Bizi Takip Edin

Lifestyle

İnsomnia nedir?

Yayınlandı

tarihinde

İnsomnia hakkında merak ettiğiniz konuları Ofix Blog'da bulabilir, insomnia şikayetlerinizde iyileşme sağlayabilirsiniz.

Uyku hastalıkları içinde insomnia en sık görülen hastalıklardan biridir. Bu hastalık tüm yaş gruplarında ve yılın tüm zamanlarında görülebilir. Bu hastalık kişinin yaşam kalitesi ile iş performansına zarar verdiği için “İnsomnia nedir?” sorusu internette arama motorları üzerinden sıkça cevap aranan bir sorudur. Halk arasında uyuyamama hastalığı olarak da bilinen insomnianın zararlı etkilerini hasta, hayatının her alanında hisseder. Nitekim insomnia hastalığı kişinin tüm bilişsel fonksiyonlarını, akademik yeteneklerini, mekanik becerilerini doğrudan etkiler. İnsomnianın çeşitli nedenleri olmakla birlikte bunlar içinde psikolojik nedenlerin payı büyüktür. Ne var ki insomnia hastalarının gerçekte çok azı bu hastalığın farkındadır. Çoğu zaman göz ardı edilen ve tedavisi geçiştirilen insomniayla mücadele etmek için her şeyden önce, insomniayı iyi tanımak gerekir. Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, insomnia konusunu ele alacağız. İnsomnia nedir, insomnia belirtileri nelerdir, insomnia nedenleri nelerdir, gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz. 

Kısaca İnsomnia

İnsomnia kısaca, kişinin uykuya dalmasına engel olan veya uyuyamamasına neden olan bir uyku hastalığıdır. Halk arasında uykusuzluk hastalığı olarak da bilinen bu hastalık, kişinin uyku kalitesini ciddi ölçüde düşürür. İnsomnia hastalarının yaşadığı uyku bozukluğu, gün içinde kendilerini aşırı yorgun hissetmelerine yol açar. Hastalığın kronik hale gelmesi, hastaya daha büyük sorunlar yaşatır. Sağlıklı ve kaliteli bir uykudan mahrum kalan insomnia hastaları, uykuya çok zor dalabilecekleri gibi, çok erken uyanıp bir daha uyuyamama şikayeti de yaşayabilirler. Bununla birlikte insomniayla ilgili farkındalıklar yeterli düzeyde olmadığı için hasta, bu şikayetleri geçici önlemlerle gidermeye çalışır. “İnsomnia hastalığı nedir?” diye merak eden hastalar, bu soruyu genellikle hastalığın ileriki aşamalarında sorarlar. Diğer taraftan, yaşanan her uykusuzluk şikayeti insomnia değildir. Hastaya insomnia teşhisinin konulabilmesi için 3 aylık süre zarfında ve haftada en az 3 gece uykusuzluk şikayetinin oluşup oluşmadığına bakmak gerekir. 3 ay ve üzeri sürede devam eden şikayetler insomnianın teşhisini sağlar. 

İnsomnia uyku bozukluğu, hastanın genel sağlık durumu için büyük bir risktir. Nitekim sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmazlardan biri uykudur. Uyku sağlığı iyi olan kişiler, güne dinç başlar ve gün içinde enerjilerini yüksek tutarlar. Uykusunu alan kişilerin algıları güçlü, dikkat dereceleri yüksektir. Yaptıkları işlere daha kolay ve iyi şekilde yoğunlaşırlar. Uyku sırasında dinlenen ve güçlenen bilişsel fonksiyonları sayesinde kısa ve uzun süreli hafızalarını iyi kullanırlar. Basit matematiksel işlemleri zihinlerinde kolayca sonuçlandırırlar. Sağlıklı bir uyku, aynı zamanda da kişinin fiziksel gelişim, duygusal zeka, stres yönetimi, yaratıcı düşünme konularında da büyük başarılar elde etmesini sağlar. Ne var ki kronik insomnia hastaları bu konularda ciddi sorunlar yaşar. Hastalığın ileriki aşamalarında kişi en basit bilişsel fonksiyonlarını bile yerine getirmede zorlanır. Bu nedenle hastanın primer insomnia ile karşılaştığı anda doktora başvurması gerekir. Eğer insomnia için hangi doktora gidilir diye merak ediyorsanız hastanelerin nöroloji servislerine başvurabilirsiniz. 

