Bizi Takip Edin

Lifestyle

NFT nedir ve nasıl yapılır?

Yayınlandı

tarihinde

NFT nedir ve nasıl yapılır diye merak ediyorsanız Ofix Blog'u ziyaret edebilirsiniz...

Son zamanların en dikkat çeken konularından biri haline gelen NFT, dijital dünyada her geçen gün daha fazla merak uyandırıyor. NFT’yle ilgili sosyal medyada yapılan paylaşımlar bu merakı sürekli arttırıyor. Herhangi bir fotoğraf, video veya müzik dosyasının NFT’ye dönüştürülerek milyonlarca dolara satılması, dünya genelinde NFT’ye duyulan ilginin artmasına yol açıyor. NFT yapmanın ve satmanın kolay bir iş olması, pazarın hızlı bir büyüme ivmesi yakalamasını sağladı. Fikri mülkiyet haklarını koruma altına alan NFT’yle birlikte dijital sanatlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni bir süreç başladı. NFT’ye dönüştürülen herhangi bir dijital dosyanın sahibini belirlemek ve mülkiyet haklarının satışını yapmak artık anlık bir iş haline geldi. Basit bir cep telefonuyla çektiğiniz herhangi bir fotoğrafı bile NFT’ye dönüştürerek satışından önemli bir kazanç elde edebilirsiniz. Hal böyle olunca NFT, 7’den 70’e herkesin ilgisini çekmeye başladı. Ofix Blog‘da bugünkü yazımızda, NFT nedir ve nasıl yapılır konusunu ele alacağız. 

NFT nedir?

Non-Fungible Token ifadesinin baş harflerinden oluşan NFT kısaltması, değiştirilemez token (veya takas edilemez jeton) anlamına geliyor. NFT nedir diye merak ediyorsanız NFT’yi kısaca şu şekilde tanımlayabiliriz. NFT kısaca dijital bir varlığın tek ve benzersiz olduğunu ve sahibinin kim olduğunu gösteren bir sertifika sistemidir. NFT’ye dönüştürülen herhangi bir dijital dosya, bir dijital kripto varlık haline gelir ve blockchain olarak bilinen blok zincirine kaydedilir. Blok zincir teknolojisi, bir iş ağındaki işlemlerin kaydedilmesini ve varlıkların takip edilmesini kolaylaştıran özel bir teknolojidir. Bu teknolojide kullanılan kripto şifreleme sistemleri, dijital kripto varlıkların korunmasını ve takip edilmesini sağlar. Dolayısıyla NFT aslında blok zincir üzerinde dijital bir varlığın kaydedilmiş halidir. Aynı zamanda da bunu gerçekleştiren özel bir sertifikasyon veya imza sistemidir. Bu sistemin en önemli özelliği, dijital kripto varlıkların satışını aracısız gerçekleştirmeyi sağlamasıdır. NFT’lerin alınıp satıldığı pazar yerleri, alıcılar ile satıcıları buluşturur. Böylelikle NFT’nin alım-satımı aracısız şekilde gerçekleşir. 

Blok zincir teknolojisinde kullanılan token kavramı, bu zincirdeki özel bir para birimini ifade eder. Bitcoin veya Ethereum gibi kripto para birimlerinde tokenler takas edilebilme özelliğine sahiptir. Ne var ki NFT, takas edilemeyen tokendir. Bunun nedeni NFT’nin kopyalanması mümkün olmayan bir dijital imzaya sahip olmasıdır. Herhangi bir görsel, fotoğraf veya video dosyasını NFT’ye dönüştürerek dijital kripto varlık haline getirdiğinizde, bunun tek ve benzersiz olduğunu kayıt altına almış olursunuz. Nitekim blok zincirde bu NFT’nin size ait olduğu kayıt altındadır. Yarattığınız dijital kripto varlığın izniniz olmaksızın kullanılması durumunda telif haklarınızı korumak için yasal yollara başvurabilirsiniz. Her dijital kripto varlık tek ve biriciktir ve bu varlığın kime ait olduğu bellidir. Bu yönüyle NFT, dijital ürünlerin sahipliğini kanıtlayan ve uluslararası geçerliliği olan bir sistemdir. NFT pazar yerlerinde gerçekleşen bir tür akıllı sözleşmeyle NFT’ler üreticisinden alıcısına geçer. Alım-satımlarda ödenmesi gereken vergiler ise her ülkenin kendi vergi sistemine göre belirlenir. 

