada parkenizle uyumlu ahşap macununu kolayca bulabiliyorsanız dolgu sırasında hazır macun kullanabilirsiniz. Bu işlemi düzgün şekilde yapmak için macunu ince tabakalar haline uygulamanız gerekir. Yüzeyde kalan fazla macunu temizlemek için spatula kullanabilirsiniz. Macunun kuruma süresi yarım saat ile 1 saat arasında değişir. İlk uygulama istediğiniz sonucu vermezse uygulamayı tekrarlayabilirsiniz. Ancak her seferinde yüzeyde pürüz bırakmamaya dikkat etmelisiniz. Pürüzleri temizlemek için kesinlikle zımpara kullanmamalı, uygulama sırasında spatuladan yararlanmalısınız. 

Parke sistrede cilalama nasıl yapılır?

Parke sistresinin son aşamasını cilalama oluşturur. Bu işlem sırasında kullanılan cilaya sistre cilası denir. Sistre cilaları masif ve lamine parkelerin ilk günkü gibi ışıl ışıl bir görünüm kazanmasını sağlar. Piyasada kolayca bulabileceğiniz sistre cila çeşitleri masif ve lamine parke üzerinde kullanıma uygun özelliktedir. Bu ürünler sürtünme ve çizilmelere karşı zeminde koruyucu bir tabaka oluşturur. Fakat laminat parkeye cila uygulanmaz. Cilalama konusunda en başarılı sonuçları sistre cila makineleriyle alabilirsiniz. Bu makineler rengi solmuş parkeler üzerinde de güzel sonuçlar verir. Ancak cilayı uygulamadan önce zımparalama ve dolgu aşamalarını yapmanız durumunda daha güzel sonuçlar alırsınız. Eskimeye yüz tutmuş parkeleriniz doğru bir sistre cila uygulaması sayesinde eskisinden bile daha güzel bir görünüm kazanabilir. Profesyonel sistre işlemleri, sistre makineleri veya sistre cila makineleriyle yapılır. Böyle bir makineniz yoksa cilayı uygun bir fırça yardımıyla uygulayabilirsiniz. Tercihe göre su bazlı veya solvent bazlı cila kullanabilirsiniz. Selülozik veya sentetik cilaları da değerlendirebilirsiniz. 

Parke sistre konusunda güzel sonuçlar almak için cilalama aşamasına da çok dikkat etmelisiniz. Son aşama olan cilalamada yapacağınız küçük bir hata, ileride can sıkan sonuçlar doğurur. Bu aşamada en sık yapılan hatalardan biri, cilayı kalın bir tabaka şeklinde uygulamaktır. Oysa böyle bir şeye hiç gerek yok. Unutmamalısınız ki ahşap aslında organik bir yapı malzemesidir. Tüm organik dokular gibi ahşabın da nefes alması gerekir. Özellikle zeminde parlak bir görüntü sağlamak adına fazla cila uygulamanız ahşabın nefes almasını engeller. Diğer taraftan, cilanın kuruma süresine de dikkat etmelisiniz. Bu süre en az 2 saattir. Bazı cila çeşitlerinde 5 saat ve üzerine çıkabilir. Bu konuda en doğru bilgiyi ürünün kullanım kılavuzunda bulabilirsiniz. Yüzeye ikinci bir kat uygulamak istiyorsanız kuruma süresi dolmadan kesinlikle uygulama yapmamalısınız. Solvent bazlı cilalardan farklı olarak su bazlı cilaların kuruma süresi daha uzundur. İşlemler sırasında acele etmezseniz parke sistre işlemlerinde güzel sonuçlar alabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Trendler