İnsomnia belirtileri nelerdir?

İnsomnianın en önemli belirtisi kişinin uykuya dalamaması veya uyuyamamasıdır. Uyku hastalığı insomnia teşhisi için bu şikayetlerin en az 3 ay devam etmesi gerekir. Bu süre zarfında uykusuzluk nedeniyle kişinin yaşam kalitesi ve iş performansı ciddi ölçüde düşer. Ki bu durum, hastada insomnianın varlığını gösterir. Uyku bozukluğuna bağlı olarak hasta kendisini sürekli yorgun hisseder. Nitekim uyku ilacı alsa bile bu şikayetlerinden kurtulamaz. Gün içinde uyuklamaya başlayan hastanın sinirleri çok gergindir. İnsomnianın belirtileri içinde odaklanma güçlüğü de en önemli belirtilerden biridir. Yaptığı işlere odaklanma güçlüğü yaşadığı için hasta, dikkatini dağıtan her konuya aşırı tepki gösterir. Bilişsel fonksiyonları zayıfladığı için bellek sorunları da yaşar. Bu sorunlar kısa süreli hafızada başlar. Zamanla uzun süreli hafızaya ilerler. İnsomnia nedeniyle gece uyanan hasta, tekrar uykuya dalamadığı için güne çok erken başlar. Yaptığı işleri tamamlamada zorluk çeker. Kaygı ve stresini kontrol altında tutmayı başaramayan hastanın gün içinde çeşitli kazalar yaşaması mümkündür. 

Uykusuzluk hastalarının yaşadıkları yaralanmaların bir kısmı basit yaralanmalar şeklindedir. Diğer bir kısmı da hayati riskleri olan yaralanmalardır. Bununla birlikte insomnia belirtileri olarak saydığımız bu şikayetlerin farklı sağlık sorunlarından kaynaklanması da mümkündür. Örneğin narkolepsi, uyku apnesi, sirkadyen ritim bozukluğu ve huzursuz bacak sendromu gibi hastalıklar benzer şikayetlere yol açar. Uyku sağlığı konusunda yapılan araştırmalara göre, yetişkinlerin yüzde 40’ında ara sıra da olsa bir uyku sorunu görülmekte. Yaş ilerledikçe uyku sorunlarında artış ortaya çıkıyor ve bu şikayetlerin görülme sıklığı artıyor. Dolayısıyla bu belirtiler insomniayla ilgili yalnızca bir işarettir. Hastaya insomniayla ilgili kesin teşhisin konulabilmesi için hekim gözetiminde bu şikayetlerin nedenlerinin araştırılması gerekir. Bu konuda gösterilecek ihmal, hastanın kalp krizinden beyin felcine, insülin direncinden obeziteye kadar çeşitli sağlık sorunları yaşamasına yol açabilir. Bu noktada en merak edilen konulardan biri de “İnsomnia öldürür mü?” sorusudur. Cevap olarak evet, insomnianın ölüme götürme riski yüksektir diyebiliriz. 

İnsomnia nedenleri nelerdir?

Başta da belirttiğimiz gibi, insomnianın çeşitli nedenleri olmakla birlikte bunlar içinde psikolojik nedenlerin payı büyüktür. Kişinin iş veya özel hayatında yaşadığı çeşitli sorunlar ruh sağlığına zarar verebilir. İş ortamında yaşadığı yoğun stres, bir yakınını kaybetmekten duyduğu derin üzüntü, kötü bir olay nedeniyle yaşadığı travma, depresyon vb. durumlar insomnianın tetikleyicisi olabilir. Halihazırda devam eden koronavirüs salgını ve kur krizi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sorunlar da insomnianın tetiklenmesine neden olabilir. Uyku bozuklukları psikoloji ile bir kısır döngü içindedir. Yani psikolojik sorunlar uykusuzluğa, uykusuzluk da psikolojik sorunlara yol açar. İnsomnianın psikolojik nedenlerinin yanı sıra fizyolojik nedenleri de vardır. Örneğin kişinin kullandığı birtakım ilaçlar, tiroid bezi hastalıkları, yoğun gürültüye maruz kalma, aşırı sıcak ve jet lag da insomnianın fizyolojik nedenleri arasında yer alır. Bununla birlikte fizyolojik nedenler arasında uyku kaçıran şeyler önemli bir öbeği oluştursa da bunlar tek başına insomnianın nedenleri değildir. 