NFT ile kripto paralar arasındaki ilişki nedir?

Tıpkı kripto paralar gibi NFT de alınıp satılabilen dijital bir metadır. NFT’lerin alım-satım işleri, NFT borsalarında veya yaygın ifadesiyle NFT pazar yerlerinde gerçekleşir. Bunlar içinde dört tanesi büyük bir pazar hacmine sahip. Bu pazar yerleri alfabetik sırayla Foundation Marketplace, OpenSea, Rarible ve SuperRare platformlarıdır. Dolayısıyla NFT’ye dönüştürdüğünüz bir dijital dosyanın alım-satım işlerini bu platformlarda tıpkı kripto paralar gibi gerçekleştirebilirsiniz. Bununla birlikte, NFT ile kripto paralar arasında önemli bir fark vardır. Nitekim kripto paraların en önemli özelliği takas edilebilir olmalarıdır. Oysa NFT’de böyle bir özellik yoktur. NFT’nin takasını yapamasanız da tıpkı kripto paralar gibi alım-satımını yapabilirsiniz. Bu yönüyle NFT’ler tıpkı kripto paralar gibi finansal alanda yeni imkanlar oluşturdu. Ancak kripto paralardan farklı olarak dijital sanatlara da yeni bir boyut kazandırdı. Satın aldığınız NFT’lerle dilerseniz dijital koleksiyonerlik yapabilirsiniz. Veya oluşturduğunuz NFT’lerle Metaverse‘de kendi galerinizi açabilirsiniz. Dijital koleksiyonunuzdaki herhangi bir NFT’yi dilediğiniz zaman kolayca satabilirsiniz. 

NFT neden popüler oldu?

İlk olarak 2017 yılında dijital dünyada gündeme gelen NFT, kısa zamanda dijital dünyanın en merak uyandıran konularından biri haline geldi. Yukarıda kısaca özetlediğimiz bu sistem bir taraftan finansal anlamda yepyeni ve çok büyük fırsatlar sunuyor. Bir taraftan da dijital sanatların gelişmesini hızlandırıyor. Dijital sanatların yanı sıra başka pek çok alanda da çeşitli fırsatları beraberinde getiriyor. Pazar hacmine baktığımızda, 2020 yılının ilk yarısında NFT pazarı yaklaşık 12 milyon Euro büyüklüğündeydi. 2021 yılında pazar hacmi yaklaşık 12 milyar Euro düzeyine ulaştı. Pazarın yakaladığı bu hızlı büyüme ivmesi, NFT’nin popülaritesinin en önemli nedenidir. Basit bir NFT’nin bile milyonlarca dolara alıcı bulması, NFT’nin popülaritesini arttırmasını sağlıyor. Örneğin Twitter’ın kurucularından ve ilk CEO’su Jack Dorsey’nin attığı ilk tweet, 2021 yılında Türk asıllı iş insanı Sina Estavi tarafından satın alındı. Twitter’da atılan ilk tweetin NFT’sini 2.9 milyon dolara satın alan Sina Estavi, yaptığı açıklamayla kamuoyunun dikkatini çekti. 

Yaptığı açıklamada Sina Estavi, “Bu bir dijital varlık olarak insanlık tarihinin bir parçası. Bundan 50 yıl sonra insanlık tarihinin ilk tweetinin fiyatının ne olacağını kim bilebilir,” dedi. Sina Estavi’nin de işaret ettiği gibi NFT pazarı hızlı büyüyen dinamik bir pazar. NFT’ye ilgi arttıkça pazar yerlerinde satışı yapılan müzik, fotoğraf, video dosyalarının sayısı artıyor. NFT’nin satışından elde edilen gelirin büyüklüğü, sisteme yeni oyuncuların girmesini hızlandırıyor. Üstelik NFT yapmak kârlılık düzeyi çok yüksek bir iş. O kadar ki, neredeyse sıfır maliyetle NFT’lerin satışından muazzam bir servet elde etmek mümkün. Bu bağlamda NFT’nin geleceği de merak konusu. Daha şimdiden görünen o ki, yakın gelecekte NFT satış siteleri hızla artacak. Ayrıca NFT’yi oluşturma konusunda danışmanlık hizmeti veren firmaların sayısının da artacağını söyleyebiliriz. Pazar hızla büyürken siz de dilerseniz çeşitli çalışmalarınızı NFT’ye dönüştürerek blok zincire ekleyebilirsiniz. NFT’lerinizi satışa çıkararak önemli bir gelir elde edebilirsiniz. 