Diğer taraftan insomnia başlı başına bir hastalık olsa da başka hastalıklara bağlı olarak da insomnianın oluşması mümkündür. Örneğin astım, artrit, diyabet veya reflü hastalarının birçoğunda insomniayla karşılaşmaktayız. Nitekim kronik hastalığı olanların kullandığı ilaçların yan etkilerinden birinin insomnia olması mümkündür. Bu gibi durumlarda hastanın mutlaka hekimine bilgi vermesi ve ilacını değiştirmesini istemesi gerekir. Dahası kişide insomnianın yanı sıra narkolepsi veya uyku apnesi gibi başka birtakım uyku bozukluklarının olması da mümkündür. Bu gibi durumlarda insomnia şikayetlerini hasta çok daha güçlü şekilde hisseder. Uyku düzeni konusunda istediği davranış tarzı değişikliklerini sağlamada yetersiz kalan hasta, insomniayla mücadele konusunda mutlaka profesyonel destek almalıdır. Özellikle psikofizyolojik insomnia tedavisi uzun zaman alan ciddi bir iştir. Bu süreçte uykusuzluğun nedenleri konusunda hastanın kendi durumuna objektif bakması gerekir. Nedenleri analiz etme ve ortadan kaldırma sürecine aktif katılım sağlaması tedaviyi kolaylaştırır. “Uyku problemi neden olur?” diye merak eden hastanın tüm nedenleri hekimiyle birlikte incelemesi süreci hızlandırır. 

İnsomnia türleri nelerdir?

İnsomnianın başlıca iki türü vardır. Bunlardan ilki akut insomniadır. İkincisi ise kronik insomniadır. Akut insomnia nedir diye merak ediyorsanız bunun kısa süreli belirti gösteren ve geçici bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz. Kronik insomniada ise belirtiler uzun sürelidir ve tedavi süreci çok uzundur. Akut insomniada hasta, uyku sağlığına zarar veren birtakım nedenlerden dolayı uyku bozukluğu yaşar. Bu nedenin veya nedenlerin ortadan kalkmasıyla birlikte hastanın uyku sağlığı düzelir. Kişinin geçirdiği herhangi bir hastalık, maruz kaldığı stres veya hormonal bozukluk da akut insomniaya yol açabilir. Oysa kronik insomnia aylarca devam eden ve tedavisi çok zor bir hastalıktır. Üstelik kronik insomnianın tedavisinde çoğu zaman medikal yöntemlerin yanı sıra psikolojik destek de gerekir. Dolayısıyla kronik insomniada medikal tedavi yerine bitki çayları ve benzeri çözümlerle şikayetlerden kurtulmak mümkün değildir. Çünkü beynin uykuya dalamaması pek çok psikofizyolojik nedenden kaynaklanıyor olabilir. Kronik insomnianın sadece bitkisel tedaviyle iyileşmesi olanaksızdır. 

Akut ve kronik insomnianın yanı sıra insomnianın türleri arasında psikofizyolojik insomnia, paradoksal insomnia, idyopatik insomnia, yetersiz uyku hijyeni ve çocukluk dönemi davranışsal insomniadan da bahsedebiliriz. Bunlar içinde psikofizyolojik insomnianın kısaca ve en temelde strese bağlı olarak geliştiğini söyleyebiliriz. İnsomnianın bu türü daha çok 20-40 yaş arası kadınlarda yaygındır. Paradoksal insomniada ise uyku durumunun yanlış algılanması söz konusudur. Yani bu kişilerin uyku kaliteleri aslında normal düzeydedir. Fakat kendilerini uykusuz hissetmeleri devam eder. Paradoksal insomniada kişi uyku açan şeyler ile kendisini daha iyi hisseder. İdyopatik insomniada ise şikayetler çocukluk, hatta bebeklik döneminde başlar. İnsomnianın tedavisi en zor türlerinden biri de budur. Üstelik bebeklerde uyku problemi konusunda çok az ebeveynin bilgisi vardır. Diğer taraftan yetersiz uyku hijyeni, rahat bir uyku ortamı olmaması veya yatmadan önce uykuya engel olan aktivitelerden kaynaklanır. Çocukluk dönemi davranışsal insomniada ise uyku başlangıcı veya uyku sınırlarıyla ilgili sorunlar ön plandadır. 

İnsomnia nasıl teşhis edilir?

Hastaya insomnia teşhisinin konulabilmesi için mutlaka bir hekim tarafından fizik muayenesinin yapılması ve uyku alışkanlıklarının incelenmesi gerekir. Hastanelerin nöroloji polikliniklerinde yapılacak fizik muayene sırasında hekim, insomnianın primer mi yoksa sekonder mi olduğunu anlamaya çalışır. Özellikle 1 aydan uzun süre devam eden uykusuzluk şikayetleri primer insomnianın varlığına işaret eder. Ancak hastanın uykuya dalamama sorununun farklı nedenleri olabilir. Bu yüzden şikayetlerinin başka bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için hastanın kan testi yaptırması gerekir. Bu süreçte hasta kesinlikle reçetesiz uyku ilacı kullanmamalıdır. Uykuyu kaçıran şeylerden de olabildiğince uzak durmalıdır. Hastanın kan değerleri normalse, bu durumda uyku alışkanlıkları inceleme konusu olur. Bu incelemenin anketle gerçekleşmesi mümkündür. Veya hasta birkaç hafta boyunca uyku günlüğü tutabilir. Fakat bu yöntemlerin işe yaramaması durumunda hastayı uyku bozuklukları merkezinde izlemek gerekir. Böylelikle uyku sırasında beyin dalgaları, kalp atışları, nefes alması ve diğer vücut hareketleri incelenerek hastaya kesin teşhis konulur. 

İnsomnia nasıl tedavi edilir?

Hastaya insomnia teşhisi konulmuşsa artık hastalığın tedavi süreci başlar. İnsomnia tedavisi hastanın yaşadığı insomnianın türüyle yakından ilişkilidir. Nitekim akut insomniada medikal yöntemlere her zaman gerek yoktur. Çünkü uyku sağlığı konusunda hastanın gerçekleştireceği davranış tarzı değişiklikleri ve kendisini stresten uzak tutması akut insomnianın tedavisi için yeterli olabilir. Bu konuda rahatlatıcı ve sakinleştirici bitki çayları da etkilidir. Fakat kronik insomnia hastaları için mutlaka medikal yöntemlerin kullanılması gerekir. Hasta eğer günlük işlerini yapmada zorluk çekecek kadar yoğun şikayetler yaşamaktaysa, hekim gözetiminde uyku ilacı kullanabilir. Bununla birlikte en etkili uyku ilacı bile bazı durumlarda yetersiz kalabilir. Hatta sürekli uyku gelmesi şikayetine de yol açabilir. İnsomnianın temelinde başka bir hastalık varsa, bu durumda bu hastalığın tedavisi de insomnianın tedavisi içinde sağlanmalıdır. Bunlara ek olarak hastanın aynı zamanda psikolojik destek alması da faydalıdır. İnsomnianın tüm türlerinde psikolojik danışmanlık hizmetleri sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar. 