NFT nasıl yapılır?

Öncelikle şunu ifade etmek isteriz ki NFT yapmak fazla uzmanlık gerektirmeyen bir iştir. Dileyen herkes bazı temel prosedürleri takip ederek kendi NFT’sini oluşturabilir. Bununla birlikte NFT yapmak bazı püf noktaları olan bir iştir. Aşağıda bu püf noktalarına kısaca temas edeceğiz. NFT’yi üretme sürecine literatürde “minting” denilmekte. Minting süreci blok zincir ağları üzerinden ilerler. Alfabetik sırayla Binance, Ethereum ve Smart Chain NFT yapımında en çok kullanılan blok zincirlerdir. NFT’nizi yapmak için öncelikle hangi blok zincirini kullanacağınıza karar vermelisiniz. Ardından NFT’yle uyumlu bir dijital cüzdan oluşturmalısınız. Dijital cüzdanınızı oluşturduktan sonra NFT’nizi hangi pazar yerinde satışa sunacağınızı seçin. Bu pazar yeri alfabetik sırayla Foundation Marketplace, OpenSea, Rarible veya SuperRare olabilir. Veya dilerseniz başka bir platform da seçebilirsiniz. Eğer kullanıcı sayısı fazla bir platform seçerseniz daha büyük bir avantaj elde edersiniz. Pazar yeri için giriş onayını aldıktan sonra NFT’ye dönüştürmek istediğiniz dijital dosyayı sisteme yükleyebilirsiniz. 

Bu yüklemede NFT’nin açıklaması ve telif bilgisi kayıt altına alınır. Telif bilgilerinde daha sonra güncelleme yapabilirsiniz. Fakat oluşturduğunuz NFT’nin üzerinde güncelleme yapamazsınız. Eğer çalışmanızda güncelleme yapmak istiyorsanız, bu güncellemenin ardından yeni bir NFT oluşturmanız gerekir. Oluşturduğunuz her NFT, bir tür akıllı sözleşme içerir. Bu sözleşme sayesinde NFT’nizin satışı sırasında ticari ve diğer tüm haklarınız koruma altına alınır. Birçok alanda önemli kolaylıklar sağlayan NFT’nin en önemli faydası, telif hakları konusunda harika bir çözüm sunmasıdır. Sistem bu kadar basit şekilde çalıştığı için cep telefonu ile çektiğiniz bir fotoğrafı bile NFT’ye dönüştürerek pazar yerinde satabilirsiniz. Kullanacağınız blok zincir teknolojisi, bu işlemleri hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirme imkanını sunacaktır. NFT siteleri üzerinden yapacağınız işlemler özellikle ticari anlamda önemli bir fırsattır. NFT’nizi örneğin OpenSea‘de satışa çıkardığınızda milyonlarca kullanıcı tarafından görülmesini sağlarsınız. Oluşturduğunuz özel içerikleri milyonlarca kullanıcının beğenisine sunabilirsiniz. Pazar yerinden dilerseniz NFT de satın alabilir, geleceğe dönük yatırımlar yapabilirsiniz. 

NFT yaparken nelere dikkat etmek gerekir?