Editörün Tavsiyesi: Lipton Bitki Çayı Papatya 1.5 g x 20 Adet

İnsomnia türleri içinde akut insomnia, diğerlerine oranla daha yaygın ve daha kolay tedavi edilebilen bir hastalıktır. Nitekim rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi yüksek bitki çaylarıyla akut insomnianın üstesinden daha kolay gelebilirsiniz. Bu konuda özellikle papatya çayı iyi bir seçimdir. Çünkü papatya çayı uykusuzluğa iyi gelen bitki çayları içinde ilk sırada yer alır. Üstelik antiseptik özelliği yüksek olan papatya çayıyla gün içinde yaşadığınız strese bağlı olarak artan kortizol seviyenizi dengeleyebilirsiniz. Papatya çayındaki etken maddeler sayesinde kaslarınız gevşer ve uykuya dalmanız kolaylaşır. Papatya çayı konusunda Lipton bitki çayı papatya 1.5 g x 20 adet ürünümüz iyi bir seçim olabilir. Diğer taraftan, insomnianın farklı bir türünü yaşamaktaysanız sadece bitki çaylarıyla kesin çözüme ulaşamazsınız. Bu gibi durumlarda en kesin çözümleri medikal yöntemlerden alabilirsiniz. Lipton bitki çayı papatya 1.5 g x 20 adet ürünümüz için fiyat bilgisi öğrenme ve sipariş işlemlerinizi buradan yapabilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Beyaz Yakalım

İş İlanlarına Başvuruyorum Ama Geri Dönüş Alamıyorum: Sebebi Ne Olabilir?

Yayınlandı

tarihinde

Yazar:

İş arama sürecinde birçok adayın yaşadığı ortak bir durum vardır: Onlarca hatta yüzlerce iş ilanına başvuru yapılır ancak geri dönüş alınamaz.

Bu durum zamanla motivasyon kaybına ve “Acaba bir yerde yanlış mı yapıyorum?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olur.

Aslında geri dönüş alamamanın birçok farklı sebebi olabilir. Gelin en yaygın nedenlere birlikte bakalım.

1. CV’niz Pozisyona Uygun Olmayabilir

Birçok aday aynı CV ile farklı pozisyonlara başvuru yapıyor.

Ancak her pozisyonun beklentileri farklıdır. İşverenler, aradıkları niteliklerle örtüşen deneyim ve becerileri CV üzerinde görmek ister.

Başvuru yapmadan önce CV’nizi ilgili pozisyona göre güncellemeniz büyük avantaj sağlayabilir.

2. Profil Bilgileriniz Eksik Olabilir

İşverenler yalnızca CV’ye değil, adayın genel profiline de dikkat eder.

Eksik iletişim bilgileri, yetersiz açıklamalar veya güncel olmayan deneyimler adayın değerlendirilmesini zorlaştırabilir.

Profilinizin güncel ve eksiksiz olması önemlidir.

3. Başvurduğunuz Pozisyonlar Deneyiminizle Uyuşmayabilir

Bazen adaylar, deneyim seviyelerinin çok üzerinde veya tamamen farklı alanlardaki pozisyonlara başvuru yapabiliyor.

Bu durum geri dönüş alma ihtimalini azaltabilir.

Başvuru yaparken iş ilanındaki kriterleri dikkatlice incelemek ve kendi yetkinliklerinizle karşılaştırmak faydalı olacaktır.

4. Çok Fazla Rekabet Olabilir

Bazı ilanlara yüzlerce hatta binlerce başvuru yapılabiliyor.

Bu durumda nitelikli adaylar bile geri dönüş almakta zorlanabilir.

Bu nedenle yalnızca popüler ilanlara değil, size uygun farklı fırsatlara da odaklanmanız önemlidir.

5. Ön Yazı Kullanmıyor Olabilirsiniz

Her zaman zorunlu olmasa da iyi hazırlanmış bir ön yazı sizi diğer adaylardan ayırabilir.

Özellikle neden o şirkette çalışmak istediğinizi ve pozisyona neden uygun olduğunuzu kısa ve net şekilde anlatmanız olumlu etki yaratabilir.

6. Başvurularınızı Takip Etmiyor Olabilirsiniz

İş arama süreci yalnızca başvuru yapmakla bitmez.

Başvurduğunuz pozisyonları takip etmek, profilinizi güncel tutmak ve yeni fırsatları düzenli olarak değerlendirmek gerekir.

Aktif adaylar genellikle daha fazla geri dönüş alma şansına sahiptir.

Umudunuzu Kaybetmeyin

Geri dönüş alamamak her zaman yetersiz olduğunuz anlamına gelmez.

Bazen doğru pozisyon henüz karşınıza çıkmamış olabilir, bazen de yoğun başvuru trafiği nedeniyle süreç beklediğinizden uzun sürebilir.

Önemli olan profilinizi sürekli geliştirmek, başvurularınızı bilinçli yapmak ve kariyer hedeflerinize uygun fırsatları değerlendirmeye devam etmektir.

Unutmayın; başarılı bir kariyer yolculuğu çoğu zaman doğru fırsatla doğru zamanda karşılaşmakla başlar.

Ofix Kariyer olarak adayların yetkinliklerine daha uygun fırsatlarla buluşmasını ve işverenlerin doğru adaylara daha hızlı ulaşmasını destekleyen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Milli Maç Nerede İzlenir? İstanbul’da Ücretsiz Dev Ekran Kurulan Yerler Tam Liste

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’nin heyecanla beklediği milli maç için geri sayım başladı. A Milli Futbol Takımımızın 14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de oynayacağı karşılaşma öncesinde İstanbul’un birçok ilçesinde ücretsiz dev ekran etkinlikleri düzenleniyor.

Eğer maçı evde değil, kalabalık bir taraftar atmosferinde izlemek istiyorsanız sizin için İstanbul’daki ücretsiz maç izleme noktalarını derledik.

İstanbul’da Milli Maç Nerede İzlenir?

Arnavutköy

  • Arnavutköy Şehir Parkı
  • Hadımköy İstasyon Meydanı

Ataşehir

  • DasDas Avlu (Rezervasyonlu)

Bağcılar

  • Bağcılar Meydanı

Bahçelievler

  • Bahçelievler Hükümet Konağı Önü

Başakşehir

  • Başakşehir Millet Bahçesi
  • Bahçeşehir Gölet

Bayrampaşa

  • Muratpaşa Kapalı Pazar Alanı

Beşiktaş

  • Zorlu PSM Vestel Amfi (Rezervasyonlu)
  • Akmerkez Dekk Üçgen Teras (Rezervasyonlu)

Beykoz

  • Beykoz Meydanı

Beyoğlu

  • Tersane İstanbul

Büyükçekmece

  • Sahil Demokrasi Parkı Önü
  • Mimaroba Büyük Atatürk Parkı

Çatalca

  • Çatalca Millet Bahçesi

Çekmeköy

  • Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı

Esenler

  • Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı

Esenyurt

  • Esenyurt Cumhuriyet Meydanı

Eyüpsultan

  • Eyüpsultan Meydanı

Fatih

  • Yedikule Hisarı (Rezervasyonlu)
  • Sepetçiler Kasrı (Rezervasyonlu)

Gaziosmanpaşa

  • Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı

Güngören

  • Güngören Belediye Stadyumu

Kadıköy

  • Kalamış Atatürk Parkı
  • Terminal Kadıköy

Kağıthane

  • Hasbahçe Mesire Alanı

Maltepe

  • Maltepe Park Meydan
  • Hilltown AVM Küçükyalı

Pendik

  • Pendik Sahil Meydanı

Sancaktepe

  • Sancaktepe Meydan Park

Sultanbeyli

  • Sultanbeyli Kent Meydanı

Sultangazi

  • Sultangazi Belediyesi Etkinlik Alanı

Şişli

  • Şişli Camii Önü

Tuzla

  • Tuzla Sahil İTÜ Yanı

Ümraniye

  • 15 Temmuz Şehitler Meydanı

Üsküdar

  • Çamlıca Cami 1071 Konferans Salonu
  • Kandilli Camii Park Alanı
  • Akasya AVM

Zeytinburnu

  • Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı

Maç İzlemeye Gitmeden Önce Bunlara Dikkat

Listede yer alan bazı özel mekanlar rezervasyon sistemiyle ziyaretçi kabul ediyor. Özellikle Zorlu PSM, DasDas, Dekk, Yedikule Hisarı ve Sepetçiler Kasrı gibi alanlarda kapasite sınırlaması bulunabiliyor. Maç günü mağduriyet yaşamamak için ilgili mekanların duyurularını kontrol etmenizi öneririz.