NFT hakkında henüz bir şey bilmeyenler için bu sistem biraz karışık görünebilir. Sistemin aslında basit bir mantığı vardır. Ancak yine de NFT yaparken bazı konulara dikkat etmek gerekir. Nitekim NFT yapmanın en önemli püf noktası, iyi bir blok zincir seçmektir. Çünkü blok zincirlerinin kullanım ağları arasında bazı farklar vardır. Eğer kullanım ağı sınırlı bir blok zincirde NFT yapacak olursanız NFT’niz daha az sayıda kişiye ulaşır. Bunun sonucunda NFT’nizin ticari potansiyelleri sınırlı kalır. Üyesi olacağınız blok zincir platformu, dijital dosyanızı NFT’ye dönüştürmek için gerekli yönlendirmeleri sistem üzerinden yapacaktır. Dosyanızı NFT’ye dönüştürmek için platforma nasıl yükleme yapacağınızı üyeliğin hemen ardından sistem üzerinden görüntüleyebilirsiniz. Diğer taraftan, blok zincirlerin pazar yerleri ve dijital cüzdan hizmetleri farklıdır. Bu farklılık, ticari işlemler sırasında farklı sonuçlarla karşılaşmanıza neden olur. Eğer NFT yapımı sırasında güçlü ve güvenilir bir blok zinciri seçerseniz mali bakımdan herhangi bir sorun yaşamazsınız. 

NFT teknolojisinde tüm işlemler kayıt altına alınır ve hiçbir işlem geriye döndürülemez. NFT’nin sağladığı küresel kayıt sistemi, kullanıcıların işlem yaparken dikkatli olmalarını gerektirir. Çünkü NFT yaparken veya satarken oluşabilecek bir hatayı geriye almanız mümkün değildir. Dahası, yapacağınız NFT tümüyle orijinal olmalı ve herhangi bir başka çalışmadan kopyala yapıştır içermemeli. Bu sistemde orijinallik kesin ve mutlak bir değerdir. Yani çalışmanın güzel veya çirkin olması değil, orijinal olup olmaması önemlidir. NFT’ye dönüştüreceğiniz dosya bu anlamda kesinlikle orijinal olmalı. Zira NFT’de yatırımcılar bu orijinalliğe yatırım yapar. Oluşturduğunuz her NFT’nin orijinal olduğunu beyan etmiş olursunuz. Bu sayede sistem size telif hakları konusunda mükemmel çözümler ve fırsatlar sunar. Size ait olmayan bir çalışmayı NFT’ye dönüştürdüğünüzde ise sistemin sağladığı çözüm ve fırsatlardan yararlanamazsınız. NFT ekosistemine girerken ayrıca iletişiminizi güçlü tutmanızda, NFT’yle profesyonel anlamda uğraşan kişilerle temas halinde olmanızda yarar var. Bu sayede tüm süreçleri daha başarılı şekilde sürdürebilirsiniz. 

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz… 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Sena

    30 Mart 2022 saat 17:03

    Metaverse evrenini duymuşsunuzdur. 2030 yılına kadar dünyanın % 70i bu evrende yerini alacak diye bir haber okumuştum. Bu haberden sonra sanal dünyaya olan ilgim arttı. Ki zaten kim %30lık kısımda olmak ister? Metaverse dünyasına olan ilgimden dolayı, Nft hakkında da çok araştırma yapmaya başladım. Fakat Türkçe olarak tam istediğimi elde edemediğimi fark ettim. Çoğu sitenin haberini okudum. Hepsi biraz biraz veriyor fakat tam anlamıyla işte bu diyeceğim siteye çok rastlayamadım. Bu site en kapsamlı verdiğini düşünüyorum. NFT nedir? Ne işe yarar? Nasıl satış yaparım? Örnek nft satışları? Mesela Saba Tümer kahkahasını satmış ?Gibi gibi sorularınız varsa bu siteye bir bakmanızı öneririm.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Lifestyle

Türkiye İlk Kez Sabah Maçlarına Çıkıyor: Ülkece Uyku Düzeni Dağılıyor

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye olarak yıllardır gece maçına alışmış insanlarız.
20.45 mi? Mis gibi saat.
Çay koy, kanepeye yayıl, maçı aç.

Ama sabah 06.00’da milli maç izlemek…
İşte orada pek alışık değiliz gibi.

Bu Dünya Kupası’yla birlikte ilk kez “güne Türkiye maçıyla başlama” dönemine giriyoruz.
Yani artık alarm sesi bile stres yaratacak.

Sabah Alarmıyla Milli Duygu Aynı Anda Yaşanır mı?

Muhtemelen yaşanacak.

Çünkü milyonlarca insan ilk kez kendi isteğiyle 05.30 alarmı kuracak.
Normalde işe zor uyanan insanlar, Türkiye maçı için karanlıkta ayakta olacak.

Ve o sabah herkesin evinde aşağı yukarı aynı sahne dönecek:

  • Tek göz açık televizyonu açma çabası
  • Mutfakta sessiz sessiz kahve yapma
  • “Daha hava bile aydınlanmadı ya” söylemleri
  • İlk düdükle birlikte bir anda kendine gelme

Ofisler Birkaç Gün Hafif Dağılabilir

Şimdiden söyleyelim…
Bu maç saatleri ofis düzenini biraz bozacak gibi duruyor.

Çünkü biri maçı izlemek için 3 saat uyuyacak.
Biri “Uyumam ben” diyecek, öğleden sonra ekrana boş boş bakacak.
Birileri toplantıda istemsizce maç yorumu yapacak.

Hatta bazı ofislerde şu konuşmaların geçme ihtimali çok yüksek:

— “Kaçta yattın?”
— “Yatmadım.”
— “Maçı izledin mi?”
— “İkinci yarıyı hatırlamıyorum bile.”

FIFA Biraz Bizi Zorlamış Gibi

Maç saatleri şöyle:

  • 07.00
  • 06.00
  • 05.00

Yani biri özellikle “Türk halkının sabır seviyesi ölçülsün” istemiş gibi.

Ama işin garip tarafı şu:
Ne kadar erken olursa olsun, konu milli maç olunca insanlar yine ekran başına geçiyor.

Normalde sabah yürüyüşüne çıkmayan adam, Türkiye maçı için gün doğmadan kahveyle koltuğa kurulacak.

Bu Turnuvanın Gizli Kahramanı Kahve Olabilir

Bu süreçte en yoğun mesaiyi futbolcular kadar kahveler de yapacak gibi duruyor.

Çünkü sabah 5’te maç izlemek normal seyircilik değil.
Bir noktadan sonra hayatta kalma mücadelesine dönüyor.

Şimdiden bazı klasikler oluştu bile:

  • “Ben maçı ofisten açarım”cılar
  • Termosu akşamdan hazırlayanlar
  • Maç günü toplantıyı ertelemeye çalışanlar
  • Ve “Ben zaten erken kalkıyorum” diye hava atanlar

Ama Güzel Tarafı da Bu Galiba

Ne kadar uykusuz olursak olalım…
O saatlerde yine milyonlar aynı anda aynı maçı izleyecek.

Bir yanda kahve, bir yanda milli heyecan.
Göz yarı kapalı ama yorumlar tam gaz.

Çünkü Türkiye’de milli maç sadece futbol değil.
Biraz stres, biraz umut, biraz da “Bu maçı alırız” inadıdır.

Ve galiba ilk kez,
Dünya Kupası’nı “günaydın” diyerek yaşayacağız.

Okumaya Devam Et

Lifestyle

Eskiden “Çıkıp Alalım” Diyorduk, Şimdi Kargo 1 Gün Gecikince Sinirleniyoruz..

Yayınlandı

tarihinde

Türkiye’de e-ticaret artık sadece “internetten alışveriş” meselesi değil.
İnsanların günlük alışkanlıklarını değiştiren bambaşka bir düzene dönüştü.

Bir dönem internetten sipariş vermek insanlara riskli gelirdi.
Şimdi ise kargo bir gün geç kalsa herkesin canı sıkılıyor.

Çünkü alıştık.
Hem de çok hızlı alıştık.

Son 5 yılda Türkiye’de e-ticaret hacminin yaklaşık 12 kat artıp 10,6 trilyon liraya ulaşması da bunu açıkça gösteriyor.

Üstelik sadece para büyümüyor.
İşlem sayısı da inanılmaz seviyelere çıktı.

Bugün Türkiye’de e-ticaret işlem sayısı 25,85 milyara ulaşmış durumda.
Yani insanlar artık büyük küçük fark etmeksizin birçok ihtiyacını internetten çözmeye başladı.

Bir kulaklık…
Bir kahve makinesi…
Bir paket fotokopi kağıdı…
Hatta ofisin çayı kahvesi bile artık birkaç dakikada sipariş veriliyor.