Henüz Açıklama Yapmayan İlçeler

Bazı belediyeler henüz resmi izleme alanlarını duyurmuş değil. Şu an için Adalar, Avcılar, Bakırköy, Beylikdüzü, Kartal, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri ve Şile ilçelerinde resmi açıklama bulunmuyor.

Yeni duyurular geldikçe listemizi güncellemeye devam edeceğiz.

Maç Keyfi İçin Küçük Bir Hatırlatma

Dev ekran etkinliklerine giderken su, güneş gözlüğü ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza almayı unutmayın. Özellikle sabah saatlerinde oynanacak karşılaşmalarda erken saatlerde etkinlik alanında olmak hem yer bulmanızı hem de atmosferi daha iyi yaşamanızı sağlayacaktır.

Şimdiden iyi seyirler ve bol gollü bir milli maç diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Ofisteki Gizli Çalışan: Yapay Zeka

Yayınlandı

tarihinde

Eskiden ofiste gizlenen şeyler belliydi.

İş saatinde sosyal medyada geçirilen birkaç dakika, mutfakta uzayan kahve molaları ya da Excel dosyasının arkasına saklanmış bir alışveriş sekmesi…

Şimdi ise yeni bir “gizli yardımcı” var: Yapay zeka.

Üstelik araştırmalar gösteriyor ki çalışanların yaklaşık 5 kişiden 1’i işlerinde yapay zeka kullandığını yöneticilerinden veya ekip arkadaşlarından gizliyor.

Peki ama neden?

Sonuçta yapay zeka kullanmak bugün birçok şirkette internet kullanmak kadar sıradan hale gelmiş durumda. Yine de bazı çalışanlar hazırladıkları raporları, yazdıkları mailleri veya oluşturdukları sunumları yapay zekanın desteğiyle hazırladıklarını söylemek istemiyor.

Sebebi aslında düşündüğümüzden daha basit.

Bir kısmı “İşim kolay görünecek” diye çekiniyor.

Bazıları “Yerime yapay zekayı koyarlar mı?” endişesi taşıyor.

Kimileri ise “Hazıra konmuş gibi görünmek istemiyorum” diye düşünüyor.

Kısacası sorun yapay zekanın kendisinden çok, onun nasıl algılandığında yatıyor.

Oysa işin ilginç tarafı şu:

Şirketler çalışanlarının daha verimli olmasını istiyor.

Çalışanlar daha verimli olmak için yapay zekadan yardım alıyor.

Ama sonra bunu kimseye söylemiyor.

Biraz garip bir denklem gibi duruyor.

Bugün birçok çalışan toplantı notlarını özetletiyor, uzun e-postaları sadeleştiriyor, rapor taslakları hazırlatıyor veya araştırmalarını hızlandırıyor. Yani yapay zeka çoğu zaman işi yapan kişi değil, işi hızlandıran bir yardımcı rolünde.

Tıpkı hesap makinesinin muhasebecinin yerini almaması gibi.

Asıl soru artık “Çalışanlar yapay zeka kullanıyor mu?” değil.

Çünkü kullanıyorlar.

Asıl soru şu:

Şirketler çalışanlarının bunu rahatça söyleyebileceği bir ortam oluşturabiliyor mu?

Belki de geleceğin ofislerinde performans değerlendirmeleri sırasında çalışanlar şu cümleyi kuracak:

“Bu projeyi üç günde bitirdim.”

Ve kimse “Nasıl?” diye sormayacak.

Çünkü cevabı zaten biliyor olacak.

Yapay zeka artık ofisin içinde.

Sadece bazı masalarda hâlâ gizli oturuyor.

Okumaya Devam Et

Trendler