Dolar bazında bakıldığında da tablo aynı.
Türkiye’nin e-ticaret hacmi 43 milyar dolardan 115,4 milyar dolara yükseldi.

Aslında bu değişimi anlamak için istatistiklere bile çok gerek yok.

Çevremize bakmamız yeterli.

Eskiden biri bir şey alacağı zaman mağaza mağaza gezerdi.
Şimdi önce telefondan fiyat bakılıyor.
Yorum okunuyor.
“Yarın gelir mi?” diye teslimat süresi kontrol ediliyor.

Hatta bazen mağazada görülen ürün bile internetten sipariş ediliyor.

Çünkü artık insanlar sadece ürün almıyor.
Kolaylık satın alıyor.

Özellikle şirketler tarafında bu durum çok daha net hissediliyor.

Kimse tek bir eksik için gün içinde farklı yerlere yetişmeye çalışmak istemiyor.
Kırtasiye ayrı yerden, temizlik ürünü başka yerden, kahve başka yerden derken iş uzayıp gidiyor.

Bu yüzden Ofix gibi platformlar son dönemde şirketlerin işini ciddi anlamda kolaylaştırmaya başladı.

İnsanlar artık ofis ihtiyaçlarını tek tek düşünmek yerine, tek noktadan hızlıca çözmek istiyor.
Ürün bulunsun, fiyat uğraştırmasın, sipariş zamanında gelsin yeterli oluyor çoğu zaman.

Geldiğimiz noktada e-ticaret artık ekstra bir seçenek değil.
Günlük hayatın normal akışına dönüşmüş durumda.

Ve görünen o ki insanlar bu hızdan kolay kolay vazgeçmeyecek.

Okumaya Devam Et

Beyaz Yakalım

Neden Her İki Beyaz Yakalıdan Biri “Ben Bunu Daha Ne Kadar Yapacağım” Diyor?

Yayınlandı

tarihinde

İş sandığın şey aslında biraz daha fazlası.
Beyaz yakalılar için iş, sadece maaş değil. Kimse sabah kalkıp “bugün de Excel açayım, hayatımın anlamı bu” diye uyanmıyor.

İş; kendini kanıtlama, bir yere ait olma, “ben bir şey yapıyorum” hissi.
Bir nevi kimlik.

Ama işte tam burada işler karışıyor.
Çünkü beklenti büyüdükçe, hayal kırıklığı da büyüyor.


Herkes süper kahraman… ama kimse o kadar güçlü değil

Modern iş hayatı sana şunu söylüyor:
Hem hızlı ol, hem iyi ol, hem ulaşılabilir ol, hem de asla yorulma.

Yani bir nevi:
“Makine gibi çalış ama insan gibi hissetmeye devam et.”

Bir noktadan sonra bu denklem bozuluyor.
Ve insanlar şunu düşünmeye başlıyor:
“Ben mi abartıyorum, yoksa bu gerçekten fazla mı?”

Spoiler: Fazla.


Mesai bitiyor… ama aslında bitmiyor

Ofisten çıkıyorsun ama iş kafadan çıkmıyor.
Mail gelirse bakılıyor.
Mesaj gelirse cevaplanıyor.
“Bir bakayım” diye açılan laptop 2 saat kapanmıyor.

Sonra bir de hayat var:
Ev, düzen, sorumluluklar…

Yani günün sonunda sadece çalışmıyorsun,
sürekli bir şeyleri yetiştiriyorsun.


Aynı iş, farklı hayatlar

Aynı pozisyonda iki kişi düşün.
Biri daha az çalışıyor ama daha çok kazanıyor gibi hissediyorsun.

Ya da şöyle:
Çok emek veriyorsun ama kimse fark etmiyor.

İşte o an bir şey kırılıyor.

Çünkü mesele sadece para değil.
Mesele “karşılığını alıyor muyum?” hissi.


Bugün birçok beyaz yakalının kafasında dönen o soru tam da buradan çıkıyor:
“Ben bunu daha ne kadar yapacağım?”

Çünkü mesele işin kendisinden çok,
o işin hayatın içindeki yerinin giderek büyümesi.

Ve belki de asıl ihtiyaç,
daha fazla çalışmak değil…
daha dengeli yaşamak.

Okumaya Devam Et

Trendler